T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/3330 KARAR NO:2026/48 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:16/10/2025 NUMARASI:2025/936 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin, daval…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2025/3330 KARAR NO:2026/48 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:16/10/2025 NUMARASI:2025/936 Esas, (Derdest) DAVANIN KONUSU:Tapu İptali Ve Tescil KARAR TARİHİ:15/01/2026 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkillerinin, davalı arsa sahibi ile ihbar olunan yüklenici arasındaki sözleşmeye ve sözleşme ile yükleniciye verilen yetki/vekalet ile tapu kayıtlarına güvenerek iyi niyetli olarak taşınmazı satın aldıklarını, davalı ...'in, İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalı arsa sahibi ile ihbar olunan... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi arasında, ...'in sahibi olduğu bu arsada bir Ticaret Merkezi inşaa edilmesi ve inşaa edilen bağımsız bölümlerin satışı ile hasılatların paylaşılmasına ilişkin olarak Kartal .... Noterliği'nde 26.03.2018 tarih ve ... Yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve / Hasılat Paylaşım Esaslı İnşaat Sözleşmesi / Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" imzalandığını, akdedilen bu sözleşmeye göre; 3 parselden oluşan ve biri boş bırakılan arsa üzerinde yüklenici tarafından 2 etaptan oluşan bir proje inşa edilecek ve projedeki bağımsız bölümlerin satışının arsa sahibi adına yine yüklenici tarafından gerçekleştirileceğini, bu satışlardan gelen hasılatın %58'inin arsa sahibi ...'e, %42'sinin yüklenici olan... Ortalıklığı'na ait olacağını, inşaat ruhsatı alınmasından itibaren 48 ay sonra halen satışı yapılmamış olan bağımsız bölümlerin ise aynı oranlarda taraflar arasında paylaştırılacağını, davacı müvekkillerinin sözleşme gereğince üzerlerine düşen tüm edimleri yerine getirdiğini, yerine getirilen bu edimlerden kazanç sağlayan davalının, kötü niyetli olarak, teslim edilen taşınmazın tapu devrine yanaşmadığını, işbu sözleşmeye göre davalı ...'den satış yetkisi/vekaleti alan Yüklenici... Adi Ortaklığı tarafından, davalı ...'in arsa sahibi/işveren olduğu "İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mah., 0 Ada 8069 Parsel"de kayıtlı taşınmaz üzerindeki ... Projesi kapsamında ...sayılı bağımsız bölümü iyi niyetli 3. kişi olan davacı müvekkillerine Kartal ... Noterliği'nde düzenlenen 22.09.2021 tarih ve ... Yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesi ile KDV hariç 1.210.000,00 TL (KDV Dahil 1.427.800,00 TL) bedel karşılığında satıldığını, sözleşme bedelinin tamamınının davalı ve ihbar olunana ödendiğini, ödemelerin taksitler halinde ve senet karşılığı olarak sözleşmede belirtilen...bankası A.Ş.nin ... Şubesindeki ... İban numaralı hesabına davacı müvekkilleri tarafından yapıldığını, ayrıca KDV ödemelerinin de... Adi Ortaklığı'nın belirtmiş olduğu hesaba yatırılarak tamamlandığını, davaya konu bağımsız bölümün bulunduğu... Projesi'nin 1. Etabı tamamlanmış olup, projedeki bağımsız bölümlerin kat irtifak tapularının arsa sahibi ... adına çıkartıldığını, nitekim davalı ...'in internet sitesinde Projeler sekmesi altındaki Tamamlanmış Projeler alt başlığında işbu projenin de gösterildiğini, teslimden çok sonra arsa sahibi davalı ... tarafından projeden bağımsız bölüm satın alan 3. kişilere, yüklenici ile aralarındaki hasılat paylaşımı esaslı inşaat sözleşmesinin feshedileceğinin ve satışı yapılan bağımsız bölümlerin vaad alacaklılarına devredilmeyeceği bildirildiğini, tapu mülkiyetinden doğan hakkını haksız ve kötü niyetli kullanan davalı ...'in, tapu devrini yapmaktan açıkça kaçındığını belirterek telafisi imkansız zararların önlenmesi ve davacı müvekkillerinin daha fazla mağdur olmaması için menfaat dengesi ile oranlılık (ölçülülük) ilkesi gözetilerek, taşınmaz ile ilgili olarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkillerinin elinde, her an davalının başkasına devir tehdidi altındaki, tapusuz olarak devredilen taşınmazdan bir şey olmadığını, ancak davalı tarafın elinde tapu ve sözleşme gereğince ödenmiş bedellerin olduğunu, bu şartlar altında ihtiyati tedbirin teminat şartına bağlanmasının hakkaniyete uymadığı gibi oranlılık (ölçülülük) ilkesi ile de çatışacağını, ihtiyati tedbir kararının anlamsız hale geleceğini ve hukuki korumadan beklenen menfaatin sağlanamayacağını belirterek fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik; öncelikle tensip ile birlikte, dava konusu "İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... Mah., 0 Ada, 8069 Parselde kayıtlı bulunan ... sayılı Bağımsız Bölüm" üzerine üçüncü kişilere her türlü devir, temlik, satış ve tasarrufi işlemi engelleyici nitelikte teminatsız olarak tedbir kararı verilmesi ve bu kararın davalı şirkete tebliğine, ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmemesi halinde, davalı ... A.