T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1691 Esas KARAR NO: 2026/100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI: 2025/203 Esas, 2025/578 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 22/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI T.: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1691 Esas KARAR NO: 2026/100 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/09/2025 NUMARASI: 2025/203 Esas, 2025/578 Karar DAVANIN KONUSU: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 22/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI T.: 22/01/2026 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında .../10/2024 tarihli, .... Nolu, 9.792,00 USD bedelli sipariş formu imzalanmak suretiyle ticari iş ilişkisi kurulduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından .../10/2024 tarihinde 9.792,00 USD değerinde fatura düzenlenerek davalıya teslim edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu, müvekkilinin yükümlülüklerine yerine getirerek siparişe konu lisansları yurt dışından satın aldığını ve davalı şirkete lisans sertifikası, lisans çıktısı ve abonelik kılavuzlarını ilettiğini, satın alma işlemi sonrasında davalı şirketin, dava konusu ürünlere ilişkin lisansı elde ederek hak sahibi olduğunu, ayrıca FSEK kapsamında hak sahibinin sadece davacı olduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; davacı tarafın talep konusunun FSEK 1/B-g. maddesinde düzenlenen bilgisayar programı olduğu ve kanuna göre eser sayıldığı, taraflar arasındaki sözleşmenin lisans sözleşmesi niteliğinde olduğu ve uyuşmazlığın bu sözleşmeden kaynaklanan alacağın konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, buna göre FSEK'na aykırılık sebebiyle oluşan maddi zararların davalıdan tahsili talebinin ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görev alanına girdiği, bu nedenle davanın 551 sayılı KHK'nın 146. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçelerine istinaden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın, doğrudan bir ticari alacak davası olduğunu ve eser hakkına tecavüz yada FSEK kapsamında telif hakkı ihlali içermediğini, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemelerinin özel ihtisas mahkemesi olup yalnızca FSEK’ten kaynaklanan uyuşmazlıklarda görevli olduğunu, uyuşmazlık konusunun, müvekkili tarafından davalı şirkete teslim edilen yazılımın karşılığı olan ödenmeyen bedele ilişkin açılmış bir alacak davası olduğunu, davanın temelinde eser hakkı veya Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’ndan doğan bir ihtilaf bulunmadığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. Davacının, davalı hakkında İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 9.792,00 USD bedelli faturanın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunması üzerine icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve davacının da bunun üzerine itirazın iptaline ilişkin işbu davayı açtığı anlaşılmıştır. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun amacı Kanunun 1. maddesinde "Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir." şeklinde düzenlenmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun amaç ve kapsamı ise Kanununun 1. maddesinde "(1) Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır. (2) Bu Kanun; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin başvuruları, tescil ve tescil sonrası işlemleri ve bu hakların ihlaline dair hukuki ve cezai yaptırımları kapsar." şeklinde açıklanmıştır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 156/1. maddesinde, bu kanunda öngörülen davalarda görevli mahkemenin, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi olduğu belirtilmiş olup 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 76. maddesinde ise, bu kanunun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan dava ve işler ile bu kanundan kaynaklanan ceza davalarında görevli mahkeme konusunda Sınai Mülkiyet Kanununun 156/1. maddesine atıf yapılmıştır. Somut olayda, davacı, lisanslı olduğu anlaşılan ... ürünün (yazılım) davalıya teslim edilmesine rağmen ürüne ilişkin düzenlenen fatura bedelinin ödenmediğini iddia ederek faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatmış olup itiraz üzerine işbu davayı açmıştır. Davacı tarafından düzenlenen icra takibine konu fatura içeriğinde belirtilen bahsi geçen ürün lisanslı ise de, taraflar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında lisans hakkından kaynaklı bir uyuşmazlık bulunmayıp davacı, davalıya teslim ettiğini ileri sürdüğü ürünün bedelini talep etmektedir. Buna göre dava mutlak ticari dava niteliğinde olup mahkemece görevli olduğunun kabulü ile yargılama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenlerle davacı vekili istinaf başvurusunda haklıdır. Ayrıca, 10/01/2017 tarihinde resmi gazetede yayımlanan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 191. maddesi ile yürürlükten kaldırılmasına rağmen mahkemenin gerekçeli kararında 551 sayılı KHK'ya dayanması da doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, mahkemece, işin esasına ilişkin uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf başvurusunun kabulü ile esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas, 2025/... Karar sayılı ve 18/09/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Davacı tarafından karşılanan istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.3 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.22/01/2026