T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/03/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:08/10/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/03/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:08/10/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili bankanın Didim/AYDIN Şubesi ile davalı-borçlunun, borçlu ve müteselsil kefaleti ile dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Yazılım A.Ş. arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmeleri gereğince kredi kullandırıldığını, firma ve davalı tarafından borcun ödenmediğini, hesabın kat edildiğini, borçlulara Didim 2. Noterliği'nin 06/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek ihtar edildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu tarafından takibe, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durduğunu beyanla haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu borcun %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili; ihtarın müvekkiline yapılmadığını, icra takibinde alacağın dayanağının açıkça belirtilmediğini, çek kredisi diye bir açıklama olmadığını, 27/06/2017 tarihinde 3.742,026-TL ve daha sonralarında diğer ödemelerin davalı bankaya havale edildiğini, 29/01/2018 tarihinde 6.586,682,14-TL ... Bankası Didim Şubesi'ne ödeme yapıldığını, kredi Garanti Fonunca yapılmış olan bu ödemelerin mahsup edilmediğini, ayrıca müvekkilinin söz konusu kefalete ilişkin ipoteklerinin mevcut olduğunu, bu ipoteklere ilişkin İzmir Buca'da iki dairesinin İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile toplam 641.000,00-TL'ye satıldığını, İzmir Çiğli'de bir1 dairesinin Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyası ile 21/03/2018 tarihinde 183.000,00-TL 'ye satıldığını, üç satıştan toplam 824.000,00-TL tahsil edilerek borcun fazlası ile ödendiğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddini ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "davaya konu 16/07/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Yazılım A.Ş.ile davacı banka arasında imzalandığı, bu sözleşmeye davalı ...'ın 16/07/2013 tarihinde 750.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmış olup, Kredi Garanti Fonu'nun ödediği tutarı borçludan tahsile davacı bankanın yetkili olduğu kanaatiyle alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak kalemlerinden davalının sorumlunun bulunduğu kanaatiyle bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. Karara karşı davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dairemizin 19/01/2024 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "...Davalı vekili tarafından; KGF kefaletiyle kullandırılan ve ödenen tutarların kredi borcundan mahsup edilmediği ve söz konusu KGF kredisine dayanarak asıl borçluya rücu edebilirse de; davalı kefile rücu edilemeyeceği hususunun istinaf sebebi yapıldığı anlaşılmıştır. KGF kefaletiyle kullandırılan kredi bakımından uygulanması gereken 26.12.2017 tarih ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değişik 31.10.2016 tarihli ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Kredi Garanti Kurumlarına Sağlanan Hazine Desteğine İlişkin Karar'ın 3. maddesinin 1. bendinde, KGF destekli kredilerde temerrüt sonrası takip süreçlerinin kredi verenlerce yürütüleceği, 5. bendinde ise temerrüt durumunda teminatların nakde çevrilmesine ve kanuni takibe ilişkin işlemlerin kredi verenler tarafından yürütüleceği, elde edilen tahsilatın, tazmin edilen kefalet oranında KGF'ye aktarılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda asıl borçlunun temerrütü halinde alacaklı bankanın KGF'den tazmin ettiği tutar yönünden de takip işlemlerinde kredi veren banka yetkili kılınmıştır. Bu nedenle somut olayda; bankanın KGF'den tahsil ettiği tutar yönünden takip başlatmış olması halinin hukuka aykırı olmadığı; kaldı ki davacı bankanın ... numaralı Aylık Taksit Ödemeli Ticari Kredi'ye ilişkin davalı aleyhine başlatılmış takip bulunmadığının beyan edildiği, ancak aksi halde dahi KGF tarafından alacaklı bankaya ödeme yapılmış olup olmaması da esasen sonuca etkili olmadığı gibi KGF ödemesi tahsilat sayılmadığından netice itibariyle asıl borçlu, kefil ve ipotek veren davalının borç ödeme yükümlülüğü devam etmektedir. Bu yüzden KGF'nin yapmış olduğu ödeme oranında borcun sona erdiğinden söz etmek mümkün olmadığından