TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2025 NUMARASI : 2025/527 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1331 KARAR NO : 2025/998 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/06/2025 NUMARASI : 2025/527 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; davacının eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağına istinaden Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine davalı tarafın itiraz etmesi sonucu takibin durması üzerine açılan itirazın iptali davası olup, davacının ihtiyati haciz talebinin mahkemece reddi üzerine söz konusu ara karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, davalı şirket yaptıkları baskı ve fason baskı işlerinden kaynaklı olarak farklı tarihlerde düzenlenen toplam 6 adet faturayı davalı şirkete gönderdiklerini, faturaların e-fatura olduğunu ve davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirketin faturalara herhangi bir itirazının olmadığını ve faturaları iade de etmediğini, ayrıca söz konusu faturalara istinaden 50.000,00 TL tutarında kısmi ödeme de yapıldığını ancak kalan tutarların ödenmediğini, bu faturalara istinaden Küçükçekmece İcra Dairesinin... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alamadıklarını beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamını, icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili özetle, müvekkil şirketin katalog, broşür, dergi gibi ürünlerin basım yayın ve imalatıyla uğraşmakta olduğunu, müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki ya da sözleşmenin olmadığını, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen faturaların ancak icap niteliğinde olabileceğini, müvekkili şirketin davacı tarafa bir borcu olmadığı gibi, davacı tarafından iddia edildiği gibi bir ifa ve teslim edilmiş bir mal veya hizmetin de olmadığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece 12.06.2025 tarihli ara karar ile dosyaya sunulmuş tüm delillerin birlikte değerlendirildiğinde, mevcut delillere göre davacının alacağının mevcudiyetini ve miktarını yaklaşık olarak ispatlayamadığını, ihtiyati haciz için aranan İİK 257. maddedeki yasal şartların mevcut olmadığını belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, dava dilekçesindeki maddi vakıaları tekrar ederek borcun sabit olduğunu, davalı şirketin işlerinin kötüye gittiğini ve piyasaya olan borçlarını ödeyemediğini, yaklaşık ispattan fazlasının mevcut olduğunu, davalı tarafın kısmi ödeme bile yaptığını, davalının icra dosyasında kapak hesabı yaptırdığını beyan ederek mahkeme ara kararının kaldırılması ve ihtiyati hacze karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davalı iş sahibi, davacı ise yüklenicidir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389 vd. maddelerinde geçici hukuki korumalar arasında ihtiyati tedbir düzenlenmiş olup, maddede "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin “uyuşmazlık konusu hakkında” verileceği hüküm altına alınmıştır.Buna göre ihtiyati tedbirin ancak "uyuşmazlık konusu hakkında" verilebileceği dikkate alınarak tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu olan hakkı oluşturacaktır. Kanun, “uyuşmazlık konusu hakkında” diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1). Bu nedenle ihtiyati tedbir, dava konusu hak, mal ya da şeyler üzerinde uygulanabilir.İİK'nın 257. maddesinde ise rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, davanın konusu faturaya ilişkin para alacağıdır. Davalı taraf da sözleşme ilişkisini kabul etmemektedir. Bu aşamada davacının alacak iddiası yargılamaya ve ispata muhtaç olup İİK 257 maddesindeki ihtiyati haciz şartları oluşmadığından mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi yerinde olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/06/2025 tarih ve 2025/527 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE, 2-İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 30/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.