T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:17/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:10/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi ARA KARAR TARİHİ:17/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tazminat GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:10/03/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Başkanın görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin davalının ablasının eşi olduğunu, davalı ... müvekkilinin eşinin de hissedar olarak bulunduğu Alanya ilçesi ... mahallesindeki taşınmazdaki kendi hissesini 3. Bir kişiye satış yolu ile temlik ettiğini, ardından yeni hissedarın ortaklığın giderilmesi davası açarak diğer hisseleri de satın alacağı yönünde duyumlar almaları üzerine davalı ile görüşmeler yapıldığını, davalının kendi kredibilitesinin yüksek olduğunu, ata malına yabancı hissedar girmesinde kendisinin hatasının olduğunu, yardım etmek istediğini ve şufa bedelini temin etmek hususunda yardımcı olacağını belirterek müvekkilinin eşi ve dava dışı kardeş ...'i şufa davası açmaya zorladığını ve akabinde davalının avukatı aracılığıyla Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde şufa davası açıldığını, davalı ile aralarındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle çok güvenen müvekkilinin kendisine bir zarar gelmeyeceği düşüncesiyle 9.500.000,00-TL bedelli senedi imzaladığını, davalı daha sonra "siz başınızın çaresine bakın ben size yardımcı falan olamam" şeklinde beyanda bulunduğunu, hile ile aldığı senedi de kastederek tehditle para istemeye başladığını, daha sonra davalı senedi kendi adına olacak şekilde doldurarak Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından 2.200.000,00-TL için müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı aldığını ve akabinde Alanya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E (yeni esas Alanya İcra Müdürlüğü ...) sayılı dosyası ile esas takibe geçtiğini, müvekkilinin malvarlığına ve banka hesaplarına haciz koyulduğunu, müvekkilinin bu durumu öğrenmesi üzerine, Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas ( ... Esas) sayılı dosyası ile menfi tespit talebi ile dava açtığını, yine davalı hakkında Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduğunu, menfi tespit yargılamasında, ilk derece Mahkemesinin davanın reddine dair kararı, davalı hakkında ceza yargılamasının devam ediyor olması ve başkaca nedenlerle Yargıtay 11 HD ... E ... K sayılı kararı ile bozulduğunu, bozma üzerine dosyanın Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ... E sırasına kaydı yapılmış ve yargılama sonucunda, "davacı tarafından davalı hakkında açılan menfi tespit davasının kabulüne, davacının davalıya alanya icra dairesinin ... esas sayılı dosyadaki dayanak 9.500.000,00 tl tutarındaki bono ile ilgili olarak borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, icra aşamasında davacı tarafça davalıya ödenen 2.510.161,66 tl nin ödeme tarihi olan 14/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verildiğini, menfi tespit taleplerinin kabulüne dair karar Yargıtay 11HD ... E ... K sayılı 05.11.2024 tarihli kararı ile onandığını ve kesinleştiğini, Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile açılan kamu davası neticesinde davalının müvekkiline karşı gerçekleştirdiği ve suç teşkil eden eylemleri nedeniyle Mahkemenin 2023/2 Karar sayılı 12.01.2023 tarihli kararı ile "sanık ...'in üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği sabit görüldüğünden ... sayılı tck’nın 158/1-d maddesi uyarınca ... cezalandırılmasına" kararı verildiğini ve kararın üst Mahkeme incelemesinden geçerek kesinleştiğini belirterek, ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile dava değeri olan (HMK 107) 1.000.000,00-TL ye yeter miktarda davalı ...'ın taşınır ve taşınmaz mal ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, geçici ödeme taleplerinin kabulü ile tensip ile birlikte TBK 76. Maddesi gereği şimdilik dava değerinden az olmamak üzere ya da mahkememizce uygun görülecek miktarda taraflarına geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "... Davacının ihtiyati haciz talebi yönünden; İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına geçici olarak el konulması olarak tanımlanmaktadır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların gerçekleşmiş bulunması gerekir. İİK'nın 258/1. maddesinin ikinci cümlesinde "Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur." şeklinde yapılan düzenleme ile alacaklının ihtiyati haciz talep edebilmesi ve ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve istenebilir olduğunun tam ve kesin olarak ispat edilmesi gerekliliği aranmamış, bu konuda mahkemeye kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli kabul edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde bir kısım mahkeme kararları sunmuş ise de; tek başına alacağın varlığına kanıt olmaması, davacının talebinin yargılamayı gerektirmesi, davacının davalıdan talep edebileceği muaccel hale gelmiş bir alacağı olup olmadığı konusunda ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek nitelikte delil olmaması, 2004 sayılı İİK 257. maddesi şartları oluşmaması nedeni ile talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının geçici ödeme talebi yönünden; Geçici ödeme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun'nun 76. maddesinde ''zarar gören iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği taktirde hakim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminattan mahsup edilir. Tazminata hükmedilmezse hakim davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir'' şeklinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 76. maddesi özelliği itibariyle geçici hukuki himaye tedbiri niteliğinde olup, şartlarının oluşması açısından yaklaşık ispat kurallarına tabidir. Davacı vekili dava dilekçesinin ekinde bir kısım mahkeme kararları sunmuş ise de; yaklaşık ispat koşullarının oluşmaması nedeniyle talebinin bu aşamada reddine " karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin açıkça zarara uğradığını, davadaki haklılığın yaklaşık olarak değil tam olarak ispat edildiğini, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, ihtiyati haciz talebinin ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış olmakla; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 10/03/2026 ...