T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GERE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:02/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:27/04/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:02/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı ... ile yaklaşık 13 yıl öncesinde ... Yıkama Fabrikası Antalya Organize Sanayi Bölgesi adresinde mesai arkadaşı olarak birlikte çalıştıklarını, mesai arkadaşlıklarının dostluğa dönüştüğünü, sonra davalı ile ticari amaçlı küçük işler yaparak ilerlemeye başladıklarını, mesai saatleri dışında otomobil ticaretine merakı nedeniyle imkanları dahilinde uygun otomobil alıp bir süre kullandıktan sonra otomobilin eksik yönlerini tamir ettirerek sattığını ve o satışlardan kar ederek aile bütçesine katkıda bulunduğunu, bu durumunu bilen davalı ...'ın kendisine, birikmiş yatırım amaçlı parası olduğunu, güçlerini birleştirerek birlikte çalışmayı teklif ettiğini, bunun üzerine piyasa araştırması yapmaya başladığını ve uygun bulduğu aracı davalı ...'a bildirdiğini, bir süre bu şekilde araç alıp satmaya devam ettiğini, akabinde bu işi davalı ile oto galeri işine çevirmeye ve resmileştirmeye karar verdiklerini, vardıkları karar üzerine firmanın kendi adına olacağını ve vergi mükellefinin de kendisi olacağını, firma isminin ... Oto Galeri ... unvan ve sıfatıyla Düden Vergi Dairesi'ne kaydını yaptırdığını, ana sermayenin davalıda olması sebebiyle kar paylaşım oranlarını davalının belirlediğini, masraflar çıktıktan sonra davalının kendisine % 45 kar oranı verdiğini, bu kar oranı ile vergilerini ve diğer giderlerini karşıladığını, davalının bu durumu gördükten sonra kar oranını % 45'ten % 20 oranlarına düşürdüğünü, bu işler yürürken ticari anlamda davalının kendisinin banka hesabına EFT havalesi ile gönderdiği paralar için çevresinden borç aldığını ve onlara da bu nedenle senet düzenleyip verdiğini, para havalesi olarak gönderilen paralara karşılık teminat senedi istediğini, kendisinin de 155.000,00-TL ve 145.000,00-TL olmak üzere toplam 300.000,00.-TL bedelli iki adet senet verdiğini, bu işler devam ederken davalının oranı % 20'ye düşürmesi sebebiyle zarar ettiğini, davalının ise kar ettiğini, bu durumu davalı ile konuştuğunu, zarar ettiğini, kar oranınının yükseltmesi gerektiğini söylediğini ve ilk ticarete başladıkları % 45 oranına geri çevirmesini talep ettiğini, davalı bunu kabul etmeyince davalı ile aralarındaki ticari ilişkiyi sonlandırmak zorunda kaldığını, davalının kendisine iade etmediği senetlerden 145.000,00.-TL bedelli olan senedin birini icra takibine koyduğunu, senede itiraz ettiğinde ise Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını ve davanın devam ettiğini, ayrıca davalı hakkında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na da suç duyurusunda bulunduğunu, akabinde de Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, davalıya borcu olmadığını, davalının 155.000,00-TL'lik senedi de icra takibine koymadığını, gönderilen EFT bilgilerine ilişkin banka kayıtlarını dava dilekçesinde bildirdiğini belirterek toplam 300.000,00.-TL bedelli iki adet senedin iptali ve istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususları hiç bir şekilde kabul etmediklerini, davacının kendi iç dünyasında yaşadığı hususları gerçeğe aykırı bir şekilde dile getirdiğini, tamamen kurgusal ve mahkemeyi yanıltma amacıyla beyanlarda bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava dilekçesinde yazılı hususların mantık hatalarıyla dolu olduğunu, iddia edildiği gibi davacıya gönderilen 400.000,00 TL'nin üzerindeki havale işlemine teminen müvekkili işbu senedi almış olsaydı senet bedelinin 400.000,00 TL değil de 145.000,00 TL olarak düzenlenmeyeceğini, icra takibine konu senedin tanzim tarihi 02/09/2020 tarihi olup 04/09/2020 tarihinde 46.000,00 TL, 09/09/2020 tarihinde 2.000,00 TL gönderildiğini, bu havale EFT açıklamalarında senet ile ilgili bir açıklama olmadığını, müvekkilinin kendisine 464.749,00 TL gönderdiğinin, davacının da geri müvekkiline ( 368.875,00 + 109.200,00 TL değerinde araba ) 478.075,00 TL geri gönderdiğinin beyan edildiğini, ancak hangi ticari ilişkide 12.000,00 TL'lik kâr elde etmek için yarım milyon liranın risk edilemeyeceğini, davacının senet metnine ve senetteki imzaya herhangi bir itirazı bulunmadığını, davacının bedelsizlik iddiasında ise takip konusu bono ile ilgili ispat külfetinin bedelsizlik iddiasında bulunan davacı tarafa ait olduğunu, davacının dava dilekçesinin deliller bölümünde hiç bir delile dayanmadığını, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında dava devam ederken sunacağı hiçbir delile muvafakatlerinin olmadığını, kambiyo senetlerinin temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşıdığını ve soyut bir borç ikrarı içerdiğini, hukuki ilişkiden mücerret olan senetteki keşideci imzasının da inkâr edilmediğini, ayrıca davacının iddia ettiği gibi senedin teminat senedi olarak verildiğine ilişkin senet metninde bir ibare bulunmadığını, bu anlamda senede karşı senetle ispat zorunluluğu gereği davacının borcunu ödediğine ilişkin yazılı delil sunmak zorunda olduğunu, bu anlamda ispat külfeti kendisinde olan davacının davasını ispat edemediği de göz önünde bulundurulduğunda işbu hukuki mesnetten yoksun davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Davaya konu bonolar incelendiğinde; senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir açıklamanın bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı da söz konusu senedin ihdas nedeni hakkında bir beyanda bulunmadığından, senedin düzenleme sebebini değiştirmemiş olmakla ispat yükü davacıdadır. Davacı HMK 200.maddesi gereğince senedin teminat senedi olarak düzenlendiğini kesin delillerle ispat etmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar, dosya kapsamı itibariyle taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi, kambiyo hukuku ilkeleri ve hayatın olağan akışı kavramı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı takip ve dava konusu bonoların bedelsiz kaldığı savunmasını destekler, yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kesin ispata yeter güçte delil/belge sunmamıştır. Davacının dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmadığı görüldüğünden davacının senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasını ispat edemediği kanaatine varılmakla davanın reddine, icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklı davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmediğinden davalı lehine tazminat taktirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ilişkinin araç alım satımına dayalı adi ortaklık olduğunu, davalının araç başına sermaye koyduğunu, masraflar çıktıktan sonra elde edilen karın taraflarca belirlenen oranlarda paylaşıldığını, dava konusu bonoların ticari faaliyet sırasında davalı tarafından ölüm kalım olur bahanesiyle müvekkilinden teminat olarak alındığını ve bedelsiz olduğunu, ticari ilişkinin sonlanmasından sonra müvekkilinin kendi edimlerini (araçları) yerine getirmesine rağmen davalının teminat senetlerini iade etmeyerek kötü niyetli davrandığını, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira dava dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirilen banka hesap hareketleri, noter belgeleri ve ticari defter kayıtları gibi delillerin usulüne uygun toplanmadığını ve incelenmediğini, HMK'nın ilgili maddeleri uyarınca delil ibrazı için zorunlu olan iki haftalık kesin sürenin verilmediğini, eksiklikler tamamlanmadan tahkikat aşamasına geçilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki ceza dava dosyasının incelenmediğini ve ticari defterler ile muhasebe kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmamasının usul eksikliği yarattığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklı olarak 145.000,00.-TL bedelli senet yönünden icra takibinden sonra, 155.000,00.-TL bedelli senet yönünden ise icra takibinden önce açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının dava dilekçesi ekinde delil olarak yalnızca araç satış senetlerini dosyaya sunduğu, Yerel Mahkemece Antalya 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve Antalya 15. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının getirtilerek incelendiği, ceza dosyasının tehdit suçuna ilişkin olduğu, dava konusu senetlere ilişkin herhangi bir ceza soruşturma veya kovuşturmasının söz konusu olmadığı, davacının da son celsedeki beyanında senetlere ilişkin başkaca dava veya şikayetinin bulunmadığını beyan ettiği, davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu, Yerel Mahkemece tensip zaptıyla birlikte delillerin sunmaları için taraflara usulüne uygun bildirimde bulunulduğu, ön inceleme duruşmasında ayrıca HMK'nın 140/5. maddesine göre taraflara süre verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, kambiyo senedinden kaynaklı işbu menfi tespit davasında senetlerin teminat senedi olarak verildiğini ve bedelsiz olduğunu ispat yükü davacı üzerinde olup davacının borçlu olmadığı iddiasını usulünce ispat edemediği anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 6-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 02/12/2025 ...