16. Hukuk Dairesi 2006/6524 E., 2006/8396 K. 16. Hukuk Dairesi 2006/6524 E., 2006/8396 K. - KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - TAŞINMAZIN MER'ALIK OLMASI Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 148 ada 174 parsel sayılı 11145.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteli…
16. Hukuk Dairesi 2006/6524 E., 2006/8396 K. **16. Hukuk Dairesi 2006/6524 E., 2006/8396 K.** **- KADASTRO TESPİTİNDEN DOĞAN DAVA - TAŞINMAZIN MER'ALIK OLMASI** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 148 ada 174 parsel sayılı 11145.88 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliği ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması nedeniyle davalı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacılar T… ……. ve S… ……., yasal süresi içerisinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemce yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin fen bilirkişi rapor ve krokisinde "A" ile gösterilen 7215.10 metrekarelik kısmın arsa niteliği ile "B" ile gösterilen 2080.28 metrekarelik kısmın tarla niteliği ile davacılar adına eşit hisselerle tesciline, bakiye kalan kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece davaya konu taşınmazın temyize konu bölününün tarım arazisi ve arsa niteliğinde bulunduğu, kamu yararına tahsis edilen Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya yasalar gereğince Devlete intikal eden yerlerle ilgisinin olmadığı, zilyetlikle mülk edinme şartlarının davacılar yararına gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davaya konu 174 sayılı parsele komşu olup, ham toprak ve mer'a olarak sınırlandırıldıkları anlaşılan 173 ve 175 sayılı parsellerin tutanaklarının kesinleşmediği, bu parsellerinde halen davalı olduğu dosyadan anlaşılmaktadır. Öncelikle bu parsellerin davalı olup olmadığı belirlenip, davalı iseler dosyalar birleştirilerek yargılamanın bu şekilde yürütülmesi arazinin niteliğinin belirlenmesi bakımından zorunludur. Ayrıca, taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın kamu orta malı mer'a olup olmadığı, mer'a değilse davacılar yararına zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir. Mer'aya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köylerde ikamet eden ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilmesi Yargıtayın yerleşmiş içtihatları gereğidir. Mahkemce taşınmazın tesbit gördüğü köyde ikamet eden şahıslar dinlenip, bu şahısların maddi olaylara dayanmayan mücerret ifadelerine dayanarak hüküm kurulması doğru bulunmamaktadır. Bu tür eksik ve yetersiz soruşturmaya dayanılarak karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle komşu 173 ve 175 sayılı parsellerin davalı olup olmadıkları belirlenmeli, davalı iseler bu dosya ile anılan parsellerin dava dosyaları birleştirilmeli, bundan sonra 173, 174 ve 175 sayılı parselleri kenardan çevreleyen tüm taşınmazların onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler ile varsa bölge ile ilgili mer'a tahsisi kaydı ve haritası getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, aynı yöntemle tesbit edilecek taraf tanıkları ve uzman ziraat bilirkişileri kurulu aracılığı ile keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında varsa tarafların dayandığı kayıtlarla, mer'a tahsis kaydı ve haritası uygulanıp kayıtların kapsamı ve taşınmazların bu kapsamlara göre kapsamları belirlenmeli, dinlenecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, kullanmanın hangi tarihte başladığı ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı, öncesinin kamu orta malı mer'a niteliği taşıyıp taşımadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, uzman ziraat mühendisleri kurulundan arazinin niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını, bu kapsama göre taşınmazların konumunu gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, yargılama sırasında toplanan delillerin tutanakların edinme sebebi sütununda yazılı beyanlara aykırı düşmesi halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatiyle dinlenip aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, taşınmazların konumu, toprak yapısı, üzerindeki bitki örtüsü ve çevre taşınmazlara göre arzettikleri özellikleri belirtir mahkemenin gözlemi zapta yazılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.