T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1293 - 2026/762 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1293 KARAR NO : 2026/762 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.02.2025 NUMARASI : 2018/462 Esas - 2025/155 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-SOMPO S…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1293 - 2026/762 "T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I" T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1293 KARAR NO : 2026/762 BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18.02.2025 NUMARASI : 2018/462 Esas - 2025/155 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : 1-SOMPO SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2-... DAVACILAR : 1-... 2-... 3-... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Maddi-Manevi Tazminat) BAŞVURU TARİHİ : 04.06.2025 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 12.08.2025 KARAR TARİHİ : 10.04.2026 İLAM YAZIM TARİHİ : 17.04.2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in sevk ve idaresindeki 28 ... plaka sayılı araç ile ... sevk ve idaresindeki 34 ... plakalı aracın çarpışması sonucunda 28/07/2017 tarihinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında davalı ... sevk ve idaresindeki aracın normal seyrinde bulunan müvekkili ... sevk ve idaresindeki aracın bulunduğu şeride tecavüz ederek kazaya sebebiyet verdiğini, söz konusu kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün asli ve tek kusurlu olduğunu tespit edildiğini, meydana gelen kaza neticesinde müvekkillerinin yaralandığını, ve efor kayıplarının meydana geldiğini ,vücutlarının çeşitli bölgelerinde kırıkların meydan geldiğini, günlük işlerini yapamacayak duruma geldiklerini ve yatalak duruma düştüklerini, müvekkillerinin kaza sebebi ile psikolojik travma yaşadıklarını , davalı sigorta şirketine maddi zararların tazmini açısından 16/08/2017 tarihli başvuru dilekçesi ile müracat ettiklerini, ancak davalı şirketçe herhangi bir dönüşün yapılmadığını beyanla şimdilik ... için 500,00 TL ... için 500,00 TL ve ... için 500,00 TL olmak üzere toplam 1500,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden başvuru tarihinden diğer davalı yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL olmak üzere 40.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç sürücüsünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın Giresun ilinde gerçekleştiğini, kendisinin adresininde Darıca Gebze Kocaeli olduğunu, bu nedenle Gebze mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin tutulan tutanağın taraflı ve yanlış olarak düzenlendiğini, yolun tek şeritli ve geliş gidişli olduğunu, yolunu ortalamadığını ve karşı yönden gelen aracın yoluna da girmediğini, aksine davacının virajı geniş alarak kendisinin yoluna girdiğini, davanın görev ve yetki yönünden reddine ve esas açısından da haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Sompo Japan Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu; sigortalı aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını; %69 maluliyet oranının altında ortaya çıkan kalıcı sakatlık sebebiyle talep edilen bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını; Karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası genel şartlarına göre, özürlü sağlık kurulu raporu ile sürekli sakatlık oranının belirlenmesinden sonra ortaya çıkan bakıcı giderlerinin bu teminat limitleri ile sınırlı olmak koşuluyla sürekli sakatlık teminatı kapsamına alındığını; tedavi/sağlık giderlerine ilişkin sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını; kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderlerinin ise tedavi gideri kapsamında sayıldığını ve işbu giderlerden SGK'nın sorumlu olduğunu; kişinin kalıcı sakatlık raporu aldıktan sonra ortaya çıkacak bakıcı giderlerine ilişkin sorumluluğun ise sakatlık teminatı kapsamında bulunduğunu; maluliyet oranının denk geldiği aralıktaki katsayı nispetinde asgari net ücret dikkate alınarak bakım giderinin hesaplanacağını ve bakıcı tutulduğunun belgelendirilmesi durumunda asgari brüt ücret hesaplamalarda dikkate alınacağını; bakıcı giderinin tedavi gideri kapsamında değerlendirilmesi halinde, SGK tarafından karşılanması gerektiğinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını; geçici iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin reddi gerektiğini; geçici iş görmezlik bakımından talep bulunmadığını; bu nedenle bu konuda inceleme yapılması ve hüküm kurulmaması gerektiğini; ayrıca “geçici göremezlik” tazminatı taleplerinin de hem 6111 sayılı kanun gereği hem de trafik sigortası genel şartları uyarınca tedavi teminatı içerisinde değerlendirildiğinden teminat dışında olduğunu; geçici iş göremezlik ve sair tedavi masraflarından da SGK sorumlu olduğunu; Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartları hükmü uyarınca da tazminat hesaplamasında kullanılması gereken yaşam tablosu TRH 2010 ve hesaplamada esas