TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2023 NUMARASI : 2022/174 Esas, 2023/693 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/585 KARAR NO : 2026/44 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/11/2023 NUMARASI : 2022/174 Esas, 2023/693 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/01/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı şirket ile davacı şirket arasında akdedilen sözleşmeye ve kanuna aykırı şekilde iş yerini teslimde gecikmesi ve sair aykırılıkları dolayısıyla davacının uğramış olduğu, genel yönetim giderleri, fiyat iyileştirme bedeli, işçilik kayıp bedeli, kalemlerden oluşan zararların fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’sinin avans faiz oranları üzerinden ticari faizi ile davacıya ödenmesi, davacının hak kazanmış olduğu sözleşme ücreti (hakkediş bedellerinin) fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’sinin avans faiz oranları üzerinden ticari faizi ile, davacı şirkette meydana gelen kar kaybına ilişkin fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’sinin avans faiz oranları üzerinden ticari faizi ile, davalı yan uhdesinde davacıya ait nakdi teminatlar ve kesin teminat mektubunun davacı şirkete iadesine, teminatlar dolayısıyla katlanılan masrafları ve bankaya ödenen faiz ve komisyon ücretlerin (teminat mektubundan kaynaklanan) davacı şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davaya konu alanın 60.000 metre kare olduğu, ihale süresinin 4 ay sürdüğü, alanın tamamını tek seferde tahsis edilmeyeceği bildirildiği, anahtar teslim işin 8 ayda bitirileceği, davacının 10.11.2014 tarihinde işyerini açtığını, 18.11.2014 tarihinde işe başladığını, davacı ihaleye teklif verirken birim fiyatları doğru analiz edemediğini, basiretli tacir gibi davranmadığını, kendi kusuru yüzünden işi geciktirdiğini, davanın belirsiz açılamayacağını, genel şartname 7.5 maddesinde yüklenicinin iş programında gerekli gördüğü değişiklikleri yapma hakkı olduğunu, alt yüklenicinin buna itiraz hakkı olmadığını, işin gecikmesinde davalının kusuru olmadığını, davacının hak ettiği bedelin 337.988 TL dir. + KDV olduğu, bu bedelin 250.000 TL si 13.06.2016 tarihinde kesin hak ediş ibralaşması yapılmadan verildiğini, şartnamede alt yüklenicinin genel gider ve kay kaybı dahil herhangi bir hak talep edemeyeceği bildirildiğini, kar kaybı ödeme yükümlülüğü olmadığını teminatların iadesi şartları sağlanmadığını, davanın reddini talep etmiştir. III-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece. davalı iş sahibinin sözleşmeye göre değişiklik yapabileceği, değişiklik sebebiyle ilave iş yapılırsa ilave iş bedeli sözleşmenin eki niteliğinde genel şartlar ve birim fiyat cetveline göre belirleneceği, ilave işler nedeniyle yapılan ödemelerin buna göre yapıldığını, işverenin yer tesliminde ve iş programında değişiklik yapmasının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olmadığını, bunun aksini davacı ispat edemediğini, iş programı ve yer tesliminde gecikmeden kaynaklı zararları talep edemeyeceğinden bu talepler yönünden davanın reddine , ayıplı eksik iş hususunun davalı tarafça ispat edilmediği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının 220.801,88 TL alacaklı bulunduğu, davalının alacağının mahsubundan sonra davacının davalıdan kesin hak ediş tutarının 216.325,17 TL olduğu, 5000 TL nin dava tarihi geriye kalan kısmın ıslah tarihinden 250.000 TL teminat mektubunun iade şartlarının oluştuğunu, teminat mektubunun iadesine, teminat kesintisi olan 295.000 TL nin 247.049 TL sinin harç ikmal tarihinden geriye kalan kısmın ıslah tarihinden davalıdan tahsiline, teminat mektubunun iade edilmemesinden doğan zarar kalemi yönünden sözleşmenin 10.4 maddesinde belirtilen belgelerin dava tarihinden önce davalıya ibraz edildiği ispat edilemediğinden bu taleplerin reddine karar verildiği görülmüştür. 