Ş.nin dava değeri tutarındaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati hacız konulmasına, sözleşme gereği müvekkillerine teslim edilen, "İstanbul ili, Tuzla ilçesi, ... mah., 0 ada, 8069 parselde kayıtlı bulunan ... sayılı bağımsız bölüme" ilişkin davalı ... A.Ş. adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile 1/2'şer pay ile davacı müvekkiller adına tesciline, Tapu İptali ve Tescil taleplerinin mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile dava konusu bağımsız bölümün karar tarihine en yakın rayiç değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkillerine ödenmesine, işbu taleplerinin de mümkün olmaması halinde, fazlaya ilişkin her türlü hak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile davacı müvekkillerince ödenen bedelin Denkleştirici Adalet İlkesi de gözetilerek, yine karar tarihine en yakın tarihteki, bedelinin tespiti ile her bir ödeme gününden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dava ile birlikte iş bu taşınmazların devrini engelleyici ihtiyati tedbir, olmadığı takdirde davalı ... A.Ş.'nin dava değeri tutarındaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulması istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece "Dosyanın incelenmesinde; davacılar ile ihbar olunan... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi arasında tapunun İstanbul ili Tuzla ilçesi... Mah. 0 ada 8069 parsel sayılı taşınmazın ... sayılı bağımsız bölümünün davacılara teslimi ve devrine ilişkin Kartal ... Noterliği'nin 22/09/2021 tarihli ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin yapıldığı, işbu sözleşmede davalının taraf olmadığı, dosyanın tarafı olmayan hakkında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamayacağından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar vermek gerektiğini, Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesine özetle; ilk derece mahkemesince taşınmazın malikinin davalılardan ... olduğunu, bu sebeple müvekkili şirket tarafından talep edilen tedbir talebinin kabulü gerektiğini, davalı ...’in bedeli müvekkili şirket tarafından ödenmiş taşınmazı üçüncü kişilere satma ihtimali ve riski bulunmakta olup, bunun önüne yalnızca tedbir kararı ile geçilebileceğini, her ne kadar taşınmazın malikinin ... ise de esasen bunun sebebi ... numaralı parselin %95,55 oranında tamamlanmasına karşın ... tarafından diğer davalıya devrinin gerçekleştirilmesi olduğunu, ilk derece mahkemesince belirtilen %55,60’lık oran ...’e konu alanda bulunan ..., .. ve... numaralı parsellerin üçünün ortalaması olduğunu, ancak parsellerin bir bütün olarak değil ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi tarafından ...'in sözleşmeyi geriye etkili olarak feshettiği belirtilmiş ise de mahkemece henüz işin esasına girmeden, keşif veya bilirkişi incelemesi yapmadan ve hatta keşif veya bilirkişi incelemesi yapmadan ve dilekçeler teatisi dahi teatisi dahi tamamlanmaksızın vermiş olduğu kararın mesnetsiz olduğunu belirterek, müvekkili şirket tarafından sözleşme uyarınca tüm bedelin ödenmesine karşın taşınmazın halen davalı ... adına kayıtlı olması ve diğer dosyalardaki tedbirlerin kalkması halinde taşınmazın üçüncü kişilere devrinin mümkün olarak müvekkil şirket açısından telafisi imkânsız zararların doğacak olması, davalılara arasında gelir paylaşımı esasına dayanan bir ... bulunduğundan adi ortaklık hükümleri uyarınca her iki davalının da ... madde 19.5 uyarınca açıkça müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, hususları göz önüne alınarak itirazlarımız doğrultusunda kaldırılmasına ve HMK m.392/f.1c.2 ve Müvekkil Şirket’in taşınmaz bedelinin tamamını ödemesi gereğince teminatsız olarak aksi taktirde uygun bir teminat karşılığında tedbir kararı verilmesine, Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ile Sayın Başkanlığınızca re’sen tespit edilecek nedenler doğrultusunda; İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/936 E. sayılı dosyasında 16.10.2025 tarihinde verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara kararının; Aynı