T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/827 Esas KARAR NO : 2026/264 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2019/995 Esas, 2022/122 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Rücuen Tazminat- Sigorta Poliçesi kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜL…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/827 Esas KARAR NO : 2026/264 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 08/02/2022 NUMARASI : 2019/995 Esas, 2022/122 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ (Rücuen Tazminat- Sigorta Poliçesi kaynaklı) KARAR TARİHİ: 19/02/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigorta ettiren ...Ltd. Şti arasında, sigorta ettirenin üstlendiği inşaat ile ilgili... Risks Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigorta ettirenin inşaatta kolorifer tesisatının yapım işini ... Ltd. Şti. isimli firmaya verdiğini, ...'in ise davalı ... Ltd. Şti.'den kolektör kaloritmesi malzemesi temin ettiği, inşaatta ...'in üstlendiği iş ve davalıdan temin edilen malzemeden kaynaklı hasar sebebiyle müvekkilinin sigortalıya 82.400,42 TL ödediğini, sigortalıya ödedikleri bedelin ve faizinin tahsili için ... ile davalı şirket hakkında Küçükçekmece 2. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalı şirketin takipte yetkiye ve borca haksız itiraz ettiğini, takibin hasarın meydana geldiği Başakşehir'in bağlı olduğu Küçükçekmece İcra Dairesi'nde yapılmasının usule uygun olduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğunu belirterek takibe itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın halefi olduğu sigortalısı ...ile ... arasında ticari hizmet ilişkisi olup, sigortalı ile müvekkili arasında akdi ilişki bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemeleri olan İstanbul Anadolu Ticaret Mahkemeleri olduğunu, zararın müvekkilinden temin edilen ürünlerden değil, montaj hatasından kaynaklandığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/55 Esas, 2018/1098 Karar sayılı kararı ile; davalının süresinde yetkili icra dairesinin İstanbul Anadolu İcra Dairesi olduğunu belirterek takipte Küçükçekmece İcra Dairesinin yetkisine itiraz ettiğini, İİK'nın 50. maddesi yollaması ile HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri gereği takibin davalının yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu İcra Dairesi'nde takip yapılması gerektiğini ve yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizin 2019/635 E-2019/2237 K sayılı 05/12/2019 tarihli kararı ile; Somut olayda, sigorta ettiren ile davalı şirket arasında akdi ilişki bulunmadığı ve davalının sorumluluğunun haksız fiil hükümlerine dayandırıldığının görüldüğü, HMK'nın 16. maddesi uyarınca haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğu, haksız fiilin işlendiği yer Küçükçekmece yargı çevresinde kaldığına göre davalı şirket hakkındaki takipte Küçükçekmece İcra Daireleri de yetkili olduğu, o halde mahkemece davalının yerleşim yeri icra daireleri olan İstanbul Anadolu İcra Dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddi kararı doğru olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; dava, davacının sigortalısı dava dışı 3. kişiye ödediği 82.400,42.TL tutarındaki hasar tazminatının TTK 1472. Maddesi uyarınca davalıdan tahsili için davalı aleyhine giriştiği icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olmakla, davacının, T.C. Başbakanlık Konut İdaresi Başkanlığı İstanbul Kayabaşı 17. Bölge Md.'deki 212 adet dairede 21/01/2013 tarihinde meydana gelen hasarın davalı yan tarafından satılan ve dava dışı ... ... A.Ş. tarafından üretilmiş kalorimetrelerden kaynaklı olduğuna dair iddiasını kanıtlayamadığı, öte yandan davalının söz konusu hasarda kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddi ile davalının kötü niyet tazminat talebinin şartlar oluşmaması nedeni ile reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; 12/01/2021 tarihli bilirkişi raporunda dosya üzerinden sadece fotoğrafları dayanak alarak rapor oluşturulduğu, bilirkişinin hakim yerine geçerek rapor oluşturmasının hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda meydana gelen hasarın malzeme hatasından kaynaklandığının açık bir şekilde belirtildiğini, bilirkişinin, raporun çelişkili olduğunu söylemesinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin sigortalısının su tesisatında test yaptığının göz ardı edildiğini, tesisat sisteminin herhangi bir sorunu olmadığının yapım aşamasında tespit edildiğini, bu nedenle bir sonraki aşama olan kaloriferin döşenmesi aşamasına geçildiğini, davaya konu hasarın kalorifer montajı bittikten sonra ortaya çıktığını, itiraz üzerine alınan bilirkişi raporunda da sundukları somut deliller dikkate alınmadan, hasara sebep olan malzemeler incelenmeden, önceki rapor üzerinden oluşturulduğunu, bilirkişi raporunda davalının sunmadığı iddia ve savunmaları rapora ekleyerek, tavsiyeler vererek yeni uyuşmazlıkların doğmasına neden olduğunu, bilirkişinin bu tutumunun