T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1595 KARAR NO : 2026/154 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2024/252 Esas - 2024/434 Karar ASIL DAVA DAVACI : EGE SİGORTA A.Ş. - :... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1595 KARAR NO : 2026/154 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/05/2024 NUMARASI : 2024/252 Esas - 2024/434 Karar ASIL DAVA DAVACI : EGE SİGORTA A.Ş. - :... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/11/2020 BİRLEŞEN DAVA : GEBZE TÜKETİCİ MAHKEMESİ'nin 2021/118 Esas Sayılı Dosyası DAVACI : EGE SİGORTA A.Ş. - :... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2021 KARAR TARİHİ : 02/02/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin asıl dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde 1659398 nolu ZMMS poliçesi kapsamında özel halk otobüsü olan 41 U ... plakalı sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... sevk ve idaresinde iken 18/08/2011 tarihinde Gaziler-İnönü Mah 1789 Sk No:9 önüne aracın arkasında bulunan ... isimli şahsa aracın sol arka teker kısımlarıyla çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde araç sürücüsü ...'in yaralanan ... ile hastaneye gitmek üzere olay yerinden ayrıldığından yetkililerce olay yeri incelenerek sonradan ...'in intikali ile tutanak tutulduğunu, ...'in kullandığı araca uygun sürücü belgesine sahip olmadığını, bu nedenle asli kusurlu olduğunu, malul ...'nın kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza sonucu alınan maluliyet raporu gereğince ...'ya 24.732,00 TL ödeme yapıldığını, Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/46917 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk süreci başlatılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davalının araç işleten sıfatıyla zararın tazmininden sorumludur, borca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakta görevli Mahkeme Gebze Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu; dava itirazın iptali davası olup, 1 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmalı iken, bu süre de geçirildiğini; takip ile dava arasında 2 yıldan fazla süre geçtiğini; bu yönü ile de dava reddedilmesi gerektiğini; 2011 yılında olan kaza ile ilgili olarak davacı şirketin rücu davası açması zamanaşımına uğradığını; Davacı ... şirketinin kaza ile ilgili olarak ödeme yaptığını iddia etmektle birlikte, ne kadarını ana para, ne kadarını faiz, ne kadarını yargılama gideri ve ücreti vekalet olarak yaptığını da açıklaması gerektiğini; Talep edilen icra inkar tazminatının yasal dayanağı da bulunmadığını beyan ile; davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde 1659398 nolu ZMMS poliçesi kapsamında özel halk otobüsü olan 41 U ... plakalı sigortalı araç sürücüsü dava dışı ... sevk ve idaresinde iken 18/07/2011 tarihinde Gaziler-İnönü Mah 1789 SK NO:9 önüne aracın arkasında bulunan ... isimli şahsa aracın sol arka teker kısımlarıyla çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza akabinde araç sürücüsü ...'in yaralanan ... ile hastaneye gitmek üzere olay yerinden ayrıldığından yetkililerce olay yeri incelenerek sonradan ...'in intikali ile tutanak tutulduğunu, ...'in kullandığı araca uygun sürücü belgesine sahip olmadığını, bu nedenle asli kusurlu olduğunu, malul ...'nın kusurunun bulunmadığının tespit edildiğini, kaza sonucu alınan maluliyet raporu gereğince ...'ya 24.732,00 TL ödeme yapıldığını, ...'nın bakiye tazminat talebini talep ettiğini, Gaziantep İcra Müdürlüğü 2019/96398 esas sayılı dosya ile ilamlı icraya konu edildiğini, ve müvekkili şirketçe 59.650,06 TL ödendiğini, alacağın tahsili için sigortalı araç işleteni ile defalarca görüşüldüğünü ancak borçlunun borcunu ifa etmediğini, Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2019/46361 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, arabuluculuk süreci başlatılmasına rağmen sonuçsuz kaldığını, araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davalının araç işleten sıfatıyla zararın tazmininden sorumludur, borca ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davalının itirazının iptali ile borçlu aleyhine %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve dosyanın Gebze Tüketici Mahkemesinin 2020/436 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Asıl davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/46917 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 25.047,33.-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmek sureti ile devamına, 2-Asıl davada davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Birleşen Gebze Tüketici Mahkemesi 2021/118 E. doyası yönünden, davanın KABULÜNE, Davalı borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/46361 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 61.753,34.