T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1286 KARAR NO: 2026/60 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2023 NUMARASI: 2017/124 Esas - 2023/113 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2023 tarihli, 2017/124 Esas, 2023/113 Karar sayılı dosy…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1286 KARAR NO: 2026/60 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/03/2023 NUMARASI: 2017/124 Esas - 2023/113 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 19/01/2026 İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2023 tarihli, 2017/124 Esas, 2023/113 Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.Dosya incelendi.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının borçlulardan ... A.Ş.’nin donatanı ve diğer davalı .... A.Ş.'nin işletmecisi olduğu ... numaralı ... gemisinde 17.01.2015 başlangıç tarihli hizmet akdi ile baş mühendis olarak çalışmaya başladığını, aylık net ücretinin 7.000,00 USD olduğunu, çalışma koşullarının elverişsizliği ve ücretlerin ödenmemesi nedeniyle haklı ve zorunlu olarak iş akdini 02.05.2015 tarihinde feshettiğini, bakiye 14.645,00 USD alacağının tüm girişimlere rağmen ödenmediğini, İstanbul 12. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyasında takip başlatıldığını, davalılardan sadece .... A.Ş.'nin yetki itirazında bulunduğunu, takibe, fer’ilerine ve rehin hakkına yönelik itirazlarının bulunduğunu, gemi adamlarının hizmet ve iş akitlerinden doğan alacaklarının gemi alacaklısı hakkı veren alacaklardan olduğu beyanları ile itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, alacağın fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ve ödeme günündeki döviz kuruyla ödenmesine hükmedilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı ... gemisi donatanı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş sözleşmesinin işleten .... A.Ş. ile akdedildiğini, geminin maliki olmakla beraber davanın işveren şirkete yöneltilmesi gerektiğini, davacının uyarıya rağmen iş bırakarak geminin seferini engellediğini, Deniz İş Kanunu 29. Maddeye göre işverenin uğradığı zararın telafisi için tazminat isteme hakkına sahip olduğunu, işlerine devam etmesi ihtar edilmesine rağmen iş başı yapmayan davacı için tutanak mevcut olduğunu, gemi adamına şahit imzası ile teslim edilen ihtarnamenin de delilleri arasında bulunduğunu, hem yasaya hem de sözleşmeye aykırı şekilde işlerini yapmamaları ve geminin seferini engellemeleri nedeniyle işverenin yaptığı tüm masrafların ve uğradığı zararların tazmini yoluna gidileceğinin ihtar olunduğu beyanları ile davanın reddini talep etmiştir.İstinafa konu karar, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/03/2023 tarihli 2017/124 Esas, 2023/113 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne yönelik kararıdır.Müflis ... A.Ş. İflas İdaresi vekili, iflas eden şirket yönünden alacağın sıra cetveline kaydedildiğini, bu davalı yönünden davanın konusuz kaldığını, Dolar para birimi esas alınarak karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla iflas tarihinde kur üzerinden TL cinsinden karar verilmesi gerektiğini, iflas kararı verilmiş olan müflis hakkında devam eden dosyanın tefrik edilmesi, ayrı bir esasta görülmesi, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi gerekirken usulü işlemlerde hata yapılmış olmasının yerinde olmadığını, İİK.'nun 193.maddesine aykırı davranıldığını, alacağın doğmadığını beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur. GEREKÇE:Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının icra takibine ve davaya konu ettiği alacağın mevcut olup olmadığı, davalılardan birinin iflas etmesi halinde ve alacağın masaya tamamının kabul edilerek kaydedilmesi halinde her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülüp görülemeyeceği, iflas eden şirket yönünden mahkemece kurulan hükmün yerinde olup olmadığı hususundadır. İlk derece mahkemesince, tarafların sunmuş oldukları deliller dosya arasına alınarak tarafların iddia ve savunmaları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince " ... Dava konusu... gemisi ile ilgili olarak, 1 numaralı davalı ... A.Ş.'nin gemi maliki olduğu 2 numaralı davalı .... A.Ş nin ise işleten olduğu hususnda dosyada uyuşmazlık bulunmamaktadır. 854 sayılı Deniz İş Kanunu 2. Maddesi uyarınca gemi sahibinin veya kendisinin olmayan bir gemiyi kendi adına işleten kimsenin işveren sayılacağı düzenlenmiş olduğundan, iş akdini kendi adına imzalayan davalı .... A.Ş ile gemi maliki davalı ... A.Ş.'nin dava konusu talepler bakımından pasif husumet ehliyetini haiz oldukları mahkemece kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı ... vekilince, davacının uyarıya rağmen işi bırakarak geminin seferini engellediğinden bahisle davacı gemi adamının imzasının içerir ihtarname gereği bu hususun sabit olduğu belirtilmiş ve bu nedenle Deniz İş Kanunu 29 maddesi gereğince zararlarının tazmini gerektiğine ilişkin savunma ileri sürülmüşse de, dosyaya buna ilişkin düzenlendiği belirtilen tutanak ve ihtarname sunulmamıştır. Dosyaya davacı vekilince sunulan ve yukarıda açıklanan iş sözleşmesi, ayrılış ordinosu ve hizmet belgesi ile dosyaya celp edilen SGK kayıtlarına göre davacının... isimli gemide baş mühendis olarak 7.000 USD maaş ile toplam 3 ay 14 gün çalıştığı mahkemece kabul edilmiştir. Davacının talebi olan 14.645,00 USD iş sözleşmesinde belirlenen aylık 7.000 USD bedel dikkate alındığından 2 ay 3 günlük hizmete karşılık gelmektedir. Dava konusu alacağın ödediğine