T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/847 Esas KARAR NO : 2026/353 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI : 2017/773 Esas, 2021/725 Karar DAVA: Tazminat (...Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde öz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/847 Esas KARAR NO : 2026/353 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/10/2021 NUMARASI : 2017/773 Esas, 2021/725 Karar DAVA: Tazminat (...Poliçesi Kaynaklı) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ''...Sigortası'' Poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ... 'ın sürücüsü olduğu araç ile davalı işleten şirkete ait araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde sigortalının yaralandığını ve bu kaza sebebiyle tedavi gördüğünü, söz konusu tedavi giderlerinin müvekkili sigorta şirketi tarafından karşılandığını, sigortalının görmüş olduğu tedavi nedeniyle müvekkili tarafından hastaneye poliçe teminatı kapsamında 12/04/2017 tarihinde 66.943,68 TL ve 22/05/2017 tarihinde ise 6.917,40 TL olmak üzere toplam 73.861,00 TL tutarında hasar ödemesi yapıldığını, müvekkilinin sigorta poliçesi genel şartları ve TTK 1481. gereğince sigortalıya halef olduğunu, dolayısıyla ödenen tedavi bedelinden kazada kusurlu bulunan ve haksız fiili ile kazaya sebebiyet veren ... plakalı kamyonun sürücüsü ...ile maliki ... ... .... A.Ş.'nin sorumlu olduğunu belirterek müvekkili tarafından sigortalının tedavisinin yapıldığı hastaneye ödenen toplam 73.861,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... ... .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirket merkezi İzmir de olduğundan yetkili mahkemenin İzmir ATM si olduğunu, özel hastanede yapılan yüksek meblağlı tedavi giderinden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, sigortalının alkol ve kusur durumunun tespiti gerektiğini, sigortalının kaza tarihinden sonra çalışıp çalışmadığının, kendisine SGK tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının veya irat bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, zarar bedeli nedeniyle öncelikle ZMS sigortacısına başvurulması gerektiğini, rücu şartlarının gerçekleşmediğini, bu nedenle yapılan ödemeden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... tarafından davaya karşı yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dosyada toplanıp değerlendirilen delillere ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarına göre; 11/02/2017 tarihinde meydana gelen yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda ... plakalı kamyonun sürücüsü ... %100 kusurlu olduğu, dava dışı sigortalı ...’ın ise kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza sonucunda davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısının ameliyat ve tedavileri için tedavinin gerçekleştiği ... Hastanesi’ne ... nolu "... Poliçesi"’nin sağladığı teminat kapsamında 12/04/2017 tarihinde 66.943,68 TL, 22/05/2017 tarihinde ise 6.917,40 TL ödeme yapıldığı, böylece gerçek hak sahibine ya da onun gösterdiği kişiye geçerli bir poliçe kapsamında ve poliçe genel/özel şartları ile çelişmeyen rizikonun gerçekleşmesi sonucu ortaya çıkan zarar için ödeme yapıldığı, bir başka ifade ile davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ... Poliçesi ile üstlenilen yükümlülüklerin yerine getirildiği, davacı sigorta şirketince yapılan bu ödemelerin marufunda olduğu, hükme esas alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporlarında da açıkça tespit edildiği üzere dava dışı sigortalıya yapılan tetkik ve tedavi işlemleri ile 11/02/2017 günü meydana gelen kaza neticesinde oluşan yaralanma arasında illiyet bağının da bulunduğu, ödenen hasar bedelinin rücuen tazminine yönelik olarak somut olayda halefiyete ilişkin tüm şartların gerçekleşmiş olduğu, dava dışı sigortalıya yönelik haksız fiilin sorumluları olan davalı araç sürücüsü ... ile davalı araç işleteni ... ... .... Ltd. Şti.’ye yöneltilen rücu talebinin haklı ve yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; 73.861,08 TL'nin (66.943,68 TL'sine ödeme tarihi olan 12/04/2017 tarihinden, 6.917,40 TL'sine ise ödeme tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren) yasal faiz işletilmek suretiyle davalılar ... ile ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı sigorta şirketine ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı şirket vekili istinaf nedenleri olarak; eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna göre müvekkilinin asli ve tam kusurlu olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, kusur belirlemede nedensellik bağının raporlarda tartışılmadığını, davacının genel şartlar B.4.a hükmü gereğince rücu talebinde bulunamayacağını, rücu şartları oluşmadan davacı sigortacı şirketince ödenen bedelden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Dava, davacı sigorta şirketinin sigorta poliçesi kapsamında trafik kazasında yaralanan sigortalısı için ödediği tedavi giderinin davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı SGK yönünden açılan dava, bu esas sayılı dosyadan tefrik edilerek mahkemenin 2019/659 E. Sayılı dosyası üzerinden yargılamaya devam edilmiştir. İş bu davada, davalı işleten ile sürücü yönünden yargılama yapılarak Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dava dışı sigortalı ...'ın davacı şirket nezdinde 15/12/2016-2017 tarihleri arasında ...Sertifikası ile sigortalı olduğu, sigorta ettirenin ... ... A.