T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/781 Esas KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2022 NUMARASI : 2021/146 Esas, 2022/134 Karar DAVANIN KONUSU: TANIMA VE TENFİZ KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/781 Esas KARAR NO : 2026/290 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/02/2022 NUMARASI : 2021/146 Esas, 2022/134 Karar DAVANIN KONUSU: TANIMA VE TENFİZ KARAR TARİHİ: 26/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, İngiltere'de paket tur satışı yapan bir turizim şirket olduğunu, davalının ise Fethiye'de bulunan ... ...Hotel isimli otelin işleteni olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile davalı şirketin ücreti mukabilinde, müvekkilinin paket tur sattığı müşterilerine konaklama, yeme, içme ve bir takım diğer otelcilik hizmetlerini sunmayı kabul ve taahhüt ettiğini, davalı şirketin hizmetlerini yerine getirirken gerekli hijyen standartlarını sağlamadığından davalı şirketin otelinde konaklayan müvekkilinin bir çok müşterisinin rahatsızlanarak paket tur satın aldıkları müvekkiline karşı tazminat davaları açtığını ve müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, taraflar arasıda görülen ve huzurdaki tenfiz davasına konu yabancı mahkeme kararının davalı tarafından temyiz edilmediğinden 09 Temmuz 2020 tarihi itibariyle kesinleştiğini, uyuşmazlık konusu anılan yabancı mahkeme kararı ile davalı aleyhine hükmolunan 290.872,19-GBP'si asıl alacak 51.651,60-GBP'si masraf olmak üzere toplam 342.523,79-GBP tutarındaki müvekkili alacağının 09 Temmuz 2020 tarihi itibariyle kesinleşmiş olmasına rağmen davalı tarafından ödenmediğini, İngiltere Yüksek Adalet Mahkemesi'nin ... Birimi'nin 0B-2019-... sayılı dosyası kapsamında verilen kararının icra edilebilmesi için anılan kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Türkiye’de vergi, ticaret, SGK kaydı olmayan ve yerleşik üçüncü kişilerden hiçbir alacağı olmayan internet üzerinden paket tur pazarlayan dijital internet şirketi olan davacı tarafın, dava nedeniyle uğrayacakları olası zarar ve ziyana karşı haklarını saklı tutarak, MÖHUK Md. 48 gereğince, şimdilik toplam 372.829,00 TL yargılama giderini karşılayacak şekilde dava şartı olan teminatın yatırmasına, usul, şekil ve esas yönünden MÖHUK Md. 54’te yer alan tenfiz şartlarını taşımayan, yasal dayanaktan yoksun tenfiz davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İngiliz Mahkemesinde yürütülen yargılamada (İngiliz yasaları uyarınca) davalının haberdar edildiği ve savunmasını ilettiği, bu yönü ile İngiliz Mahkemesinde yürütülen yargılamada davalının savunma hakkının ihlal edilmediği kanaatine varıldığı, tenfiz mahkemesince; "Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10/02/2012 tarih, 2010/1 Esas, 2912/1 Karar sayılı içtihatı uyarınca yabancı mahkeme kararlarının salt gerekçesinin bulunmamasının kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfize engel olmayacağı ve MÖHUK Md. 54/c maddesi anlamında kamu düzenine açıkça aykırılık sayılamayacağı, davaya konu İngiltere Adalet Yüksek Mahkemesi ...Bölümü Ticaret Mahkemesinin 09/07/2020 tarih ve ...-... sayılı kararının 5718 sayılı MÖHUK'nda öngörülen tenfiz şartlarını taşıdığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usül Hukuku Hakkında Kanunun 54-56 maddeleri uyarınca İngiltere Adalet Yüksek Mahkemesi ...Biriminin 09/07/2020 tarih ve ...-... sayılı dosyası kapsamında verilen kararının tenfizine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkemenin ön inceleme duruşmasında, davalı müvekkiline yapılan tüm tebligat evraklarını sunması için gelecek celseye kadar süre verilmiş ise de, Lahey Sözleşmesi hükümleri,Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün hükümlerine göre yapılmış ara karar, ihtarlı duruşma daveti, kanun yollarını gösterir tenfize konu nihai karar dahil hiç bir tebligat evrakı sunmadığını, İngiliz Mahkemesince, dava sürecindeki ara kararlar ve tenfize konu nihai karar ile ilgili tüm tebligatların Lahey Sözleşmesi hükümlerine ve fiili karşılıklılığa göre Adalet bakanlığı Uluslararası ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'nün hükümlerine göre usulüne uygun yapılmadığının sübuta erdiğini, davacının sunduğu İngiltere'de dava takip yetkisi ve ehliyeti olmayan bu e-posta veya mektuplar şeklindeki tebligatların, yukarıdaki Sözleşme