hukuka aykırı olduğunu, dosyada bulunan her iki bilirkişi raporunun, bağımsız eksper raporu dikkate alınmadan, dosya üzerinden incelenerek oluşturulduğunu, eksper raporunun hasar mahalline gidilerek ve arızalı malzemelerin incelenmesi sonucunda oluşturulduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili katılma yoluyla sunduğu istinaf dilekçesinde; davacı sigorta tarafından, uyuşmazlık konusu hasarın oluşmasına sebebiyet veren asıl sorumlu dava dışı alt yüklenici ... .... Ltd Şti'den tahsilat yapılamayacağının bilinmesi sebebiyle husumetin müvekkiline yöneltilmesinin davacının kötüniyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkiline yüklenebilecek bir kusurun bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının yalnızca lehlerine kötü niyet tazminatı hükmedilmesi bakımından kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, ... sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia edilen davalı ile dava dışı şirketten rücuen tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.Dosya kapsamından; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigorta ettiren ...Ltd. Şti arasında, sigorta ettirenin üstlendiği inşaat ile ilgili, ... Sigorta Poliçesi düzenlendiği, sigorta ettiren ... Ltd. Şti'nin inşaatta kolorifer tesisatının yapım işini ... Ltd. Şti. isimli firmaya verdiği, ... Ltd. Şti'nin de davalı ... Ltd. Şti.'den malzeme temin ettiği, inşaatta meydana gelen hasar sebebiyle davacı şirketin sigortalıya 82.400,42 TL ödemede bulunduğu ve zararın ...'in üstlendiği iş ile davalı ...'ten temin edilen malzemeden kaynaklandığı gerekçesiyle ... ile davalı ... hakkında Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından davalı borçlu ... Ltd. Şti. ve borçlu ... .... Ltd. Şti.ne karşı 82.400,42-TL asıl alacak ve 13.149,64-TL işlemiş faiz olmak üzere 95.550,06-TL toplam alacağın tahsili talebiyle takip başlattığı, davalı ...'in süresinde, borcu bulunmadığı gerekçesiyle takipte yetki ve borca itiraz etmesi üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir.İstinaf konu uyuşmazlık, davalıdan temin edilen malzemeden kaynaklı hasar oluşup oluşmadığı, bilirkişi raporları hükme dayanak yapılarak verilen kararın yerinde olup olmadığı ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin şartlarının oluşup oluşmadığı noktasından kaynaklanmaktadır.İlk derece Mahkemesince alınan bilirkişi heyetinin 12/01/2021 tarihli raporunda; davacı sigorta şirketinin, dava konusu su hasarının ayıplı kalorimetrelerden kaynaklı olduğuna dair iddiasını kanıtlayamadığı, davalının somut olayda kusurunun kantlanamaması sebebi ile davacı sigorta şirketinin rücu hakkının olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan 08/10/2021 tarihli raporunda; davacı sigorta şirketinin dava konusu su hasarının davalı yan tarafından satılan ve dava dışı ... ... A.Ş. tarafından üretilmiş kalorimetrelerden kaynaklı olduğuna dair iddiasını kanıtlayamadığı, kalorimetreleri satan satıcı şirket olan davalının somut olayda her hangi bir kusurunun da tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varıldığını bildirmiştir.6102 sayılı TTK'nın 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda davacı sigortacı, zararın oluşumuna davalıdan temin edilen ve hatalı malzeme olduğu tespit edilen kolektör kalorimetrenin sebep olduğunu ileri sürmüştür. Ancak alınan raporlar ve dosya kapsamına göre, ispat yükü üzerine düşen davacının, dava dışı sigortalının üstlendiği inşaatta imalatı yapılan mekanik tesisatta, dava dışı Argem tarafından davalı şirketten satın alınarak dairelerin kolektörlerine montajı yapılan ve dava dışı ... ... A.Ş. tarafından üretilmiş kalorimetrelerin açık veya gizli ayıplı olduğu ve inşaatta su hasarına sebebiyet verdiği yönündeki iddiasını ispat edemememiştir. Dosyada davalı tarafından satılan kalorimetrelerin açık veya gizli ayıplı olduğu yönünde bilgi ve belge bulunmayıp, ekspertiz kök raporunda hasarın malzeme ve işçilik hasarından kaynaklandığı belirtilmesine rağmen, ek ekspertiz raporunda da hasarın malzeme hatasından kaynaklandığının belirtildiği, bu haliyle ekspertiz raporunun kendi içinde çeliştiği ve net bir tespit içermediği anlaşılmıştır. O halde ispat yükü üzerine düşen davacı, davalının kusurunu ve zararını ispatlayamadığına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekili, davacı alacaklının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü istinaf etmişse de, alacaklının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığına dair bilgi ve belge bulunmadığı gözetildiğinde, Mahkemece şartları oluşmadığı gerekçesiyle davacının kötü niyet tazminatı talebini reddetmesinde de isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekili ile davalı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/995 Esas, 2022/122 Karar sayılı ve 08/02/2022 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekili ile davalı vekilinin katılma yoluyla yaptığı istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.19/02/2026