TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2025 NUMARASI : 2019/836 Esas, 2025/491 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1582 KARAR NO : 2026/389 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/05/2025 NUMARASI : 2019/836 Esas, 2025/491 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ : 31/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; taraflar arasında düzenlenen vinç kurulumu sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan tazminat davası, Birleşen birleşen Anadolu 2.ATM'nin 2022/130 esas sayılı aynı sözleşmeden kaynaklı menfi tespit davası, İstanbul Anadolu 7.ATM'nin ... esas sayılı dosyasıdavasıda aynı sözleşmeden kaynaklı faturaya başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin asıl davanın kanıtlanamaması nedeni ile reddine, birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM' nin ... esas sayılı davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu 4. İcra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, alacağın tespiti yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, birleşen İstanbul Anadolu 2. ATM' nin 2022/130 esas sayılı davanın hukuki yarar bulunmaması sebebi ile HMK 114/1-h Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili: Müvekkili ile davalı...-... arasında 40 ton ... işinin yapılması, kullanıma hazır halde teslim edilmesi ile ilgili sözleşmenin 23.02.2018 tarihinde sözleşme imzalanmış olduğunu, müvekkili bu sözleşme kapsamında davalıya 469.510,20 TL ödeme yaptığını, ancak davalının üstlendiği işi sözleşmede belirtilen şekilde yerine getirmediğini, vinç imal edilerek mahalline kurulmuş ise de yasal mevzuata uygun kullanıma hazır şekilde teslim edilmemiş olduğunu, uygun aparat kullanılmadığından ikiye yamulması üzerine tekrar aparatlar yenilenmiş fakat bu defa da aparatlar boşaltma yapmadığını, davalı ise boşalttığını iddia ettiğini, müvekkili tarafından yüklenici firmaya sorunlar aktarılmış ve vinçteki eksikliklerin giderilmesi istenmişse de ilgilenilmemiş olduğunu, davalı tarafından yapılan işin 6331 sayılı yasa uyarınca kontrolu için TMMOB Makine Mühendisleri Odasından kontrol raporu düzenlenmesi istenildiğini, yapılan test ve değerlendirmeler sonucunda çalışamaz düşülmüş olduğunu, İhtara rağmen davalının ilgilenmemesi üzerine vincin çalışır hale getirilmesi için ASM .... Ltd.Şti.ne masraflar müvekkili tarafından karşılanarak iş yaptırıldığını, bu hususta 271.429,50 TL masraf yapıldığını, davamızın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile davalı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin feshine, davalıdan sözleşmenin 10. Maddesi son fıkrasına göre günlük 250,00 TL den şimdilik toplam 26.500,00 TL gecikme cezasının 15.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, Kum indirme işinin dizel makine ile yapılmasından dolayı ton başına yaklaşık 1,50 TL daha fazla maliyete katlanılmasından şimdilik 2.000,00 TL 15.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, günlük 2.500 ton yerine 1.500 ton kum indirilerek sevkiyat yapılabildiğinden yoksun kalınan kazanç kaybı için şimdilik 5.000,00 TL kazanç kaybının 15.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, ayrıca müvekkilinin ekstra harcamak zorunda kaldığı 271.429,50 TL miktarın fatura tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili firmaya verilmesine karar verilmesinin vekaleten talep ve dava etmiştir Davalı vekili: Sözleşme konusu vincin eksik bırakılan veya mevzuata aykırı olarak yapıldığı iddia edilen işlerin davalı müvekkil firma tarafından tamamlanması için davacı tarafından davalı müvekkile gönderilen Edirne 5. Noterliğinin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi belirlenen adrese gönderilmemiş olduğunu, taraflar arası, olası bir uyuşmazlık halinde tarafların yazışma adresleri dava konusu sözleşme ile açıkca hükme alınmış olmasına rağmen, davacı tarafça balçık mah. ceren sk. no:1 gebze/kocaeli adresine gönderilen Edirne 5. Noterliğinin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi davalı müvekkiline tebliğ edilmemiş olduğunu, iş dava ile haberlerinin olduğunu, bu durum davacı tarafın haksız iddialarının ispatı açısından maddi ve hukuki hiçbir temeli bulunmayan davasına hukuka aykırı delil oluşturma çabası içerisinde olduğunun göstergesi olduğunu, kabulü taraflarınca mümkün olmadığını, mahkemeye sunulan sözleşmenin asıl sözleşme olmadığını, asıl