T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/09/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. G…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/09/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile Alacaklı ... A.Ş. tarafından dosya borçlusu ... hakkında icra takibi başlatıldığını, alacaklı tarafından borçluya ait menkul malların (kitaplar) 27/11/2018 tarihinde haciz konarak yediemin olarak müvekkili Antalya Yediemin Deposu'na teslim edildiğini, yasal süresinde satış istenilmediğinden dolayı haczin düştüğünü, davalı şirket tarafından 02/04/2021 tarihli haciz tutanağı ile müvekkilinin muhafaza ettiği menkul malların üzerine tekrar haciz konduğunu, hacizli malların yeniden satışının istenildiğini, 16.09.2021 ve 07.10.2021 tarihinde yapılan ihalelerde alıcı çıkmadığından satışın düştüğünü, dosyanın Antalya Genel İcra Dairesi'ne devredildiğini, ... Esas numarasını aldığını, müvekkiline yediemin ücreti ödenmediğinden Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile 29/12/2021 tarihinde borçlu aleyhine genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, davalıya ödeme emrinin 31/12/2021 tarihinde e-tebligat olarak iletildiğini, borçlunun 07/01/2022 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz ettiğini, İcra Dairesi tarafından 07.01.2022 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, Antalya 8 İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında haczedilen menkul (kitaplar) malların 27/11/2018 - 02/04/2021 tarihleri arasındaki alacağının 16.459,00 TL, 27/11/2018 - 29/12/2021 tarihleri arasında 4.577,85 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.036,85 TL alacağı olduğunu, müvekkili şirketin 27/11/2018 tarihinden bu zamana kadar ve satıştan düştükten sonrada yediemin görevini halen daha ifa ettiğini belirterek icra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 88/6. maddesinde haczedilen taşınır malların muhafazası bakımından ortaya çıkacak ihtilafların çözüm yolunun düzenlendiğini, ilgili madde uyarınca hacizli taşınır malların muhafazası konusunda ortaya çıkan ihtilafların İcra Mahkemesi tarafından basit yargılama usulüne göre çözüleceğinin açıkça belirtildiğini, İİK'nın 88/6. maddesi uyarınca Antalya İcra Hukuk Mahkemeleri'nin görevli mahkeme olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, görevsizlik kararı verilmemesi halinde dahi davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, yediemin ücretinin 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda takip ve satış masrafları arasında düzenlenmiş olup yediemin hizmet bedelinin muhafaza işlemi yapılan icra takip dosyasından karşılanmakta olduğunu, bu nedenlerle müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, Yargıtay içtihatlarına göre yedieminin alacağını, muhafazanın yapıldığı, bir diğer anlatımla, yediemin ücretinin doğduğu icra takip dosyasından talep etmesi gerektiğini, bunun için yeni bir takip başlatmasında hukuki yararı bulunmadığını, icra dosyasında alacak tahsil edilemediğinden inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek İİK 88/6 gereğince görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesi olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesini, yediemin ücretinin İİK'da takip ve satış masrafı olarak düzenlenmiş olup davacı tarafça ayrı bir icra takibi başlatılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini, haksız davanın reddine karar verilerek davacının asıl alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Somut olayda uygulamada örneklerine rastlandığı üzere alacaklı vekili ile davacı arasında sözleşme yapılmış değildir. Zabıtlarda icra müdürlüğünce davacıya teslim yapıldığı anlaşılmıştır. Ancak İİK 95 maddesi uyarınca davacı yararına icra müdürlüğünce ödenen peşin para da bulunmadığından davacının icra müdürlüğü emriyle mahcuzu kabul ettiği söylenemez. Burada davacının peşin para ödenmediğinden hukuken yetkili ve yükümlü olmaksızın davacı yararına iş gördüğü kabul edilmelidir. Davacı, alacaklı davalının menfaatine ve varsayılan iradesine uygun ve alacaklının alacağının tahsili için herekli olan bir işi gereği gibi ifa etmiştir. Bu bakımdan vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacak talep edebilir. Bu nedenle husumet yokluğu ve davalının borçlu olmadığı savunması kabul edilmemiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ... E. ... K. sayılı ilamında vekaletsiz iş görme yönünden yaptığı değerlendirmede dolaylı olarak aynı sonuca varmaktadır. Anılan kararda araç malikinin aracı suç eşyası olduğundan bahisle yedi emin otoparkına teslim edilmiş olup, bu durumda aracın otoparkta tutulmasının araç maliki yararına olmadığı değerlendirilerek araç maliki aleyhine açılan davanın vekaletsiz iş görme kapsamında olmadığı sonucuna varılmıştır. Somut olayda ise borçlu üçüncü kişinin mahcuzu, davalı alacaklının icra müdürlüğünden haciz talep etmiş olması üzerine ve onun yararına olacak şekilde davacı tarafından teslim alınmış olup vekaletsiz iş görme kapsamında değerlendirilebilecektir. Hukuki yarar yönünden yapılan değerlendirmede; vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak bulunmasının yanı sıra, takip alacaklısı davalı yönünden yedieminlik masrafı takip masrafıdır. Ancak dosyamızın alacaklısı yedieminlik ücreti masrafını isteyen takip alacaklısı değil, bizzat yediemindir. İİK'nın 95. maddesine göre, alacaklı muhafaza masraflarını istenildiği taktirde peşin vermek