T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3727 KARAR NO : 2025/2110 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : TARİHİ : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi NUMARASI : TARİHİ : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak ... Asliye Ticaret Mahkemes…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/3727 KARAR NO : 2025/2110 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : TARİHİ : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi NUMARASI : TARİHİ : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak ... Asliye Ticaret Mahkemesi ile ... Asliye Hukuk Mahkemesince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ .....Asliye Hukuk Mahkemesince; "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olduğu ve davanın konusunun Kambiyo senetlerine özgü icra takibine itirazın iptali olduğu anlaşıldığından, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne hitaben açıldığı, uyuşmazlığın çözümünde ticaret mahkemesi görevli olduğu, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu'nun .....tarihli... numaralı kararı ile .....mülki sınırlarının yargı çevresi olmak üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kurulmasına ve kararın ..... tarihinden itibaren uygulanmasına karar verildiği, dava tarihinin ....... tarihi olduğu..." gerekçesiyle davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde dosyanın görevli ....Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. .......Asliye Ticaret Mahkemesince ise "... Somut olayda, davacı alacaklının davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ...... sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlattığı, davalı borçlunun buna itiraz ettiği ve davacı alacaklının itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunduğu, uyuşmazlığın genel haciz yoluyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, kambiyo takibinin söz konusu olmadığı, böylece dava konusunun TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılan davalardan yani mutlak ticari dava niteliğinde olmadığı, tarafların tacir sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılmasının davanın niteliğini ticari hale getirmeyeceğinden, mahkememizin görevli olmadığı dosya içerisinde yer alan yazı cevaplarıyla sabit olduğundan, uyuşmazlık konusu itibariyle mutlak ticari dava ve anlatılan hususlar gözetildiğinde nispi ticari dava söz konusu olmadığından, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilerek olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine karar verilmiştir TTK’nın 4. maddesine göre ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde "a" ve "f" bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır. Nispi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır. Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur. Ticaret Kanunu'nun 776.maddesinde bononun unsurları; "...(1) Bono veya emre yazılı senet; a)Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi, b)Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini, c)Vadeyi, d)Ödeme yerini, e)Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını, f)Düzenlenme tarihini ve yerini, g)Düzenleyenin imzasını içerir..." şeklinde sayılmıştır. Aynı yasanın 777. maddesi ise unsurların bulunmaması halini düzenlemiş olup madde metni şöyledir: "(1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.'' 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinde aynı Kanun'un 673. maddesine atıfta bulunulmadığından, bir kimse, poliçelerde olduğu gibi kendi emrine bono tanzim edemez. Diğer bir anlatımla bonoyu tanzim eden, kendisini lehtar göstererek bono düzenleyemez. Ayrıca 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 778/1-b maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 703/2. maddesi uyarınca; çift vadeli olarak düzenlenen senetler bono vasfında sayılamaz. Somut olayda; davacı ilamsız icra takibi ile alacağın tahsilini talep etmiş, yapılan itiraz üzerine itirazın iptali istemli eldeki davayı açmış olup takibe dayanak belge olarak sunduğu senedin çift vade içermesi, ayrıca lehdar ve keşidecisinin aynı kişi olması karşısında kambiyo senedi vasfı bulunmadığı, tarafların tacir oldukları yönünde bir iddia bulunmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiştir. KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22. maddeleri gereğince ......Asliye Hukuk Mahkemesi 'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın yargı yeri belirlenmesini talep eden mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme ve müzakere sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/01/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır