TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/754 KARAR NO : 2026/255 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/12/2021 NUMARASI : 2017/774 (E) - 2021/944 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 5/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat ist…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2022/754 KARAR NO : 2026/255 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 27/12/2021 NUMARASI : 2017/774 (E) - 2021/944 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİHİ: 5/3/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ... Kooperatifine açılan davada sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 300.000 TL maddi tazminatın davalı ... AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine; davacının davalı ... AŞ'ye yönelik geçici iş göremezlik talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca başvuru koşulu yerine getirilmeden açılan davanın usulden reddi gerektiğini; hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunun mevzuata aykırı düzenlendiğini, müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olmasına karşın %100 oranında kusurlu olduğuna ilişkin tespitin hatalı olduğunu, aküerya bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, kabul anlamına gelmemesi koşuluyla TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,8 teknik faiz uygulanmasını talep ettiklerin; tazminatın uyuşmazlığa uygulanması gereken genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin 17/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararının bu dosyada uygulanamayacağını, Anayasa Mahkemesi kararlarının Anayasanın 153'üncü maddesi uyarınca geriye yürüyemeyeceğini, hesaplamanın progressive rant yöntemi yerine aktüeryal yöntemlerle yapılması ve 1,8 teknik faizin uygulanması, kabul edilmemesi durumunda güncel faizin uygulanarak hesaplama yapılması gerektiğini; davada birden fazla ıslah talebinde bulunulduğunu, mahkeme tarafından da kabul edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ... vekilinin, ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın giderilmesi istemiyle, davalı ... AŞ'ye 8/8/2017 günü ulaşan dilekçeyle, kaza tespit tutanağı, ruhsat ve sürücü belgesi vb. belgelerle başvurduğu böylece, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesinde öngörülen zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmasına ilişkin dava şartı yerine getirildiğinden, bu konuda ileri sürülen istinaf nedeni benimsenmemiş; hükme esas alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda, yönetimindeki davalı ... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı ... plakalı araçla seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyen mevcut hızıyla yaklaştığı olay mahalli kavşakta, arkadan gelen taşıt trafiğini kontrol etmeden yolun sağ şeridinden, aniden doğrultu değiştirerek sola dönüşe geçen yolun sol şeridini kullanarak gelen polis aracına sol ön tarafı ile çarparak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan dava dışı sürücü ...'ün %100 oranında asli kusurlu olduğu, yönetimindeki ... plakalı resmi polis aracıyla seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'in ise kusurunun bulunmadığı bildirilmiş, böylece davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu ... plakalı kolluk aracının kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişiler kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla; 19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatının hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve destekten yoksun kalma tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı tarafından düzenlenen 14/6/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda davacının bedensel yaralanmasından kaynaklanan zararının, olası yaşam süresi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu esas alınarak, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmış; aktüerya uzmanı bilirkişi raporunda, davacının davaya konu trafik kazasından kaynaklanan bedensel yaralanmasıyla oluşan zararının denetime olanak verecek biçimde hesaplandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; HMK'nin 107'nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açılan eldeki davada, davacı vekili tarafından 28/9/2020 günü sunulan dilekçesinin dava değeri belirleme dilekçesi niteliğinde; 22/6/2021 günü sunulan dilekçesinin ise talep sonucunu artırması nedeniyle kısmi ıslah niteliğinde olduğunun anlaşılması karşısında davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü bu konuya ilişkin istinaf nedeni de benimsenmemiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 22.542,3 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin ödenen 5.636 TL mahsup edilerek, bakiye 16.906,30 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... AŞ'den tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı ... AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşmalı yapılmayan istinaf incelemesi kapsamında vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333'üncü maddesinin, 1'inci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361'inci maddesi uyarınca Dairemizin gerekçeli kararının tebliği tarihinden itibaren başlayan iki haftalık süre içerisinde, Dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 5/3/2026