20.000 USD teminat mektubu yönünden dava dilekçesinde talep olmadığından sonradan kısmı ıslah olmadığı gerekçesiyle bu taleple ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararı, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15. Hukuk Dairesinin yapmış olduğu istinaf incelemesinde, her ne kadar mahkemece yer tesliminde davalının kötün niyetli olarak gecikmediğini belirterek davanın reddine karar verilmiş ise de; yer teslim tarihinin kesin olarak belirlenmediği anlaşılmakla, bu konuda taraf vekillerinin beyanlarının alınması, yetmemesi halinde ve gerekirse taraflar bizzat isticvap edilerek yer teslim tarihinin belirlenmesinin ardından, gecikmenin neden dolayı gerçekleştiği, hangi tarafın kusurlu olduğu, sözleşme hükümleri, işin teknik özellikleri, ticari hayatın olağan akışı gözetilerek belirlenmesi ve davalıdan kaynaklanan gecikmelerin sözleşme süresine eklenerek oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurulması gerektiğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görüldüğü, davalı vekili istinafında davanın belirsiz dava yada kısmi dava olarak açılmayacağını belirterek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep ettiği, davanın kısmi dava olarak kabul edilmesinde yasal olarak bir engel bulunmadığı ve davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu gözetilerek davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmediği, 6100 sayılı HMK'nın 342/2-e bendinde istinaf dilekçesinde başvuru sebepleri ve gerekçelerinin belirtilmesi gerektiğini, 355.maddesinde istinaf incelesinin istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve komu düzeni gözetilerek yapılacağı, 352/1-d fıkrasında başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi halinde Bölge Adliye Mahkemesinin gerekli kararı vereceği düzenlendiği, belirtilen usule ilişkin bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, istinaf dilekçesinde istinaf itirazları sebepleriyle birlikte somutlaştırılarak belirtilip, gerekçesiyle birlikte ileri sürülenmesi gerektiği, aksi halde istinaf itirazları incelenemeyeceğinden istinaf talebinin reddine kara verilmesi gerektiği, davalı vekili diğer bir istinaf sebebinde, kesin hak edişle ilgili verilen kararın kaldırılmasını talep etmiş, davacının bu yönde istinaf talebi bulunmadığı, davalı istinaf dilekçesinde davacının alacağı bulunmadığını savunmuş ise de, bu savunmaya yönelik istinaf sebeplerini açıkça dilekçesinde belirtmemiş, soyut itirazlarda bulunduğu, istinaf sebepleriyle bağlılık ilkesi gereği davalının usulünce sunulmuş istinaf başvurusu bulunmadığından hak ediş yönünden yapılan istinaf sebepleri yerinde görülmediği, aynı şekilde davalı nakit teminat kesintileri ile ilgili istinafında da soyut itirazlarda bulunmuş, usulünce bu kalem yönünden de istinaf başvurusu bulunulmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri incelenmediği, davacının nakit teminat kesintileri yönünden istinaf başvurusu bulunmadığı, davalı vekili diğer bir istinaf sebebinde, teminat mektuplarının iadesi ile ilgili şartların gerçekleşmediğini savunmuş, mahkemece şartların gerçekleştiği kabul edilerek teminat mektuplarının iadesine karar verildiği, davacı tarafın bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 2. maddesinde Genel Şartların sözleşmenin eki olarak kabul edildiği belirtilmiş, Genel Şartların 35. maddesinde teminatların iade şartlarının ayrıntılı olarak düzenlendiği, Mahkemece sadece SGK ilişiksiz belgesinin sunulması yeterli görülmüş, madde de belirtilen diğer şartların yerine getirilip getirilmediği usulünce araştırılmadığı, bu sebeple davalı tarafın bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görüldüğü, davacı vekili teminatlarla ilgili zarar kalemi yönünden mahkemece