-TL asıl alacak üzerinden iptaline ve takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi işletilmek sureti ile devamına, 4-Birleşen davada davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl ve birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl ve birleşen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece talep aşılarak kusur durumuna göre dava karara bağlandığını, davacı şirket tarafından davalı aleyhine açılan davada mahkeme tam kusur ile ağır kusuru aynı değerlendirdiğini, bunun büyük bir hata olduğunu, zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Asıl ve birleşen davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı/borçlu kazaya karışan aracın işleteni sıfatı ile zararın tazmininden soruml olduğunu, bu sebeple verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 Tarih - 2024/252 Esas - 2024/434 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava; ZMMS poliçesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı asıl ve birleşen davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacının, ZMMS poliçesinden kaynaklanan alacağının tahsili için Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2018/46917 Esas ve Gebze 4. İcra Dairesi'nin 2019/46361 Esas sayılı ilamsız icra takiplerini başlattığı, davalının ödeme emirlerine süresinde itiraz etmesi üzerine eldeki davayı açtığı, davalının davanın reddini istediği, ilk derece mahkemesince davanın asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 13/03/2024 tarih 2024/620 esas 2024/447 karar sayılı kararı ile; " ... 1-Kamu düzeni yönünden yapılan incelemede; Gebze Tüketici Mahkemesi'nin 14/03/2021 tarih 2021/118 Esas, 2021/142 Karar sayılı davasının eldeki dava ile birleştirildiği, ilk derece mahkemesince 30/09/2022 tarihli duruşmada asıl dava hakkında karar verildiği, birleşen dava hakkında karar verilmediği, ilk derece mahkemesince 20/10/2022 tarihli ek karar ile birleşen dava hakkında 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması şeklinde yeni hüküm kurulduğu görülmektedir. Asıl ve birleşen davalar 6100 sayılı HMK'nın 316 vd. maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi davalardandır. 6100 sayılı HMK'nın 320-(1). Maddesine göre, mümkün olan hallerde tarafların duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verilebileceği hüküm altına alınmış ise de eldeki davanın niteliği gereği tahkikatı gerektiren ve duruşma açılması gereken davalardan olduğu ve ilk derece mahkemesince de duruşma açıldığı, tahkikatın yürütüldüğü, delillerin toplandığı görülmektedir. 6100 sayılı HMK'nın 321. maddesinde, dosya üzerinden karar verilmeyen davalarda hükmün nasıl verileceği düzenlenmiştir. Bu hükme göre mahkemenin, tarafların son beyanını alıp yargılamanın bittiğini taraflara tefhim edeceği (m. 321/1), hükme ilişkin tüm hususların gerekçesiyle birlikte açıklanması gerektiği, zorunlu hallerde bu durumun sebebinin tutanağa geçirilerek sadece hüküm özetinin tutanağa yazdırılarak kararın tefhim edileceği (m. 321/2) anlaşılmaktadır. Diğer yandan 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesi, hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda hükmün tamamlanması konusunu düzenlemektedir. Bu hükümlerle birlikte eldeki uyuşmazlık incelendiğinde, ilk derece mahkemesince ayrı bir dava olma özelliğini devam ettiren Gebze Tüketici Mahkemesi'nin 14/03/2021 tarih 2021/118 Esas, 2021/142 Karar sayılı davası hakkında duruşmada bir hüküm açıklanmadığı, bu durumun 6100 sayılı HMK'nın 321. Maddesi hükümlerine aykırı olduğu, bu dava hakkında verilecek hükmün asıl dava hakkında verilen hükmün bir parçası olmamasına rağmen 6100 sayılı HMK'nın 305/A maddesinde düzenlenen hükmün tamamlanması suretiyle ek karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu görülmekle ilk derece mahkemesinin karar ve ek kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; asıl ve birleşen dava hakkında duruşmada 6100 sayılı HMK'nın 321. maddesi hükümlerine uygun şekilde hüküm kurulması olmalıdır. ... " şeklindeki gerekçeyle kararın kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verildiği, karara karşı asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır, Eldeki davada, davacı ... şirketinin, 1659394 nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı bulunan 41 U ... plakalı özel halk otobüsününü, dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresinde iken 18/08/2011 tarihinde meydana gelen kazada yaya ...'nın yaralanmasına neden olduğunu, sürücünün uygun sürücü belgesine sahip olmadığını ve %100 kusurlu bulunduğunu, yaralanan kişiye ödeme yapıldığını belirterek rücuen tahsil amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptalini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafından iki ayrı icra takibine dayalı olarak açılan asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince kabulüne karar verildiği görülmüştür. Eldeki davada, tüm dosya kapsamından, kazaya karışan aracın şehir içi toplu taşıma hizmeti veren ticari nitelikte özel halk otobüsü olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık ticari iş niteliğinde olup ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmış, bu hususta bir isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir. Eldeki davada, davalı tarafça zaman aşımı definde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Rücu davalarında zaman aşımı, sigorta şirketinin ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar; ancak ödeme tarihleri, icra takiplerinin başlatılma tarihleri, itiraz üzerine açılan davaların süresi içinde açılıp açılmadığı hususlarında dosya kapsamında ayrıntılı ve denetime elverişli bir değerlendirmenin yapılmadığı görülmektedir. Mahkemece zaman aşımı itirazının açık ve gerekçeli biçimde tartışılmadan hüküm kurulduğu görülmektedir Zaman aşımı defi kamu düzenine ilişkin olmayıp ileri sürülmesi halinde değerlendirilmesi zorunludur. Mahkemece dosya arasına alınan ve hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda sürücü ...'in Kara Yolları Trafik Kanununun 67-(1)-b) maddesinde düzenlenen manevra kurallarına aykırı davranıldığı ve %100 kusurlu olduğunun belirtilmiş olduğu görülmüştür. Rücu davalarında yalnızca kusur yeterli olmayıp, poliçe ve mevzuat kapsamında rücu koşullarının oluşup oluşmadığı, özellikle sürücünün ehliyetinin bulunup bulunmadığı, ehliyetin uygun sınıfta olup olmadığı, ehliyetsiz kullanımın kazaya etkisi, davranışın ağır kusur niteliğinde olup olmadığı hususlarının açıkça belirlenmesi gerekmektedir. Eldeki davada, sürücünün uygun sürücü belgesine sahip olmadığı iddia edilmekte ise de, otobüs sürme yetkisi veren buna ilişkin resmi kayıtların (İl Emniyet Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, vs. kayıtlarının) getirtilmediği, belediyeden sürücü sertifikalarının istendiği, ancak dosya arasında getirtilmesi gereken ilgili belgelerin istenmediği anlaşılmaktadır. Eldeki davada, davacı, yaralanan kişiye iki ayrı dosya kapsamında ödeme yaptığın ileri sürmüş, ancak, ödemenin ana para, faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden ayrıştırılması, ödemenin hangi hukuki kalemlere dayandığının belirlenmesi gerçek zarar ile ödeme arasındaki ilişkinin ortaya konulması hususlarında teknik ve aktüeryal inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Rücu davalarında, sigorta şirketinin gerçekten ödemekle yükümlü olduğu miktar ile ödediği miktarın uyumlu olup olmadığı belirlenmeli; varsa fazla ödeme yönünden rücu talebinin kapsamı sınırlandırılmalıdır. Bunun için de aktüerya bilirkişiden ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınması gerekmektedir. Gelinen bu aşamada, mahkemece yapılması gereken işin; davalı tarafın zaman aşımı itirazı açıkça değerlendirilerek, ödeme ve takip tarihleri gözetilmek suretiyle süresinde icra takibi yapılıp yapılmadığının belirlenmesi, sürücü ...'in kaza tarihi itibarıyla sahip olduğu sürücü belgesinin sınıfı ve geçerliliği ile otobüs sürmesi için gerekli diğer belgeler var ise bu belgelere ilişkin resmi kayıtların celbi ve değerlendirilmesi, rücu koşullarının oluşup oluşmadığının bu aşamada belirlenmesi, rücu koşullarının oluştuğu belirlenir ise bu kez rücu miktarının belirlenebilmesi için sigorta şirketince ödenen tazminatın rücu sınırları içerisinde kalıp kalmadığı yönünden aktüerya bilirkişiden, her bir alacak kaleminin niteliğini ve miktarını açıklayan denetime elverişli rapor alınması, sonrasında asıl ve birleşen dava yönünden tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi olmalıdır. Gerekçeli karar başlığında, davacı vekilinin adresinin yazılmaması ile dava alt başlığının "Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan" şeklinde yazılması gerekirken uyuşmazlığa uygun düşmeyecek şekilde "Ticari Satımdan Kaynaklanan" şeklinde yazılması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; asıl ve birleşen davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen davalı ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE, a-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/05/2024 Tarih - 2024/252 Esas - 2024/434 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, b-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine, 4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Gebze İcra Dairesi'nin 2024/18519 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/02/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*