9. Hukuk Dairesi 2025/9416 E. , 2026/322 K. "" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/2201 E., 2025/2138 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 45. İş Mahkemesi SAYISI: 2025/111 E., 2025/237 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve davalı ... (SGK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
9. Hukuk Dairesi 2025/9416 E. , 2026/322 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI: 2025/2201 E., 2025/2138 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 45. İş Mahkemesi SAYISI: 2025/111 E., 2025/237 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Şirket vekili ve davalı ... (SGK) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 01.11.2016-29.03.2019 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek (29) olarak bildirilen işten ayrılış kodunun düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, işten çıkış kodunun hukuka uygun bildirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasındaki işçilik alacaklarına ilişkin davada davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğinin kabul edildiği ve kararın kesinleştiği belirtilerek işten çıkış kodunun (29) yerine (4) olarak düzeltilmesine, davalı SGK yönünden ise davanın husumetten reddine karar verilmiştir. V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Şirket vekili ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eldeki davanın açıldığı anda hukuki yararının bulunduğu ancak alacak davasının kesinleştiği ve bu davada iş sözleşmesinin işverence haklı neden olmaksızın feshedildiğinin kesinleştiği, davacının anılan kararı SGK'ya sunarak işten çıkış kodunu düzelttirmesinin mümkün olduğu bu hâlde yargılama aşamasında kesinleşen alacak davası sebebiyle davanın konusuz kaldığı, davacının ise dava açtığı sırada haklı olduğu, davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesinin 01.12.2022 ara kararı ile SGK'yı davaya dâhil ettiği, davalı SGK yönünden davanın reddine karar verildiği, SGK'nın davaya dâhil edilmesinin taraf kusuruna dayanmadığı bu sebeple davalı SGK lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davacı ve davalı Şirket vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı Şirket yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı SGK yönünden ise davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Şirket vekili temyiz dilekçesinde; a. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, b. Müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça ara karardan dönülmesi talebi yerine müvekkili Kurumun davaya dâhil edildiği bu nedenle müvekkili Kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespiti istemine ve yargılama giderlerine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... İlaç ... ve .... AŞ'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatının hüküm altına alınması talebiyle birlikte işverence SGK'ya bildirilen çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin dava tefrik edilmiş, çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın davalı işveren bakımından kabulüne, SGK bakımından husumetten reddine karar verilmiştir. Kararın davalı ve dâhili davalı SGK vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın açıldığı tarihte davacının çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitinde hukuki yararının bulunduğu, yargılama sırasında kıdem ve ihbar tazminatı talepli alacak davasının kesinleştiği, böylece hukuki yararı kalmadığından davanın konusuz kaldığı, davacının davayı açtığı sırada haklı olduğu dikkate alındığında davacı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle SGK’ya yönelik davanın husumetten reddine, davalı işverene yönelik dava bakımından ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Karar, davalı Şirket ve dâhili davalı SGK tarafından temyiz edilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 9/3 hükmü gereğince iş sözleşmesi sona eren sigortalı hakkında işten ayrılmasını takip eden on günlük süre içerisinde işveren tarafından işten ayrılış bildirgesinin düzenlenmesi gerekir. Aynı husus, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 25. maddesinde de öngörülmüştür. İşten ayrılma bildirgesinde işaretlenmesi gereken hususlardan biri de işten çıkış kodudur. İşten çıkış kodları iş sözleşmesinin nasıl sonladığını ve sona erme sebebini göstermektedir. İşveren SGK tarafından belirlenmiş olan işten çıkış kodlarından birini gerçeğe uygun olarak işaretlemekle yükümlüdür. İşten çıkış kodunun gerçeğe uygun bildirimi, işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanması ya da başka bir işe girmesinde olumlu referans teşkil edebilmesi bakımından önemlidir. İşveren, işten ayrılış bildirgesinde yer alan çıkış kodunu işten ayrılma tarihini takip eden on günlük sürede e-bildirge sistemi üzerinden düzeltebilir. On günlük süre geçtikten sonra düzeltme yapabilmek