T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:03/12/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/02/2026 İlk Derece Mahkemesi'nin ara kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDD…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:17/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:03/12/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:17/02/2026 İlk Derece Mahkemesi'nin ara kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 24/04/2024 tarihinde Satış Noktası Sözleşmesi ve Ek Özel Şartlarının imzalandığını, sözleşmenin 2 yıl süreli olduğunu, davacı şirketin sözleşmeyle üstlendiği tüm edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, mal teslimlerini zamanında gerçekleştirdiğini, buna rağmen davalı şirketin basiretli bir tacir gibi davranmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak sözleşmeyle üstlendiği edimlerini yerine getirmediğini, 925.870,06 TL cari hesap borcunu ödemediğini, davalının sözleşmeye aykırı davranışı nedeni ile Alanya İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile borçlu aleyhine icra takibine girişildiğini ancak davalının borcunun bulunmadığını belirterek takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durdurulmasına neden olduğunu, davalının itirazlarının haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve zaman kazanmaya yönelik olduğunu, iptali gerektiğini, borçlunun kötü niyetli olduğunu, alacaklarının rehinle de teminat altına alınmadığını, normal icra takibini borçlunun sonuçsuz bıraktığını beyanla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak öncelikle teminatsız olarak ancak bu mümkün olmaz ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile davalının taşınır/taşınmaz mallarına ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haczin mahkemece verilecek kararın kesinleşmesine kadar devamına ve bu hususta ilgili icra müdürlüğüne talimat yazılmasına, davanın kabulüne, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki borcun ve borcun tüm ferilerine dair itirazın iptaline, icra takibinin 925.870,06 TL asıl alacak üzerinden ve bu miktara son satış faturasının vade tarihi olan 16/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacaklarının reeskont avans faiz uygulanmasına, icra takibini sürüncemede bırakma kastı ve kötüniyetli itirazları bariz olan davalı aleyhine asıl alacağın %100' ü kadar (oranında) icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve hükmedilen icra inkar tazminatının karar tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 03/12/2025 tarihli Ara Karar ile; "... davacı taraf alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, itiraz üzerine ihtiyati haciz talebini de içerir itirazın iptali davası açmış ve ihtiyati haciz talep etmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin ve talep dilekçelerinin ekinde bir kısım e-fatura sureti sunmuş ve ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de faturanın tek taraflı bir belge olması, tek başına alacağın varlığına kanıt olmaması, davacının talebinin yargılamayı gerektirmesi, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir alacağı olup olmadığı konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil olmaması, 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile talebin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 24/04/2024 tarihli satış noktası sözleşmesi ve ek özel şartları bulunduğunu, işbu sözleşmeyle kurulan ticari ilişki kapsamında gerçekleşen davacının ürün satımına dair faturalarda davalının borcunun vade tarihinin belli olduğunu, davaya konu cari hesap ekstresindeki faturalarda alacağın vade tarihi gelmesine rağmen davalı tarafın borcu ödemediğini, faturalara yasal itiraz süresi içerisinde itiraz edilmediğinden faturaların kesinleştiğini, bu haliyle ihtiyati haciz talebi için bulunması gerekli koşul olan İİK'nın 258/1. maddesindeki alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur şeklindeki hükmün gereğinin yerine getirildiğini, ayrıca İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması koşulunun yerine getirilmiş olduğunun da dava dilekçesi ve eklerinden anlaşıldığını, faturalarda vade tarihleri yazılı olduğundan alacağın muaccel olduğunu ve faize hak kazanıldığını, davaya konu icra takibinin davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli itirazı ile durduğunu, alacağını tahsil amacıyla takip yollarına başvuramadığını, yargılama sonuçlanıncaya kadar davalı borçlunun mallarını ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının varlığını devam ettirmeme ihtimalinin bulunduğunu, davalının mal kaçırma kastı ile hareket ederek aktifindeki malları üçüncü kişilere devretmesinin ihtimal dahilinde olduğunu, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması isteminden ibarettir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi ara kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği, davalının alacaklıdan mal kaçırdığına ilişkin dosyaya bir delil sunulmadığı, ara kararın hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.17/02/2026 ...