T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:23/06/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelen…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:23/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:23/06/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:23/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilleri hakkında 27.09.2018 tarihinde Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine başlandığını, bu takibe neden olan borcun, müvekkillerinin mirasçısı olduğu ... tarafından kaynaklandığını, müvekkillerinin işbu takip dosyasının borçlusu olmadığının tespitinin gerektiğini, Antalya 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı davasında 30.04.2018 tarihli karar ile müvekkillerinin muris ...'in mirasını kayıtsız şartsız reddettiğinin tespit ve tescil edilmesine karar verildiği, ödeme emrinin 28.09.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, 09.05.2019 tarihinde icra müdürlüğüne borca itiraz dilekçesi sunulduğunu, ancak itirazın süresinde olmadığı gerekçe gösterilerek takibin durdurulmadığını, anılan nedenlerden dolayı müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerektiğini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, borçluların mirası reddetmeleri nedeniyle borçlu olmadıklarına yönelik iddialarının borca itiraz niteliğinde olduğunu, ödeme emrinin tebliği üzerine itirazın yasal süresi içerisinde sunulmadığını, davacıların borca itiraz süresini kaçırmaları nedeniyle huzurdaki davanın açılmasına kendi kusurlarıyla sebep oldukları göz önüne alındığında; davanın kabulü halinde dahi yargılama giderlerinden müvekkili bankanın sorumlu tutulmamasının gerektiğini, davacıların borca süresinde itiraz etmemelerinin mirası kabul mahiyetinde olduğunu, Yargıtay tarafından, miras için veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilmesini dahi mirasın kabul edildiği şeklinde yorumladığını, bu sebeple veraset ve intikal vergisi beyannamesi verilip verilmediğinin ilgili vergi dairesinden sorulmasını, aynı şekilde murisin banka hesaplarının araştırılması ve bu banka hesaplarından herhangi bir para çekilip çekilmediğinin araştırılması gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 10/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Davacıların murisi davalı bankadan kredi çekmiş, ancak kredi çektikten sonra vefat etmiştir. Bankaca davalılar hakkında Antalya 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında takibe geçilmiştir. Davacılar mirası reddettikleri gerekçesi ile menfi tespit talebinde bulunmuşlardır. Yargılama sırasında ödeme ile istirdat talebinde bulunulmuştur. Menfi tespit ve istirdat talep edilen dosyada takip dayanağı belgeler bulunmadığından Dairemizce dosya bu belgelerin temini için mahalline geri çevrilmiş, geri çevirme kararı üzerine bankaca 06.01.2022 tarihli yazı ekinde belgeler gönderilmiştir. Bu belgelere göre düzenlenen sözleşmenin kredili mevduat hesap sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi olduğu anlaşılmış, ancak bu belgelere göre de takip dayanağı borcun hangi krediye ilişkin olduğu ticari nitelikte olan GKS mi yoksa tüketici kredisi mi olduğu anlaşılamamıştır. Genel kredi sözleşmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Tüketici kredilerinde ise görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Her halde uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi değildir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken bir husustur. HMK'nın 355. maddesi gereğince re'sen gözetilmesi gereken görev yönünden yapılan incelemede yargılamanın görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesince yapıldığı, bu yönden kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu halde mahkemece yapılması gereken takibe konu menfi tespit istemi talep edilen kredi türünün tespit edilerek sonucuna göre yargılamaya devam ile kredi türü tüketici kredisi niteliğinde ise Tüketici Mahkemesinin, GKS ise Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi olmalıdır. Sonuç olarak, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun sair sebepler incelenmeksizin görev yönünden re'sen kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde ilk derece mahkemesince; "... davacıların mirası reddettikleri, takibin murisin borcu nedeni ile davacılara yöneltildiği, davacıların, davanın ikamesinde sonra 01.03.2021 de 16.609,73-TL ödeyerek borcu kapattıkları resmi belgelere göre sabittir. Davacılar, mirası reddettiklerinden, murisin borçlarından sorumlu tutulamazlar. (Yargıtay 19. H.D 2014/15666 Esas, 2015/13 Karar) Bu nedenle davanın kabulüne ve murisin borcu nedeni ile icra dosyasına yapılan ödemenin istirdadına karar verilmiştir. Davalı alacaklının reddi mirastan haberdar olduğuna, bilerek ve isteyerek