Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin %43 bedensel engelli olduğunu, 2018 yılında 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (375 sayılı KHK) geçici 23. maddesi uyarınca sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, 21.07.2018'den itibaren evli olan davacının eşinin de engelli olup ... Devlet Hastanesinde sürekli işçi kadrosu ile çalıştığını, 2021 yılında doğan bebeklerinin ağır engelli olduğunu, davacının hem aile birliğinin sağlanabilmesi hem de engellilik hâlinin yarattığı zo…
Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçinin nakil işleminin reddinin hukuka uygun olup olmadığının tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. maddeye göre "...Sürekli işçi kadrolarına geçirilenler, birinci fıkrada öngörülen şartları taşıdıkları sürece ve çalıştırıldıkları teşkilat ve birimde geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. ..." Davacının yararlanmak istediği toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin (d) bendine göre ise "Vasıfsız işçi kadrosunda bulunmakla beraber, bir yıl süreyle vasıflı işçiler tarafından yapılması gereken bir işte çalışmış olanlar bu sürenin sonunda vasıfsız işte çalıştırılamazlar." Sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçi yukarıda yer verilen düzenleme uyarınca sadece kadroya geçiş işlemi yapılmadan önceki ihale sözleşmesi kapsamındaki hizmetleri yürütmek üzere istihdam edilebilir. Şu hâlde toplu iş sözleşmesinin 29. maddesinin (d) bendi hükmünün, 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 23. madde karşısında davacı bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Davacının Kanun hükmünün gereğinin yerine getirilmesi için geçiş sırasındaki işine uygun bir işte çalıştırılması, çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapıldığı şeklinde de yorumlanamaz. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yukarıdaki paragrafta belirtilen açıklamalara göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.