9. Hukuk Dairesi 2025/9165 E. , 2026/4 K. "" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/745 E., 2025/2095 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 5. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/351 E., 2024/11 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikt…
9. Hukuk Dairesi 2025/9165 E. , 2026/4 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/745 E., 2025/2095 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 5. İş Mahkemesi SAYISI: 2019/351 E., 2024/11 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 24.06.2005-28.02.2018 tarihleri arasında davalı Şirkette müdür olarak çalıştığını, baskı, zorlama ve muvaazalı sözleşme ile acente olarak gösterildiğini ancak müdür olarak çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin acente sözleşmesini imzaladıktan sonra aynı şubede müdür olarak çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, 29 Ekim, 1 Mayıs ve 1 Ocak dışındaki ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin görevli ve yetkili olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 24.06.2005-28.02.2018 tarihleri arasında çalıştığı, emsal ücret araştırmaları ile davacının yaptığı iş dikkate alındığında ücretinin tanık beyanı doğrultusunda net 5.500,00 TL olarak kabulü gerektiği, kıdem ve ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde iş sözleşmesinin feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, dosyaya ücretin ödendiğine dair yazılı belge sunulmadığından 9 aylık ücret alacağı hesabının kabulüne karar verildiği, tanık beyanları doğrultusunda fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının hesaplandığı, davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki sözleşmenin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 102. maddesinde tanımlanan acentelik sözleşmesinin unsurlarını taşımadığı, davacı ile davalı Şirket arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğu, davacının yıllık izinlerini kullandığının ya da ücretinin ödendiğinin ispat yükü üzerinde olan davalı işveren tarafından ispat edilemediği, yine aynı şekilde ispat yükü üzerinde olan işveren tarafından davacının 9 aylık ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacının tüm çalışma süresi boyunca davalının emir ve talimatları doğrultusunda hareket ettiğinin dosya kapsamı itibarıyla davacı tarafça ispat edildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Yıllık ücretli izin alacağının eksik hesaplandığını, b. Fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının çalışma döneminde ücrete göre yeniden hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Ücretin hatalı belirlendiğini, b. Davacının acente olduğunu, c. Davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde acente süreci içerisinde davacı tarafından yapılan giderlerin tespiti amacıyla ek rapor alınması taleplerinin gerekçelendirilmeden reddedildiğini, d. Davacının izin kullanmadığı, son 9 aylık ücretini almadığı ve aynı dönemde fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerini almadığı yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bunun tek açıklamasının davacının acente olması olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi mi yoksa geçerli bir acentelik sözleşmesi mi bulunduğu, sonucuna göre dava konusu alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.