ve Genelge kapsamında MÖHUK Md. 54/ç gereğince usulüne uygun tebligatlar olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davada, o ülkede avukatlık ruhsat ve dava takip ehliyeti olmayan ve bu nedenle dava takip yetkisi kabul edilerek, taraf teşkili sağlanmadan bir Türk avukata yapılan tebligatların geçerli kabul edilmesi kamu düzenine kesin aykırılık teşkil ettiğini, tenfiz davasında, Tenfiz mahkemesinin İngiltere'de avukatlık ruhsat ve ehliyeti olmayan bir Türk avukata üstelik sözleşme ve genelgeye aykırı yapılan usulsüz tebligatları, usulüne uygun bir tebligat sayması davalının savunma ve hukuki dinlenilme hakkının da ihlali olup, Türkiye ve İngiltere'nin taraf olduğu AİHS hükümleri ve AİHM yerleşik kararları doğrultusunda Adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi nedeniyle, tenfizi kabul edilen kararın Türkiye'de uygulanması durumunda kamu düzenine kesin aykırılık teşkil edeceğini, davacı tarafından karar duruşmasında revizyon yasağı nedeniyle tenfiz davasıyla ilgisiz dava dilekçesinde sunulmuş evrakları da kapsayan iki klasör halinde elden sunulan ve mahkemece verilen 3 dakikalık ara sürede mahkemece incelenmesi mümkün olmadan, ayrıca davalı yan olarak tarafımıza da incelenip, beyanda bulunma hakkı verilmeden belge ve belgelerin mahkemece eksik inceleme ile hüküm gerekçesine esas alınması, HMK gereğince hüküm kurmaya elverişsiz, ispata yönelik delil niteliğinde olmayan belgelere göre verilen denetime açık olmayan tenfiz kararının kaldırılması gerektiğini, tenfize konu gerekçesiz mahkeme kararının, gerekçesinde belirtilmeyip, hüküm fıkrasında (yine hiçbir gerekçe belirtilmeden) "savunmanın iptal edildiği" şekilde hüküm kurulması da İBK'nın yukarıda tenfizi olanaklı olmayan kararlarla ilgili gerekçelerine göre tenfiz talebinin reddini gerektirdiğini, İngiliz Mahkemesinin 5 nolu hküm fıkrasının Türk Hukuk Sisteminde kesin ve açık bir ödeme emri içermediğinden infaz edilebilir nitelikte bir hüküm olmadığını, bu yönüyle de sonucu itibariyle tenfize konu kararın İBK kararında belirtilen kamu düzenine aykırı ve tenfizi olanaklı olmayan kararlardan olduğunu, tenfiz mahkemesi eksik inceleme ile hüküm fıkrasının sonuç itibariyle Türk hukuk sisteminde infazda tereddüt yaratıp, yaratmadığını araştırıp, incelemeden tenfizin kabulüne karar verdiğini, bu nedenle de tenfiz kararının kaldırılması gerektiğini, tenfize konu kararın verildiği İngiliz Mahkemesince delillere dayanmayan keyfi ödemeler içerdiği, şikayetçi turustlerin kaldıkları döneme dair ödemelerin davacı tarafından müvekkiline yapılmadığını gösteren belgeler dikkate alınmadan, 342.523,79 ingiliz Sterlini tutarındaki oldukça yüksek meblağın tenfiz kararının kesinleşmesi durumunda Türkiyede vergi ödemeyen davacı şirket lehine sebepsiz zenginleşme yaratacağını belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Katılma Yolu İle davacı vekili istinaf nedenleri olarak; Maktu harç yatırılmak suretiyle açılan yukarıda numarası belirtilen dava dosyası kapsamında Mahkemenin 18.02.2021 tarihli tensip tutanağı ile nispi harca hükmederek bakiye harcı tamamlamaları için taraflarına süre verildiği ve verilen süre içerisinde harcın tamamlandığını, bununla birlikte gerekçeli karar incelendiğinde harcın nispi olarak belirlendiğini ve talep edilmiş olmasına rağmen karşı vekalet ücretinin maktu olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, açıklanan hukuka aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediği belirtelerek ilk derece mahkemesi kararının bu yönüyle düzeltilerek lehlerine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili ile katılmaya yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Uyuşmazlık, tenfize konu kararın, tenfizinin olanaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Dosya kapsamına sunulan 01.05.2014 tarihli sözleşme tercümesinin Tabi Olunan Kanun başlıklı 16. Maddesi:"Bu Sözleşme, İngiliz yasalarına göre yönetilecek ve yorumlanacaktır ve taraflar, İngiliz Mahkemelerinin münhasır yargı yetkisine tabi olmayı kabul ederler. Şirket ve Tedarikçi, birlikte sözleşmeyi oluşturan bu sözleşme koşullarına, ticari şartlara ve ticari şartlarda (varsa) atıfta bulunulan ilgili eklere bağlı olmayı kabul eder" şeklinde düzenlenmiştir.Davacı vekili yabancı hakem kararının apostil şerhli ve yeminli tercümesi yapılmış örnekleri ve kesinleşme şerhi ibraz etmiştir.Tenfize konu ....