alınması gereken teknik faiz 61,8 olarak düzenlendiğini; hesaplamanın bu ilkelere göre yapılmasını talep ettiklerini; hesaplamanın Aktüerler Siciline kayıtlı aktüerler ile Müsteşarlık nezdinde tutulan listeye kayıtlı yardımcı aktüerler tarafından yapılması gerektiğini; kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini; iş kazası ise SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin sorulup tenzil edilmesi gerektiğini; gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini; Yargıtay Kararı gereğince davacı tarafından resmi belge sunulmaması durumunda gelirin asgari ücret üzerinden esas alınması gerektiğini; hesaplanacak tazminattan hatır taşımasının tenzili gerektiğini; davalı şirketin söz konusu zarardan Poliçe Teminat limitleri dâhilinde sorumlu olduğunu; davacıların şirkete herhangi bir başvuru yapmamış olması halinde faiz başlangıcı dava tarihi olduğunu; eksik evraklarla başvuru yapıldığını ve davalı | şirketin temerrüdü iddiasının haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 8.889,43 TL geçici maluliyet, 227.120,04 TL sürekli maluliyet, 3.555,00 TL geçici maluliyet bakıcı giderinin davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak şartıyla davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktarlara davalı ... için 28.07.2017 tarihinden davalı sigorta şirketi için 28.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı ... için 720.787,74 TL geçici maluliyet ve sürekli maluliyet tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak şartıyla davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktarlara davalı ... için 28.07.2017 tarihinden davalı sigorta şirketi için 28.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacı küçük ...’ın taleplerinin reddine, davacı ... için 12.000,00 TL, davalı ... için 10.000,00 TL davacı küçük için 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan alınarak davacılara ödenmesine, bu miktarlara 28.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı davalı Sompo Sigorta vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı Sompo Sigorta vekili istinaf dilekçesinde; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kaza tarihi itibariyle bu limitin 330.000-TL olduğunu ve hükümde bu tutarın belirtilmemesinin hatalı olduğunu, dolayısıyla davalı şirketin davalı ile birlikte aleyhe hükmedilen tüm tutardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, ... bakımından davanın sulh kapsamında reddedilmesi, aksi kanaatte ise davacının zararının karşılanıp karşılanmadığının tespiti ile ödenen tutarın tazminattan mahsubu gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte tazminat bakımından hesaplama yapılması halinde aktüeryal yöntem ve %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, geçici iş görmezlik, tedavi giderlerinin ve geçici bakıcı tazminatının poliçe kapsamında olmaması nedeniyle bu taleplerin reddi gerektiğini, zaten davacı ...'in ev hanımı olduğunu ve kaza tarihi itibariyle çalışmadığını, SGK tarafından kendisine bir ödeme yapılıp yapılmadığının dahi araştırılmadığını, davacıya müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bunun da göz ardı edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; haksız fiilden (trafik kazası) kaynaklı bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davaya konu, 28.07.2017 tarihinde gerçekleşen çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıların yaralanmış olduğu, davacılar tarafından karşı aracın işleten/sürücüsüne ve sigortacısına karşı birlikte belirsiz alacak davası yoluyla maddi tazminat isteminin yöneltildiği, maddi tazminat istemiyle birlikte davacılar tarafından aracın işleten/sürücüsüne karşı manevi tazminat isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf edenin sıfatı, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek ve HMK'nın 353.maddesine göre inceleme yapıldığından duruşma açılmadan yapılan istinaf incelemesi neticesinde; 1-Mahkemece Yüksek Mahkemenin güncel içtihadı doğrultusunda Teknik Faiz Uygulanmadan TRH Yaşam Tablosuna Göre ve İskontolu Hesap Yöntemine göre alınan aktüerya raporuna dayalı olarak karar verilmesinde, SGK'nın sorumlu olduğu tedavi gideri kapsamında bulunmayıp; poliçenin "Kaza Başına Bedeni" teminat limiti kapsamındaki "Sağlık Giderleri Dışındaki Tazminat Talepleri ve vefat" limiti içerisinde yer alan geçici iş göremezlik tazminatı ile "Sağlık Giderleri" kapsamında yer alan geçici bakıcı giderinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun benimsenmesinde, sigorta şirketi yönünden ise 2918 Sayılı KTK 99.maddesine uygun olarak değerlendirme yapıldıktan sonra, davadan önce davacılar tarafından KTK 97.maddesine göre başvuru şartı usulüne göre sağlanmış bulunduğu gözetilerek; sigortacının temerrüt tarihinin başvuru tarihine göre belirlenmiş olmasında bir yanılgı bulunmamaktadır. 