T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2796 KARAR NO : 2025/2354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/856 Esas Derdest KARAR TARİHİ : 11/09/2025 DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/2796 KARAR NO : 2025/2354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2025/856 Esas Derdest KARAR TARİHİ : 11/09/2025 DAVA : Tazminat ( Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 12/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 12/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla dosya incelendi; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07.02.2025 tarihinde davalı sürücünün tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması nedeniyle yaya geçidinden geçen davacıya çarparak daimi olarak sakat kalmasına sebebiyet verdiğini, davacının kusurunun bulunmadığını, yaralanma nedeniyle ameliyat olmak ve sağlık kuruluşların ödemeler yapmak zorunda kaldığını beyanla trafik kazası nedeniyle beden ve efor kaybına uğrayan davacı müvekkili için 6100 Sayılı Yasa nın 107. Maddesi gereğince, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi raporuna göre arttırılmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 10.000-TL Bakıcı Gideri, 10.000-TL Yol Gideri, 10.000 TL Tedavi Gideri, 10.000-TL Geçici İşgöremezlik Tazminatı ve 10.000-TL Sürekli İşgöremezlik Tazminatı ve 750.000-TL Manevi Tazminat olmak üzere toplam 800.000-TL tazminattan, maddi tazminat talepleri bakımından tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen ( Sigorta şirketi için teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) , manevi tazminat talebi bakımından ise davalı ....’tan ve ...Şirketi'nden kaza tarihi olan 07.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, davalı işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı araca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı .... AŞ. Vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın iddia edilen kazada kusurlu olduğu iddiasının ortaya çıkması gerektiğini, her somut olayın kendi şartlarına göre incelenmesi gerektiğini, davacı yayanın yola kontrolsüz ve tedbirsiz şekilde çıktığı için asli kusurlu olduğunu, kişinin maluliyete konu olabilecek düzeyde bir yaralanmasının mevcut olmadığını, yaralanan kişinin tedavisi sonrası sakatlığının kalmadığını, davacının SGK çalışanı olduğunu, sgk kurumundan veya İçişleri Bakanlığı'ndan tazminat alıp alınmadığının tespit edilmesi gerektiğini, SGK'dan rücuya tabi ödeme alınıp alınmadığı hususunun belirlenmesi gerektiğini, kazaya ilişkin müvekkil şirketin temerrüdü söz konusu olmayacağından davacı yanın talep edebileceği faiz başlangıcının ancak ve ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz şeklinde olması gerektiğini, bakıcı ve tedavi gideri gibi yansıma zarar ve manevi tazminat taleplerinin poliçe dışında olduğunu, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, (kusur tespiti, müterafik kusur, faiz, maluliyet tespitinin vs.) dikkate alınmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın davacının kusuru neticesinde meydana geldiğini, müvekkile ait aracın sürücüsüne izafe edilen kusur iddiasını kabul etmediklerini, davacının maluliyetine ilişkin herhangi bir sağlık raporunun mevcut olmadığını, davacının sürekli sakatlık dışında talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik, yol gideri, bakıcı gideri tazminat kalemlerine ilişkin olarak söz konusu zarar kalemlerinin somutlaştırılması gerektiğini, müvekkile ait .. .. plakalı araç.... A.Ş'nin T-362961904-0-0 poliçe numaralı poliçesi ile sigortalandığını, söz konusu poliçe, 16.02.2024-16.02.2025 tarihleri arasında geçerli olup maddi ve bedeni ayrımı olmaksızın sınırsız teminat limitine sahip olup davanın ... .. A.Ş'ne ihbar edilmesini talep etiklerini, davacının talep ettiği manevi tazminatın fahiş olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın tüm talepler yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olaya ilişkin olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını ve müvekkil hakkında "Taksirle Bir Kişinin Yaralanmasına Neden Olma" suçlamasıyla iddianame düzenlendiğini, Yargılama, İzmir 34. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2025/589 E. sayılı dosyasında halen derdest olup, yargılama kapsamında henüz kusura ilişkin kesin bir bilirkişi raporu alınmadığını ve mahkemece nihai bir kusur tespiti yapılmadığını, bu durum karşısında, davacının "tam ve ağır kusur" iddiasının tamamen hiçbir hukuki ve maddi temeli bulunmadığını, kaza tespit tutanağının eksik olduğunu ve kabul etmediklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen 11/09/2025 tarihli ara kararda özetle; dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde açık bir şekilde düzenlendiği üzere ihtiyati tedbir kararının ancak ve ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, davacı vekilinin İşleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati tedbir talebinin açık ve anlaşılır olması gerektiği, ne hususta neye ilişkin istenildiğinin mahkeme dosyasından anlaşılamadığı ve tedbir talebine konu .... plakalı aracın dava konusu olmadığı göz önünde bulundurulduğu gerekçesi ile davacı vekilinin işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ve kazaya sebebiyet veren .... PLAKALI araca ihtiyati tedbir konulmasına yönelik talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada .... plakalı araç sürücüsü .... ‘ın tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullanması nedeniyle vukuu bulmuş olup müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, bu hususun kaza tespit tutanağı, soruşturma ve kovuşturma dosyasında mevcut kaza görüntüleri ve diğer tüm hususlar ile sabit olduğunu, davalı sürücünün iş bu kazadan sonra işvereni olan diğer davalı şirket tarafından işten çıkarıldığını, dolayısıyla her iki davalı yönünden de müvekkilin yargılama sonucunda hak kaybına uğratmasının muhtemel olduğunu , tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati haciz talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasına karar verilmesini, talep doğrultusunda işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine ve kazaya sebebiyet veren ... plakalı araca ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.. İSTİNAFA CEVAP : Davalı istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada geçici hukuki koruma talebinin reddinden kaynaklanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince davacının geçici hukuki koruma isteminin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir; HMK'nun 357 inci maddesine göre de, İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır. Bilindiği üzere, uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. 