takibe giriştiğine dair herhangi bir veri olmadığından davacıların kötü niyet tazminatının isteminin reddine ve davalı banka dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalının yargılama harç ve giderlerinden sorumlu tutulmasına yer olmadığına" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılama masraflarının müvekkillerine yüklendiğini, bu değerlendirmenin hatalı olduğunu, davayı kazanmalarına rağmen Avukatlık Asgari Ücret tarifesinde belirlenen 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenle ilgili karara itiraz ettiklerini, yine ilk derece mahkemesince yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılması gerekirken müvekkilleri üzerine bırakılmasının hatalı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacıların ödeme emri tebliği üzerine yasal süresi içerisinde borca itiraz etmedikleri, borca itiraz etmeyerek dosya borcunu da ödedikten sonra borçlu olmadıklarının tespitine ilişkin iş bu davayı açtıklarını, davanın açılmasına kendi kusurlarıyla sebebiyet verdiklerinden dolayı yargılama masraflarının davacıların üzerinde bırakılmasına ilişkin karara herhangi bir itirazları olmadığını, bu borcu ödemelerinin mirası kabul mahiyetinde olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacıların murisi ...''in davalı bankadan kredi çektikten sonra vefat ettiği, Banka tarafından kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibe geçildiği. davacıların mirası reddettikleri gerekçesi ile menfi tespit isteminde bulundukları, yargılama sırasında borcun ödenmesi ile davanın istirdat davasına dönüştüğü, davanın kabulüne yönelik 10.09.2021 tarihli Mahkeme kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 10/03/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile '"taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kredili mevduat hesap sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi olduğu anlaşılmış, ancak bu belgelere göre de takip dayanağı borcun hangi krediye ilişkin olduğu ticari nitelikte olan GKS mi yoksa tüketici kredisi mi olduğu anlaşılamamıştır. Genel kredi sözleşmesine ilişkin davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Tüketici kredilerinde ise görevli mahkeme Tüketici Mahkemeleridir. Her halde uyuşmazlığı çözmeye yetkili mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi değildir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken bir husustur." gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-A-3 maddesi gereğince karar kaldırılarak dosyanın mahkemesine iade edildiği, Mahkeme tarafından 01.04.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı içtihadı emsal gösterilerek davanın görev nedeniyle reddine, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği, Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.06.2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı davasında, takip konusu borcun genel kredi sözleşmesinden mi yoksa tüketici kredisinden mi kaynaklandığı hususundaki belgeler temin edilmeden karar verildiği görülmekle, mahkemenin emsal aldığı Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı davasında KMH kredisi kapsamında çek kredisi kullandırıldığı , bu nedenle davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevine girdiğinin belirtildiği, ... Bankası'nın 06.01.2022 tarihli müzekkere cevabı ekinde davalı banka ile ... arasında imzalanan 13.07.2012 tarihli "Kredili Mevduat Hesabı Sözleşmesi" ve " Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi" nin gönderildiği, ancak takip konusu borcun genel kredi sözleşmesinden mi yoksa tüketici kredisinden mi kaynaklandığı hususundaki belgelerin temin edilmediği, müzekkere ekindeki sözleşmeye göre kredi kullanan ...'in meslek kodunun "emekli " olduğu, yukarıda yer verilen sözleşmeler kapsamında davalı banka tarafından ...'e ticari kredi mi, yoksa tüketici kredisi mi kullandırıldığı hususu açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu hüküm kurulmasının yanılgılı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 3-İlk Derece Mahkemesinin görev husus açıklığa kavuşturulmadan davanın esası hakkında karar vermiş olması nedeniyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-3. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı ve davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından peşin olarak yatırılan 161,40 TL nispi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davacıya iadesine, 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafınndan peşin olarak yatırılan 283,65 TL nispi istinaf karar harcının İlk Derece Mahkemesince talebi halinde davalıya iadesine, 7-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 9-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 10-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.23/12/2025 ...