9. Hukuk Dairesi 2025/6891 E. , 2025/9423 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1196 E., 2025/1524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 77. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/4 E., 2025/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlend…
9. Hukuk Dairesi 2025/6891 E. , 2025/9423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1196 E., 2025/1524 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 77. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/4 E., 2025/20 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkete ait Afganistan'da ve Suudi Arabistan'da bulunan şantiyelerinde formen olarak 2.150,00 USD ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, haftanın 7 günü 07.00-23.00 saatleri arasında çalıştığını, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı işyerinde iki dönem hâlinde çalıştığını, ilk çalışma dönemi olan 17.12.2008-28.01.2011 tarihleri arasında saat başı 4,00 USD, ikinci çalışma dönemi olan 20.09.2011-21.11.2016 tarihleri arasında ise 6,61 USD ücret aldığını, iddia ettiği çalışma gün ve sürelerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının fazla çalışma yaptığı durumlarda bordrolarında ücretin tahakkuk ettirildiğini, tüm ödemelerin bankadan yapıldığını, davacı adına bankaya yapılan tüm ödemelerin davacının ücreti yanı sıra fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarını kapsadığını, bu hususun işyeri kayıtları ve bordrolar ile sabit olduğunu, her iki dönem çalışmasına ait kıdem ve ihbar tazminatının ödendiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık yapması nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatının yasal şartlarının oluşmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının 19.11.2005-21.12.2007 tarihleri arasında 2 yıl 1 ay 3 gün, 05.01.2009-30.01.2011 tarihleri arasında 2 yıl 26 gün, 28.09.2011-30.09.2014 tarihleri arasında 3 yıl 4 gün olmak üzere toplam 7 yıl 2 ay 3 gün toplam hizmet süresinin olduğu, emsal ücret araştırmaları ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının 2.000,00 USD ücret ile işe başladığı, son ücretinin 2.100,00 USD net olduğu, işverenlik tarafından davacı feshinden sonra dayanılan devamsızlık nedenine itibar edilemeyeceği ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen ücret alacaklarının olduğu, ... Bankasının sunulan yazısında çek bedeli olan 21.520,00 Suudi Arabistan riyalinin (SAR) (19.413,19 TL) davacı tarafından bankadan çekildiğinin bildirildiği, bu ödemenin kıdem tazminatından mahsubu gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; banka kanalı ile yapılan kıdem tazminatı ödemesi dikkate alınmaksızın kıdem tazminatının değerlendirilmesinin hatalı olduğu, dosyaya davalı yanca sunulan 10.09.2011 onay tarihli işe giriş talep formu dikkate alındığında çıplak ücret miktarının son aylık net 2.000,00 USD olduğu anlaşıldığından dosya kapsamına göre davacının son aylık net ücretinin 2.100,00 USD olarak tespitinin hatalı bulunduğu, çekle yapılan ödemenin kıdem tazminatına istinaden yapıldığının davalı yanca ispat edilemediği, işverence yapılan bu ödemenin oranlama yöntemiyle (garameten), ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinden mahsup edilmesi gerekirken, dava konusu alacakların muacceliyet tarihleri gözetilmeksizin kıdem tazminatından mahsup edilmesinin de hatalı bulunduğu, davacının Türk iş mevzuatındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasını ispatlayamadığından bu talebin reddi gerektiği, davacının ayın iki haftasında haftanın 7 günü, iki haftasında 6 günü çalıştığından hareketle, davacının haftalık ortalama 20 saat fazla çalışma yaptığının kabulünün gerektiği, buna göre dosya kapsamındaki denetime elverişli ve ıslaha karşı zamanaşımı def'inin gözetildiği 12.02.2019 tarihli bilirkişi raporundaki sair veriler üzerinden hesaplamaların yeniden yapıldığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacıya kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığını, çek miktarının garameten alacaklardan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, davacıya ödenen miktarların ücret alacağına dönük yapıldığını, yüksek miktarda ödenmeyen ücret alacağı olduğunu, b. Davacıya 2011 yılında ödenen kıdem tazminatı olmadığını, 9.687,50 SAR ödemesinin kıdem tazminatından mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde de belirtildiği üzere 8.739,00 TL miktarlı ve 28.07.2011 tarihinde ödenen paranın yine davacının ücret alacağı olduğunu, işyerinde ücret ödemelerinin düzensiz ve geriden geldiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının son aylık net ücretinin 2.000,00 USD kabul edilmesinin hatalı olduğunu, davacının en son saatlik ücretinin 6,61 USD olduğunu, b Davacının tüm ücret alacaklarının banka kanalı ile ödendiğini, c. Davacının fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacağı bulunmadığını, d. Kıdem ve ihbar tazminatının bulunmadığını, tüm alacaklarının ödendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, davacının kıdem ve ihbar tazminatı bulunup bulunmadığı, ücretin miktarı, ücret, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarındadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 24/1 hükmüne göre hukuk seçimi, taraflarca açıkça yapılabileceği gibi zımni olarak da yapılabilir. Yabancılık unsuru taşıyan bir iş sözleşmesinin varlığı karşısında, Türk hukukuna göre açılmış bir davada davalı tarafça en geç cevap dilekçesi ile yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönünde itirazda bulunulmaması yahut en geç ön inceleme duruşmasında tarafların hukuk seçimi konusunda anlaşmamış olmaları durumunda uyuşmazlığa uygulanacak olan hukukun Türk hukuku olarak zımnen seçilmiş olduğunun kabulü gerekir. Buna göre somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut olayda davalı işverence dosya içerisine 25.12.2014 keşide tarihli bir adet çek ile Suudi İngiliz Bankasınca verildiğini iddia ettiği çek ödemesine dair bir belgenin ibraz edildiği, çekin 21.520,00 SAR miktarlı olduğu, davalının çekte yazan miktarın 12.966,67 SAR'lık kısmının kıdem tazminatı, 7.200,00 SAR'lık kısmının ücret alacağı, 1.353,33 SAR'lık kısmının bakiye izin ücreti olduğunu beyan ettiği, davacı asılın ise duruşmada alınan beyanında çekteki imzanın kendisine ait olmadığı gibi kendisine çekte belirtilen miktarın ödenmediğini, Türkiye'ye dönerken kendisine sadece ücretinin ödendiğini beyan ettiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan yurda giriş çıkış kayıtlarına göre davacının 28.12.2014 tarihinde yurda giriş yaptığı ve dava tarihinden önce yurt dışına çıkmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda 25.12.2014 keşide tarihli çek karşılığının davacı tarafından bizzat 31.12.2014 tarihinde yurt dışındaki bankadan çekildiğine yönelik davalı tarafından ibraz edilen belgeye itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince çekte yer alan 21.520,00 SAR (19.413,19 TL) karşılığı ödemenin davacının ücret, fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarından garameten mahsup edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.