TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2019 NUMARASI: 2016/703 Esas, 2019/1163 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 04/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GE…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1279 KARAR NO: 2026/312 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/10/2019 NUMARASI: 2016/703 Esas, 2019/1163 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ : 04/03/2026 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : I. DAVA Davacı vekili, taraflar arasında ... parsel sayılı taşınmaz üzerine inşa edilecek binanın kaba inşaatının davacı şirketçe yapılması konusunda 12.03.2010 ve 26.07.2010 tarihli sözleşmelerin yapıldığını, kaba inşaatı yapmak üzere davacı şirket tarafından kereste ve sair malzemenin alınarak temel kalıpları çakılarak bu kerestelerin kullanıldığını, ancak idari makamlarca inşaatın durdurulduğunu ve hiçbir faaliyet yapılamadığını, davalı firmanın eksik ve hatalı işlemleri nedeniyle inşaatın durduğunu, davacı şirket tarafından yapılan kereste bedeli ve işçilik harcama bedellerinin halen ödenmediğini, çakılı olan kalıp tahtaların geri alınamadığını ve başka inşaatlarda da kullanılamadığını, bu yüzden davacı şirketin yoksun kaldığı ticari kazancın tazmin edilemediğini, davalı şirkete 14.05.2013 tarihli dava konusu talepleri içerir ihtarnamenin keşide edildiğini, ancak davalı şirketin herhangi bir ödeme yapmadığını, bu nedenlerle davanın kabulüyle 100.000,00-TL'sı kereste bedeli, 100,00-TL'sı işçilik ücreti ve 100,00-TL'sı yoksun kalınan karın sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacı tarafından kullanılan kereste ve sair inşaat malzeme bedelinin ne kadar olduğunu ispat edecek faturanın dosyaya sunulmadığını, bu nedenle davacının davalıdan hangi gerekçe ile kereste ve sair inşaat malzemesi talep ettiğini belirsiz olduğunu, davacı tarafa yapmış olduğu işçilik bedellerinin ödendiğini, davacı tarafın kendisine ait malzemeleri aldığını, beton kalıp malzemeleri davacının kendi isteği ve iradesi ile almadığını, ihtiyaç olduğunda daha sonra alacağını beyan ettiğini, izin ve yapı ruhsat izinlerinin mahkeme kararı ile iptal edilmiş olmasında davalının kusuru ve kastının olmadığını savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda, dava konusu yapı için hazırlanan mimari projenin uygun olduğuna dair 29.09.2009 tarihli ... Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararı verildiği, daha sonra ... Belediyesince 04.11.2009 tarihli yapı ruhsatı düzenlendiği, yapı ruhsatının düzenlenmesinden ardından; sözleşmeler kapsamında işe başlanıldığı, ancak inşaat tamamlanmadan ... İdare Mahkemesinin 2010/783 Esas ve 2011/1042 sayılı kararıyla dava konusu taşınmaza ait yapı ruhsatının iptaline karar verildiği, işin bitirilememesinin davalının kusuruna dayanmadığı, davacının gelinen aşamaya kadar yaptığı masrafları isteme hakkı bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının kereste bedeli olarak 6.165,00-TL+KDV , dava konusu plywood kalıplarının; beton dökümü sırasında kullanılması ile ilgili işçilik maliyeti olarak 2.345,40-TL ve plywood kalıpların, ilk defa bu inşaat kullanıldığı ve 29 defa daha başka inşaatlarda kullanılacağı kabul edildiğinde, başka bir inşaatta malzeme olarak kullanılmaması nedeniyle davacının yoksun kaldığı kar miktarının 3.480,00-TL olabileceği, davalı her ne kadar işçilik bedelinin ödendiğini iddia etmişse de bu iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinafında,uyuşmazlık konusu iş kapsamında davacı tarafından yaklaşık 100.000 TL tutarında kereste ve sair inşaat malzemesinin kullanıldığını, yapılan işçilik bedellerinin ödenmediğini, inşaatta kullanılan ve çakılı durumda bulunan kalıp tahtalarının geri alınamadığını ve başka işlerde de kullanılamaması nedeniyle davacının ticari kazançtan mahrum kaldığını, bu hususlara ilişkin olarak davalıya ihtarname gönderildiğini, ancak taleplerin karşılanmadığını, ilk derece mahkemesince yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunun eksik ve usule aykırı olduğunu, rapora süresi içinde itiraz edildiğini, yapılan hesaplamanın uyuşmazlık konusu inşaatın büyüklüğü ile örtüşmediğini, gerçeğe aykırı şekilde çok küçük bir alan üzerinden değerlendirme yapıldığını ve bu nedenle zarar hesabının eksik belirlendiğini, yeniden keşif yapılarak alanında uzman bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınması ve davacının gerçek zararının tespiti gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 12/03/2010 ve 26/07/2010 tarihli sözleşmeler uyarınca kaba inşaat işlerinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, bu kapsamda kereste ve sair malzemelerin temin edilerek kullanıldığını, ancak inşaatın idari kararlarla durdurulması nedeniyle yapılan işçilik ve malzeme giderlerinin karşılıksız kaldığını ileri sürerek alacaklarının tahsilini talep etmiş; davalı vekili ise talep edilen bedellerin fatura ve yazılı belgelerle ispatlanamadığını, işçilik bedellerinin ödendiğini ve yapı ruhsatının iptalinin davalıya yüklenebilecek bir kusurdan kaynaklanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapı ruhsatının idari yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle inşaatın tamamlanamamasında davalının kusurunun bulunmadığı, ancak davacının yaptığı işçilik ve malzeme giderlerini isteme hakkının bulunduğu, alınan bilirkişi raporuna göre kereste bedeli, işçilik gideri ve yoksun kalınan kârın belirlendiği, davalının ödeme yaptığına ilişkin savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamı, taraf beyanları ve hükme esas alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacı tarafça ileri sürülen daha fazla zarar iddialarının ise somut, yazılı ve denetlenebilir delillerle ispatlanamadığı anlaşılmıştır.Nitekim davacı taraf, yaklaşık 100.000 TL tutarında malzeme kullanıldığı ve daha yüksek miktarda zarar oluştuğu yönündeki iddialarını fatura, sözleşme eki belge veya dosya kapsamında mevcut delillerle ortaya koyamamış olup, bu haliyle iddiaların soyut nitelikte kaldığı görülmüş, istinaf edenin sıfatına göre yapılan inceleme ile ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-BAKIRKÖY ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin ../10/2019 tarih ve 2016/... Esas, 2019/. Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 672,70 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 04/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.