T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/3055 KARAR NO : 2025/2549 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2017/991 Esas - 2022/557 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mah…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2022/3055 KARAR NO : 2025/2549 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2022 NUMARASI : 2017/991 Esas - 2022/557 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 29/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sürücü, işleten ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları .... plakalı aracın 26/09/2015 günü Kınık'ta müvekkilinin idaresindeki ..... plakalı motorsiklete çarpması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, olay nedeni ile sürücünün ceza alarak mahkum olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, tedavi görüp ameliyat olduğunu, müvekkilin sol ayak bileğinde kırık teşhisi konulduğunu, ayağına iki adet platin takıldığından bahisle cismani zarar nedeni ile geçici tam ve sürekli işgöremezlik zararı ile tedavi gideri, yol gideri ve motorsikletteki hasar için şimdilik 10.000.00 TL maddi zarar ile 50.000,00 TL manevi zararın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle sigorta şirketinden, avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;davacının kaza sırasında %48 oranında alkollü olduğunun 26/09/2015 tarihli doktor raporunda belirtildiğini, kazadan saatler sonra doktora götürüldüğü için alkol raporunun gerçeği yansıtmadığını, ayrıca aynı tarihli raporda davacının hiçbir hayati tehlike geçirmediği belirtilmesine rağmen dava dilekçesinde gerçeğe aykırı olarak hayati tehlike geçirdiğinden bahsedildiğini, müvekkilinin aracının kaza tarihinde ZMMS kapsamında olup davacının zararını sigortadan tahsil ettiğini, trafik bilirkişisince verilen bilirkişi raporunda davacının sürücü belgesinin kullandığı aracı kullanmasına uygun olmadığı, başında koruma başlığı bulunmadığı, hususi otomobillerin dışında kalan diğer araçları 0,20 promil üzerinde alkollü olarak kullanmak kurallarına uymadığı belirtilmesine rağmen bu sürücüyü tali kusurlu saydığını, bu raporun gerçeği yansıtmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı..... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle ; maluliyet nedeni ile ödeme yapıldığı başkaca sorumluluklarının olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Kınık Asliye Ceza Mah. 2015/517 esas sayılı dosyası, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu raporu, hasar dosyası Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını gösterir araştırma tutanakları, tanık beyanları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; manevi tazminat yönünden dava konusu kazanın oluş şekli, etkenleri ve özellikleri, kazadaki kusur oranları, kazanın gerçekleştiği tarih, davacının duyduğu elem, tarafların yaşı, ekonomik ve sosyal durumları göz önüne alındığında kaza tarihinde paranın alım gücü de değerlendirilerek manevi tazminata hükmedildiği, ZMMS sigortacısı davalı .... A.Ş. Yönünden ise poliçe ile manevi zarar teminat altına alınmadığından sigorta şirketi yönünden reddine karar verildiği gerekçesi ile " davacın maddi tazminat davasında, dava dışı sulh olunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davasında, davalı..... AŞ yönünden davanın reddine, davalı .... yönünde davanın kısmen kabulüne, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 26/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....' den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının %100 kusurunun raporda ispatlandığından hükmedilen tazminata etkisinin olması gerektiğini, bu miktarın herhangi bir caydırıcılığının olmadığı kanaatinde olduklarını, maluliyetine neden olan kaza nedeni ile yaşamış olduğu sıkıntıların davacıyı ruhsal ve bedensel olarak etkilediğinden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP : Davalı taraf istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E: Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle; davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, maddi tazminat isteminin davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357. Maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye, 2918 Sayılı Kanunun 85. maddesi gereğince motorlu araç işletenine karşı dava açabilir Aynı Kanunun,54 üncü maddesi uyarınca zarar gören maddi zararlarını, 56 ıncı maddesi uyarınca bedensel zarar gören ve yakınları kendisine uygun bir paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. Kural olarak, 6098 Sayılı TBK. 74 maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar).Ancak, maddi olgunun belirlenmesi bakımından HAGB kararı (5271 Sayılı CMK'nun 231 inci maddesi) kesinleşmiş bir ceza hükmü olmadığından, ceza miktarı yönünden verildiği anda kesin olan kararlar maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığından kesin bir hüküm oluşturmadığından hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olmadığının kabulü gerekir. Somut olayda, 26/09/2015 günü saat 19:45 sıralarında davacı sürücü .....' ın sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı motosikleti ile Atatürk Caddesi üzerinde Kınık İlçe merkezi istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan Yeni Sanayi Girişi önlerine geldiği esnada Kınık ilçe merkezi yönünden gelerek sola manevra ile şeridine giren davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki .....plaka sayılı otomobilin sağ ön kısmı ile çarpışması neticesi davaya konusu trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağında zeminde bulunan devamlı düz çizgiye rağmen, otomobilin karşı seyir şeridine kontrolsüz bir şekilde girdiği belirtilmiş, Kınık Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/517 Esas - 2016/191 Karar sayılı 14/04/2016 tarihli kararı ile sanık ...' nin kazada tam kusurlu oluğu kabulü ile hakkında açılan Taksirle Bir Kişinin Yararlanmasına Neden Olma