zorundadır. Davalı tarafın peşin vermekle yükümlü olduğu yedieminlik ücretinin takip masrafı olduğu ve takip dosyasından istenilebileceği yönündeki savunma İİK'nın 95. Maddesine ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Davalı yan icra müdürlüğü aracılığıyla takip sırasında haciz isterken masraf yatırmakla yükümlü olup, yükümlüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacının alacağının ödenemeyeceğini bilmektedir. Davalının bu yönde savunmasına itibar edebilmek için davacıya mal teslim edilirken icra dosyasında davalıdan tahsilat yapıldığı takdirde ödeme yapılacağı hususunda davacı ile anlaşma yapıldığı ispatlanmalıdır. Kaldı ki icra müdürlüğünün dosya masrafları için davalı veya dosya borçlusu 3. kişi aleyhine takip yapma hakkı da yoktur. Davalı alacağını tahsil edemez ise davacının verdiği hizmetin karşılığını alamayacağı düşüncesi başta anayasada 18. maddede teminat altına alınmış angarya yasağına ve anayasada 55. Maddede teminat altına alınmış ücrette adaletin sağlanması ilkesine aykırılık teşkil eder. Bu nedenle davacının hukuki yararı olduğu kabul edilmiş aksi yöndeki Yargıtay içtihatları benimsenmemiştir. (aynı yönde Antalya BAM 11 HD 2018/1971 E. 2019/1304 K.) Bu belirlemelerden sonra yedi eminlik ücret alacağının belirlenmesi için dosya nitelikli icra hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdii edilmiş, rapor mevzuata uygun gerekçeli denetime elverişli görülerek hükme esas alınmış, davacının hesaplanan tutarda alacağı bulunduğu, ve fakat davacılıyı temerrüte düşürmediğinden işlemiş faizi talep edemeyeceği vicdani kanaatine varılmakla kısmen kabul kararı verilerek, hükmolunan alacağa İİK 67/2 şartlarını haiz ve likit olduğu belirlenmekle %20 tutarında icra inkar tazminatı uygulanmıştır" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın, 16.459,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmolunan (16.459,00 TL) alacağın %20'si tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki uyuşmazlığın müvekkili şirket tarafından Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında borçlu ... aleyhine başlatılan icra takibi hasebiyle yapılan haciz işlemlerinde haczedilen malları yediemin sıfatıyla muhafaza eden davacı tarafça muhafaza hizmet bedelinin talep edilmesinden ibaret olduğunu, davacı tarafın Antalya 8. İcra Müdürlüğü tarafından haciz işlemleri kapsamında muhafaza altına alınan mahcuz mallar için yediemin olarak tayin edildiğini, davanın konusu Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamında talep edilen alacağın İİK m. 88/6'da düzenlenen muhafaza işlemine gerek kalmayan mahcuz malın muhafaza ücretinin tahsili açısından yaşanan uyuşmazlık olduğunu, görevli mahkemenin madde metninde düzenlendiği şekilde İcra Mahkemeleri olduğunu, Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasın incelenerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında talep edilen alacak mahcuz malların muhafazası için görevlendirilen yediemin deposu sahibinin muhafaza hizmetinden doğan hizmet bedeli talepli olduğunu, muhafaza görevinin yerine getiren yediemin deposu sahiplerine ödenecek hizmet bedelinin takip masraflarından karşılanması hasebiyle, alacaklı tarafından kendilerine ödenmesi için ayrıca bir takip konusu yapılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2015 tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamında mahcuz malların muhafazası için görevlendirilen yedieminin hizmet bedelini ayrıca bir takip konusu yapmasında hukuki yararın olmadığı ve yedieminlik hizmet bedelinin dosya kapsamında yapılan mahcuz malların satış işlemi sonucunda elde edilen miktardan sırasına göre yahut dosya borcunun kapatılması sonrası sırasına göre karşılanması gerektiğinin hükme bağlandığını, Yargıtayın güncel içtihatları ve yasal düzenlemeler doğrultusunda yedieminlik hizmet bedelinin ayrıca bir takip konusu yapılarak alacaklıdan talep edilemeyeceğini, davacı tarafın mahcuz mallar için gerçekleştirilen satış ihalelerinde alıcı çıkmaması sebebiyle satışın gerçekleşmediği ve dolayısıyla yedieminlik hizmet bedelinin kendilerine ödenmediği gerekçesiyle mağdur olduklarını ve mağduriyetin müvekkili şirket tarafından giderilmesini talep ettiğini, Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası kapsamındaki alacak tahsil edilemediği için yedieminlik hizmet bedeli kendilerine ödenemeyen davacı tarafın mağduriyetine sebep olanın müvekkili şirket olmadığını, dosya kapsamında hala borcun ödemesi yahut satış işlemi yapılamadığı için takibin devam ettiğini, müvekkili şirketin davaya konu takibe itiraz etmesinde kötüniyet olduğundan bahsedilemeyeceği gibi icra inkar tazminatına da hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; yedieminlik ücreti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, davanın İİK m. 88/6'da düzenlenen muhafaza işlemine gerek kalmayan mahcuz malın muhafaza ücretinin tahsili açısından yaşanan uyuşmazlık olduğunu, görevli mahkemenin İcra Mahkemeleri olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 1. maddesi ile görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu açıklandıktan sonra mahkemenin görevli olması hususu da Kanun’un 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenleme altına alınmıştır. Dava şartlarının taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması zorunlu olup, Kanun’un “Dava şartlarının incelenmesi” başlıklı 115. maddesiyle düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesinde yer alan "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmü ile de hukuk davalarında asıl görevli mahkemenin kural olarak Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu açıklamıştır. Uyuşmazlığın çözümü açısından yedieminlik ücret alacağından bahsetmek gerekmektedir. Yedieminlik ücret alacağı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 95. maddesi ile “Alacaklı haczedilen malların muhafaza ve idare ve işletilmesi masraflarını istenildiği takdirde peşin vermeğe mecburdur” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 88/6. maddesi ise hacizli malların muhafaza tedbirlerine ilişkin olup, yediemin ücret alacağını kapsamamaktadır. Gelinen aşamada itirazın iptali davalarına bakmakla görevli olan mahkemeden de bahsetmekte yarar vardır. İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m. 67/1). Böylece; itirazın iptali davalarında görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu anlaşılmaktadır. Tüm bu açıklamalar ve yasal düzenlemeler ışığında somut olay incelendiğinde; dava, İİK'nın 95. maddesinden kaynaklanan yedieminlik ücretine dayalı olarak yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup dosya kapsamına göre, davacının ve davalının tacir oldukları anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi, “Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları…….ticari dava….sayılır.” düzenlemesini amir olup, bu madde uyarınca uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan davalı vekilinin mahkemenin görevine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. (Bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 02.04.2015 tarih 2015/2974 Esas 2015/4720 Karar sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/4-2526 Esas 2022/16 Karar sayılı ilamı) Yine davalı vekili, muhafaza görevini yerine getiren yediemin deposu sahiplerine ödenecek hizmet bedelinin takip masraflarından karşılanması hasebiyle, alacaklı tarafından kendilerine ödenmesi için ayrıca bir takip konusu yapılmasında hukuki yarar bulunmadığını ileri sürmüş ise de; eldeki davada yedieminlik ücreti masrafını isteyenin takip alacaklısı değil, bizzat yediemin olduğu, haczedilen eşyaların yediemin olarak davacıya teslim edildiği ancak teslim sırasında bir yedieminlik ücreti kararlaştırılmadığı, ilgili icra takip dosyasında herhangi bir tahsilatın da yapılmadığı, İİK'nın 95. maddesine göre davalı yan İcra Müdürlüğü aracılığıyla takip sırasında haciz isterken masraf yatırmakla yükümlü olup, yükümlüğünü yerine getirmemesi nedeniyle davacının ayrı takip başlatmakta ve işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazları da yerinde değildir. Ancak; takibe konu alacak, davalının alacaklı olduğu Antalya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında yedieminlik görevi yapan davacının talep ettiği yedieminlik ücretinden kaynaklanmaktadır. Söz konusu dosyada haczedilen eşyalar yediemin olarak davacıya teslim edilmiş ancak teslim sırasında bir yedieminlik ücreti kararlaştırılmamıştır. Şu durumda uyuşmazlığın çözümü yargılamayı gerektirdiğinden alacak tutarı belirgin (likit) değildir. Bu nedenle uygulama yeri bulunmayan İİK'nın 67/2 nci maddesi gereğince davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmamaktadır. Mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek davalının icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmuş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmektedir. (Ayn yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 23.05.2023 tarih 2023/490 Esas 2023/6865 Karar sayılı ilamı) Bu açıklamalar ışığında; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yukarıda açıklanan gerekçelerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosya kapsamına göre delillerin toplanmış olması karşısında dosya İlk Derece Mahkemesi'ne gönderilmeyerek davanın kısmen kabulüne, dava konusu alacak yargılamayı gerektirmekle likit olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜNE, Davalının Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın, 16.459,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, Dava konusu alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, b-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.124,31 TL harçtan peşin alınan 254,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 870,07 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvurma harcı ve 254,24 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından yapılan 850,00 TL bilirkişi ücreti, 32,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 882,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 690,50 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinaf edenin sıfatı ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.577,85 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, g-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabulucu ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.220,50 TL'sinin davalıdan, 339,50 TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, h-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilgili tarafa İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 281,10 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 93,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 314,20 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi'nce ilgili tarafa İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesi'nce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025 ...