protokolü mahkemeye sunacak olduklarını, bu durumun dahi davacı firmanın kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, gerçek sözleşmede tarafların anlaşmış olduğunu, davacının sunmuş olduğu sözleşmede bu madde değiştirilmiş ve sözleşmenin imzalanmasından sonra ilk ödemeyi takip eden 60 iş günü içerisinde denildiğini, davacı firmanın basiretli bir tacir gibi hareket etmemi olduğunu, kendi sorumluluğunda olan ... yolunda tespit edilen hata ve eksiklikleri gidermemiş olduğunu, bunun yerine müvekkili firmaya kusur yükleme amacına düştüğünü ve nihayetinde de müvekkili firmanın bakiye 11.800,00-TL alacağını ödemediğini, bunun üzerine müvekkili firma alacağının tahsili için İstanbul 18. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile 03/04/2019 tarihinde takibe geçtiğini, İşbu takibe davacı tarafından itiraz edilmiş olduğunu, davalı müvekkili haklı alacağının tahsili amacıyla takibe geçince davacı tarafından haksız davasına delil oluşturma amacına düşüldüğünü, keşide edildiğini iddia ettikleri ihtarname tarihleri de bu durumu açıklar nitelikte olduğunu, davacı şirketin üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, sözleşmede belirtilen ödemeyi yapmamış olduğunu, ... Yolunu zamanında yapmamış, müvekkili firmaca tespit edilen eksik ve hatalı işleri gidermediğini, haksız davasına hukuka aykırı delil oluşturmuş olduğunu, taraflarca akdedilmiş sözleşme maddeleri üzerinde değişiklikler yapıldığını, bu nedenle de dava konusu sözleşmenin feshini, cezai şart, maddi zarar, kazanç kaybı ve 3. Firmaya ödemiş oldukları bakiyenin tahsili adı altında talep ettiği alacak kalemlerine hak kazanması hukuken mümkün olmadığını, belirtilen tüm hususların, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını, davacının kötü niyetli ve haksız olarak bu davayı açtığını açıkça ispatlamadığını, davacı tarafça müvekkili firmaya yönlendirilen haksız ve mesnetsiz taleplerin yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 7. Asliye Ticaret mahkemesinin birleşen dosyada davacı vekili dilekçesinde: Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisinin kurulduğunu , dava dilekçesine ekli sözleşme, faturalar ve cari hesap ekstresi bakiye alacak tahsil edilemeyince müvekkili şirket adına İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını , davalı şirketin herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine yetkiye ve davalı borçlunun itirazlarının davacı müvekkilinin haklı alacağını sürümcemede bırakmaya yönelik olup reddinin gerektiğini , taraflar arasında imzalanmış olan 23.02.2018 tarihli ... Sözleşmesinin 13. Maddesi gereği yetkili olduğunu ve davalı borçlunun yetki itirazının da reddi gerektiğini sayın mahkemeye bildirdiğini , müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında davalı şirketin 11.800,00 TL. ( asıl alacak ) müvekkili şirkete borçlu olduğunun anlaşılmış olduğundan, icra takibi öncesi ve sonrasında davalı borçlunun borcunu ödememekte ısrar ettiğini, bu açıklanan nedenlerle borçlunun icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali için dava açma zarureti doğduğunu , fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle davanın kabulüne, davalı borçlunun İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü” nün ... E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile % 20 den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ; müvekkilinin kaba kum, perdah kum ticareti yaptığını, müvekkil şirket ile davacı arasında 23.02.2018 tarih, 28.03.2018 imalat onay tarihli ... sözleşmesi mevcut olduğunu , bu sözleşmeye göre davacının , 45 gün içerisinde sözleşme konusu işlerin yapımı ve kullanıma hazır hale getirilmesini üstlendiğini , akabinde Müvekkili şirket tarafından 28.02.2018 tarihinde 104.000,00 TL ve 27.02.2018 tarihinde 75.000.00 TL bedelli çek ile sözleşmenin 8. Maddesi ile mutabık kalındığı üzere ödeme yapıldığını , sonraki dönemlerde de davacıya yapılan ödemelerle birlikte müvekkilinin — sözleşmede belirtilen şekilde 469.510,20 TL ödeme yapmış olduğunu , müvekkilinin sözleşme dolayısıyla üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş ise de davacının , sözleşmede belirtilen edimini imal ederek kurulumunu mahalline geç yaptığını , vincin kurulumu gerçekleştikten sonra uygun aparat kullanılmadığından vincin yamulması üzerine davacının bu aparatları yenilediğini fakat bu kere de aparatların boşaltma yapmadığını , davacı tarafından imal edilen ve montajı yapılan vincin hidro motorlarının" küçük geldiği için sıkıştığından yürümemiş olduğunu, vince taktıkları motorları ve tamburu küçük geldiğinden halat kaçırdığını, bu nedenle frenlerde de kaçırma olduğundan vincin kaldıracağı konteynerlerin yere düştüğünü, bunun gibi birçok arıza, iş kazası tehlikesi yaşandığını, müvekkilinin işlerinde aksama sonucu maddi zararlar doğduğunu, davacıdan ayıplı imalatı gidermesinin talep edildiğini, fakat imalattan kaynaklanan bu arızaların giderilmediğini, müvekkilinin de işlerinde daha fazla aksama yaşanmaması için ... isimli servisi çağırdığını , arıza ve sorun tespiti yapıldığını, 02.01.2019 tarihli servis tutanağı düzenlendiğini, yine işletmedeki rutin kontrollerin yapılabilmesi için TMMOB tarafından 6331 sayılı yasa uyarınca yapılan denetlemelerde sözleşme konusu vinçte yapılan test ve değerlendirmeler sonucunda vinç için "ÇALIŞAMAZ" raporu düzenlendiğini, TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından düzenlenen vinç kontrol raporunda da açıkça kontrol edilen vincin mevcut şartlarda kullanımının sakıncalı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır, denilerek davacının imal ve montajını yaptığı portal vincin kullanımının mümkün olmadığının belirtildiğini, Müvekkili şirketin, gerek ... firması tarafından yapılan tespit ve gerek TMMOB tarafından yapılan kontrollerle, davacı tarafından yapım işi üstlenilen portal vincin kullanımının mümkün olmadığı anlaşıldığından; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine göre eksik bırakılan ve ayıplı şekilde imal edildiğinden mevzuata aykırı yapılan işlerin tamamlanması için müvekkili” firmanın sözlü talepleri ve ikazlarının sonuçsuz kaldığından davacıya, ayıplı işlerin gideriminin sağlanması, gerekli tedbirlerin alınması, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmesi için Edirne 5. Noterliği" nin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iki gün içinde yapılan işin eksiklik ve ayıplarının giderilmesi, aksi halde eksikliklerin müvekkili firma tarafından yerine getirileceğinin ihtar edildiğini , söz konusu ihtarnamenin 23.05.2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiğini, davacının, sözlü uyarı ve ihtara rağmen sözleşmeden ve kanundan doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından şirket daha fazla maddi zarara uğramaması için kullanılmayacak durumda olan ve şantiye alanında iş kazası yaşanması tehlikesi dahi yaratan vinçteki eksikliklerin ... Ticaret Limited Şirketi isimli firmaya yaptırılmak suretiyle giderildiğini , müvekkilinin ayıp ve kusurların giderilerek vincin çalışır yasal mevzuata uygun hale getirilmesi için ekstra harcadığı 271.429,50 TL bedele ilişkin fatura örneğinin ekte mevcut olduğunu izah ederek davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir. İstanbul Anadolu 2.ATM'nin 2022/130 Sayılı dosyasında, davacı vekili; müvekkili ile davalı firma arasında 23/02/2018 imza tarihli ‘‘... Sözleşmesi’’ başlıklı sözleşmenin akdedildiğini, davalı firmanın sözleşme gereği edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, bu hususa ilişkin olarak davalıya Edirne 5. Noterliğinin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını, dava konusu sözleşme kapsamında davalı firmaya 469.510,20-TL ödeme yapıldığını ve daha sonra ise farklı bir firmaya sözleşme konusu vincin eksik kısımlarını 271.429,50-TL ’ye yaptırılmış olduğunu ve nihai olarak da uyuşmazlığa konu sözleşmenin ne kadarının davalı firma tarafından ifa edildiğini, söz konusu vinç için yapılan harcamalar nedeniyle davalı firmanın davacıya ne kadar borçlu olduğunu ve davacının İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında davalıya takip tutarı olan 11.800,00-TL borçlu olmadığının HMK 107. Maddesi kapsamında ileride arttırılmak üzere şimdilik 11.800,00-TL üzerinden tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı taraf her ne kadar İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyası kapsamında davalı müvekkile takip tutarı olan 11.800,00-TL borçlu olmadığının tespitini Sayın Mahkemeden talep etmişse de söz konusu takip dosyasına ilişkin olarak itirazın iptali istemli olarak tarafımızca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile dava açılmış olup söz konusu yargılama neticesinde davacı tarafın davalı müvekkile borçlu olup olmadığı hususu karara bağlanacağını, bu noktada davacının iş bu davasında hukuki yararı bulunmadığını, ve yine davacı taraf dava dilekçesinde sözleşme konusu vincin eksik kısımlarını 271.429,50-TL’ye üçüncü firmaya yaptırdığını iddia etmiş ve davalı müvekkilden bu bakiye talep edilmişse de, öncelikle davacı tarafın dava dilekçesinde ki taleplerine ilişkin olarak bizzat davacı tarafından açılmış olan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/836 E. sayılı dosyası ile yargılama devam etmekte olup dava dosyası bilirkişi incelemesi aşamasında ve dava dosyası derdest olduğunu, hal böyle iken davacının iddia ve talep etmiş olduğu hususlarda iki farklı mahkemede devam etmekte olan derdest dava dosyaları mevcutken davacının üçüncü bir dava dosyası ile aynı sözleşmeye ilişkin ve aynı konu üzerinden yeni bir dava açması hukuk kurallarına uygun olmadığını, bu sebeple iş bu davanın açılmasında davacının hukuki yararı olmadığını, zira davacının dava dilekçesi de usulen kabul edilebilir mahiyette olmayıp ayrıca reddini istemiştir. Mahkemece 28/05/2025 tarihli karar ile, asıl davanın kanıtlanamaması nedeni ile reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM' nin ... esas sayılı davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu 4. İcra dairesinin ... esas sayılı icra dosyasında davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, Alacağın tespiti yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine, Birleşen İstanbul Anadolu 2. ATM' nin 2022/130 esas sayılı davanın hukuki yarar bulunmaması sebebi ile HMK 114/1-h Maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle, eksik bırakılan ve ayıplı şekilde imal edildiğinden mevzuata aykırı yapılan işlerin tamamlanması için sözlü talepleri ve ikazları da sonuçsuz kaldığından davalıya, ayıplı işlerin gideriminin sağlanması, gerekli tedbirlerin alınması, sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmesi için ihtarname gönderildiğini, dosyada mevcut Edirne 5. Noterliği'nin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile iki gün içinde yapılan işin eksiklik ve ayıplarının giderilmesi, aksi halde eksikliklerin müvekkil firma tarafından bir başka firmaya yaptırılarak giderileceğinin ihtar edildiğini, söz konusu ihtarname 23.05.2019 tarihinde davalı tarafa tebliğ edildiğini, davalı, sözlü uyarı ve ihtara rağmen sözleşmeden ve kanundan doğan yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmediğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/836 E., 2025/491 Karar sayılı dosya yönünden, istinafa konu yerel mahkeme kararında kök bilirkişi raporunu ve 3 ek bilirkişi raporundaki tüm tespitleri göz ardı ederek, her ne kadar gerekçeli kararda davacı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğine kanaat getirilmiş ise de tarafımızca dinletilen tanık beyanları bilirkişi raporu ile örtüştüğü halde izah edilmeyen hususlara itibar ederek hatalı hüküm tesis edildiğini, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Nolu dosya yönünden, işbu istinafa konu davanın davacısı ...- ... Makine tarafından müvekkilin 11.800,00-TL bakiye borcu kaldığından bahisle İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğü'nde ... E. nolu icra takibi başlatılmış ise de tarafımızca yapılan itiraz üzerine itirazın iptali davası açıldığını, ancak İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/836 E. Nolu dosyasına ilişkin istinaf gerekçelerimizde de açıkladığımız üzere müvekkil ödemeye ilişkin edimini fazlasıyla yerine getirdiğini, ancak davacı yüklenici, eser sözleşmesinden doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu halde kullanılması hiç mümkün olmayan, açık ayıp ve ihtarlara rağmen ayıpları ve kusurları gidermeyen davacıya, müvekkil tarafından fazla ödeme yapılmış olduğunu, müvekkil yerel mahkemenin hatalı kararı sebebiyle hem dava dışı ASM firmasına eseri tamamlatarak yaptığı masrafın bedeline ilişkin zararlarından mahrum kalmış hem de davacı ... firmasına fazla ödeme yapmış olduğunu, müvekkil hiç kullanılmayan ayıplı esere 2018 yılında 469.510,20-TL ödeme yaptığını, davacı, yapmayı üstelendiği işi tam ve gereği gibi yerine getirmemesine rağmen müvekkil tarafından fazla ödeme yapıldığını, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/65 E. Nolu dosya yönünden, taraflar arasındaki sözleşme 23.02.2018 tarihinde imzalanarak 26.03.2018 imalat onay tarihinde yürürlüğe girmiş, 45 gün içerisinde (10.05.2018) tarihine kadar işin tamamlanacağı hususunda anlaşıldığını, akabinde Müvekkil şirket tarafından 28.02.2018 tarihinde 104.000,00 TL ve 27.02.2018 tarihinde 75.000,00 TL bedelli çek ile davalı şirkete sözleşmenin 8. maddesinde belirtildiği şekilde ödeme yapıldığını, daha sonra yapılan ödemeler ve cari hesap tablosuna ilişkin belgelerin ekte sunulduğunu, bu sözleşme konusu iş için davalıya toplam 469.510,20 TL ödeme yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici , davalı ise iş sahibidir. Asıl davada dava dilekçesi, taraflar arasında 23.02.2018 tarihli ... sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında davalıya 469.510,20 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının edimini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirmediğini, vinçte ayıp ve eksiklikler bulunduğunu, bu nedenle eksik işlerin üçüncü kişiye yaptırıldığını, uğranılan zarar, cezai şart ve diğer alacakların tahsilini talep etmiştir.Asıl davada cevap dilekçesinde, sözleşme kapsamındaki edimlerin yerine getirildiğini, vinç imalat ve montajının tamamlandığını, davacının iddia ettiği ayıp ve eksikliklerin gerçeği yansıtmadığını, varsa eksikliklerin kullanım ve dış müdahaleden kaynaklandığını, davacının taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas dava Dilekçesinde, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen cari hesap ve sözleşme gereği alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. Cevap Dilekçesinde, icra takibine konu alacağın bulunmadığını, sözleşme kapsamında davacının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, bu nedenle borçlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen Dava İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/130 Esas Dava Dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalıya yapılan ödemelere rağmen işin eksik ve ayıplı şekilde yerine getirildiğini, eksik işlerin üçüncü kişiye yaptırılması nedeniyle zarara uğrandığını, bu kapsamda İstanbul Anadolu 4. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu borçtan sorumlu olunmadığının tespiti ile taraflar arasındaki hesaplaşmanın yapılmasını talep etmiştir.Birleşen Dava Cevap Dilekçesinde, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, ayrıca davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkeme, taraflar arasında 23.02.2018 tarihli ... sözleşmesi bulunduğu, davacının sözleşme kapsamında çeşitli bedeller ödediği ve vincin ayıplı olduğu iddiasıyla tazminat taleplerinde bulunduğu, davalının ise edimini sözleşmeye uygun şekilde yerine getirdiğini ve davacının borçlu olduğunu savunduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, taraf beyanları ve ticari defter kayıtlarının birlikte değerlendirildiği, davacının iddialarını ispatlayamadığı, buna karşılık davalının ticari defterlerine göre davacının 11.800,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, menfi tespit talebi yönünden davacının hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davanın reddine, birleşen İstanbul Anadolu 7 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020 670 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının kabulüne ve takibin devamına, birleşen İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022 130 Esas sayılı dosyasında açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında 23.02.2018 tarihinde akdedilen sözleşme ile davalı yüklenici ... Sanayi tarafından davacı ... Ltd Şti için 40 ton kapasiteli portal vincin imalatı ve montajının yapılarak çalışır ve kullanıma hazır şekilde teslim edilmesinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin konusunun vinç sistemi ile birlikte kedi grubu, çift kiriş gövde, başlık grubu, yürüyüş sistemi, enerji sistemi ve konteyner kaldırma aparatını kapsadığı, sözleşmenin 3 maddesinde işin ilk ödemenin yapılmasını takiben 60 gün içerisinde tamamlanmasının öngörüldüğü, sözleşme bedelinin 260.000 TL + KDV olarak belirlendiği ve bu bedelin belirli oranlarda peşin ve vadeli çeklerle ödeneceğinin düzenlendiği, yüklenicinin işi bizzat yapma ve sözleşmeye uygun şekilde teslim etme borcu altında olduğu, montaj ve teslim sonrası bir yıl süreyle ücretsiz arıza giderme yükümlülüğünün bulunduğu ve arıza halinde kısa sürede müdahale edeceğinin kararlaştırıldığı, iş sahibinin montaj için gerekli vinç temini ve bazı lojistik hususları sağlamakla yükümlü olduğu, sözleşmede gecikme halinde günlük cezai şart öngörüldüğü, tarafların sözleşmeye aykırı davranmaları halinde ihtar ile fesih imkanı bulunduğu, tebligat adreslerinin belirlendiği ve uyuşmazlık halinde Tuzla mahkemeleri ve icra dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmıştır. Asıl davada davacı tarafından Edirne 5 Noterliğinin 15.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasında akdedilen 23.02.2018 tarihli sözleşme kapsamında imal ve teslim edilen portal vincin sözleşmeye ve mevzuata uygun olmadığı, TMMOB Makine Mühendisleri Odası raporuna göre çalışamaz durumda bulunduğu, bu nedenle ayıplı ve eksik imalatın giderilmesi ve işin sözleşmeye uygun şekilde tamamlanmasının ihtar edildiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren iki gün içinde gereğinin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceğinin bildirildiği, eksikliklerin üçüncü kişiler aracılığıyla giderilmesi halinde doğacak masrafların muhataptan tahsil edileceğinin ve ayrıca uğranılan zararlar ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın talep edileceğinin ihtar edildiği anlaşılmıştır.Kök rapor ile 1 ek 2 ek ve 3 ek bilirkişi raporlarında dava konusu vincin sözleşmeye uygun şekilde teslim edilmediği ve eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilerek davacının gecikme cezası ve yoksun kalınan kar talepleri yönünden sözleşmedeki günlük ceza miktarı ve teslim kapasitesi esas alınmak suretiyle 10.05.2018 ile 15.09.2019 tarihleri arasındaki dönem için hesaplamalar yapılmış, taraf itirazları doğrultusunda özellikle gecikme cezası ve faiz hesabı ile kar kaybı hesaplamalarında farklı değerlendirmelere yer verilmiş ve aynı dönem için hem cezai şart hem kar kaybı talebinin TBK 180 kapsamında birlikte değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki bilirkişi kök, ek ve ikinci ek raporlarında, dava konusu eserin ayıplı olduğu, ayıpların açık ayıp niteliğinde bulunduğu ve teknik tespitlerin bu yönde istikrarlı olduğu, ayıpların yükleniciden kaynaklandığının belirtildiği, ayrıca giderim bedelinin hesaplandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece asıl dava yönünden, dava konusu portal vincin 25.06.2018 tarihinde kurularak davacının kullanımına bırakıldığı, davacı tarafından ileri sürülen ayıp ve eksikliklerin açık ayıp niteliğinde olduğu, buna rağmen TBK 477 maddesi uyarınca makul süre içerisinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı, uzun süre kullanım sonrasında yapılan bildirimlerin dikkate alınamayacağı, dosyada yer alan tutanaklar, yazışmalar ve tanık anlatımlarına göre ayıp ve eksikliklerin davalıdan kaynaklandığının kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği, bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamındaki diğer delillerle uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, bu nedenle rapora itibar edilmediği ve sonuç olarak davacının ispat yükünü yerine getiremediği gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Asıl dava yönünden, davacının sözleşmeye aykırılık ve ayıplı ifa iddialarını TBK 477 kapsamında süresinde ve usulüne uygun şekilde ihbar ettiğini ispat edemediği, ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu ve davacının bunları teslim ve deneme aşamasında öğrendiği halde gerekli bildirimi yapmadığı, ayrıca hükme esas alınması istenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle uyumlu bulunmadığı ve mahkemece bu nedenle hükme esas alınmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Birleşen İstanbul anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas yönünden davacı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklanan edimini yerine getirdiği, davalının bakiye iş bedelini ödemediği, alacağın varlığı ve miktarının dosya kapsamında sabit olduğu ve icra takibine yapılan itirazın haksız bulunduğu, ilk derece mahkemesinin kabul kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/130 esas yönünden davacının aynı sözleşmeden kaynaklanan taleplerini derdest bulunan davalarda ileri sürebilecek durumda olduğu, bu nedenle menfi tespit davası açmakta korunmaya değer hukuki yararının bulunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/05/2025 tarih ve 2019/836 Esas, 2025/491 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.846,20 TL'nin mahsubu ile fazla yatan 1.114,20 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 31/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.