T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1938 KARAR NO : 2026/611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2023/31 Esas - 2024/548 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1938 KARAR NO : 2026/611 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/07/2024 NUMARASI : 2023/31 Esas - 2024/548 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/01/2023 KARAR TARİHİ : 06/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 04/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, davacı ... aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2022/31675 Esas sayılı dosyasıyla 356.753,00.-TL fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, İcra takibine itiraz edemediklerini, takibin kesinleştiğini, davalıya borçlarının olmadığını, davalı firmanın, Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, davacı ..., ... ve şuan şirketin temsiline yetkili olan ve şirketi işleten ... tarafından kurulduğunu, daha sonra davacının ortaklıktan ayrılarak şirketi ve yönetimini şuan ki hissedara bıraktığını, davacının şirkette ortaklığı devam ederken ayrıca kendisine ait başkaca işletmesi bulunduğunu, faaliyetine devam ettiğini, bu sebeple kendi şahsi firması ile ortağı olduğu şirket arasında da mal alım-satımı gerçekleştiğini, faturalar kesildiğini, faturaların, yapılan ödemelerin davalı şirket defterlerine ve davacının yasal defterlerine işlendiğini, davacının banka yoluyla yapmış olduğu ödemeleri Halkbankası Çayırova Şubesindeki hesabından davalı şirket hesabı olan Garanti Bankası Çayırova Şubesi Hesabına gerçekleştirildiğini, davacının borcu olmayıp hatta alacaklı olduğunu, ortaklık sona ererken oturup alacak - verecek konusunda mutabık kalındığını, çıkarılan cari hesaba göre, davacının davalı firmadan 202.348,12.-TL alacaklı olduğunu, bunun üzere davacının alacakları için davalı firmanın, kendisine eşit miktarda ödeme yapmak isteyip, 24 adet her biri 8.431,00.-TL olmak üzere toplamda 202.344,00.-TL tutarında senet verdiklerini, ancak senet vadesinde bu ödemeler yapılmayınca, davacı adına 08.09.2022 tarihinde Gebze İcra Müdürlüğü 2022/22983 Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibine geçildiğini, davalı firma ile protokol yapıldığını, ödemelerin halen devam ettiğini, bu takibe 08.09.2022 tarihinde geçildiğini, davalının alacağı olduğunu kabul edip ihtiraz-ı kayıtlı itirazında bulunmadan ödeme yaptığını, buna rağmen alacaklı olduğunun bahsi ile icra takibine geçtiğini, ticari defterler ve ekte sunulan en son fatura incelendiğinde davalının 202.348,12.-TL borçlu olduğunun anlaşılabileceğini, davalı şirkete herhangi bir borcun olmayıp, davalının haksız olup kötü niyetli olduğunu, davacının; davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, takibin teminatsız veyahut teminatlı olarak tedbiren durdurulmasına, iddia edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına çarptırılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı taraf vekil eden tarafından davacı ... aleyhine Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/31675 Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin, usulüne uygun şekilde kesinleştiğini, davacının Kuğu Tasarım Mobilya Mimarlık İnş. Nakl. San. ve Tic. A.Ş.'de kurucu ortak olduğunu, 25 Eylül 2019 tarihli ticaret sicil gazetesi kayıtlarında da görüleceği üzere 28.08.2019 tarihli genel kurul kararı , 09.09.2019 tarihli Yönetim Kurulu kararları ile hisselerini devredip, şirketin tek pay sahipli anonim şirkete dönüştüğünü, davacı tarafın belirtmiş olduğu ve iddia etmiş olduğu gibi taraflar pay devri sonrasında oturup alacak verecek hesabı yapmış iseler de, bu yapılan hesabın şirket ortaklığına ve pay sahipliğine ilişkin olduğunu, taraflar arasındaki ticari alacağa ilişkin olmadığını, davacı tarafça buna ilişkin bir protokol sunulamadığını, dosyaya sunulan protokolun Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/22893 Esas sayılı dosyasına ilişkin olduğunu, bu dava konusuyla alakasının olmadığını, şirket tarafından ödemelerin yapıldığını, ilgili dosyanın, senede dayalı kambiyo takibi olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı tutarak haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle düzenlenen bilirkişi raporlarında dosya içerisine asıllarını sundukları davacı tarafından ödenen meblağları gösterir, davalı tarafın ıslak kaşe ve ıslak imzalı tahsilat makbuzların hiç dikkate alınmadığını, her ne kadar bu raporda bir kısım değerlendirmeler de bulunulmuş ise de raporun bir çok kısmı tabloları içerdiğini, bu tablolardaki verilerin de eksik olduğunu, Bilirkişi sadece mailden aldığı yevmiye defterleri üzerinden inceleme yaptığı için cari hesap kayıtları incelenmediğini, yine dava dosyasında belirtilen ve kasada saklanan makbuzlar ve banka kayıtları yine incelenmediğini, itirazlarının değerlendirilmediğini beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2024 Tarih - 2023/31 Esas - 2024/548 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafça, davacı aleyhine Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/31675 esas sayılı dosyası ile 356.753,00 TL fatura alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, takibe süresinde itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, oysa davacının davalı şirkete borçlu olmadığı, aksine alacaklı olduğu, davacının davalının eski ortağı olduğu, ortaklık süresince ayrıca kendi şahsi işletmesi üzerinden davalı şirket ile ticaret yaptığı, yapılan alım satımlara ilişkin faturalar düzenlendiğini, ödemelerin banka kanalıyla yapıldığı, taraflar arasında yapılan mutabakat gereği davacının davalıdan alacaklı