T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2057 - 2025/1757 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2057 KARAR NO : 2025/1757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2024 NUMARASI : 2023/554 Esas - 2024/483 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-.... 2-... 3-... 4-... 5-... VE…
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2057 - 2025/1757 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/2057 KARAR NO : 2025/1757 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/06/2024 NUMARASI : 2023/554 Esas - 2024/483 Karar İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVACILAR : 1-.... 2-... 3-... 4-... 5-... VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : BEREKET SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : ... METAL SANAYİ VE TİCARET A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... İSTİNAF YOLUNA BAŞVURAN DAVALI : TÜRKİYE SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.) BAŞVURU TARİHİ : 01.11.2024 - 04.11.2024 İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ: 10.12.2024 KARAR TARİHİ : 08.10.2025 YAZIM TARİHİ : 08.10.2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.08.2022 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı ... Metal'e ait araçla, davacıların murisi yaya ...'a çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in asli kusurlu olduğunu, davalı hakkında Gebze 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin halen derdest olan 2022/560 esas sayılı dosyası kapsamında dinlenen tanık Barış Torun'un beyanları ile ATK raporundan da davalı araç sürücüsünün, kaldırım bulunmayan yolun tam olarak kenarında sabit halde bulunan müteveffa ...’a aracın sağ arka kısmı ile çarpmak suretiyle kazaya sebebiyet verdiğinin anlaşılacağını, davalı Bereket Sigorta A.Ş. yönünden düzenlenen ... numaralı poliçede manevi tazminat talepleri kombine İMM limiti olan 500.000 TL'nin %25'i kadar teminat altına alındığını, davalı Bereket Sigorta şirketine yaptıkları başvurunun reddedildiğini, davalı Türkiye Sigorta A.Ş yönünden; 511592244/0 numaralı poliçede manevi tazminat talepleri kombine İMM limiti olan 500.000 TL'nin %25'i kadar teminat altına alındığını, davalı Türkiye Sigorta A.Ş'ye yaptıkları başvurunun da reddedildiğini, Gebze Arabuluculuk Bürosu’na yaptıkları müracaatından da sonuç alınamadığını, davacılar ... ve ...'un, davalı sürücü ...'in ihmal ve kusuru doğrultusunda kazada canlarından çok kıymet verdikleri öz oğullarını, diğer davacıların kardeşlerini kaybettiğini, tarifi imkansız acılar yaşattığını belirterek davacılar ... (baba), ... (anne) yönünden 100.000 TL, davacılar ..., ..., ... (kardeşler) yönünden 50.000'şer TL olmak üzere toplamda 350.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 31.08.2022'den itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazada davalının her hangi bir ihmal veya kusurunun olmadığını, davalı şirketin, aracın işleteni olması nedeniyle tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, aracın bütün bakımı ve muayenelerini zamanında yaptırdığını, kaza tespit tutanağında müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle müteveffanın geride kalanlarının tazminat talep hakkının bulunmadığını, yaşça küçük müteveffanın kusurunun yanında, ebeveynlerinin de bakım ve gözetim yükümlülüğün ihlal etmeleri sebebiyle mütefarik kusurlarının bulunduğunu, talep edilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, tazminat tutarından müşterek müteselsil sorumluluğun kabulünün mümkün olmadığını, davalı sigorta şirketleri (Bereket Sigorta A.Ş. ve Türkiye Sigorta A.Ş.) 'nin ihtiyari mali mesuliyet teminatları dahilinde poliçe limiti ile manevi zararı karşılamaları gerektiğini, ticari faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı Bereket Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; KTK gereğince davacıların davalı şirkete usulüne uygun olarak müracaat etmediğini, kasko poliçesinden kaynaklı uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu,davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalı şirketin, belirlenecek olan gerçek zarardan sigortalısının dava konusu olan trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, davacının gelir durumunun kesin delillerle ispatlanması gerektiğini ve davacının SGK'dan rücuya tabi tazminat/yardım alıp almadığının tespiti gerektiğini, sigortacı poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve sigortalıya karşı ileri sürülen manevi tazminat taleplerini poliçede yazılı limitlere kadar ve kusur oranında temin edebileceğini, müteveffanın kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağında sabit olduğunu, faizin hatalı talep edildiğini, başvuru şartı yerine getirilmediğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle hesaplanacak olan tazminattan en az %25 indirim yapılması gerektiğini, aktüer bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak hesaplama yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... usulüne uygun tebliğe rağmen yasal sürede cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından davacılar ... ve ... 