dair ispat yükü davalı işverenlerde bulunmakla, davalılar tarafından dosyaya ücretlerin ödendiğine dair ödeme belgesi mahiyetinde herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle davacının işçilikten kaynaklanan talebi gibi 14.645,00 USD alacağının bulunduğu mahkemece kabul edilmiştir. Ancak davacının davalı işverenleri, icra takibi öncesinde temerrüde düşürdüğüne ilişkin dosyaya herhangi bir ihtarname sunulmadığından davacının icra takip tarihi öncesi döneme ait işlemiş faiz talebi mahkemece yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte alacak likit ve belirlenebilir kabul edildiğinden İİK 67 maddesi gereği davacı lehine asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatı ödenmesi gerektiği mahkemece kabul edilmiştir. Dava konusu alacak TTK 1320/1-a maddesi gereğince gemi alacağı olarak düzenlenmiş olmakla, dava konusu alacak TTK 1321 maddesi gereği davacı lehine dava konusu... gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tanımaktadır..." gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.İncelenen dosyada, davalılardan ... .. A.Ş.'nin 31/10/2022 tarihli icra yazısına göre iflas ettiği, davacının bu davalıdan olan alacak bedelinin sıra cetveline alacak kaydının tamamının kabul edilerek 1. sırada kaydedildiğinin bildirildiği görülmüştür. Kural olarak, İİK'nın 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, aynı Kanun’un 226. maddesinde de masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir.Diğer anlatımla, iflâsın açılması ile müflis hak ehliyetini kaybetmediği gibi, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflâs idaresine aittir.İİK 194. maddesi; "Acele haller müstesna olmak üzere müflisin davacı ve davalı olduğu hukuk davaları durur ve ancak alacaklıların ikinci toplanmasından on gün sonra devam olunabilir. Bu hüküm şeref ve haysiyete tecavüzden, vücut üzerinde ika olunan zararlardan doğan tazminat davaları ile evlenme, ahvali şahsiye veya nafaka işlerine müteallik ihtilaflara, rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takiplerle ilgili olarak açılmış olan hukuk davalarına tatbik olunmaz. Dava durduğu müddetçe zaman aşımı ve hakkı düşüren müddetler işlemez." şeklindedir. Hukuk Genel Kurulu’nun 09.11.2021 tarihli ve 2017/(13)3-3202 E., 2021/1381 K.; 17.10.2019 tarih ve 2017/19-916 E., 2019/1085 K; 24.01.2018 tarih ve 2017/13-771 E., 2018/76 K. sayılı kararlarında da belirtildiği üzere iflas hukukuna ilişkin düzenlemeler kural olarak kamu düzenini ilgilendirmekte olup İİK’nun 194. maddesindeki davanın durması da kendiliğinden gerçekleşir. Bir diğer ifade ile tarafın iflas ettiği mahkemece bilinmese veya mahkemece uyuşmazlık ile ilgili nihai karar tesis edilmek suretiyle dava dosyasından el çekilmiş olsa bile dava durur. Anılan hükümde de belirtildiği üzere, iflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin davacı veya davalı olarak taraf bulunduğu hukuk davaları, maddede yazılı istisnalar dışında iflasın açılması ile durur. Bu durma, 237.madde gereğince ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. Yukarıda belirtilen aşamalar ve yasal mevzuata göre, yargılama sırasında taraflardan birinin iflas ettiğinin anlaşılması halinde mahkemece, iflas idaresine tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlanması zorunludur. Davalı hakkındaki iflas kararının kesinleşmiş olması halinde öncelikle iflas idaresine dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra İİK’nun 194/I maddesi gereğince iflasın açılması ile hukuk davaları 2.alacaklılar toplantısından 10 gün sonrasına kadar duracağından, davanın durmasına karar verilip, ikinci alacaklıların toplanmasından 10 gün sonra yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden öncelikle davalı şirketin tasfiye halinde olup olmadığı araştırılıp ilgili dosya örnekleri dosya içine alındıktan sonra ikinci alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı belirlenip sonucuna göre işlem yapılması gerektiği yönündeki tespitle sonucu mahkemenin ikinci alacaklılar toplantısına ilişkin prosedürü tamamladıktan sonra yukarıda bahsi geçen icra müdürlüğünün yazısı gereği iflas eden şirketten talep edilen alacağın masaya kaydedildiği yönündeki savunmanın değerlendirilmemesi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı... A.Ş. yönünden iflas ile ilgili hükümlerin uygulanması gerektiğinden, davalının istinaf başvurusu incelenmeksizin mahkemece verilen kararının kaldırılmasına, iflas ettiği ileri sürülen ... ... A.Ş. hakkındaki iflas kararı araştırılıp, iflas kararı verilmişse bunun sonucu olarak davacının talep ettiği alacak miktarının masaya kaydının yapılıp yapılmadığı hususlarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğinden bu davalı yönünden dava tefrik edilerek diğer davalı yönünden tüm dosyada toplanan deliller kapsamına göre hüküm kurulmak üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi usul ve yasalara uygun görülmüştür. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusu incelenmeksizin,İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/124 Esas 2023/113 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,Dosyanın, gerekçede belirtilen hususlar çerçevesinde yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine İADESİNE,İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yolu harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,İstinaf kanun yoluna başvuru için yapılan yargılama giderlerinin esas karar ile birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 19/01/2026