-... dava nolu, 09.07.2020 tarihli karara ilişkin sunulan 01 Ekim 2020 tarihli Mahkeme kararı başlıklı tercüme evrakında ; "Davacının başvurusu ve destekleyici beyan okunduktan sonra, şu karar alınmıştır: 8 Temmuz 2020 tarihli Mahkeme kararı, davalı tarafından temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Kesinleşmiş karar, tebliğ tarihi olan 09 Temmuz 2020 tarihi itibariyle davalı bakımından hüküm ifade ekmektedir. "denilmiştir.Tenfize konu ... ... -... dava nolu, 09.07.2020 tarihli kararı:"Davacı Avukatı dinlendikten sonra davalının yokluğunda şu karar alınmıştır: 26 Ağustos 2019 tarihli savunma kabul edilmemiştir; Davalı aleyhine ve davacı lehine olmak üzere 290.872,19 İngiliz Sterlini üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir; Davalı özet olarak 3.139,10 İngiliz sterlini olarak hesaplanan davacının bu başvurusu için yapmış olduğu masrafları ödeyecektir; Davalı özet olarak 47.382,50 İngiliz Sterlini olarak hesaplanan davacının bu dava nedeniyle yapmış olduğu masrafları ödeyecektir; Davalı tarafından davacıya ödenmesi gereken 6 Mayıs 2020 tarihli Mahkeme kararına ilişkin masrafların toplamı 51.651,60 İngiliz Sterlini olarak hesaplanmıştır; Yukarıdaki tutarlar 28 gün içinde ödenecektir." şeklindedir. MÖHUK'un Tenfiz şartları başlıklı 54. Maddesinde; (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir: a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması. ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması" şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda yer verilen tenfize konu kararda, davalı olarak gösterilen tarafın karara karşı yasal yollarına başvuru hakkının gösterilmediği gibi kararın davalıya tebliğ edilip edilmediğinin anlaşılamadığı, bu haliyle savunma hakkının sınırlandırıldığı anlaşılmıştır. Yargıtay 6 Hukuk Dairesinin 2021/1358 E- 2022/2968 K sayılı 31.05.2022 günlü kararında "...İzmir Bölge Adliye Mahkemesince dosya kapsamından tanıma ve tenfizi istenen ... ilçe mahkemesi kararının taraflara tebliğ edilip edilemediği anlaşılamadığından davalının savunma hakkının kısıtlanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kararda diğer gerekçelere de yer verilmesi doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HMK'nun 370/4 maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur..." denilerek kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf isteminin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın HMK 353/1-b-2 maddesi kaldırılmasına, kaldırma gerekçesine göre davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, tenfize konu kararda, davalı olarak gösterilen tarafın karara karşı yasal yollara başvuru hakkının gösterilmediği ve savunma hakkının sınırlandırıldığı hususları nazara alındığında, tenfiz davasının reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/146 Esas, 2022/134 Karar sayılı ve 17/02/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-Kaldırma gerekçesine göre davacı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusu hakkında bir karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 3-a)Davacının davasının REDDİNE, b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, davacı tarafça peşin yatırılan 56.934,68 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 56.202,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, c)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, d)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, e)Davalı kendisine vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın kaldırma gerekçesine göre davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin hükmün kaldırılma nedeni de gözetildiğinde kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 56.856,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 56.124,50 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 7-Davalı tarafından karşılanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı, 732,00 TL istinaf karar harcı ile 72,00 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 1.024,70 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmının taraflara İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b/2 bendi ile aynı yasanın 361/1 fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu Açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/02/2026