T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/407 Esas KARAR NO : 2025/1602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2021 NUMARASI : 2019/901 Esas, 2021/1229 Karar İFLAS İDARE MEMURLARI DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Huku…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/407 Esas KARAR NO : 2025/1602 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/12/2021 NUMARASI : 2019/901 Esas, 2021/1229 Karar İFLAS İDARE MEMURLARI DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 04/12/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin müflis ile yaptığı ticaret neticesinde müflise ait bir kısım malları sattığını ve karşılığında fatura kesmesine rağmen alacağını alamadığını, bu süreçte müflisin iflasına karar verildiğini, Bakırköy 1. İcra Dairesi'nin ... İflas sayılı dosya ile iflas masasının oluşturulduğunu, iflas idaresi tarafından sıra cetveli düzenlendiğini, müvekkilinin faturadan kaynaklı 32.797,84 TL alacağının bulunduğunu, bu alacağına ilişkin olarak 252 alacak kayıt numarası ile iflas masasına müracaatta bulunduğunu, ancak iflas idaresi tarafından alacak talebinin tevsik edici nitelikte belge bulunmaması ve yargılamayı gerektirmesi sebebi ile reddine karar verildiğini, müvekkilinin alacağının bu güne kadar ödenmediği gibi alacağın kaydına ilişkin iflas idaresi tarafından da red kararı verildiğini, bu karar üzerine Arabuluculuk Merkezine müracaat edildiğini ancak bir netice alınamadığını belirterek tedbiren öncelikle alacaklılar toplantısına katılmaya izin verilmesine, 32.797,84 TL'lik alacağın tespiti ile bu alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müflis şirketin iflas masasında henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının incelenmesi gerektiğini, alacağın varlığı ve tutarını kanıtlama yükünün davacı tarafta olduğunu, iflas masasına başvuru sırasında sunulan belgelerin alacağın varlık ve tutarını kesin olarak kanıtlamadığını, davalı müflisin ticari defter ve kayıtlarının davacı tarafın borçlarıyla örtüşmediğini, müflis şirket yetkilisinin beyanlarının da bu yönde olduğunu, iflas idaresinin ret kararının haklı ve yerinde olduğunu, bu nedenlerle davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; İş bu davanın İİK 235.madde uyarınca açılmış alacağın iflas masasına alacak kaydı talebi olduğu dikkate alınarak davacı şirket vekilinin 32.787,00-TL alacak kaydı talebinde bulunduğu, konuyla ilgili alacağın red sebebi iflas müdürlüğünden sorulduğu ve gelen cevaba göre, müflis ... San. Ve Tic.Ltd.Şti. hakkındaki tasfiye işlemlerinin ... iflas sayılı dosyadan devam ettiği, müflis hakkında Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/893 sayılı ilamı ile iflas kararı verildiği, iflas idare memurlarının 29/04/2019 tarihinde İİK. 219. Maddesi gereğince yapılan 1. Alacaklılar toplantısında münferiden seçildiği, alacaklı vekilinin 32.787,00-TL alacağın tahsili için alacak kayıt (252 nolu) başvurusunda bulunduğu, alacağın tamamının reddine karar verildiği, kararın alacaklı vekiline 14/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, derece kararının 28/09/2019 tarihinde ... gazetesinde, 03/10/2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacının 30/10/2019 tarihinde arabuluculuk sürecini başlattığı, arabuluculuk ... tutanağının 29/11/2019 tarihinde anlaşamama gerekçesiyle düzenlendiği, davacının iş bu davayı 29/11/2019 tarihinde açtığı, Arabuluculuk yasası gereğince, arabuluculuk süresinin başlamasından sona ermesine kadar geçirilen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmayacağından, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu, 2. Alacaklılar toplantısının henüz yapılmadığının bildirilmesi ve iflas kararının kesinleştiği dikkate alınarak bu defa mahkemece yapılan yargılama sonunda kayıt ve defterlerin incelenmesi sonucu; davacı şirketin 2018 ve 2019 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirket ile müflis şirketin aralarında bir ticari ilişki mevcut olduğu, davacı şirket kayıtlarına ve davalı Müflis şirkete ait 2018 yılı Mart/Nisan/Mayıs aylarına ait BA formlarına göre, davacının davalıdan 29.797,84-TL alacaklı olduğu, ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, defterlerini incelemeye esas olacak şekilde sunmaması nedeniyle davacı defterlerinde tutulan kayıtlara itibar edilerek davacının davalı müflis şirketten 29.797,84-TL alacaklı olduğu, davalının borcu olmadığını ya da ödediğini kanuni delillerle ispatlaması gerektiği buna ilişkin herhangi bir delil ileri süremediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kayıt kabule konu 29.797,84-TL alacağın Bakırköy 1.İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemleri yürütülen müflis ... San.ve Ticaret Ltd.Şti.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacının iflas masasına başvuru sırasında sunduğu belgeler ile alacağın varlığı ve tutarının kesin olarak kanıtlanamadığını, davacının alacak kaydı yaparken sunduğu belgelerin İİK 68 maddesinde belirtilen belgeler olmadığı, dosyaya bakıldığında sunulan evrak suretlerinin bu kapsamda değerlendirilmeyeceğini, davalı müflisin ticari defter kayıtları ile davacının borçlarıyla örtüşmediğini ve müflis şirket yetkilisinin beyanlarının da bu doğrultuda olduğunu, davacının sadece evrak fotokopisi sunduğunu, bu nedenlerle iflas idaresinin ret kararının haklı ve yerinde olduğunu, alacak kaydına konu talebin iflas idaresine sunulduğu biçimiyle yargılamayı gerektirdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, İflas idaresinin ret kararındaki haklılığı ve iş bu davanın açılmasına davacının iflas masasına eksik bilgi ve belge sunmuş olmasının sebebiyet verdiğinin tespiti ile davalı aleyhine herhangi bir yargılama gideri ya da avukatlık ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kısmen ret kısmen kabul kararının doğru olduğu varsayılsa bile, yerel Mahkemenin vekalet ücretlerini belirlemede yanılgıya düştüğünü, kayıt kabul davalarında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece vekalet ücretinin nispi olarak değerlendirilerek bu doğrultuda her iki tarafa vekalet ücretine hükmetmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, 235 maddesine dayalı alacak kayıt - kabul istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulü ile kayıt kabule konu 29.797,84-TL alacağın Bakırköy 1.