6100 Sayılı HMK'nun 33. maddesi gereğince olayları anlatmak taraflara, hukuki niteleme mahkemeye aittir. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz iki ayrı koruma tedbiri olup amaçları, konuları ve sonuçları bakımından birbirinden farklıdır. Biri diğerinin yerine geçmek üzere karar verilmez. Diğer bir anlatımla talep ya ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir şeklinde nitelendirilip hüküm altına alınmalıdır. Nitekim 6100 Sayılı HMK'nun 406/2. fıkrasında "İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara iliskin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır." denmiştir. Bu fıkranın gerekçesinde "özellikle uygulamada farklı geçici hukuki korumaların birbirinin yerine kullanılmasının hatta ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesi- gibi aslında kanuna tamamen aykırı geçici hukuki koruma kararı oluşturulmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır." denmiştir. Davacı vekili dilekçesinde maddi ve manevi tazminat alacağı yönünden...plaka sayılı araç ile davalıların taşınır ve taşınmaz malları, bankalardaki ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine 3. Kişilere devri önlemeye yönelik ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İstem, maddi ve manevi tazminata (para alacağına) yönelik olduğundan, davacı vekili dava dilekçesinde her ne kadar ihtiyati tedbir istemiş ise de ; geçici koruma talebinin ihtiyati haciz olduğu kabul edilmeli ve buna göre inceleme yapılarak karar verilmelidir. Beri yandan; 2004 Sayılı İİK 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” Ayrıca, 2004 Sayılı İİK 257/1 maddesi gereğince, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun taşınır taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmesi gerekli olmayıp, borcun muaccel olması (vadesinin gelmesi) yeterlidir. Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğü olay tarihi itibariyle muaccel hale gelir. Borçlunun temerrüdünün düzenlendiği 6098 sayılı TBK’nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Bu durumda geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olup, ihtiyati haciz talebinin incelenmesi gerekir. Alacaklının alacağı muaccel olup bir rehin ile de temin edilmemişse, alacaklının ihtiyati haciz isteme hakkı vardır. Bunun için, başkaca hiçbir şart (mesela borçlunun davranışı yüzünden alacağın tahsilinin tehlikeye girmiş olması şartı) aranmaz. Alacaklının, alacağı hakkında mahkemeye kanaat verecek deliller göstermesi gerekir. Buradaki ispat, esas davadaki gibi tam bir ispat değildir. Mahkemenin, alacağın ve ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına kanaat getirmesi yeterliğidir . Somut olayda, trafik kazasından kaynaklanan haksız eyleme dayanıldığına göre, iddia edilen alacağın 6098 Sayılı TBK 117. maddesi gereğince olay tarihi olan 11/09/2025 tarihinde muaccel hale geldiği açıktır. Yalnızca, kusur durumu ve tazminat miktarları çekişmelidir. Nitekim, kaza tespit tutanağında davalı sürücünün KTK 74/b maddesi kural ihlalinin bulunduğu, davacı yayanın kural ihlalinin bulunmadığına dair tespitti bulunulduğu, dava dilekçesi ekinde sunulan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulunun 19/03/2025 tarihli raporunda davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre de davacının maddi ve manevi tazminat alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği anlaşıldığından, davacı bakımından ihtiyati haciz isteme koşulları oluşmuştur. Ayrıca, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacının manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 Sayılı HMK'nun 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. İlk derece mahkemesince maddi ve manevi tazminat istemi yönünden davacının ihtiyati haciz isteminin, takdiren belirli bir teminat karşılığında 800.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere hacizde ölçülülük ilkesi uyarınca davalı sürücü .... ve ... Şirketi adına kayıtlı olması halinde .... plakalı araç ile bir (1 adet ) taşınmaz kaydı bakımından kabulüne karar verilmesi gerekirken istemin tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesinin 11/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden karar verilmesi suretiyle; davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 Sayılı İİK' un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden 800.000,00 TL'sının takdiren %5'i oranında nakdi ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında kabulüne, 800.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere hacizde ölçülülük ilkesi uyarınca davalı sürücü ....ve .... Şirketi adına kayıtlı olması halinde .... plakalı araç ile bir (1 adet) taşınmaz kaydı üzerine ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, davacı vekilinin diğer taşınırlar, bankalardaki ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE, 2-İlk Derece Mahkemesi olan İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/856 Esas sayılı 11/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararının KALDIRILMASINA, 3-Düzelterek Yeniden Karar Verilmesi Suretiyle; a)Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin 2004 Sayılı İİK' un 257 ve devamı maddeleri uyarınca koşulları gerçekleştiğinden 800.000,00 TL'sının takdiren %5'i oranında nakdi ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında KABULÜNE, b)800.000,00 TL'si ile sınırlı olmak üzere hacizde ölçülülük ilkesi uyarınca davalı sürücü ... ve .... Şirketi adına kayıtlı olması halinde .... plakalı araç ile bir (1adet) taşınmaz kaydı üzerine İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, c)İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, ç)Davacı vekilinin diğer taşınırlar, bankalardaki ve 3. Kişilerdeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin REDDİNE, d)Kararın derdest olan dava dosyası üzerinden taraflara bildirilmesine, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcının ve gider avansının talep halinde yatırana iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans ve harç iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi'nce yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 12/12/2025 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362. Maddesi (1-f) bendi ve 2004 Sayılı İİK'nun 258/3. fıkrası gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.