davalı yanın bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan davalı vekilince; icra inkar tazminatı koşullarının mevcut olmadığı ileri sürülmüşse de, niteliği itibariyle alacak likit ve davalı da itirazında haksız bulunmakla, icra inkar tazminatı talep koşulları oluşmuş olup, davalı vekilinin ileri sürdüğü bu istinaf nedeni de yerinde değildir. Davalı vekilince; davalı kefilin 16/07/2013 tarihli sözleşme gereğince sınırlı sorumlu olacağı; 2017 tarihinde doğan ticari kredili mevduat hesabı kredisi ve çek kredisi hesabından sorumlu olmayacağı hususunun istinaf nedeni olarak ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Davaya konu 16/07/2013 tarihli sözleşme tarihi itibariyle uygulanması gereken TBK'nın 583. maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olması için; yazılı şekilde yapılması, kefilin sorumlu olduğu azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesi, müteselsil kefalet halinde bu ibarenin kefilin el yazısı ile yazılması, ayrıca aynı yasanın 584. maddesi gereğince kefilin evli olması halinde yazılı eş rızasının da alınması zorunludur. Bu kapsamda, davalının imzaladığı kefalet sözleşmesinin yasanın aradığı tüm şekil şartlarını taşıdığı, bu nedenle sözleşmenin geçerli ve kefil bakımından da bağlayıcı olduğu sabittir. Dolayısıyla müşterek borçlu ve müteselsil kefil olan davalı, bahse konu sözleşme bakımından da asıl borçlunun borcundan kefalet limiti ile ve kendi temerrütlerinin hukuki sonuçları ile sorumludur. Davaya konu genel kredi sözleşmesinde; bankanın müşteriye krediyi bir veya birden fazla kredi türü için kullandırmaya yetkili olduğu gibi; bankanın nakit ve gayri nakit kredi alacaklarının (meri mektup, aval, akreditif, çek yaprağı sorumluluk tutarı gibi) bedellerinin depo edilmesini müşteriden ve kefillerden talep edebileceği hususlarının düzenlendiği; asıl borçluya açılan kredili mevduat hesabı ve çek taahhüt kredisinin de bu kapsamda bulunduğu, dolayısıyla bu kapsamda oluşan nakit alacaklar ile çek kredisi talebinden davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Davalı yanın bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Davalı vekili tarafından, Denizli 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan ipotekli takip nedeniyle kefalet limitini de aşar şekilde ödeme yapıldığından kefalete yönelik sorumluluğunun bulunmadığı hususu istinaf nedeni olarak ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. İİK'nın 45. maddesine göre, "Rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoliyle takip yapabilir. Ancak rehinin tutarı borcu ödemeğe yetmezse alacaklı kalan alacağını iflas veya haciz yoluyla takip edebilir." hükmünü içermektedir. Türk Borçlar Kanunu'nun 586. Maddesinde ise; müteselsil kefalete ilişkin düzenleme yapılmış olup adı geçen maddenin 1. fıkrası; "Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." düzenlemesini içermektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 01/11/2016 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı emsal içtihadında da; "...borçlunun ifada gecikmesi tek başına yeterli olmayıp ifada gecikmiş olan borçluya ihtar gönderilmesi ve bunun da sonuçsuz kalması gerekmektedir. Ayrıca kanunda müteselsil kefile ihtar çekilmesi şartı aranmamaktadır. Müteselsil kefile ihtar çekilmesi, sadece onun takipten önce temerrüde düşürülmesi ile ilgili bir sorundur. Başka bir anlatımla, müteselsil kefil hakkında icra takibine girişilebilmesi için diğer koşulların yanında ayrıca müteselsil kefile de ihtar gönderilmesi gibi bir koşul yasada yer almamaktadır. Bu itibarla, hem asıl borçluya, hem de müteselsil kefile aynı anda ihtar gönderilip borçluya gönderilen ihtarın tebliğine rağmen verilen süre içinde borcun ödenmemesi üzerine yasada belirtilen koşullar gerçekleşmiş olacağından bu durumda müteselsil kefil aleyhine takibe girişilebilecektir..." denilmiştir. Kural olarak İİK'nın 45. maddesi gereğince rehinli alacaklar için adi takip yoluna gidilemeyecek olup, alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorundadır. Bu kuralın istisnalarından bir tanesi de TBK'nın 586/1. maddesidir. Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde; davalı kefil hakkındaki genel haciz yolu ile takip haricinde, aynı alacak için asıl borçlu ve davalı kefil aleyhine Denizli 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı ve tahsilatlar yapıldığının beyan edildiği; ancak söz konu icra dosyasının dosya arasına alınmadığı anlaşılmaktadır. Yine bahse konu ipoteğe ilişkin; ipotek belgesi ile ipotek resmi senetlerinin de dosya kapsamına getirtilmediğinden ipoteklerin, asıl borç dışında kefaletten kaynaklanan borçları da teminat altına alıp almadığı, ipoteğin kim tarafından ve hangi borç için verildiği, lehine ipotek verilen yönünden ipoteği aşan kısım bulunup bulunmadığı hususları belirlenememiştir. Bu durumda mahkemece söz konusu icra dosyası ile ipotek resmi senet ve akit tabloları getirtilerek, akabinde davacı banka lehine tesis edildiği beyan edilen ipoteğin kefaletten kaynaklanan borcu da kapsayıp kapsamadığı araştırılarak ipoteğin paraya çevrilmesi infaz aşamasında borç tutarını belirlemek yönünden sonuca etkili olacağından bilirkişiden bu hususta ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre değerlendirme yapılması gerekirken eksik araştırma ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır. Sonuç olarak; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce davalının borçtan sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa takip tarihi itibariyle ferileriyle birlikte borç miktarı davanın temerrüde düşürülüp düşürülmediği konularında rapor tanzimi için dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/04/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalıya Genel Kredi Sözleşmesi'ne dayalı olarak kullandırılan ve davalı müşterek ve müteselsil kefilin sorumlu olduğu Ticari Kredili Mevduat Hesabı ve Çek Kredisi Hesaplarının incelendiği, dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Yazılım A.Ş.ile davacı banka arasında önce 16/07/2013 tarihli, 750.000. TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin 14.3 maddesinde dava dışı kefil ... ve davalı borçlu ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ve kefalet miktarı 750.000. TL olmak üzere 16/07/2013 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, davalı ...'a Didim 2. Noterliğinin 06/07/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi tebliğ edilemediği 08/07/2017 tarihinde çıkış mercine iade edilmiş olduğundan davalının sözleşmeye ve yasaya göre temerrüde düşürülmediğinden temerrüt tarihi 26/07/2017 takip tarihi olarak belirlendiği, takip talebinde Ticari Kredili Mevduat Hesabı için 8.450,71 TL asıl alacak, 493,75 TL işlemiş akdi faiz, 24,69 TL işlemiş akdi faizin BSMV'si, 103,66 TL yıllık akdi faiz, 5,18 TL akdi faizin BSMV'si, olmak üzere toplam 9.077,99 TL, faiz hesaplamasında; takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 TL temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi tahakkık ettirilmesine takip tarihinden alacağın tahsil tarihine kadar ise değişen oranlarda temerrüt faiz oranının uygulanması gerektiği, Ticari Çek Kredisi Hesabı için 15.221,39 TL asıl alacak, 142,85 TL işlemiş akdi faiz, 10,41 TL BSMV, 440,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 15.814,65 TL, faiz hesaplamasında; takip tarihinden itibaren %40 TL temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi tahakkıt ettirilmesine, takip tarihinden alacağın tahsil tarihine kadar ise değişen oranlarda temerrüt faiz oranının uygulanmasının gerektiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilince imza inkar edildiğinden mahkememizce davalının bulunduğu yer mahal mahkemesine talimat yazılmış, davalı ...'ın davaya konu kredi sözleşmesindeki imzasının kendisine ait olup olmadığı konusunda isticvabı istenilmiş olup, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı talimatı ile beyanı alınmış, davalı beyanında "...Bana bu sözleşmede gösterilen ve 33 sayfa numaralı olan müteselsil - 750.000,00 TL - yediyüzellibinlira - 16.07.2013 - ... ibareleri tarafımca yazılmıştır. Bu bölüm altındaki imza da bana aittir. Bunun dışında kalan hiçbir yazı ve imza bana ait değildir. Ancak 2013 tarihli bu genel kredi sözleşme çerçevesinde oğlum ...'ın kullandığı krediyi hatta bana ait taşınmazı da ipotek vermek suretiyle kullandığı krediyi o tarihten itibaren 2 yıl içerisinde kapatmıştık. Hattı ... Bankası, kredinin kapandığına dair belgeyi de vermişti. Hatta bu belge Çiğli Tapu Müdürlüğünde mevcuttur. Benim bu kredi sözleşmesinden dolayı herhangi bir borcum yoktur." ifadesinde bulunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, dava ve cevap dilekçeleri, toplanan deliller, Denizli 2. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası, Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu 16/07/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Yazılım A.Ş.ile davacı banka arasında imzalandığı, bu sözleşmeye davalı ...'ın 16/07/2013 tarihinde 750.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı anlaşılmış olup, Kredi Garanti Fonu'nun ödediği tutarı borçludan tahsile davacı bankanın yetkili olduğu kanaatiyle alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak kalemlerinden davalının sorumlunun bulunduğu, İpoteğin paraya çevrilmesindeki icra takibinde davalı ...'a ait 2 adet Mesken vasfındaki taşınmaz dava dışı şirketin davacı bankada kullanacağı kredileri için 400.000,00 TL'lık limit ile 1. derece ve 1. sırada ipotek verildiği, ipotek Belgesinin ayrılmaz bir parçası olan ipotek resmi senedinde dava dışı şirketin kullanmış olduğu kredilerin doğmuş ve doğacak borçları ve kendisinin kullanacağı krediler için ipotek tesis edilmiştir. Denizli 2. icra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile ... Bilgisayar Yazılım A.Ş ve ... hakkında İpoteğin Para Çevrilmesi yoluyla 24.07.2017 tarihinde başlatılan banka alacağının 7.278.886, 12 TL olmasına karşılık kredinin teminatının oluşturan üst sınır ipotek limitinin davalının ipotek tutarı da dahil toplam 6.375.000,00 TL üzerinden alacak takibi başlatılmış ve ipotek miktarını aşan kısmın 703.886,12 TL olduğu hesap edilmiştir. Dava dışı şirketin kullandığı krediler dışında üçüncü kişiler adına bir ipotek söz konusu olmadığı, bankanın kullandırmış olduğu kredilerden kaynaklanan teminatsız kalan ipotek açığı 703.886,12 TL olduğu hesaplanmıştır. Davacı banka lehine tesis edilen 6.375.000,00 TL ipotek bedeli kefaletten kaynaklanan borcu kapsamaması nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacı banka Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı ilamsız takip dosyasıyla davalı ...'dan alacağının 24.727,66 TL olduğunu ve bu tutardan sorumlu olduğu, dolayısıyla davalının dava dışı şirkete vermiş olduğu ipotek tutarı kefalet limitini kapsamadığı kanaatiyle bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak taraflarca bilinebilir hesaplanabilir nitelikte olduğundan yasal koşulları oluşmakla icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli karar içeriği ile sonucunun uyuşmadığını, karar içeriğinde davalının sorumlu olduğu miktarın 24.727,66-TL olduğu ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında kabul edilen alacak miktarı toplamı ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin 24.892,64-TL olduğunu, yine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti yönünden hüküm kurulmamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin sadece 16/07/2013 tarihinde 750.000,00-TL tutarıyla sınırlı sorumlu olmak üzere genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu, bunun haricindeki hiçbir sözleşmeden doğan ve yine o tarihte henüz doğmamış ve miktarı belirsiz olan hiçbir alacaktan sorumlu tutulamayacağını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, KGF kredisi ile borçların ödendiğini, rücu şartlarında ayrı bir takip gerektiğini, aynı icra dosyası üzerinden devam edilemeyeceğini, ayrıca aynı borç için verilen ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla takibe de geçildiğini, kefilin sorumlu olduğu borcun ödendiğini, bu hususların tamamının incelenmediğini, alınan bilirkişi raporunun dosyadaki uyuşmazlık konusunu aydınlatmaya yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle banka alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava dışı asıl borçlu ... Bilgisayar Yazılım A.