verilen ret kararına karşı istinaf talebinde bulunmuş, teminatların iadesi ile ilgili Genel Şartlar 35. maddenin de bu taleple birlikte incelenmesi gerekeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi değerlendirilmediği, davacı vekili istinafında ihtarnamede ödeme için son gün olarak belirlenen 20.08.2016 tarihinden itibaren (yada en geç ihtara cevap verilen 31.08.2016 tarihinden itibaren) faiz işletilmesi gerekirken ıslah tarihinden faiz işletilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep ettiği, davalı vekili istinafında faiz başlangıç tarihi 20/08/2016 olmasının imkanı olmadığını, teminat kesintisi ile ilgili davalı şirketin temerrüde düşmediğini, ihtarnamede teminat kesintisi ile ilgili husus olmadığını, ıslah tarihine göre faiz yürütülmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ettiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 17/08/2016 tarihli ihtarnamede davalının 19.08.2016 tarihine kadar ihtarnamede belirtilen bedeli davacıya ödemesi ihtar edilmiş ise de; ihtarname içeriğine bakıldığında teminat kesintisi ile ilgili bir hususun belirtilmediği anlaşılmakla bu kalem yönünden temerrüt oluşmadığı gözetilerek dava (harç ikmal tarihi) ve ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın kısmi dava olduğu gözetilerek diğer alacak kalemleri yönünden davacının ihtarnamesi ile davalının temerrüte düştüğü anlaşılmakla faiz yönünden temerrüt tarihi de esas alınarak hüküm kurulması gerektiğinden davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar verilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda, tarafların isticvap edilmesi ve dosyaya sunulan teslim tutanakları, davacı tarafından davalıya gönderilen 15/04/2015 tarihli yazı içeriği ve bilirkişi raporlarından, sözleşme konusu işin süresinde bitirilememesinin davalının yer tesliminde gecikmesinden kaynaklandığı, yer tesliminin sözleşmede kararlaştırıldığının aksine büyük bir kısmının 2015 yılı Mart, Nisan aylarında yapıldığı, gecikmenin davalıdan kaynaklandığının anlaşıldığı, taraflar arasında akdedilen götürü bedelli eser sözleşmesinin sözleşmede belirtilen sürede tamamlanmaması sebebiyle uğranılan zararın talep edilebilmesi için borçlunun içinde bulunduğu durumdan veya tutumundan süre verilmesinin etkisiz olacağının anlaşılması gerektiği (TBK 124/1.maddesi uyarınca) somut olayda 15/04/2015 tarihli yazı içeriği ve şirket yetkililerinin duruşmadaki beyanlarından davalıya TBK 123.madde kapsamında süre verilmesine gerek bulunmadığının anlaşıldığı, TBK 125.maddesi kapsamında davacının borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahip olduğu, davalı tarafından yer tesliminde gecikilmesi ve sözleşme konusu işin belirlenen sürede bitirilememesi sebebiyle davacının genel yönetim gideri, fiyat iyileştirme bedeli, teminat mektubu giderleri ve işçilik kayıp bedeli ile mahrum kalınan kâr miktarını talep edebileceği, 21/05/2019, 07/08/2020 ve 03/12/2022 tarihli 2.bilirkişi kök ve ek raporlarından davacının gecikme nedeniyle toplam zararının ibraz edilen defter ve belgelere göre ( dava konusu projenin toplam maliyetinden davacının 12 nolu hakediş dahil olmak üzere elde ettiği ve edeceği brüt gelirin mahsubu sonrası) 405.146,16 TL olduğu, davacının gecikme sebebiyle 1.421.328,83 TL kârdan mahrum kaldığı, davacının kendi defterlerinden tespit edilenden daha fazla maliyet zararının olduğunun ispat edilemediği yine taraf defterlerinin incelenmesi sonucu tanzim ettirilen her iki bilirkişi raporu ve taraf vekillerinin dilekçeleri ile davacı tarafından sunulan 31/07/2018 uzman görüşünde de belirtildiği üzere davacının davalıdan 379.481,69 TL +KDV kesin hakediş alacağı bulunduğu, kesin hakediş bedelinden kesinti yapılmasını gerektiren ayıplı eksik iş bulunduğu hususunun davalı tarafından ispat edilemediği ancak davacı tarafın 11/12/2021 tarihli ıslah dilekçesinde de belirttiği üzere davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalının 220.801,88 TL alacaklı olduğu, davacının ise kesin hakediş nedeniyle 379.481,69 TL +KDV ve nakdi teminat kesintileri nedeniyle 295.020,11 TL alacaklı olduğu, davalının 220.801,88 TL alacağının kesin hakediş bedelinden mahsubundan sonra davacının davalıdan Kesin hakediş bedeli nedeni ile 216.325,17 TL, teminat kesintisi nedeniyle 295.020,11 TL alacaklı olduğu, dosya kapsamı ve SGK İl Müdürlüğü cevabi yazısından ... ... A.