T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/624 KARAR NO : 2026/357 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2004 yılından 2022 yılına dek davalı şirket ile arasındaki acentelik sözleşmesi gereğince ----- İlçesinde davalı şir…
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/624 KARAR NO : 2026/357 DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2022 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2004 yılından 2022 yılına dek davalı şirket ile arasındaki acentelik sözleşmesi gereğince ----- İlçesinde davalı şirketin acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, davalı şirketin birçok banka ve e ticaret şirketine kuryelik hizmeti verdiğini, her kart teslimatı başına belirli ücret aldığını, bu ücretine bir kısmının da davacıya verilmesi gerektiğini, ancak bu ücretlerin gerçek tutarlarınca verilmediğini, geç ve kısım kısım ödendiğini, ödenecek tutarın talimat verilmek suretiyle davalı şirket tarafından haksız ve eksik olarak bildirildiğini, bankalara yazılacak müzekkereler ile davalı şirket ile aralarındaki sözleşme ve ekleri incelendiğinde kart başı ne kadar ücret hak ettiklerinin ortaya çıkacağını belirterek şimdilik 10.000,00.-TL alacağın ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak kendilerine verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2005 yılından bu yana davalı müvekkil şirkete ----- Bölgesinde acentelik hizmeti sunduğunu, davacının acentelik sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, acentelik hizmeti dolayısı ile tüm hak edişleri ödendiğini, aynı vekil tarafından aynı dilekçe ile davalı müvekkili aleyhine pek çok dava ikame edildiğini, birebir aynı asılsız iddialar ile ikame edildiğini, davacının haksız kazanç sağlama için, haksız ve mesnetsiz bir şekilde bu davaları açtığını, davalı müvekkili şirkette uzun yıllardır sorunsuz, sıkıntısız, ücrete ilişkin hiçbir fazla istem ve talebi olmaksızın ticari iş ilişkisini sürdürdüğünü, alacak hakkının bulunmadığını bilen davacının asılsız iddialarla huzurdaki davayı ikame etmekte herhangi bir hukuki yararının da bulunmadığını, huzurdaki davanın hukuki yarar yokluğu neden ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinden hiç bir şeklide alacağının bulunmadığını, bulunsa bile zamanaşımına uğramış olacağını, davanın zamanaşımı nedeni ile usulden reddine karar verilmesini, davacının davasını ve maddi vakıaları somutlaştırması gerektiğini, bu anlamda daacı tarafça davanın somutlaştırılmasını, davacının usulüne uygun fesih bildiriminde bulunmadan tek taraflı sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, sözleşmenin hiç bir maddesinde %50 lik hak ediş bedeli yer almadığını, müvekkili şirketçe davacının tüm hak ve alacakları eksiksiz şekilde ödendiğini, davacının davasını ispatlamaya yarar bir delil sunmadığını, sunamayacağını ve iş bu evrakların dosya arasına alınması halinde dahi hukuken geçerli bir alacak iddiası bulunmayacağından bahisle davacının davasında haksız olduğunun açıkça ortada olduğunu, tüm taleplerinin ve haksız davasının tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice Dava, taraflar arasındaki acente sözleşmesinden alacak talebine ilişkindir. Kaldırma İlamı Öncesi:"Mahkememizce teknik bilgiyi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek usulüne uygun delil avansı ihtarı yapılmış ancak eksiklik süresi içinde giderilmediğinden bilirkişi incelemesi talebinden vazgeçildiği kabul edilerek sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir." denilmek suretiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir. Davacı yanın istinaf etmesi üzerine Mahkememizden verilen 05/12/2023 tarih ve ---- Esas ---- sayılı kararı ---- Bölge Adliye Mahkemesi ------ Hukuk Dairesi'nin 03/07/2025 tarih ve----- Karar sayılı ilamıyla; "Mahkemece, davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle, bilirkişi incelemesinden vazgeçilmiş ise de, davalı tarafında delil listesinde bilirkişi incelemesine delil olarak dayandığı, HMK 324/2 m. uyarınca taraflardan birisi delil avansı yükümlülüğünü yerine getirmezse diğer taraf bu avansı yatırabileceğinden, mahkemece davalı tarafa bu husus hatırlatılarak ve ücretin yatırılması halinde davacı ve davalı ticari defter ve kayıtlarının inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu alınıp gerektiğinde davacı tarafa yemin teklif etme hakkının da hatırlatılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir." denilmek suretiyle Mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma SonrasıMahkememizce 29/6/2021 tarihli (bozma sonrası) ilk celsede, kaldırma ilamındaki eksiklik dikkate alınarak davacı vekiline 6100 sayılı Yasanın 194 ncü maddesine göre delillerinin somutlaştırılması hususunda ara karar tesis edilmek suretiyle ihtarat yapılmasına karar verilmiş mahkememizce düzenlenen 04/12/2025 tarihli ara kararı ile; "Davacı vekiline, davacı şirketin davanın tarafı olmayan 24 banka ve yine davanın tarafı olmayan 5 adet şirketin davalı ile olan 2012-2022 yıllarında imzalanan sözleşmelerin celbine dönük talebinin reddine, davasını dayandırdığını mail kayıtları, sözleşme ve eklerini hangi iddiasının ispatına dayanak olarak gösterdiği hususunda açıklama yapmak ve bunların tamamının FİZİKİ olarak mali/teknik incelemeye esas olmak üzere mahkememize sunması için bir aylık kesin süre verilmesine. Davacı vekiline, delillerini somutlaştırmaması ve belirtilen kayıtları sunmaması halinde bu delillere dayanmış olmaktan vazgeçmiş sayılacağının ve bilirkişi incelemesi yapılmadan dosyanın mevcut deliller ile neticelendiriliğinin ihtarına, (ihtarın işbu ara kararın tebliği ile marifetiyle yapılmasına) " şeklinde ihtar yapıldığı ve anılı ara kararın davacı yana tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı vekilince verilen bir aylık kesin süre dışında beyanda bulunulmuş bir sonraki celseye mazeret sunarak iştirak etmemiş mazeret hususunda davalı vekiline sorulmuş ve davalı vekilince "mazereti kabul etmiyoruz ama takdir mahkemenindir, celse arasında sunulan beyan dilekçesi bir aylık kesin sürenin dışında sunulmuştur, bu nedenle dilekçe içeriğindeki talep ve bayanları kabul etmiyoruz, davacı davasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmemiştir, biz 11/01/2023 tarihli delil dilekçemiz ekinde taraflar arasındaki acente sözleşmesini sunduk sözleşmede fiyatlandırmanın nasıl yapılacağı belirtilmiştir ayrıca 22. Maddesi gereği delil sözleşmesi söz konusundur, celbi talep edilen hususlar ticari sır kapsamındadır, davanın reddine karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunulmuştur. Anılı celsede; kaldırma ilamı öncesinde dosyanın bilirkişiye tevdii hususunda kullanılan ara karar gereği olan delil avansının davacı tarafça yatırılmadığı bu nedenle mali inceleme yapılamadığına dair tutanak tutulduğu anlaşılmakla 6100 sayılı yasanın 324/2 madde hükümleri uyarınca bu hususun davalı tarafa yapılması gerektiğinden; Davalı vekilinden sorulmuş ve davalı vekili beyanında; "davacı tarafça yatırılmayan delil avansını biz de yatırmıyoruz, davacı davasını ispat yükümlülüğü altındadır, ispatı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tüm dosya kapsamında; kaldırma ilamında kabule göre inceleme yapıldığında belirtildiği üzere eksikliğin giderilmesi için karar celsesinde davalı vekilinden, teknik bir bilgiyi içermesi nedeniyle mali inceleme yapılabilmesi için davacı tarafça yatırılması gerekli delil avansını kendilerinin yatırıp yatırmayacağı sorulmuş, davalı vekili delil avansını kendilerinin de yatırmayacağını belirtmiştir. Taraflar arasındaki 2/1/2018 tarihli sözleşmenin 22 nci maddesi gereği münhasır delil sözleşmesi gereği davalı firmanın muhasebe defter ve kayıtları ile sözleşmenin 18 inci maddesinin B bendindeki elektronik posta içeriklerinin kesin delil teşkil edeceği kararlaştırıldığından davacıya yemine teklifinde bulunulmamış, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Sübut bulmayan davanın reddine, 2-HARÇLAR Alınması gerekli 732,00 TL harcın davacı tarafından dava açılışı sırasında yatırılan 170,78 TL peşin harçtan mahsubu ile eksik kalan 561,22 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-VEKALET ÜCRETİ Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-ARABULUCULUK ÜCRETİ Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, 5-YARGILAMA GİDERLERİ a-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, b-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, c-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.