2-Davalı sigorta vekili tarafından istinaf dilekçesinde, davacılardan ...'in, ev hanımı olduğu ve kaza tarihi itibariyle çalışmadığından geçici iş göremezlik zararı da oluşmayacağı yönünde itiraz ileri sürülmüş ise de; davacının ev hanımı olması göz önüne alınarak; geçici iş görememezlik zararına ilişkin zarar hesaplaması AGİ'siz net asgari ücret üzerinden yapılacak ve sürekli iş görememezlik zararında AGİ ücrete dahil edilmediğinden aktif- pasif devre ayrımı yapılmaksızın bakiye ömrü boyunca AGİ'siz net asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğinden ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/12152 E. 2022/414) mahkemesince aktüer bilirkişiden yöntemine göre yapılan hesaplamaya göre davacı ... lehine geçici iş göremezlik tazminatına karar verilmesinde de bir hata bulunmamaktadır. 3-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 52- Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Borçlar Kanunun 52. Maddesine göre davacının bizatihi kendisinden kaynaklanan, zararlı sonucun yani yaralama olayının meydana gelmesine yahut artmasına neden olabilecek aktif veya pasif bir eyleminin bulunup bulunmadığı denetlenerek; varsa Yüksek Mahkemenin uygulaması doğrultusunda hesaplanan gerçek zarardan indirim yapmak suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekmektedir. İndirim sebeplerinin uygulanması şeklinde bir savunma ileri sürülüp sürülmediğinden bağımsız olarak; Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihadına göre uygulamada müterafik kusur olarak adlandırılan ve hakkaniyet indirimi koşulları şeklinde değerlendirilmesi gereken hususlar re'sen göz önünde bulundurulmalıdır. Buna göre her ne kadar mahkeme gerekçesinde bu yönde bir tartışma yürütülmemiş ise de davacıların kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı ve bu nedenle meydana gelen zararın artmasında etkili olduğu hususunu ispat külfeti kendisinde olan davalı tarafça, davacıların bu yönüyle müterafik kusurun bulunduğunu ispat için delil sunamadığının anlaşılmasına ve yanı sıra trafik kolluğu tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağının ilgili kısımlarında, davacıların, kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilmediği ve belirsiz olduğunun yazılmış olmasına göre müterafik kusur indirimi yapılmadan tazminata karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. 4-Müteselsil borçlarda, alacaklının borçlulardan biri ile ibra sözleşmesi yapması halinde durumun özelliği veya borcun niteliği diğer borçlularında borçtan kurtulmalarını gerektirebilir. (BK.nin 145/2 mad.) O halde, ibra sözleşmesinin müteselsil borçlulardan biri ile yapılması halinde, ibra edilen miktarın diğer alacaklılar içinde geçerli olması, bu hususun ibra sözleşmesinden anlaşılmasına bağlıdır. (HGK.nin 16.6.2004 gün 2004/11-359 Esas 2004/366 Karar) Davaya son veren taraf işlemleri 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 307-315 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre sulh da davaya son veren taraf işlemlerindendir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111/2 maddesinde tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların, yapıldığı tarihten itibaren iki sene içinde iptal edilir hükmü yer almaktadır. Yine aynı madde de, sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların da geçersiz olduğu hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, yapılan ödemenin de göz ardı edilmesi düşünülmemelidir. Yapılan ödemenin yetersiz olması durumunda verilen ibraname ancak “makbuz” hükmünde kabul edilmeli ve ödenen miktar, hüküm altına alınacak tazminattan indirilmelidir. Somut olayda; her ne kadar dava devam ederken davacılardan ... yönünden davalı sigorta şirketi tarafından, henüz bir maluliyet raporu alınmadan ve aktüer raporu düzenlenmeden yani davacının kaza nedeniyle uğramış olduğu bedensel zarar tam olarak saptanmadan ve hak kazanmış olduğu tazminat miktarı belirlenmeden ödeme yapılmış ve anılan ödeme nedeniyle davacı vekili tarafından "ibraname" verilmiş ise de davalı tarafından usulüne uygun maluliyet raporu alınmadan ve davacının zararı belirlenmeden davacıya ödeme yapılmış olmasına göre düzenlenen ibraname makbuz hükmündedir . (Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 10.12.2025 2025/10084 Esas 2025/16503 Karar sayılı kararı) Şu halde mahkemesinde davacı yararına hesaplanan tazminattan davadan önce sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenmeden mahsup edilerek hesaplanan tazminata göre karar verilmesi de dosya kapsamına uygun düşmektedir. 5-Öte yandan davalı Sompo Sigorta A.Ş, tarafından düzenlenen 02.01.2017 düzenleme tarihli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine göre "Kişi Başına Bedeni" teminat limiti kapsamındaki "Sağlık Giderleri Dışındaki Tazminat Talepleri ve vefat" limiti olarak 330.000,00 TL "Sağlık Giderleri" limit olarak 330.000,00 TL teminat limitleri belirlenmiş olduğu, " Kaza Başına Bedeni" teminat limiti kapsamındaki "Sağlık Giderleri Dışındaki Tazminat Talepleri ve vefat" limiti olarak 1.650.000,00 TL "Sağlık Giderleri" limit olarak 1.650.000,00 TL teminat limitleri belirlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan gerek poliçe ve gerek Genel Şartlara ilişkin düzenlemeye göre davalı Sompo Sigorta A.