Ş. olduğu, dosya kapsamında yer alan kaza tespit tutanağına göre 11/02/2017 tarihinde meydana gelen yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle sigortalının yaralandığı, davacı tarafından ise tedavi giderine ilişkin yapılan ödeme sebebiyle ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, dava dışı sigortalı için ödenen tedavi giderlerinden davalılar işleten ve sürücünün sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır. Mahkemece, dosya kapsamında 23.02.2021 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ile 04.06.2021 tarihli ek raporu alınmıştır. Dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağına ve bilirkişi kök ve ek raporlarına kazada davalı işletene ait aracı kullanan diğer sürücünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Hekim bilirkişi ise raporunda; dosyaya ekli tıbbi bilgi ve belgelere göre; sigortalı ...’ın trafik kazası nedeniyle yaralanarak sağ ulna radius parçalı metafizer kırığı oluştuğu, 12/02/2017 tarihinde Amerikan Hastanesi’nde opere edilerek plak vida ile osteosentez uygulandığı, ameliyat sonrası ek komplikasyon gelişmediği, aynı hastanede ameliyat sonrası 18 seans fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulandığı, kişiye yapılan tetkik ve tedavi işlemlerinin kaza neticesinde oluşan yaralanma ile illiyetli ve endikasyon dahilinde olduğu, davacının kaza nedeniyle oluşan yaralanması neticesinde muayene, tetkik, tedavi ve medikal malzemeler için belgeli tedavi gideri toplamının 66.943,68 TL ve 6.917,40 TL olmak üzere toplam 73.861,08 olduğu tespit edilmiştir. Kaza nedeniyle başlatılan soruşturmada, Bandırma CBS lığı tarafından şikayet yokluğu nedeniyle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. 25.02.2011 tarih ve 6111 sayılı Yasa'nın 59 ncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98 nci maddesini başlığı ile birlikte değiştirmiş ve trafik kazasına bağlı olarak gerçekleşen tüm sağlık hizmeti bedellerinin SGK tarafından karşılanacağını, trafik kazalarına sağlık teminatı sağlayan zorunlu sigortalarda, sigorta şirketlerince belirlenen primlerin ve Güvence Hesabı’nca tahsil edilen katkı paylarından belirli bir oranın Sosyal Güvenlik Kurumuna aktarılacağını, yine aynı Yasa'nın geçici 1 nci maddesi de bu Kanun’un yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmeti bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağını düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun 59. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun "Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi" başlıklı 98. maddesinin 1. fıkrasında "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 4/4/2015-6645/60 md.) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez." hükmü düzenlemiştir. 6111 Sayılı Kanunun geçici 1. maddesinde ise "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59 uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer." şeklinde hüküm içermektedir. Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi 2013/773 Esas ve 14/11/2013 tarihli kararı ile önce Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiş olup akabinde 2013/773 Esas 2016/1779 Karar ve 16/03/2016 tarihli karar ile ise, dava konusu Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "... Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1 maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, prim ödeyen işleten ve sürücüsünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun davalı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir (Y. 4 HD. 2021/25173 E. 2024/881 K. sayılı ilamı). Yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri ve yargı kararları dikkate alındığında, 6111 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılan işbu davada, rücu istemine konu hastaneye ödendiği belirtilen tedavi giderinin mahiyeti itibariyle 6111 sayılı Yasa kapsamında kaldığı, zira rücuya konu miktarın tamamı hastane tarafından fatura edildiğinden tedavi giderlerinin belgeli olduğu dikkate alındığında 6111 sayılı Kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde yapılan değişiklik gereği davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmakla davalı şirket yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle davalı şirket vekili istinaf başvurusunda haklıdır. Açıklanan nedenler ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen sebeplerle kabulü ile, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davalı ... Limited Şirketi yönünden açılan davanın reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/773 Esas, 2021/725 Karar sayılı ve 13/10/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)Davanın davalı ... Limited Şirketi yönünden REDDİNE, b)Davanın davalı ... yönünden KABULÜ İLE; 73.861,08 TL'nin (66.943,68 TL'sine ödeme tarihi olan 12/04/2017 tarihinden, 6.917,40 TL'sine ise ödeme tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren) yasal faiz işletilmek suretiyle davalı ...'den alınarak davacı sigorta şirketine ÖDENMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 5.045,45 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.261,37 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.784,08 TL harcın davalı ...'den alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan toplam 4.286,67 TL yargılama giderinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)Davalı şirket tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, f)Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince 10.401,94 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya VERİLMESİNE, g)Davalı ... Limited Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Limited Şirketi'ne VERİLMESİNE, İstinaf Giderleri Yönünden; 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı şirket tarafından peşin olarak yatırılan 1.261,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 529,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı şirkete İADESİNE, 4-Davalı şirket tarafından karşılanan 1.482,06 TL istinaf başvuru ve karar harcı ile 90,30 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.572,36 TL'nin davacıdan alınarak davalı şirkete VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/03/2026