Ş'ye ait 05.11.2014 tarih ... nolu 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iade koşullarının oluştuğu anlaşılmakla; kesin hakediş bedeli 216.325,17 TL alacağın 5.000 TL'sine dava tarihi olan 22.12.2016 tarihinden, kalan 211.325,17 TL'sine ıslah tarihi olan 10.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, teminat kesintisi nedeniyle 295.020,11 TL alacağın 247.049,00 TL'sine 06.12.2018 (harç ikmal tarihi) tarihinden, kalan 47.971,11 TL'sine ıslah tarihi olan 10.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... ... A.Ş'ye ait 05.11.2014 tarih ... nolu 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun davacıya iade edilmesine, gecikme nedeniyle toplam (405.146,16 TL + 1.421.328,83 TL) 1.826.474,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 10.4 ve sözleşmenin eki niteliğinde olan genel şartların 35. maddesinde sayılan belgelerin dava tarihinden önce davalıya ibraz edildiğinin ispat edilememesi karşısında davacının, teminat mektubunun iade edilmemesinden kaynaklanan komisyon ve masraflar ile ilgili zarar talebinin reddine dair karar verilmek gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile; Kesin hakediş bedeli 216.325,17 TL alacağın 5.000,00 TL'sine dava tarihi olan 22/12/2016 tarihinden, kalan 211.325,17 TL'sine ıslah tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte Teminat kesintisi nedeniyle 295.020,11 TL alacağın 247.049,00 TL'sine 06/12/2016 tarihinden, kalan 47.971,11 TL'sine ıslah tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ... ... Anonim Şirketi'ne ait 05/11/2014 tarih ... nolu 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun davacıya iade edilmesine, gecikme nedeniyle toplam (405.146,16 TL + 1.421.328,83 TL) 1.826.474,99 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 20.000 USD tutarlı teminat mektubunun iadesi talebiyle ilgili (dava dilekçesine konu edilmeyen talebin kısmi ıslahla arttırılması mümkün olmadığından) karar verilmesine yer olmadığına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ A-)Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-Davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken delilerin hatalı değerlendirildiği ve kısmen kabulüne karar verildiğini, genel yönetim gideri, fiyat iyileştirme bedeli, teminat mektubu giderleri ve işçilik kayıp bedeli ile mahrum kalınan kar miktarı bakımından davalıdan 2.395.291,62 TL alacaklı olduklarını, bilirkişinin bu miktarı hesapladığını, bu miktar üzerinden ıslah yaptıklarını, Mahkemenin 405.146,16 TL + 1.421.328,83 TL=1.826.474,99 TL'ye karar verdiğini, çelişki olduğunu, 2-Müvekkilinin doğruluğu teyit edilmiş olan defter kayıtları ve enflasyon verilerinin esas alındığını, davanın tümden kabulü gerektiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.B-)Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;1-İlk derece mahkemesinin eksik inceleme ve araştırma ile karar verdiğini, hükme esas almaya elverişli olmayan bilirkişi raporu ile karar verdiğini, yeni heyetten inceleme taleplerinin dikkate alınmadığını, davacının yer tesliminin geç yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, 2-Dosya kapsamı itibariyle yer teslimindeki gecikmede müvekkiline ait atfı kabil bir kusur bulunmadığını, bütün