Ş. ile davacı banka arasında 16/07/2013 tarihli, 750.000,00-TL limitli Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin imzalandığı, dava dışı kefil ... ve davalı borçlu ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla ve kefalet miktarı 750.000,00-TL olmak üzere 16/07/2013 tarihli sözleşmeyi imzaladıkları, dava dışı şirket ve davalı tarafından borcun ödenmediğinden bahisle hesabın kat edildiği, borçlulara Didim 2. Noterliği'nin 06/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamelerin keşide edilerek ihtar edildiği, ihtara rağmen borcun ödenmemesi nedeniyle Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı yanın takibe vaki itirazının iptali talebi ile açılan davada; davalı ... hakkında sadece Çek Kredisi ve Ticari Kredili Mevduat Hesabına olan kefaletinden dolayı takip tarihi itibariyle takibe intikal eden toplam 24.727,66-TL üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince davalı kefil hakkındaki genel haciz yolu ile takip haricindeki aynı alacak için asıl borçlu ve davalı kefil aleyhine Denizli 2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip dosyasının ve ipoteğe ilişkin akit tablolarının dosya kapsamına kazandırılarak alınan ek bilirkişi raporunda ipoteğin davalı kefilin kefaletini kapsamadığı ve davacı bankanın davalının kefil olduğu kredi sözleşmesinden alacağının devam ettiğinin tespit edildiği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olup davacı bankanın davalı aleyhine müteselsil kefaletinden kaynaklı genel haciz yoluyla takip yapması ve tahsilde tekerrüre sebebiyet verilmeksizin ödenmeyen banka alacağını talep etmesinin yerinde olduğu, bu bağlamda davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin reddi gerekmiş, yine KGF ödemesi tahsilat sayılmadığından netice itibariyle müteselsil kefil ve ipotek veren davalının borç ödeme yükümlülüğü devam ettiğinden davalı yanın bu hususa ilişkin istinaf istemi de yerinde görülmemiştir. Ancak, davalı ... hakkında sadece Çek Kredisi ve Ticari Kredili Mevduat Hesabına olan kefaletinden dolayı takip tarihi itibariyle takibe intikal eden toplam 24.727,66-TL borçlu olduğu ve bu miktar yönünden itirazının iptaline karar verilmesi talep edilmiş olmasına rağmen İlk Derece Mahkemesince talepten fazlasına hükmedildiği, ayrıca reddedilen kısım olmamasına rağmen davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği, 6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmünün düzenlendiği, buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu hususun kamu düzeni ile ilgili olduğu anlaşılmış, ancak bu yanılgı yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte olmadığından hükmün bu yönden düzeltilmesi gerekmektedir. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulüyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle KABULÜNE, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzere; 2-Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/03/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, a-Davanın KABULÜNE, Denizli 2. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalı yönünden; A)Ticari Kredili Mevduat Hesabı Kredisi için; 8.969,14-TL asıl alacak, 146,88-TL işlemiş faiz, 7,34-TL faizin BSMV'si, olmak üzere toplam 9.123,60-TL üzerinden kaldığı yerden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %28,08 temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, B)Ticari Çek Kredisi Hesabı için; 15.221,39-TL asıl alacak, 364,69-TL işlemiş faiz ve 18,22-TL faizin BSMV'si olmak üzere toplam 15.604,30-TL üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %40 TL temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında gider vergisi uygulanmasına, Asıl alacak toplamı 24.190,53-TL'nin %20 'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.689,14 TL harçtan peşin olarak yatırılan 35,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.653,24 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/06/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı Harç Tahsil Müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince İPTALİNE, c-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ile 35,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 71,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, d-Davacı tarafından yapılan davetiye gideri , posta masrafı, bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 2.331,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 24.727,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince davacıya İADESİNE, 3-İstinaf incelemesi yönünden; a-Davalının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 615,40 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya İADESİNE, b-Davalı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 37,20 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.720,30 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, d-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 4-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08/10/2025 ...