Ş, zorunlu mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla meydana gelen zararı poliçe limiti dahilinde gidermekle yükümlüdür. Zarardan poliçe limiti ile sınırlı biçimde sorumlu olan davalı sigorta şirketi aynı şekilde yargılama giderlerinden de bu limit oranında sorumludur. Davalı sigorta şirketinin, davacılardan ... yararına hükmedilen "geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatından" poliçesindeki teminat limiti olan "330.000,00 TL" ile sınırlı biçimde sorumlu olduğunun kararda açıkça yazılması hükmün infazında tereddüt oluşmaması bakımından gerekli olduğu halde limitin hükme açıkça yazılmaması doğru görülmediği gibi davalı sigorta şirketinin poliçedeki limiti oranında yargılama gideri harç ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, kararda poliçe limitini aşar şekilde hükmün ferilerinin tamamından diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumluluğuna karar verilmesi hatalı bulunduğundan; davalı vekilinin, anılan yönlerle sınırlı olan istinaf itirazlarının kabulü gerekmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararına ilişkin (5) numaralı bentte yer verilen yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükmedilen tazminatlarından davalı sigorta şirketinin poliçe limitlerine göre sorumlu olduğu miktarlar açıkça yazılmak ve yargılama giderleri ve vekalet ücreti hükmedilen tüm tazminata oranlanmak suretiyle davalı sigorta şirketinin yargılama giderlerinden sorumlu olduğu miktarlar açıkça gösterilmek suretiyle karardaki belirtilen hatalar giderilerek aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı Sompo Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/462 esas 2025/155 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden; A)DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, B)Davacı ... için 8.889,43 TL geçici maluliyet, 227.120,04 TL sürekli maluliyet, 3.555,00 TL geçici maluliyet bakıcı giderinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktarlara davalı ... için 28.07.2017 tarihinden, davalı sigorta şirketi için ise (davalı sigorta şirketinin poliçesindeki "Sağlık Giderleri" limit olarak gösterilen 330.000,00 TL'lik kısımdan karşılanmak üzere) 28.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, C)Davacı ... için 720.787,74 TL geçici maluliyet ve sürekli maluliyet tazminatının (davalı sigorta şirketinin poliçesindeki "Sağlık Giderleri Dışındaki Tazminat Talepleri ve Vefat" teminat limiti olan 330.000,00 TL ile sınırlı olmak şartı ile) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, bu miktarlara davalı ... için 28.07.2017 tarihinden davalı sigorta şirketi için 28.08.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, D)Davacı küçük ...'in taleplerinin reddine, E)Davacı ... için 12.000,00 TL, davalı ... için 10.000,00 TL davacı küçük için 8.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...’dan alınarak davacılara ödenmesine, bu miktarlara 28.07.2017 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, F)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 65.601,66TL harçtan peşin alınan 708,72TL peşin harç ile 3.280,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 61.612,94TL'nin davalılardan (sigorta şirketi 42.512,92 TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, G)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 2.049,30-TL harcın davalı ...'ten tahsili ile hazineye irat kaydına, H)Peşin alınan toplam 708,72-TL harç, 31,40-TL başvurma harcı, 3.280,00 TL ıslah olmak üzere toplam 4.020,12-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, İ)Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T'ne göre belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, J)Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki A.A.Ü.T'ne göre belirlenen 114.118,16 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, K)Manevi tazminat yönünden davacılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten tahsili ile davacılara verilmesine, L)Davacılar tarafından yapılan toplam 6.509,40 TL yargılama giderinin ( sigorta şirketi 4.491,21 TL'lik kısmından sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, M)Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana İADESİNE, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Sompo Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davalı Sompo Sigorta A.Ş. tarafından yapılan toplam 1.645,00 TL istinaf giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, kullanılmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nun 359/4 maddesi gereğince re'sen taraflara tebliğine, 6-Avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Dairemize dilekçe vermek suretiyle Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17.04.2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*