suçundan cezalandırılmasına kesin olmak üzere karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından alınan 16/01/2020 tarihli raporda da özetle; davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobili ile karşı yönde seyir halinde olan araçların seyir durumunu dikkate almaksızın kontrolsüz bir şekilde sola manevra ile karşı seyir şeridine girip düz seyir halinde olan aracın seyir istikametini kapatarak kazanın oluşumuna %100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğu görüşü ile rapor düzenlenmiştir. Bu hali ile davacının bedensel yaralanmasından kaynaklanan manevi zararından tam kusur oranına göre davalının davacıya karşı sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. Kural olarak, maddi tazminat yönünden maluliyetin tespitinde yerleşik uygulamalar ve Yargıtay kararları gereğince trafik kazasının gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan tüzük veya yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranı ve iyileşme süresinin tespiti gerekir. Manevi tazminat yönünden ise; raporun hükme yeterli nitelikte olup olmadığı hususu somut olayın özelliğine göre Mahkemece belirlenir. Ege Ünv. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen raporda trafik kazası nedeni ile davacının yaralanması neticesinde geçici iş göremez olduğu sürenin 6 aya kadar uzayabileceği sürekli işgöremezlik oranını ise %8 nispetinde bulunduğu kanaatini bildirmiştir. 6098 Sayılı TBK'nın "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi; Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Anılan madde kapsamında yer alan indirim sebeplerinden bir kısmı; zarar verici fiile rıza, ortak veya kişisel kusurdur. Zarar gören, zararlandırıcı olayın sebep olacağı zarara önceden razı olabilir. Zarar gören, zarara açık veya örtülü bir irade beyanıyla razı olabileceği gibi, rızanın, diğer bir takım olgulardan da çıkarılması mümkündür. Zarar görenin bu kusuru, illiyet bağını kesmeyecek yoğunlukta ise tazminattan bir indirim sebebidir. Burada da hâkim, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, hakkaniyet düşüncesiyle indirim yapabilecektir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. Bu yolda indirim yapılabilmesi için herhangi bir talebin bulunması da şart değildir. (Yargıtay 17.HD 2015/4610 E - 2018/307 K sayılı 29/01/2018 tarihli kararı) 2918 Sayılı Yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre motorsiklet sürücüsünün kask takmaması kazanın gerçekleşmesinde etken sebep olmayıp, kaza sonucunu ağırlaştıran müterafik kusurlardandır. Somut olayda, davacının kaza anında koruyucu ekipman olarak kask takıp takmadığı belirlenmemiş ise de, dosyaya alınan tedavi evrakına göre maluliyetinin ayak bölgesinde meydana gelen yaralanmaya bağlı olarak geliştiği açık olmakla manevi tazminat miktarının tayininde meydana gelen netice yönünden kask kullanılmamasının zararın ağırlaşmasına neden olduğu kabul edilmeyeceğinden kask takılmamasının sonuca etkisi olmayacağı ve müterafik kusur indirim sebebi olmadığından tazminat miktarının belirlenmesine etkisi olmayacaktır. Manevi tazminat miktarına gelince, 6098 Sayılı TBK'nun 56 maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, tarihindeki davacının yaşı, davalı sürücünün asli kusurlu olduğuna ilişkin ceza mahkemesi kararı, talep edilen tazminatın ceza dosyasındaki kusura göre istenmesi, maluliyetine neden olan yaralanmanın sol tibiada meydana gelmiş bulunması ve kalıcı maluliyete sebep olması, davacı hakkında 6098 Sayılı TBK'nun 51 ve 52. maddeleri gereğince indirim yapılması gerektirir hal bulunmaması, davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, hastanede yatış süresi, iyileşme süresi, yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde; İDM'ince hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı az olup, daha üst düzey manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Dairemizce, 40.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilerek, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle; davacının maddi tazminat davasında, dava dışı sulh olunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının manevi tazminat davasında, davalı ..... AŞ yönünden davanın reddine, davalı ... yönünde davanın kısmen kabulüne, 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi 26/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/991 Esas - 2022/557 Karar sayılı, 07/06/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a-Davacının maddi tazminat davasında, dava dışı sulh olunması nedeniyle KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, b-Davacının manevi tazminat davasında, davalı .... AŞ yönünden davanın REDDİNE, c-Davalı ... yönünde davanın KISMEN KABULÜNE, 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi 26/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, ç-Alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcından davacının yatırdığı 204,93 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 2.527,47 TL'nin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, mahsubuna karar verilen 204,93 TL'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı tarafından yapılan 1.222,93 TL yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, e-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden hesaplanan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, f-Anayasa mahkemesinin 25/12/2024 tarih, 2024/29 Esas - 2024/226 Karar sayılı kararı uyarınca kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, g)Manevi tazminat davasında reddedilen miktar yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davalı .... A.Ş yararına takdir olunan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan 45,00 TL istinaf yargılama giderinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının yatırana iadesine, 7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 29/12/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.