Mahkemenin, yani İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/586 Esas sayılı doyasında İstanbul BAM 7. Hukuk Dairesi'nin 28.12.2022 tarih 2022/4011 Esas 2022/3074 Karar sayılı kararı ile verilen, yine İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/133 Esas sayılı dosyasında 8069 numaralı parsel yönünden ve İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2023/171 Esas sayılı dosyalarından verilen tedbir kararları gereğince hukuk birliği ve yeknesaklığın sağlanması adına, Müvekkiller tarafından Sözleşme uyarınca tüm bedelin ödenmesine, bu nedenle de davacı müvekkillere teslim edilmesine karşın taşınmazın halen davalı ... adına kayıtlı olması ve diğer dosyalardaki tedbirlerin kalkması halinde taşınmazın üçüncü kişilere devrinin mümkün olarak Müvekkiller açısından telafisi imkânsız zararların doğacak olması, Davalı ile yüklenici arasında gelir paylaşımı esasına dayanan bir ... bulunduğundan davalı nam ve hesabına, onun temsilcisi olarak hareket eden yüklenicinin imzaladığı sözleşme uyarınca davalının da ... madde 19.5 ile TBK.nın 40. Maddeleri uyarınca açıkça sorumlu olduğu, hususları göz önüne alınarak itirazlarımız doğrultusunda KALDIRILMASINA ve HMK.nın m. 392/f.1c.2 ve Müvekkillerin taşınmaz bedelinin tamamını ödemesi de dikkate alınarak TEMİNATSIZ OLARAK, aksi taktirde uygun bir teminat karşılığında tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Bu durumda davacılar vekilinin istinaf sebebi ihtiyati tedbirin reddine yönelik ... ara kararının kaldırılması ve teminat ya da teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine yöneliktir. DELİLLER:Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı işbu bağımsız bölümü arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan hasılat paylaşım esaslı sözleşmeye konu projeden satın almıştır.Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyati tedbir ''kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır'' şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbir diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. 6100 sayılı HMK'nun 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili aynı maddenin 1.fıkrasında ''mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir'' şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması... gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.Diğer taraftan, ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi bakımından HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteyenin haklılığı konusunda tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, Yasanın hüküm gerekçesinde de belirtildiği üzere yaklaşık ispat durumunda "...hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı edemez... bu sebepledir ki haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması..." hükme bağlanmıştır.İhtiyati tedbirin uygulanması sonucu, karşı tarafın zarar görme tehlikesi bulunduğundan HMK’nın 392. maddesinde tedbire karar verilirken talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. İhtiyati tedbir kararı verilirken tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, ihtiyati tedbirden dolayı karşı tarafın uğrayacağı zarar için bir teminat alınmasına da karar verilir. (HMK m.391/2-ç, 392) Talep, resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor ya da durum ve koşullar gerektiriyorsa mahkeme gerekçesini açıkça belirterek teminat alınmamasına da karar verebilir.Davanın niteliği, tapu kayıtları, satış sözleşmesi, sunulan belge ve deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup davacının talebi taşınmazın aynına yöneliktir.Doğaldır ki davacının iddiasında haklı olup olmadığı yargılama sonunda tüm deliller toplandıktan, incelendikten ve değerlendirildikten sonra ortaya çıkacak ve davacının istemi hakkında karar verilecektir.Ancak tedbir kurumu henüz yargılama sırasında ileride doğabilecek zararların önüne geçmek ve yeni uyuşmazlıklara neden olunmasını önlemek amacı ile yasa koyucu tarafından dava konusunun geçici olarak korunması için öngörülmüştür.Davacının dava dilekçesi ile talep ettiği ihtiyati tedbir isteminin içeriğinin dava konusu taşınmazların 3.kişilere devir ve temlikinin önlenmesine yönelik geçici hukuki koruma niteliğindeki ihtiyati tedbir talebinden ibaret olduğu açıktır. Dava ve yüklenicinin temlikine dayalı sözleşmeye konu taşınmazların davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğu ve kat irtifakı kurulu olduğu UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşılmıştır. Davacının