T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/03/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incele…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:11/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/03/2022 DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:11/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalıya Ticari Kredi kartı için ve Ticari Kredili Mevduat Hesap sözleşmesi imzalandığını ve banka tarafından kullandırıldığını, borçluya 15.549,14.-TL tutarındaki alacağı ve bu tutara ödeme yapacağı tarihe kadar işleyecek akdi faiz, gecikme faizi masrafı Kredi Üyelik Sözleşmesi/Bankacılık Hizmet Sözleşmesi hükümleri uyarınca bir hafta içerisinde ödenmesi aksi taktirde yasal yollara başvurulacağı konusunda 27/07/2021 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçlu hakkında Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, borçlunun takibe itirazının haksız olduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı borçlunun Antalya Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe, takibe konu borca ve ferilerine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz edilen alacaklarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı alacaklı bankanın borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte faiz oranlarının fahiş miktarda olduğunu, davacı bankanın faiz oranlarının bilirkişi vasıtasıyla inceletildiği taktirde iş bu hususun ortaya çıkacağını ayrıca davacı bankanın önceden ihtarname çekmesi gerektiğini, her ne kadar davacı bankanın ihtarname çektiğini iddia etmiş olsa da dosyaya sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere müvekkili ...'ya herhangi bir ihtarname çekilmediğini, müvekkilinin eline iş bu borçla alakalı bir ihtarname geçmediğini, itirazın iptali davasının öncelikle usulden reddine mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Bütün dosya kapsamı, mahkememizce alınan yukarıda tarihi belirtilen hüküm kurmaya, mahkeme ve kanun yolu denetimine elverişli bilirkişi raporu da dikkate alındığında, davalı ...'nın kredi sözleşmesinden kaynaklı borçlu olduğunun anlaşılması ile davalı aleyhine açılan davanın, mahkememizce esasa alınan bilirkişi raporunda belirtilen bedeller üzerinden kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik değerlendirmede: Yargıtay 19. H.D.nin 27/02/2013 gün ve ... Esas ... Karar sayılı emsal içtihatında ''...alacağın, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu gözetildiğinde, sözleşme hükümlerine göre her aşamada hesap edilebilir, likit bir alacak olarak kabulünün gerekçesine ve borçlunun itirazında haksız bulunmasına göre, 2004 sayılı kanunun ilgili maddesi doğrultusunda itirazın iptaline karar verilen, harcı yatırılarak dava konusu edilen bölüm üzerinden alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir...'' şeklindeki emsal içtihat doğrultusunda kredi sözleşmesi nedeniyle sorumluluğunun kabulüne karar verilen borçlu aleyhine hükmolunan alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, açıklanan gerekçelerle davacının davasının kısmen kabulüne kısmen reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı alacaklı banka borcunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bahse konu faiz oranlarının fahiş miktarda olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunda özellikle faiz oranında büyük çelişkiler mevcut olduğunu, mahkemece bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden ek bilirkişi rapor dahi aldırılmadan hüküm kurulduğunu, sadece bu hususun bile yargılamanın eksik yapıldığının ispatı olduğunu, her ne kadar davacı bankanın ihtarname çektiğini iddia etmiş olsa da dosyaya sunulan evraklardan da anlaşılacağı üzere müvekkili ...'ya herhangi bir ihtarname çekilmediğini, faiz başlangıç tarihinin bu sebeple ihtarnamenin çekildiği tarih olarak belirlenmesi ve bu tarihin sanki müvekkili ...'ya tebliğ edilmişcesine hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, müvekkili ...'nın tüm dünyayı saran covit -19 salgınından işyeri sahibi olarak en ağır şekilde etkilendiğini, ülkemizin geçtiği bu zor süreçten bu kadar büyük ölçüde etkilenen müvekkiline istinaden sanki kötü niyetli bir şekilde borcunu ödemediği kanaatine varılarak hukuka ahlaka ve vicdana aykırı olarak yerel mahkemece hüküm kurulduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, İİK 'nın 67. maddesi kapsamında itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK’nın 359/3. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerekçelere ve İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı delillerin değerlendirilmesine göre; maddi olay ve hukuki nitelendirmede usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı, davalı ... ile davacı bankanın ... Şubesi arasında 27.01.2021 tarihli 5.000,00 TL limitli Çerçeve Kredi Sözleşmesi ile 17.05.2018 tarihli Ticari Kart Sözleşmesi imzalandığı, davacı banka tarafından ... numaralı vadeli ticari mevduat hesabı üzerinden nakdi kredi kullandırıldığı, ticari kart kullandırım talep formuna istinaden 9.454,71 TL limitli kart tahsis edildiği, Mahkemece aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda; taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davacı bankanın davalıdan 10.887,52 TL asıl alacak (ticari kredi kartından), 104,96 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, 5,25 TL gider vergisi, 3.988,42 TL asıl alacak (kredili mevduat hesabından), 38,44 TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi ile 1,92 TL gider vergisi olmak üzere toplam 15.026,51 TL alacağı bulunduğunun tespit edildiği, asıl alacağa 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kredi kartları için belirlenen %23,76 oranında akdi ve %27,36 oranında temerrüt faiz uygulandığı, Antalya 13. Noterliğinin 27.07.2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, Antalya 13. Noterliği aracılığıyla davalı borçlunun MERNİS adresine gönderilen ihtarnamenin bila tebliğ iade edildiği, taraflar arasında imzalanan 27.01.2021 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin 30. maddesi uyarınca adres kayıt sisteminde kayıtlı adrese yapılan tebligatın iade edilmesi hâlinde dahi ihtar yapılmış sayılacağının kararlaştırıldığı, davalı tarafça borcun ödendiğinin usulüne uygun delillerle ispat edilemediği, alacağın likit olması nedeniyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, HMK’nın 355/1. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme ile re’sen gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden de hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu tespit edildiğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği ve HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.026.47 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL maktu istinaf karar harcı ve 257,00 TL nisbi karar harçlarının mahsubu ile bakiye 688,77 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11/12/2025 ...