İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının adresinde inşaat kazı çalışması yapıldığı sırada 29,06.2015 tarihinde davacı şirkete ait 1800.04 ... kabloya hasar verildiğini, 68.598,35 TL hasar bedelinin 29.06.2015 hasar tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için ö…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/625 KARAR NO : 2025/3612 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/01/2019 NUMARASI : 2017/593 Esas - 2019/36 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının adresinde inşaat kazı çalışması yapıldığı sırada 29,06.2015 tarihinde davacı şirkete ait 1800.04 ... kabloya hasar verildiğini, 68.598,35 TL hasar bedelinin 29.06.2015 hasar tarihinden itibaren T.C.Merkez Bankası'nın kısa vadeli krediler için öngördüğü avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu bu sebeplerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Davacı vekiline duruşma gün ve saatini bildirilen davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 12/10/201 tarihli duruşmaya davacı vekilinin usulüne uygun tebligata rağmen gelmediği ve mahkememizce 12/10/2018 tarihli celsede dosyanın HMK 150. Maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, HMK 150/5 hükmü uyarınca işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 ay içinde yenilenmeyen davaların sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılacağına ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılacağına dair düzenleme bulunduğu, mahkememizce dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih olan 12/10/2018 tarihinden itibaren 3 aydan fazla zaman geçtiği ve dosyanın yenilenmediği anlaşılmakla HMK mad. 150/5 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ...,,,HMK' nun 150/5. maddesi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; "İstinafa konu dosya tarafımıza başka bir davacı vekili üzerinden sevk edilmiştir. Dosyaya sunulu cevap dilekçesi davacı vekilinin ilk vekil kıldığı meslektaş tarafından sunulmuş olup akabinde davalı tarafın dosyaya sunmuş olduğu cevap dilekçesi tekrardan davacının ilk vekiline tebliğ olmuştur. Bu süreç sonunda dosya tarafımıza sevk edilmiştir ve dosyaya yasal süresi içerisinde tarafımızca cevaba cevap dilekçesi sunulmuştur. Cevaba cevap dilekçesi itibariyle dosyanın aktif vekili tarafımız iken duruşma tarihinin davacının diğer vekiline tebliğ edilmiş olması usulen hatalı olmuştur." şeklindeki beyanıyla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 150/1 maddesinde "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir."düzenlemesi bulunmaktadır.Davacı tarafından davalı aleyhine iş bu tazminat davasının açıldığı, yargılama esnasında dosyanın işlemsiz bırakıldığı, üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediğinden davanın HMK 150.maddesi gereğince açılmamış sayılması karar verildiği anlaşılmıştır.Dosya içeriğinden duruşma gününden haberdar olan davacının herhangi bir mazeret bildirmemesi karşısında yapılan işlem hukuka uygun olduğu gibi, davacının duruşmaya katılmamasını mazur gösterecek geçerli bir sebep ortaya koyamadığı, davacı şirketin vekaletname sunan, davayı açan ve sistemde kayıtlı bulunan diğer vekiline tebligat çıkartılmasında usule aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.Dosyadaki belgelere ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/593 Esas 2019/36 Karar sayılı 25/01/2019 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6-Karar tebliği ve harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi Dairemizce yapılmasına, harç ve avans iadesi işlemleri ile 6100 Sayılı HMK'nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025