T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/791 Esas KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2020/185 Esas, 2021/763 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 17/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/791 Esas KARAR NO : 2026/403 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 03/11/2021 NUMARASI : 2020/185 Esas, 2021/763 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 17/03/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı .... Ltd. Şti.'ye ait işyerinin müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalıya ait Bor/Niğde adresinde bulunan markette 15/06/2019 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle oluşan hasara karşılık müvekkili tarafından sigortalısına 24/07/2019 tarihinde 18.908,65 TL ödeme yapıldığını, ekspertiz raporunda belirtildiği üzere yangının, davalının ürettiği ve sattığı ... marka dondurma dolabının arızasından kaynaklandığını, sigortalısının ise olayda bir kusurunun bulunmadığını, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davada ispat yükünün davacıda olduğunu, yangın sigortalı işyerinde meydana geldiğinden işyerinin elektrik tesisatına ilişkin hususların tespitinin gerekli ve zorunlu olduğunu, zira bu anlamda bir eksiklik bulunup bulunmadığı belli değilken müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, bir eksiklik bulunması halinde ise illiyet bağının kesilmiş olacağını, müvekkilinin dondurma ve buzkrem ürünlerinin satışı ile iştigal ettiğini ve bir derin dondurucu üreticisinden dolapları satın alarak satış noktalarına ariyeten bıraktığını, dondurma dolabının üretimden kaynaklı ayıplı olduğunun davacı tarafından ispatının zorunlu olduğunu, ancak bu iddianın da gerçeklikten uzak olduğunu, zira dolabın hiçbir arızası olmadan uzun süre sigortalının marketinde çalışır vaziyette bulunduğunu, davacının gerçek zararı ispatla yükümlü olduğunu, yangının dolaptan kaynaklandığına ilişkin maddi bulguya dayalı bir tespitin bulunmadığını, yangının çıkış nedeninin kesin olarak belirlenebilmesi için iş yeri elektrik tesisatının Elektrik İç Tesisleri Yönetmeliğine uygun olması yasal bir zorunluluk olduğunu, değişik iş raporunda bu yönde bir tespit olmadığını, dava konusu olayda müvekkiline yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacının sigortalısının, 4 soğutma dolabını aynı uzatma kablosu ile aynı prize bağlayarak uzatma kablosuna ve prize, kapasitesinin üzerinde gerilim yükleyerek aşırı ısınmasına ve yangının başlamasına neden olduğu için yangının başlamasında asli ve % 100 kusurlu olduğu gerekçesi ile açılan davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; varsayıma dayalı hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, değişik iş dosyasında bilirkişilerce bizzat ve yerinde dolap üzerinde inceleme yapılarak rapor düzenlendiğini, oysa hükme esas alınan raporun ise, değişik raporunda yapılan tespitleri çürütmeye yönelik olduğunu, salt tahmine dayalı olan rapora istinaden sigortalıya kusur atfedilemeyeceğini, raporda sigortalıya "büyük olasılık" ile kusur atfı yapılan tespite dayanak olarak itfaiye raporunda geçen "Dondurma dolaplarının takılı olduğu prizlerin kısa devre yapması sonucu çıktığı tahmin edilmektedir." cümlesinin gösterildiğini, ancak itfaiye raporunda yer alan bu ifadeden bilirkişilerce 4 adet dolabın aynı prize takılı olduğuna ilişkin varsayıma ne şekilde ulaşıldığının anlaşılamadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi uyarınca ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 18.908,65 TL asıl alacak ile 386,98 TL işlemiş faizi ve 1.219,65 TL delil tespiti dosyasında yapılan yargılama gideri ile 31,88 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 20.547,16 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, itirazın davacı alacaklıya tebliğine dair bir belgeye rastlanmadığından işbu itirazın iptali davasının yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, davacı ile dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti. arasında riziko adresi "Toplu Konut Mah. ... Cad. No:.. Bor/Niğde" olan 09/10/2018 başlangıç 09/10/2019 bitiş tarihli Ticari/Sınai İşletme Poliçesi akdedildiği, 15/06/2019 tarihinde meydana gelen yangın olayı sebebiyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına 24/07/2019 tarihinde 18.908,65 TL ödendiği ve sigortalısına halef olarak yaptığı ödemenin rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe itiraz üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, dava konusu yangının "..." marka logolu ... seri numaralı soğutucu dolaptan kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında toplanmaktadır. Niğde Organize İtfaiye ekiplerinin 15/06/2019 tarihli yangın raporunda, yangının, dondurma dolaplarının takılı olduğu prizlerin kısa devre yapması sonucu çıktığının tahmin edildiği ve Bor İtfaiye ekiplerinin ise 15/06/2019 tarihli yangın raporunda yangının çıkış sebebinin meçhul olduğu belirtilmiştir. Bor Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/105 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen 04/07/2019 tarihli raporda; ... marka logolu ... seri numaralı dondurma dolabına ait motorun incelenmesi neticesinde, çalışma prensibine göre motor gövdesinde yangına sebebiyet verebilecek parçalar incelenmiş ise de, yangın sonrası oluşan sıcaklığa bağlı olarak kararmalar dışında herhangi bir kusur görülemediği, dolaba ait ana motorun önünde bulunan soğutma fanı motorunun sargılarının bakır renginden siyaha döndüğü, sargıların yüksek ısı nedeniyle ark oluşturarak silsile yolu ile diğer ekipmanlara sıçramak suretiyle alevlerin büyüdüğü ve zararın meydana geldiği, hava sıcaklığının yüksek olması ile market içi havalandırmanın yetersiz kalması sonucu, dolap motorlarının sürekli devrede bulunması neticesinde ana motorun ısınmasını engellemek amacı ile soğutma fanının sürekli çalışır durumda olması veya ana motorun ısınıp soğumasını algılayan termostatta meydana gelmiş herhangi bir arıza sonucu soğutma fanının sürekli çalışır durumda olması veya soğutma fanının motorunda bulunan sargıların aşırı ısınmasını engellemesi için soğutma fanının içerisinde bulunan termiğin arızalanması sonucu, soğutma fanının bobin sargılarında oluşan aşırı ısınma ve buna bağlı olarak oluşan kısa devre ve ark ile yangının çıktığının öngörüldüğü, dolap motorunu tahrik eden elektrik voltajı ve akım değerlerinin normal olduğu bildirilmiştir. Eksper tarafından düzenlenen 12/07/2019 tarihli ekspertiz raporunda; ... marka logolu ... seri numaralı dondurma dolabında bir şekilde meydana gelen arıza/kısa devre sonucu alev alarak yanması ve alevlerin dolabın etrafındaki diğer 3 adet dolaba da sirayet etmesi ile hasarın meydana geldiği, toplam hasar bedelinin 18.908,65 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/04/2021 tarihli raporda; büyük olasılıkla prize, kapasitesinin üzerinde yüklenildiği, prizde oluşan aşırı ısı nedeniyle kısa devre oluştuğu ve bu nedenle yangının başlamış olabileceği, itfaiye raporunda yangının prizde oluşan kısa devre nedeniyle başladığının tahmin edildiğinin belirtildiği, uzatma kablolarında ve prizlerde fişlerin prizlere girdiği kısımların en kritik kısımlar olduğu, fişlerin prizlere girdiği kısımlarda direnç ve ısınma oluşacağından 4 dolap aynı uzatma kablosuna bağlandığında oluşan ısının da 4 kat fazla olacağı ve sonunda yangın başlayabileceği, davacının sigortalısının, 4 soğutma dolabını aynı uzatma kablosu ile aynı prize bağlayarak, uzatma kablosuna ve prize kapasitesinin üzerinde gerilim yükleyerek aşırı ısınmasına ve yangının başlamasına neden olduğu için asli ve %100 kusurlu olduğu, toplam hasar tutarının 18.908,65 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/06/2021 tarihli ek raporda, kök raporda belirtilen görüşte bir değişikliğe gidilmemiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK'nun 1472. maddesinden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. İspat külfeti üzerinde olan davacı sigorta şirketi, dava konusu hasara neden olan yangının davalı tarafından sigortalı işyerine ariyet olarak bırakılan "..." marka soğutucu dolaptan kaynaklandığını ispat etmesi gerekir. Ne itfaiye yangın raporunda ne de eksper raporunda, yangının dolaptaki bir üretim hatası yada ayıptan kaynaklandığına yönelik kesinlik içeren bir tespit bulunmamaktadır. Davacı tarafından aldırılan değişik iş raporunda ise, incelenen dolap motorunda yangın sonrası oluşan sıcaklığa bağlı kararmalar dışında herhangi bir kusur görülemediği ve dolap motorunu tahrik eden elektrik voltajı ve akım değerlerinin normal olduğu bildirilmiş olup yangının meydana gelme ihtimaline ilişkin birden fazla sebebe dayalı öngörüde bulunulmuştur. Bu nedenle değişik iş raporunda yapılan tespitlere göre de davacının davasını ispatladığı söylenemez. Öte yandan yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu da zaten davacının aleyhine olup bu raporda yapılan tespitler de varsayıma dayalı olduğundan hükme esas alınamayacak ise de, sonuç olarak dosya kapsamı itibariyle yangının dolaptaki bir hata/ayıptan kaynaklandığına yönelik teknik açıdan net ve kesin bir tespit bulunmadığından netice olarak ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olmuştur. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/185 Esas, 2021/763 Karar sayılı ve 03/11/2021 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/03/2026