çıktığı, buna rağmen davalı tarafından haksız olarak icra takibi başlatıldığı ileri sürülerek menfi tespit talebinde bulunulduğu, davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde Gebze İcra Müdürlüğünün 2022/31675 esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin usulüne uygun olduğu ve kesinleştiği, davacının davalı şirkette kurucu ortak olduğu ve ortaklıktan ayrıldığı, taraflar arasında yapılan hesaplaşmanın ortaklık ilişkisine yönelik olduğu, ticari ilişkiye dayalı bir alacak bulunmadığı, davacı tarafından sunulan protokolün dava konusu icra takibi ile ilgisinin bulunmadığı belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Somut olayda, davacı takibe konu cari hesap borcunun bulunmadığı iddiasına dayanarak menfi tespit isteminde bulunmaktadır. Bu durumda 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesince ispat yükü davacıya düşmektedir. Davalı tarafından davacı ile aralarında cari hesap sözleşmesi olduğu, bu nedenle yapılan ödemelerin cari hesaptan kaynaklı alacaklara mahsup edildiği, ayrıca faizin de buna göre talep edildiği savunulmuştur. 6102 sayılı TTK'nın m. 89'da cari hesabın tanımı ve şekli tarif edilmiştir.Buna göre; "(1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir. (2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz." 6102 sayılı TTK'nın m. 90/1-e'ye göre ise, cari hesabın alacak sütununa yazılan tutarlar için, sözleşme veya ticari teamüller gereğince, kaydolundukları tarihten itibaren faiz işler. Taraflar arasında cari hesap bulunduğuna ilişkin herhangi bir sözleşme dosyaya sunulmamıştır. Bu nedenle taraflar arasındaki ilişkinin fatura düzenlenmesi, davalı şirketlere peyder pey ödenmesi şeklinde açık hesap usulü ile yapıldığının kabulü gerekir. Bu nedenlerle taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve faturaların hesaba kaydedildiği an faiz işletilebileceği söylenemez. Kaldı ki davalı takip talebini de cari hesaba dayanarak değil, faturalara dayanarak yapmıştır. Bu nedenlerle eldeki alacak talebi faturadan kaynaklı olup buna göre değerlendirme yapılmadır. Eldeki davada, dosya arasına alınan bilirkişi raporlarında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere; davacının 2017 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olduğu, ancak 2018,2019,2020 ve 2021 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve bu nedenle sahibi lehine delil niteliği taşımadığı, buna karşılık davalı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olduğu, anılı raporlarda ayrıca, davacının ticari defterlerinde yer alan bazı kayıtların dayanağı belgelerin dosyaya sunulmadığı, özellikle ödeme iddiasına konu hareketlere ilişkin banka dekontlarının ibraz edilmediği, davacı tarafından sunulan Türkiye Halk Bankası hesap ekstresinde bu ödemelere rastlanılmadığı, Garanti BBVA tarafından gönderilen müzekkere cevabında ise davacının davalıya yaptığı havale/EFT işlemlerinin davalı defterlerine işlendiğinin görüldüğünün belirtildiği, yine, tarafların BA/BS formlarının genel olarak birbirini teyit ettiği, ancak ayrıntılı karşılaştırmada davacının defterlerinde yer alıp davalı defterlerinde bulunmayan ve belgelendirilmeyen kayıtların mevcut olduğu, bu nedenle davacı defterlerine itibar edilemeyeceği yönünde görüş ve kanaat belertildiği görülmüştür. Eldeki davada, tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ve toplanan delillere göre, davacının ticari defterlerinin ilgili yıllar bakımından sahibi lehine delil olma niteliğini haiz olmadığı, davalı şirketin ticari defterlerinin ise usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacının ödeme iddiasını yazılı delillerle ispat edemediği, aksine davalı defterlerine göre davalının davacıdan 338.184,62 TL alacaklı olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davacının menfi tespit talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne davanın (Takipte talep edilen 356.753,00 TL - 338.184,62 TL) 18.568,38 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, şartları oluşmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kısmen kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davacının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/07/2024 Tarih - 2023/31 Esas - 2024/548 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın KISMEN KABULÜ ile Gebze İcra Dairesi'nin 2022/31675 Esas sayılı takip dosyasında davacının, davalıya 18.568,38 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, c-Alınması gerekli 1.268,41 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 6.092,45 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.824,04 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, ç-Davacı tarafından sarf edilen davetiye ve müzekkere gideri, bilirkişi ücretleri olmak üzere toplam 5.623,50-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%5,20 Kabul) 292,69-TL'lik kısmının peşin yatırılan 1.268,41-TL harç ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, d-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, e-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 18.568,38-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 54.109,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c-Davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 892,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.061,40 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, e-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca temyizi kabil kararın Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/04/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır. * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*