T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/547 Esas KARAR NO : 2026/25 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/05/2021 NUMARASI : 2019/343 Esas, 2021/681 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/547 Esas KARAR NO : 2026/25 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/05/2021 NUMARASI : 2019/343 Esas, 2021/681 Karar DAVANIN KONUSU: SIRA CETVELİNE İTİRAZ (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) KARAR TARİHİ: 08/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından müflis ... A.Ş.'nin müşterek müteselsil kefaleti ile ...A.Ş. Kurum .... lehine genel kredi sözleşmesi ile krediler kullandırıldığını, borçlu firmanın borcu ödememesi üzerine 01.03.2016 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek ihtarnamede belirtilen borcun ödenmesinin talep edildiğini, banka alacağının ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından İstanbul 28 İcra Müdürlüğü'nün ... .. ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasından borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, müvekkili bankanın alacağı olan 71.762.600,84 TL+ 27.394.756,92 TL olmak üzere toplam 99.157.357,76 TL nin 4 sırada masaya kayıt ve kabulü için İstanbul Anadolu 3. İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ...sayılı dosyasına alacak kaydı yapıldığını, İflas Müdürlüğü tarafından 29 kayıt nosu ile masaya kayıt olunan alacağın toplam 99.157.357,76 TL sinin reddedildiğini, müvekkili banka alacağının banka defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, belirterek müvekkili bankanın reddedilen 99.157.357,76 TL alacağının 4. Sırada masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kayıt kabulünü talep ettiği alacağın dayanağı sözleşmelerin okunaklı suretleri taraflarına tebliğ edilmediğinden, sözleşmelerin tarihleri, miktarları ve taraflarının bilinmediğini ve davacının alacağının geçerli bir takibe de konu etmediğinden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca davacı tarafından aynı alacak için dava dışı asıl borçlu müflis ... A.Ş. Aleyhine İstanbul Anadolu 3 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/335 E sayılı dosyası ile dava açıldığından kabul anlamına gelmemek üzere Mahkemece alacağın varlığına kanaat getirilirse tahsilde tekerrür oluşmayacak şekilde karar verilmesi gerektiğini, davacının hesap kat ihtarnamesinin müflis şirkete tebliğ edilip edilmediğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, davacı tarafından 19.04.2016 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak İstanbul Anadolu 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/222 E sayılı dosyasından 25.02.2016 tarihinde daha önce açılmış takiplerin durmasına, yeni takip yapılmamasına karar verildiğini, davacının müflis şirketi temerrüde düşürmeden temerrüt faizi talep hakkı bulunmadığından dava tarihinden önce işlemiş temerrüt faizine itiraz ettiklerini, sözleşme ile kararlaştırılan faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması halinde, faiz oranı belirlenirken TBK 120 maddesinin uygulanması gerektiğini, kayıt kabul davasına konu bir alacak olduğunun kabul edilmesi halinde, uygulanacak faizin itirazları doğrultusunda hesap edilmesi gerektiğini, davacı ile müflis şirket arasında akdedilen kredi sözleşmeleri uyarınca borcun varlığı, miktarı, faiz oranı, faiz miktarı tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından iflas müdürlüğünün alacak kayıt talebini reddetmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Davacı bankanın masaya başvurusunda, ...AŞ nin kredi borçları sebebiyle (İst. 28. İcra müd. ... E sayılı takibe konu ettiği alacak sebebiyle) müflisten 71.762.600,84 TL; Kurum ...’nın kredi borcu sebebiyle de (İst. 28. İcra müd. ... E sayılı takibe konu ettiği alacak sebebiyle) 27.394.756,92 TL alacaklı olduğunu ileri sürdüğü, toplamda 99.157.357,76 TL alacak talebinde bulunduğu, bilirkişinin, iflas tarihi itibariyle, bu tutarlardan daha yüksek bir tutar(103.415.087,27 TL) hesapladığı, masaya yapılan başvuruda belirtilen taleple bağlı kalınarak hüküm kurulması gerektiği, yargılama sırasında, davacı bankanın, ...’nın kredi borcu sebebiyle olan alacağını (İst. 28. İcra müd. ... E sayılı takibe konu alacağını) Beşiktaş 9 Noterliğinin 15/04/2019 tarihli, ... yevmiye nolu sözleşme ile ...’ya temlik ettiği, temliknamenin dosyaya sunulduğu, temlike konu alacak yönünden temlik alan ... lehine hüküm kurulduğu gerekçesi ile Davanın kabulüne; Tahsilde tekerrüre yer vermemek kaydıyla, davacı bankanın, dava dışı ...…AŞ’nin kredine borcuna kefaletten doğan alacağı sebebiyle, taleple bağlı kalınarak, müflisten olan 71.762.600,84 TL alacağının İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne; davacı temlik alan ...’nın, dava dışı ...’nın kredine borcuna kefaletten doğan alacağı sebebiyle, taleple bağlı kalınarak, müflisten olan 27.394.756,92 TL alacağının İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı iflas masası vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece eksik hususlar araştırılmaksızın, hatalı bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca banka kayıtlarına itibar edildiğini, dava dışı asıl borçlunun ve müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olabilmesi için davacı tarafından genel kredi sözleşmeleri ve kredi kullanımına ilişkin sözleşme asıllarının dosyaya sunularak taraflarına tebliğ edilmesi gerektiğini, ancak taraflarına tebliğ edilmediğinden denetime elverişsiz bir rapor hazırlanarak hükme esas alındığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt faizine ilişkin hesaplamalar ve hesaplanan miktarın hatalı olduğunu, borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, varlığı kabul edilse dahi Hukuk Genel Kurul kararı gereği bankalar tarafından TCMB’na bildirilen ancak uygulanmayan akdi faiz oranlarının temerrüt faizine esas alınmasının mümkün olmadığını, bu sebeple müflisin borçlu olduğuna ilişkin bir sonuca ulaşılması halinde dahi bilirkişi raporunda HGK kararına göre yapılan hesaplamanın dikkate alınması gerekmekteyken terditli hesabın karara esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK'nun 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. Md). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Somut davada, Müflis hakkında İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/04/2018 tarih ve 2016/... esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleştiği, tasfiyenin İstanbul Anadolu İflas Müdürlüğünün ...İflas sayılı dosyasından resen iflas müdürlüğü tarafından yürütüldüğü, davacının alacağın sıra cetveline yazılması bakımından iflas idaresine başvurduğu ve alacağın red edildiği, ek sıra cetvelinin ....05.2019 tarihinde ...gazetesinde ve ....06.2019 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili gazetesinde yayınlandığı, davacı vekili tarafından tebliğ giderinin yatırıldığı, ek sıra cetvelinin 24.05.2019 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, buna göre davanın yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 30.05.2019 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından; temlik eden bankanın toplam 99.157.357,76 TL( 71.762.600,84 TL+ 27.394.756,92 TL) alacağının iflas masasına kaydını talep ettiği, iflas idaresince alacağın tamamen reddedildiği, davacının iflas tarihi itibarıyla 99.157.357,76 TL kredi alacağının masaya kaydına karar verilmesi talebiyle iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, tahsilde tekerrür olmamak üzere davanın kabulü ile davacı bankanın, dava dışı ...…AŞ’nin kredine borcuna kefaletten doğan alacağı sebebiyle, taleple bağlı kalınarak, müflisten olan 71.762.600,84 TL alacağının İstanbul Anadolu 3. İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne; davacı temlik alan ...’nın, dava dışı ...’nın kredine borcuna kefaletten doğan alacağı sebebiyle, taleple bağlı kalınarak, müflisten olan 27.394.756,92 TL alacağının İstanbul Anadolu .... İcra İflas Müdürlüğünün ...iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davalı müflis iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dairemizce yapılan incelemeye göre İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/320 Esas, 2023/749 Karar sayılı kararında davalı müflis şirketin iflas içi konkordato projesinin tasdikine karar verildiği, hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/1607 Esas2024/563 Karar sayılı kararı ile müdahillerin istinaf başvurusunun reddedildiği, Dairemiz kararının da temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 10.10.2014 tarih ve 2024/2071 Esas, 2024/3351 Karar sayılı kararı ile kararın onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. UYAP sistemi üzerinden iflas dosyasının incelenmesinde ise, davalı müflis şirketin konkordato projesinin tasdikine karar verilmesi üzerine iflas idaresinin, iflasın kaldırılması için İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurduğu, Mahkemenin 2025/4 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararı ile iflasın kaldırıldığı, hükmün istinaf edilmesi nedeniyle dosyanın istinaf incelemesi için İstanbul BAM 45. HD'nde bulunduğu anlaşılmaktadır. İİK'nın 309/5 maddesi; "Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflâs idaresi iflâsa hükmeden mahkemeden iflâsın kaldırılmasını ister." hükmünü, İİK'nın 182. maddesi; "Borçlu bütün alacaklılarının taleplerinin geri aldıklarına dair bir beyanname veya tekmil alacakların itfa olunduğu hakkında bir vesika gösterir veya akdolunun konkordato tasdik edilirse mahkeme, iflasın kalkmasına ve borçlunun serbestçe tasarrufu için mallarının kendisine iadesine karar verir." hükmünü düzenlemektedir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile, alacağı müflis tarafından kabul edilmeyen (m.230) bir alacaklının masa (iflas idaresi) aleyhine açmış olduğu sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasına (m.235/2) borçluya karşı devam edilebilir (Aynı doğrultuda Baki Kuru, İcra İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, sh. 1384) "Kanaatimizce iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile borçlu hiç iflas etmemiş gibi tasarruf yetkisi geri geleceğinden borçlu davayı benimsemese dahi tebligat yapılarak davaya devam edilmesi usul ekonomisine uygun olur. Aksi halde alacaklıya yeni bir dava açması ve kayıt kabul davasının aksine nispi harç harç yatırması külfeti yüklenmiş olur" (Adnan Değnekli, Haciz ve İflasta Sıra Cetveli, 3. Baskı, sh 641, 642) İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesiyle iflasın açılması ile meydana gelen bütün hüküm ve sonuçların ortadan kalkacağı, borçlunun müflis sıfatının kalkacağı ve malları üzerinde serbestçe tasarruf etme yetkisi kazanacağı, iflas idaresinin de görevinin sona ereceği tabidir. İflasın kaldırılması kararının kesinleşmesi ile müflis şirket adına iflas idaresi veya iflas dairesinin davayı takip yetkisi kalmayacaktır. Bu durumda somut olayda İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/4 Esas, 2025/3 Karar sayılı kararı ile davalı şirket hakkındaki iflas kararının kaldırılması karşısında, Mahkemece iflasın kaldırılması kararının kesinleşmesinin beklenmesi, kararın kesinleşmesi halinde borçluya tebligat yapılarak alacak davası olarak davaya devam edilmesi, alacak davasında tasdik edilen konkordato projesi gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesinin karar tarihinden sonra yaşanan süreç dikkate alınarak davalı iflas masası vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince esası incelenmeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/343 Esas, 2021/681 Karar sayılı ve 26/05/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinden yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan davalı tarafından yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 672,70 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026