deliler birlikte değerlendirildiğinde müvekkilinin yer tesliminde gecikmediğini, müvekkil tarafından yazılan yazılardan bu hususların anlaşıldığını, 3-Gecikme cezası uygulanmamış olmasının, davacı tarafça gecikme olmadığı anlamına gelmediğini, gerekçeli kararda neyi nasıl dikkate aldığının açıklanmadığını, adil yargılanma hakkının zedelendiğini,4-Davacının bir kez ıslah yapabileceğini, Mahkemenin ilk ıslahı dikkate alması gerektiğini, 10.12.2020 tarihli dilekçenin dikkate alınmasının mümkün olmadığını,5-Yerel mahkemenin kararında yine SGK'nın ilişiksiz belgesini yeterli gördüğünü, kar kaybı nedeniyle verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6-Nakdi teminat ve teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşmadığını, faize ilişkin kararının fahiş olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararını kaldırılmasını talep etmiştir. V.DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında götürü bedelde anahtar teslim yazılı eser sözleşmesi düzenlendiği, davacının iş yerinin geç tesliminden kaynaklı olarak zarar kalemlerinin oluştuğunu, bunun davalı tarafından tazmin edilmesini istediği, hak ediş bedelinin eksik ödendiğini, nakdi ve kesin teminat mektuplarının iadesi ile teminatlar dolayısıyla katlanılan masrafların tahsilini talep etmiş, davalı işin zamanında teslim edilmediğini, yer tesliminin sözleşmeye göre yapıldığını, davacının basiretle tacir gibi davranmadığını, hak ediş bedelinin ödendiğini, teminatların iadesi şartlarının gerçekleşmediğini, teminatlarla ilgili zararın olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiş, mahkemece yer tesliminde gecikme olmadığından bu yöndeki zarar kalemlerine ilişkin taleplerin reddine, bakiye bedel alacağının kısmen kabulüne, teminatların iadesine, teminatlarla ilgili zarar talebinin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince, yer teslim tarihinin kesin olarak belirlenmesi, taraf vekillerinin beyanını alınmasını, kusurun kimde olduğunun belirlenmesini, davalıdan kaynaklanan gecikmelerin süreye eklenerek ,sonucuna göre karar verilmesini, teminat mektubunun iadesi şartlarını sadece SGK ilişiksiz belgesi ile kabul edildiğini, 35. maddedeki diğer şartları da araştırması gerektiği, davacı vekilinin teminatlarla ilgili zarar kaleminin, teminat mektubunun iadesi kalemi ile birlikte değerlendirileceği, teminat kesintisi dışındaki kalemlerde, davalının ihtarla temerrüde düştüğü anlaşıldığından faizde temerrüdün dikkate alınması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı kaldırılmıştır.Yerel mahkemece, tarafların isticvap edildiğini, dosyadaki diğer deliller ile geç teslimin davalıdan kaynaklandığını, bu sebeple davacının zararının kabulüne, bakiye bedel alacağının kısmen kabulüne, teminatların iadesine, teminatlarla ilgili zarar talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece yapılan yargılamada, taraf yetkilileri isticvap edilerek, yer teslim tarihi ve kusur durumu değerlendirilmiştir. Bu ifadeler ve dosya kapsamı değerlendirilerek geç teslimin davalıdan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Her ne kadar dosyanın yeni bilirkişiye tevdinin gerektiği belirtilmişse de, dosyada yeni delil olarak taraf yetkililerini dinlenmesinden sonra ek rapor alınması yeterlidir. Dinlenen şirket yetkililerinin beyanlarından sonra yer teslimini büyük kısmının 2015 yılı Mart ve Nisan ayında yapıldığı anlaşılmıştır.Davalı vekili istinafında adil yargılanma hakkının zedelendiğini belirtmişse de, yerel mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda taraf yetkililerinin isticvap edilerek geç teslim hususunun gerekçeli kararda değerlendirildiği ve davalı tarafın adil yargılanma hakkını somut olarak zedeleyecek bir delilin de dosyada bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan rapor denetime