9. Hukuk Dairesi 2010/5422 E. , 2010/5959 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A…
**9. Hukuk Dairesi 2010/5422 E. , 2010/5959 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA :Davacı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı davalı işyerinde çalışmakta iken, iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ve genel tatil ücreti isteklerinin hüküm altına alınmasını istemiştir. talep edilmiş; Davalı, davacının ibraname verdiğini, fazla çalışmanın olmadığını isteklerin yerinde olmadığını savunmuştur. Mahkemece, ibraname gözetilerek davacının sadece hafta tatili ve genel tatil alacağı olduğu gerekçesi ile bilirkişi raporundaki miktarlara göre bu isteklerin kabulüne, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti isteklerinin ise reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır. I. NORMATİF DAYANAK Uyuşmazlığın normatif dayanağı Borçlar Kanununun 84–86.maddeleridir. Borçlar Kanununun 84.maddesinde “Borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resülmale mahsup edebilir. Alacaklı alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya sair teminat almış ise borçlu kısmen icra eylediği tediyeyi temin edilen veya teminatı daha iyi olan kısma mahsup etmek hakkını haiz değildir” kuralına yer verilmiş; 85.maddesinde “birden fazla borçları bulunan borçlu, borçları ödemek zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etmek hakkını haizdir. Borçlu beyanatta bulunmadığı surette vukubulan tediye kendisi tarafından derhal itiraz edilmiş olmadıkça alacaklının makbuzda irae ettiği borca mahsup edilmiş olur” hükmü öngörülmüş; 86.maddede ise “kanunen muteber bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda bir güna mahsup gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir. Müteaddit borçlar muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir. Takibat vaki olmamış ise tediye, vadesi iptida hulül etmiş olan borca mahsup edilir. Müteaddit borçların vadeleri aynı zamanda hulül etmiş ise mahsup mütenasiben vaki olur. Hiç bir borcun vadesi hulül etmemiş ise alacaklı için en az teminatı haiz olan borca mahsup edilir” kuralı düzenlenmiştir. II. GENEL HÜKÜMLER YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME Borçlar Kanununun yukarıda belirtilen hükümleri öncelikle muacceliyet ve temerrüt kavramlarının açıklanmasını gerektirmektedir. Muacceliyet, alacaklının borçludan borçlanılan edimi talep ve dava edebilme yetkisidir. Borç muaccel olmadan borçlu temerrüdü söz konusu olmaz.