TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/432 KARAR NO : 2025/1803 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/11/2021 NUMARASI : 2019/282 (E) - 2021/1063 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO : 2022/432 KARAR NO : 2025/1803 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/11/2021 NUMARASI : 2019/282 (E) - 2021/1063 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 02/12/2025 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ... poliçesiyle sigortalı, davalı ...'e ait, davalı ...'in sevk ve idaresindeki minibüse binen müvekkilinin gerekenden daha fazla yolcu taşıyan minibüsün kapısını kapatmaması nedeniyle sürücünün ani manevrası sonucu kapıdan aşağı düşerek yerde yuvarlandığını, davalı ...'in Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/749 (E) sayılı dosyasında tam kusurlu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL yol ve hastane gideri, 9.000 TL iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 10.000 TL maddi tazminat ile 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 12/10/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı 36.415,10 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... AŞ vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince; maddi tazminata yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 1.800 TL tedavi ve yol gideri ile 31.374,22 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı ... yönünden 29/12/2015 tarihinden diğer davalılar ... ve ... yönünden 11/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talebinin reddine, manevi tazminata yönelik açılan davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL tazminatın davalı ... yönünden 29/12/2015 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... yönünden 11/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayda kusuru olmayan müvekkillerinin, belgelenmesi halinde davacının tedavi masraflarını karşılayacaklarını belirtmelerine rağmen davacının belgeli gider beyan etmediğini ve müvekkilleri ile iletişim kurmaktan kaçındığını, arabuluculuk toplantısına katılım sağlandığı halde bu konuda gerekli araştırma yapılmadan mahkemece yanlış karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 14/10/2019 tarihli raporda; davalı sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan minibüs ile seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, idaresindeki aracın manevra kabiliyeti ve araçta bulunan yolcuların can güvenliğini dikkate alarak seyrine araç kapılarını kapatıp müteyakkız şekilde devam etmesi, yolcu indi-bindi sırasında idaresindeki aracı tam olarak durdurmadan yolcu kapılarını açmaması, yolcuların inmesi ya da binmesinin tamamlandığından tam olarak emin olduktan sonra aracın kapılarını kapatarak hareketine başlaması gerekirken bu hususlara riayet etmeden nizamlara aykırı şekilde araç kapısı açık vaziyette seyri sırasında araçta bulunan yolcunun düşmesi ile sonuçlanan olayda %100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı ...'un kapısı açık vaziyette hareket halinde olan ... plakalı minibüste yolcu olarak bulunduğu sırada, açık olan yolcu kapısından düşmesi sonucu gerçekleşen kazada kusursuz olduğunun tespit edilmiştir. Ceza Mahkemesince verilen kararın da istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dolayısıyla eldeki dava ile ceza davasında alınan kusur raporlarının uyumlu olduğu anlaşılmış; olayın meydana gelmesine neden olan kusur durumları dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279. maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan kusur raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.11. maddesine göre "Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır." düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı Kanuna ilişkin Yönetmelikte yine, Dava şartı olarak arabuluculukta arabuluculuk faaliyeti" başlıklı 25. maddede “Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez.” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı ...'in, davalı vekili tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan 08/04/2019 tarihli arabuluculuk tutanağında görüşmeye katıldığı, davacı tarafça mahkemeye sunulan 18/04/2019 tarihli arabuluculuk görüşmelerinin sona erdiği son tutanakta ise görüşmeye katılmadığı görülmektedir. Bu haliyle arabuluculuk görüşmelerinin bir süreç olduğu, ilk oturumun niteliği, mahkemece esas alınması gereken tutanağın görüşmeleri neticelendiren son tutanak olduğu hususları 6325 sayılı Yasanın 4. ve 5. maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde, İlk derece mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.290,78 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 822,40 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 2.468,38 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ... ve ...'ün istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran taraflara geri verilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2025