istemi taşınmazın aynına ilişkin olup davaya konu taşınmazların yargılamanın devamı sırasında devredilmesi ve elden çıkarılması durumunda ileride telafisi güç ya da imkansız durum ve zararlar ortaya çıkabileceği, verilebilecek hükmün infaz kabiliyetinin de ortadan kalkabileceği ve davacının hak kaybına uğrayabileceği ihtimal dahilindedir. Tapu kaydı, satış vaadi sözleşmesi, sunulan ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamından dava konusu olayda yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiştir.Mahkemece "Dosyanın incelenmesinde; davacılar ile ihbar olunan... Adi Ortaklığı Ticari İşletmesi arasında tapunun İstanbul ili ... Mah. 0 ada 8069 parsel sayılı taşınmazın ... sayılı bağımsız bölümünün davacılara teslimi ve devrine ilişkin Kartal ... Noterliği'nin 22/09/2021 tarihli ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinin yapıldığı, işbu sözleşmede davalının taraf olmadığı, dosyanın tarafı olmayan hakkında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulamayacağından ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz konulması talebinin reddine gerekçesine dayanılmış ise de; tapuya da şerhli olan "Hâsılat Paylaşımı Esaslı İnşaat Sözleşmesi" kapsamında, Davalı Şirketin satış yetkilisi sıfatıyla satışlar yapan yükleniciden alım yapmış olan ve böylece, aslında "Yüklenicinin Arsa Sâhibi'nden olan bir hakkını temlik almamış bulunan", bizzat davalıdan alım yapan Davacıların Tüm satış bedelini, düzenleyerek teslim ettikleri senetleri mukâbilinde, ... Bankası A.Ş. nezdinde ve bizzat ... Bankası A.Ş. nâmına açılmış olan Sözleşmesel Hesâba ödedikleri ve oradan da, Temlik Sözleşmesindeki tüm şirketler arasında (Kayıtsız/Şartsız) paylaştırılarak, iade de edilmediği gerçekleri karşısında verilen karar ile hukuki korumadan yararlanamayan davacıların davadan bekledikleri yararı da sağlamaları tehlikeye düşmüştür. bu hususun yargılama sırasında her iki tarafın delillerinin değerlendirmesiyle sabit olacağı, kaldı ki davacının yüklenicinin halefi olarak eksik işleri tamamlama olasılığı da bulunduğu, bu aşamada yaklaşık ispatın yeterli olduğu kanısına varılarak mahkemenin değerlendirmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle somut olayda HMK'nun 389.maddesi gereğince devir ve temlikin önlenmesi yönünden ihtiyati tedbirin koşulları oluştuğundan yerel mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yargılama gerektiğinden söz edilerek istemin reddedilmesi tedbir kurumunun ruhuna ve dosya kapsamına aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ...'nin 16/10/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile sözleşme ve davaya konu bağımsız bölümün davalılar adına tapuda kayıtlı olmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere satış, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, davanın niteliği, talebin noterde resmi şekilde düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanması, durum ve koşullar dikkate alınarak taktiren teminat alınmamasına, ihtiyati tedbir kararına ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin 16/10/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2- İstanbul Anadolu 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarih ve 2025/936 Esas sayılı ihtiyati tedbire yapılan itirazın kabulü ile 16/10/2025 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararın KALDIRILMASINA, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle; 3-Davalı vekilinin 16/10/2025 tarih ve 2025/936 esas sayılı ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin ara karara yönelik itirazının reddine, 4-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile; dava konusuİstanbul ili, Tuzla ilçesi,... Mah.,... Ada 8069 Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki üzerine; davalılar adına tapuda kayıtlı olmak kaydıyla dava sonuçlanıncaya kadar 3.kişilere satış, devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, davanın niteliği, talebin noterde resmi şekilde düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanması, durum ve koşullar dikkate alınarak taktiren teminat alınmamasına, 5-İhtiyati tedbire ve teminata ilişkin işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istem halinde davacılara iadesine, 7-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından verilecek kararda değerlendirilmesine ve hükme bağlanmasına, 8-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362/1.f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026