T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:04/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı borçlu ile müvekkili şirket arasında cari hesap kayıtlarına, ticari defter kayıtlarına ve faturalara yansımış ticari alışveriş meydana geldiğini, borçlunun mezkur ticari alışverişten kaynaklanan borçlarını ödemediğini, bunun üzerine Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile 23.08.2021 tarihinde icra takibine geçildiğini, davalı borçlunun 25.08.2021 tarihinde takibe itiraz ederek; vaki itiraz nedeniyle icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali davası açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu, haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durdurduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline, icra takibinin devamı ile alacağının tahsiline, alacak aslının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; dava tarihi itibariyle davalının ticari kaydı/mükellefiyetinin bulunmadığının, bu sebeple mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Denizli Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafından müvekkili adına düzenlenen fatura bedellerinin tamamının ödendiğini, davacı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında 2013-2015 yılları arasında ticari ilişkinin olduğunu ve bittiğini, davacı tarafın alacağının olmamasına rağmen müvekkili aleyhine takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu savunarak; görevsizlik itirazının kabulü ile esas hakkında yargılama yapılmaksızın mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, aksi halde haksız davanın reddini, davacının kötü niyetli olduğu sabit olduğundan asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde tahmine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...hükme esas alınan SMMM bilirkişi ...'ın 11.08.2022 tarihli raporunda tespit edildiği üzere, davacı ve davalı taraflar arasında 2013-2014-2015 yıllarında ticari ilişkinin bulunduğu, davacı ...'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip tarihi itibari ile davalı ...'den 82.496,55 TL alacaklı olduğu, davalı ...'in ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, takip tarihi itibari ile davacı ...'ne 82.496,28 TL borçlu olduğu, davalı taraf her ne kadar ödeme iddiasında bulunmuş ise de, ödemeye dair defterlerinde kayıt bulunmadığı gibi bu hususta başka bir delil de ibraz edilmediği, tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan fatura ve cari hesap bakiyesi 82.496,28 TL alacaklı olduğu, takibin uygun olduğu, davalının takibe itirazının iptaline, davanın kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. İİK'nin 67-(2) maddesi; "bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu, takibinde haksız ve kötüniyetli görülürse alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne, göre red veya hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminatla mahkum edilir" hükmünü içermektedir. YHGK.'nin 17.10.2012 tarihli ve ... E, ... K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; genel bir kavram olarak “likid (liqiude) alacak”; “tutarı belli (muayyen), bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır.” Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez (YHGK'nin 14.07.2010 günlü ve 19-376 Esas 397 Karar sayılı ilamı). Dava faturadan kaynaklanan alacak için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına ilişkin olup; alacağın davalı yönünden bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir, yani likit alacak niteliğinde olduğu gözetilerek; davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve çelişkili olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı inceleme ile düzenlendiğini, bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor ya da başka bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, mahkemenin görevsiz olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, tarafların ibraz edilen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, icra takibine ve davaya konu edilen cari hesabı oluşturan faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, taraf defterlerinin takipte talep edilen asıl alacak miktarı yönünden birbirini doğruladığı, tarafların ticari defterlerine göre davacının davalıdan takipte talep edilen asıl alacak tutarı olan 82.496,28 TL borçlu olduğunun belirtildiği, davacının alacağını ispat etmesine rağmen davalının defterine kayıtlı olan cari hesaba konu fatura bedellerinden dolayı borcu olmadığını yahut ödendiğini ispat edemediği, alacağın likit olduğu, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 5.635,35 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.410,0 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.225,35 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi uyarınca parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktarı esas alınmak suretiyle 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 29/12/2025 ...