9. Hukuk Dairesi 2011/35485 E. , 2013/28649 K. MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yemek ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y…
**9. Hukuk Dairesi 2011/35485 E. , 2013/28649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ DAVA :Davacı, ücret alacağı, fazla çalışma ücreti, yemek ücreti ile genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ... Bölge Müdürlüğü'ne bağlı güzellik uzmanı olarak 30.10.2009 tarihinde düzenlenen 01.11.2009-30.09.2010 tarihleri arası geçerli belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığını, ancak iş sözleşmesinin süresinin bitiminden önce 01.06.2010 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin bitmesine kadar 4 aylık ücret, ayda 200.-TL yemek parası ve diğer haklarından mahrum kaldığını, davacının 7 aylık çalışma süresi içinde ayda 4 defa ...'a, 2 defa ...'ye, 2 defa ...'ye ve 2 defa ...'ya gittiğini, görevli gönderildiği bu günlerde çalışmalarının yola çıktığı 06.00’dan gece saat 20.00’ye kadar devam ettiğini, bu günlerde 6,5 saat fazla çalışma yaptığını, ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, 01 Ocak 2010, 23 Nisan 2010, 01 Mayıs 2010 ve 19 Mayıs 2010 tatillerinde çalıştığını, genel tatil çalışmaları karşılığı ücretinin ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000,00 TL 4 aylık ücret alacağı, 800,00 TL fazla çalışma ücreti, 100,00 TL genel tatil ücreti, 100,00 TL yemek ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacının çalışma şekilleri, müşterilere davranışı ve işyerindeki hal ve tavırlarının davalı şirketin çalışma usullerine uymadığını ve verilen görevleri gerektiği gibi yapmadığını, sözleşmenin 16. maddesine aykırı davranması sebebi ile iş akdinin haklı olarak feshedildiğini, davacının çalışmadığı süreleri talep etme hakkının olmadığını, davacının çalışma saatlerini kendisinin ayarladığını, günde fiili çalışmasının 1-2 saat olduğunu, mesleği ve görevi gereği fazla çalışma gerekmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, bakiye ücret alacağı, fazla çalışma, genel tatil ve yemek ücreti alacakları taleple bağlı kalınarak hüküm altına alınmıştır. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Taraflar arasındaki ilişkinin belirli süreli iş sözleşmesinin unsurlarını taşıyıp taşımadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Belirli süreli iş sözleşmesinden söz edilebilmesi için sözleşmenin açık veya örtülü olarak süreye bağlanması ve bunun için objektif nedenlerin varlığı gerekir. Yapılan işin niteliği belirli süreli iş sözleşmesi yapılabilmesi için önem arzetmektedir. Belirli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak “belirli süreli iş sözleşmesi” yapılabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 430 uncu maddesinde ilk defa yapılacak olan sözleşmelerde objektif neden öngörülmemiş oluşu, önceki özel kanun olan İş Kanunu’nun 11 inci maddesindeki objektif nedenlerin varlığını ortadan kaldırmaz. Somut olayda, her ne kadar taraflar arasındaki sözleşme belirli süreli iş sözleşmesi ise de, yapılan işin niteliği gereği belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektirir objektif bir neden bulunmamakla, sözleşmenin esasen belirsiz süreli olarak nitelendirilip çalışılmayan süreye ilişkin bakiye ücret isteminin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 3- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile iş çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir. Somut olayda, beyanı hesaplamaya esas alınan tek davacı tanığının davalıyla arasında davası bulunmakla husumet olduğu açık olup, bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere davacının fazla çalışma iddiasının kanıtlayamaması sebebiyle fazla çalışma isteminin reddi gerekirken kabulü bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.