için işyerinin bağlı olduğu ... /İl Müdürlüğüne başvurulması gerekir. SGK'nın 2013/11 sayılı Genelgesi'nde, işverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik değişiklik talepleri, buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi hâlinde kabul edileceği belirtilmiştir. İşçi, çıkış kodunun düzeltilmesi için işverenle veya işveren temsilcisiyle birlikte Kuruma başvurabilir. İşverenin birlikte başvurmayı reddetmesi durumunda işçi de, lehine sonuçlanmış olan ihbar ve kıdem tazminatı ya da işe iade davasına ilişkin kesinleşmiş Mahkeme kararı ile başvurarak, düzeltme isteğinde bulunabilir. İşçinin böyle bir dava açmadan işveren tarafından işten çıkış koduna yönelik yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla dava açması da mümkündür. Ancak işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla ayrı bir dava açabilmesi için güncel hukuki yararının varlığını ortaya koymalıdır. Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) 2020/1 sayılı Genelgesi uyarınca fesih bildirimine ilişkin belgeler, ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini gösteren bordro veya banka dekontu, arabulucu tutanağı, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığını belirten veya 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında fesih işleminin yapıldığı yönünde bir ifadeye yer veren kesinleşmiş mahkeme kararı gibi somut belgelerle İŞKUR'a başvurarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini isteyebilir. Uygulamada “çıkış kodunun düzeltilmesi” olarak adlandırılan ve sadece işveren aleyhine açılan dava ile çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kurum’a bildirildiğinin tespiti talep edilmektedir. Başka bir anlatımla, SGK'na yönetilmeyen söz konusu dava ile iş sözleşmesinin sona erme nedenin belirlenmesi istenmektedir. Dolayısıyla anılan dava niteliği itibarıyla tespit davasıdır. 6100 sayılı Kanun’un 106/2 hükmüne göre, kanunda belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacı, dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğunu açıkça ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerekir. Şayet davacı, kendisini tehdit eden tehlikenin tespit davası ile giderilebileceğini ispat ederse hukuki yararının varlığından söz edilebilir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa bu konuda tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Bir dava içerisinde iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar da tespit davasının konusu olamaz (..., ... Usûl Hukuku, ..., On Beşinci Bası, 2017, s. 976-977). İş sözleşmesinin sona erme nedeni; işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı talebiyle açılan davalarda da tespit edilmektedir. Bu tespit, işveren tarafından Kuruma bildirilen sona erme nedeninin gerçeğe aykırı olup olmadığını da içerir. Öyleyse işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı ile birlikte yahut anılan davalar sonuçlandıktan sonra, çıkış kodunun düzeltilmesi istemiyle ayrı bir dava açılmasında güncel hukuki yararın varlığından söz edilemez. Aynı husus, arabuluculukta yapılmış anlaşmalar için de geçerlidir. İşçinin; işe iade, kıdem ve/veya ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiğine ilişkin Mahkeme ilâmı ile birlikte SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Buna göre, çıkış kodunun düzeltilmesi davasını açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Nitekim SGK bu uygulamasını 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelge'si ile "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur. İnceleme konusu dosyada, davacı ihbar ve kıdem tazminatının hüküm altına alınması isteminin yanı sıra çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini de talep etmiştir. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin davanın tefrikine karar verilmiştir. İhbar ve kıdem tazminatı talebine ilişkin açılan ve tefrik edilen davada, işverence yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı değerlendirilecek; dolayısıyla işten çıkış kodunda belirtilen fesih sebebinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tespit edilmiş olacaktır. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı davası ile çıkış kodunun düzeltilmesine yönelik amacına ulaşması mümkün olduğuna göre, çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesi talebiyle ayrı bir dava açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Bu açıklamalara göre somut olayda davacının davanın açıldığı tarihte dahi güncel hukuki yararı bulunmadığından Mahkemece, yargılama sırasında alacak davasının kesinleşmesi ile birlikte güncel hukuki yararın ortadan kalktığı gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi yerinde değildir. Açıklanan nedenlerle çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi ile davalı Şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılamıyorum.