Davacı vekili dava dilekçelerinde; davacının, aralarında organik bağ bulunan davalılara ait Türkmenistan'da bulunan şantiyede 2009 yılının Eylül ayında çalışmaya başladığını, atölye formeni sıfatı ile çalıştığını, 2.500,00 Amerikan doları (USD) net ücret aldığını, barınma, 3 öğün yemek ve ulaşımın işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesi ile haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini, sembolik kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, ücret bordrolarının kıdem ve ihbar ta
DAVA KONUSU: Davacı vekili dava dilekçelerinde; davacının, aralarında organik bağ bulunan davalılara ait Türkmenistan'da bulunan şantiyede 2009 yılının Eylül ayında çalışmaya başladığını, atölye formeni sıfatı ile çalıştığını, 2.500,00 Amerikan doları (USD) net ücret aldığını, barınma, 3 öğün yemek ve ulaşımın işverence karşılandığını, iş sözleşmesinin iş bitimi gerekçesi ile haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini, sembolik kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığını, ücret bordrolarının kıdem ve ihbar tazminatı ödememe tehdidi altında aynı anda imzalatıldığını, davacının fazla çalışma yaptığını ve hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini, ancak bu çalışmaları karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. KARAR: Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, husumet, davacının ücretinin tespiti ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı, hesaplanması ve karşılıklarının ödenip ödenmediği konularına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.