açıktır. Yerel Mahkeme, gecikme sebebiyle davacının zararını belirlerken ibraz edilen defter ve belgeleri esas alarak, 405.146,16TL. zarar belirlemiştir. Davacı daha fazla zararı olduğunu ispatlayamamıştır. Davacı yüklenici, davalının kusurundan dolayı işi geç teslim ettiği için kar kaybı zararı talep etmişse de, kar kaybı zararı müspet zarar kapsamında olup, sözleşme ifa edilip iş teslim edildiğine göre yüklenici ancak ispatlayabildiği somut fiili zararlarını talep edebilir. Bu nedenle beklenti zararı olan kar kaybı zararının koşulları oluşmadığından reddi yerine, kabulü yanlış olmuştur.Teminat mektubunun iadesine ilişkin olarak ise, davacı yüklenici işi noksansız ve ayıpsız teslim ettiğini ileri sürerek, sözleşme kapsamında iş sahibi tarafından alınan teminatların iadesini istemiş, mahkemece kabul kararı verilmiş ise de, sözleşmenin teminatların iadesine dair hükümde, SGK ilişiksiz belgesi yanında işçilik alacakları bakımından da ibra şartı arandığı halde davacı yüklenici tarafından bu husus ispatlayamadığına göre, teminat mektuplarının iadesi talebinin reddi yerine, kabul kararı hatalı olmuştur. Davalının nakdi teminata ilişkin davalı istinaf talepleri önceki kaldırma kararında incelenip, kesinleştiğinden, yeniden incelenmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, davacının kar kaybı talebinin reddine ve teminat mektubunun iadesine dair talebinin reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE, 2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 09/11/2023 tarih ve 2022/174 Esas, 2023/693 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Kesin hakediş bedeli 216.325,17 TL alacağın 5.000,00 TL'sine dava tarihi olan 22/12/2016 tarihinden, kalan 211.325,17 TL'sine ıslah tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine -Teminat kesintisi nedeniyle 295.020,11 TL alacağın 247.049,00 TL'sine 06/12/2016 tarihinden, kalan 47.971,11 TL'sine ıslah tarihi olan 10/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, -... ... Anonim Şirketi'ne ait 05/11/2014 tarih ... nolu 250.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesine ilişkin talebin REDDİNE, -Gecikme nedeniyle talep edilen kar kaybı talebinin REDDİNE, -Gecikme nedeniyle 405.146,16 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine -20.000 USD tutarlı teminat mektubunun iadesi talebiyle ilgili (dava dilekçesine konu edilmeyen talebin kısmi ıslahla arttırılması mümkün olmadığından) karar verilmesine yer olmadığına, -Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 62.605,53-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 29,20 TL ıslah harcı olarak alınan 8.488,36 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 40.500,00 TL olmak üzere toplam 49.017,56 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.587,97-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29,20 TL ıslah harcı olarak alınan 8.488,36 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 40.500,00 TL olmak üzere toplam 49.017,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından posta ve tebligat masrafı 1.300,70 TL, bilirkişi masrafı 13.050,00 TL olmak üzere toplam 14.350,70 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 4.616,47-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yapılan 1.236,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 838,39-TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 143.473,72-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 288.550,01-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 304,40-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yatırılan (44.194,00+427,60=)44.621,60-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 466,90-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.636,30-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.