İflas Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiye işlemlerini yürütülen müflis ... San.ve Ticaret Ltd.Şti.'nin iflas masasına davacı alacağı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı müflis şirket iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmiştir.İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en ... ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabule elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Çünkü 235. maddede açıkça 223. maddesi saklı tutulmuştur. İİK 223/3. fıkra ... cümleye göre, bu muameleyi yaptırmış alacaklılar hakkında iflas idare memurunun kararlarına karşı kanun yolları, kendilerine tebliğ tarihinden itibaren başlar. İİK 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istememiş olan alacaklı için, sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlar. Somut olayda, İflas Dairesinin 17/01/2020 tarihli cevabı yazısına göre, davacının tebliğ için masraf yatırmadığı, sıra cetvelinin 03.10.2019 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde, 28.09.2019 tarihinde ... Gazetesi'nde yayınlandığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından masraf yatırılmadığı halde, iflas idaresince sıra cetveli davacıya tebliğe çıkarılmış ve 14/10/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir.Sıra cetvelinin davacıya tebliğ edilmesi üzerine, davacı tarafından bu tebliğ tarihine göre 15 günlük sürenin ... gününde arabuluculuğa başvurulmuş ve arabuluculuk ... tutanağının düzenlendiği 29.11.2019 tarihinde de eldeki davayı açmıştır. Dairemizin 2019/3348 Esas sayılı kararında da açıklandığı üzere, kayıt kabul davasında, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilemeyeceği açıklanmıştır. Ne var ki, bir çok mahkeme tarafından yasanın farklı yorumlanması neticesinde bu konuda farklı kararlar çıktığı ve buna dair çelişkilerin giderilmediği de bir gerçektir. 6102 sayılı TTK‘nın 5/A maddesinde düzenlenen dava şartı olarak arabuluculuk, 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanunun 20. maddesi ile düzenlenmiş ve aynı yasanın 26/1-a bendi gereğince 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava ise, yaklaşık onbir ay sonra yani uygulamanın henüz yeni başladığı bir dönemde açılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesinde hak arama hürriyetine yer verilmiştir. Maddede, herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, hiçbir mahkemenin, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamayacağı ifade edilmiştir. Anayasa Mahkemesinin birçok emsal kararında, 36. maddenin ihlali, mahkemeye erişim hakkının ihlali olarak kabul edilmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere, farklı uygulamalar neticesinde, dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuranlar yönünden, mahkemeye erişim hakkının ihlali gibi bir sonuçla karşılaşmamak ve hak kaybının önüne geçilmesi açısından, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında sürelerin değerlendirilmesi isabetli ve hakkaniyetli olacaktır.Somut olayda davacı, İİK 223/3. fıkrasına göre yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle İflas idaresinin kararlarının kendisine tebliğini istemediği için, sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlayacaktır. Her ne kadar sıra cetveli davacıya tebliğ edilmiş ise de, bu tebligatın İİK'nın 234/2. madde hükmü uyarınca bilgi verme mahiyetinde olduğu kabul edilmiştir. Buna göre davacının sıra cetveline itiraz davası açma süresi yukarıda belirtildiği üzere, sıra cetvelinin ilanından itibaren işlemeye başlayacağından, davanın sıra cetvelinin ... ilan tarihinden(03.10.2019) itibaren, 15 günlük hak düşürücü süre olan 18.10.2019 tarihine kadar açılması gerekir. Davacı tarafından ise kayıt kabul davası 29.11.2019 tarihinde açılmıştır. Davacının arabuluculuğa başvurduğu 30.10.2019 tarihi itibariyle İcra İflas Kanunun 235.maddesinde belirtilen on beş günlük hak düşürücü süre sona erdiğinden, somut olayın niteliği gereği, 6325 sayılı yasanın uygulama olanağının bulunmadığı görülmüş, bu nedenle de davacının dava açılmadan önce arabulucuya başvurmasının hak düşürücü sürenin hesabında dikkate alınamayacağı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın kanunda belirtilen hak düşürücü sürede açılmadığı anlaşılmakla, Yargıtay 23. HD'nin 06.03.2017 tarih, 2016/8334; 687 ve 19.06.2014 tarih, 2014/1525; 4704 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesince, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı bulunduğu gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve özel dava şartı noksanlığı gerekçesiyle davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen nedenler ile KABULÜ ile, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/901 Esas, 2021/1229 Karar sayılı ve 17/12/2021 tarihli kararının HMK 353/1b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)6100 sayılı HMK'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği hak düşürücü sürede açılmayan davanın, özel dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571,00 TL davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,c)Davacının yapmış olduğu yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,d)Davalı tarafından yapılan 111,00 TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,e)Hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL zorunlu arabulucu ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,f)Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 301,40 TL istinaf harçları ve yapılan 82,60 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam 384,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,5-HMK'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.04/12/2025