T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1424 KARAR NO : 2026/385 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../..... Esas - ....../...... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen do…
T.C. TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1424 KARAR NO : 2026/385 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .......... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : NUMARASI : ...../..... Esas - ....../...... Karar DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA KONUSU : DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İlk Derece Mahkemesinin .......... tarihli duruşmasında davalı.......'a yöneltilen dava yönünden davanın devamı ile usul ekonomisi gereğince HMK'nın 167. maddesi gereğince davacının davalı ........ Genel Müdürlüğüne yönelttiği davanın tefrikine yeni esasa kaydına karar verildiği ve tefrik kararı sonrasında davalı .......... ....... Müdürlüğü yönünden yeni esas alınarak ...../...... Esas sırasına kaydının yapıldığı, İlk Derece Mahkemesinin ....... tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile davalı ............ Müdürlüğü tarafından eldeki davaya yönelik sunulan ......... tarihli istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verildiği, davalı ....... .......... Müdürlüğü tarafından istinaf başvurusu değerlendirme kararına yönelik istinaf başvurusunda bulunulmadığı anlaşılmıştır. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı nezdinde .........-....... tarihlerini kapsar ........ poliçe numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile ............ plakalı otomobil yönünden anlaşma yapıldığı, araç malikinin ............ Şti. Olduğunu, ........ tarihinde saat ...:.... sularında, .... İli, ....... İlçesi, ....... Caddesinde gerçekleşen kazada davacı şirket nezdinde sigortalı ........... plakalı araç ile aynı yol üzerinde seyir halinde bulunan Davalı ......'ın sevk ve idaresindeki ....... plakalı çekici ve ona bağlı ...... plakalı saman balyası yüklü dorsenin ......... Müdürlüğüne ait kazı ve yol üzerinde kazı çalışması yapan yüzey kazıma makinesinin yanından geçmesi sonucu yüzey kazıma makinesinden çıkan kıvılcım sebebiyle dorse üzerinde bulunan balyaların yandığını, ......... plakalı araç üzerinde ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, ekspertiz raporuyla sigortalı aracın hasarlı vaziyetteki tutarı ........-TL, hasar tarihindeki hasarsız emsal değeri ise ............-TL olarak tespit edildiğini, aracın perte ayrılmasına karar verildiğini, davacının hasarın teminat kapsamında kaldığına kanaat getirerek sigortalısının hasarını gidermek üzere ..........-TL tutarındaki meblağı .....................Şti’ye ödediğini, sigortalıya ödenen tazminatın tahsili amacıyla davalılara karşı .......... İcra Müdürlüğünün ...../....... E. sayılı dosyası vasıtasıyla icra takibi başlatıldığını, harca esas dava değerini .......... TL olarak belirterek, borca karşı yapılan itirazın iptalini, icra takibinin kaldığı yerden devamını, takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yangın ile ilgili yürütülen ...... Cumhuriyet Başsavcılığı ....... /......... Soruşturma nolu dosyasında mevcut koşullara göre davalı......'a kusur atfedebilmenin mümkün olmadığı, taksirle yangına neden olma suçuna dair kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşmadığı gerekçesi ile Kovuşturmaya Yer Olmadığına karar verildiğini, tüm sorumlunun diğer davalı .......... Müdürlüğü olduğu gerekçesiyle itiraz edildiğini, itiraz hakkında henüz bir karar taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı tarafın kazanın ......... tarihinde gerçekleştiğini ifade edip huzurdaki davayı ..............'de açtığından zaman aşımı def'inde bulunduklarını, zamanaşımı def'ilerinin kabulünü, davanın reddini, ceza soruşturması Davalı ...........'a atfı kabil kusuru bulunamadığı gerekçesi ile takipsizlikle sonuçlandığınından ve balya taşımak için alınabilecek tüm önlemleri aldığından davanın reddini, yangın raporuna göre yangın davalı Karayollarına ait araçtan kıvılcım sıçraması ile çıktığından davanın reddini, davacı aleyhine %20 oranından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi "... .......- ........ plakalı araç sürücüsü davalı ..........'ın idaresindeki balya yüklü çekici ile ...... ilçesi yönünden gelip .......... mahallesini takiben .......- Otoban istikametine doğru seyri sırasında olay mahallindeki ..... Caddesi üzerinde çalışma alanına geldiğinde yıllarca tır şoförlüğü yapmasına rağmen hayatın olağan akışı karşısında böyle bir olayla karşılaşmamış olduğundan ve kazı çalışması yapan iş makinesinin sol yanından teğet biçimde geçerken saman balyalarının iş makinesinin egzozundan çıkan kıvılcımdan tutuşabileceğini tahmin edemediğinden olayın ani gelişimi karşısında yüksek devirde çalışan iş makinesinin (yüzey kazıma makinesinin sol tarafındaki yüksekte kalan egzoz borusundan çıkan duman ve kıvılcım vasıtasıyla (iş makinesinin egzoz bacasının tırın geçtiği yöne dönük olması nedeniyle) dorse üzerindeki brandanın tutuşup ve devamında brandadan azda olsa taşan saman balyalarının tutuşup yanmaya başlamış olduğunu sonradan fark ederek panikleyerek balyaların yandığını fark etmesiyle ileride yol üzerinde çekiciyi dorseden ayırarak olay yerinden uzaklaşmış olduğundan, oluşan bu kazadan kurtulmak için başkaca manevra boşluğu olmadığından ve kazanın da artık kaçınılmaz olması nedeniyle yasada öngörülen kural ihlalleri yapmamış olduğu, yükleme kurallarına uyduğu ve römorkun da brandasının da olduğu da dikkate alındığında “Kazadan Kurtulma İmkanının bulunmaması ilkesine” göre de bu sürücü aleyhine kusur paylaşımı yapılması mümkün görülmediğinden ve atfedilecek kusur olmadığından olayda davalının kusursuz olduğuna kanaat getirilmekle haksız fiilden sorumluluk koşulları oluşmadığından ... Davacının kötü niyetine dair dosyada bilgi- belge ve delil bulunmamakla ..." gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ............ tarihinde meydana gelen kazada müvekkilinin sigortaladığı ......... plakalı aracın tamamen yanması neticesinde oluşan zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, davalı.......’ın sevk ve idaresindeki ......... plakalı çekici ve ......... plakalı dorsede taşıdığı saman balyalarını sabitleme ve örtme gibi gerekli önlemleri almaması sebebiyle kusurlu olduğunu, .......... tarihli bilirkişi raporundaki kusur dağılımına yönelik itirazlarının yerel mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkilinin sigortalısına ...........-TL ödeme yaparak TTK m.1472 uyarınca halefiyet hakkı kazandığını, bu meblağın tahsili amacıyla ....... İcra Müdürlüğü’nün ....../....... E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davanın reddi sebebiyle davalı lehine hükmedilen ............-TL nispi vekalet ücretinin A.A.Ü.T. m.13/4 uyarınca ................-TL maktu ücret olarak belirlenmesi gerekirken usule aykırı hesaplandığını, yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne dair karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : ......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....../...... Esas - ....../....... Karar sayılı dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan/olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma sebepleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebep şu şekildedir: Dava, TTK m.1472 ile İİK m.67 hükmünden kaynaklanan, davacı...... şirketinin dava dışı sigortalısı selefi ticaret şirketine yangın neticesinde zararın tazmini kapsamında ödediği sigorta bedelini halefiyet ilkesi gereği, yangında (haksız fiilde) kusuru bulunduğu iddiası ile davalı tacir ......'a rücu edebileceği alacağının varlığı ve varsa miktarına dair ........ İcra Dairesi'nin ....../....... Esas sayılı takipte ödeme emrine vaki davalı itirazının iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Yüzey kazı çalışması yapıldığı esnada, yüzey kazı makinesinin sol taraftaki yüksekte kalan egzozundan çıkan kıvılcım sebebiyle sağ şeritte kazı çalışması yapan paletli iş makinesinin sol yanından geçmekte olan sürücülüğünü......” ın yaptığı ....... plk.çekici ve arkasında buna bağlı olan ........ plik.saman balyası yüklü olan ve dorse üzerinde brandası bulunan balyaların yüksek devirde çalışan — iş makinesinin (yüzey kazıma makinesinin ) sol tarafındaki yüksekte kalan egzoz borusundan çıkan duman ve kıvılcım vasıtasıyla dorse üzerindeki brandanın tutuşup dorse ve içinde bulunan saman balyalarının tamamen yandığı, yine yangın sonucu aynı alanda yol kenarında park halinde bulunan maliki (........ve ......Şrk. Firmasına kayıtlı) ........... pik. tanker kamyonun tamamen yandığı anlaşılmıştır. ........ C.Başsavcılığına sunulan ........... tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu, olay yeri krokisi, .......... Cumhuriyet Başsavcılığının ......... tarih ....../....... Soruşturma nolu ve ....../....... Karar nolu Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Kararı birarada dava dosyasında alınan .......... tarihli raporuyla davalı sürücü .........'ın kusursuz olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK ‘nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. ‘nci maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. ............ tarihli tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmelere göre davalı karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kazada dava dışı kurum ve kişilerin kusurunun olduğunun belirlendiği, mahkemenin delilleri taktirinde ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına göre mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış davacı tarafça kusura yönelik yapılan istinaf itirazının yerinde olmadığı görülmüştür. Davacı davanın red edildiğini ancak aleyhlerine nispi vekalet ücreti hükmedildiğini belirterek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüş olunup eldeki dava sigortalıya ödenen tazminatın davalıdan rücuan tahsiline ilişkindir. Eldeki davaya konu alacak Maddi tazminat alacağı mahiyetinde olduğu sabit olup hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4 madde hükmünde; "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı" yani maktu vekalet ücretine hükmedileceği düzenlemesi karşısında davacının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Bu durumda mahkemce davalı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Tarifenin 13/4 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru değildir.(Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1795 Esas 2024/4990 Karar,2022/2087 Esas 2024/7513Karar)Fakat bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacının istinaf isteminin bu nedenle kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, dosyadaki yazı, bilgi ve belgeler, davacının istinaf itirazının tarafların kusur durumu, kazanın oluş şekli ve yerleşik içtihatlar ile belirlenen ilkelere göre yerinde görülmemesi, kanuni gerektirici sebepler, dosyadaki delil durumu ve istinaf sebepleriyle yapılan sınırlı inceleme ile ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesi yerinde olmakla ve fakat vekalet ücretine ilişkin davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, Davacının İSTİNAF KANUN YOLU BAŞVURUSUNUN KISMEN KABULÜNE; yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmamakla kararın kaldırılmasına ve düzeltilmesine, yeniden esas hakkında karar verilmesine; bu kapsamda, .......... Asliye Ticaret Mahkemesinin ........ tarih ve ......./...... Esas - ......./...... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi mucibince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, Davanın REDDİNE, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı 732,00 TL olup, davacı tarafından yatırılmış olan 26.565,18-TL peşin harcın mahsubu ve 732,00 TL'lik kısmının tefrik edilen dosyaya aktarılmasıyla birlikte fazla yatan 25.101,18 TL harcın istek halinde yatıran tarafa iadesine, Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, Artan avansların HMK 333. maddesine uygun şekilde iadesine, 3.600-TL ara buluculuk ücretinin davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; İstinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazine'ye irat kaydına, İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafından yatırılan avanstan sarf edilen 255,00 TL istinaf posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Artan istinaf avanslarının HMK m.333'e uygun iadesine, Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca Dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. Başkan E-İmza Üye E-İmza Üye E-İmza Katip E-İmza ¸ * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*