'ın açtıkları manevi tazminat davasının kısmen kabulü kısmen reddine, 60.000,00'er TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, hükmedilen manevi tazminata davalılar ..., ... Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalılar Bereket Sigorta A.Ş., Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz işletilmesine, davalılar Bereket Sigorta A.Ş., Türkiye Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacılar ..., ...'ın açtıkları manevi tazminat davasının kısman kabulü kısmen reddine, 35.000,00'er TL manevi tazminatın, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, hükmedilen manevi tazminata davalılar ..., Sağlam Metal Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 31.08.2022 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalılar Bereket Sigorta A.Ş., Türkiye Sigorta A.Ş. yönünden 15.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz işletilmesine, davalılar Bereket Sigorta A.Ş., Türkiye Sigorta A.Ş.'nin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair karar verilmiştir. Yerel mahkemenin bu kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; kazada davacılar ... ve ...'un evladı, diğer davacıların kardeşinin vefat ettiği ve davalı ...'in kazada asli kusurlu olduğu dikkate alındığında talep ettikleri tazminat miktarları yönünden tam kabul verilmesi gerektiğini, davacıların dışında; diğer davacı ... hakkında yerel mahkeme tarafından sehven hüküm kurulmadığını, davacı ... yönünden H.M.K. 305/A hükmü uyarınca hükmün tamamlanması talep edildiğini ancak henüz ek karar verilmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Türkiye Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; kabul anlamına gelmemekle beraber, ceza dosyasında yer alan kusur değerlendirilmeleri, kaza tespit tutanağı ve 16.04.2024 tarihli ATK raporu arasında açık çelişki bulunduğunu, zira müteveffaya kaza zaptında KTY 138. maddeyi ihlalden ve sundukları iddianamede KTK 68. maddeden kusur atfı yapıldığını, bahsi geçen kusur maddelerinin asli kusur oranı olmasına rağmen 16.04.2024 tarihli ATK raporunda tali düzeyde değerlendirildiğini, İddianame, KTK ve ATK raporu arasında bulunan açık çelişkinin giderilmesi için rapor alınması talep ettiklerini, hükmedilen tazminatın poliçe limitleri garameten paylaştırılması gerektiğini, sigortalı araç ticari niteliğe haiz olmadığından ticari faize hükmedilemeyeceğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin haksız olduğunu ve açıkça zenginleşme amacı taşıdığını, kazada müteveffanın kendi kusurunun, illiyet bağını kestiğinden, davalı şirketin trafik kazasından sorumlu tutulamayacağını, davalı şirketin yalnızca yasal faizden sorumlu olabileceğini, davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu iken poliçe limiti üzeri hüküm tesis edilmiş olmasının hatalı olduğunu, kaza tarihinde birden fazla kasko poliçesinin geçerli olmasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Bereket Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; aleyhe hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, dava konusu kazada müterafik kusur durumu ve müteveffanın bulunduğu aracın asli kusurlu olduğu göz önüne bulundurulduğunda manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyetsiz olduğunu, mahkemece poliçe limitini aşar şekilde tazminata hükmedildiğini, davacılar tarafından dosyaya destek olgusunu ispat edecek herhangi bir belge de sunulmadığını, davacı ... için hüküm kurulmadığını, dayandırılan belgelerin kendilerine iletilmemesinin davalının savunma hakkını da kısıtlar mahiyette olduğunu , kusur, desteğin ispatı, bekletici mesele hususları göz önünde bulundurulmadığını, kusur oranları gözetilmeyerek destekten yoksun kalma zararından ve manevi tazminattan davalı şirket sorumlu tutulduğunu belirterek yerel mahkemece usule ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Metal San. Ve Tİc. A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda davalı şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalı şirketin aracın bütün bakımı ve muayeneleri zamanında yaptırdığını, herhangi bir arızasının da söz konusu olmadığını, kazanın oluşumuna da sebebiyet vermediğini, kaza sonrası tutulan kaza tespit tutanağında da müteveffanın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın kusurlu olduğu hususunun tanık anlatımları ile de sabit olduğunu, kaza tarihinde 11 yaşında olan müteveffa küçüğün asli kusuru yanında, ebeveynleri de bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiğinden müteveffa ile birlikte asli ve tam kusurlu olduklarını, tazminat tutarından müşterek müteselsil sorumluluğun kabulünün mümkün olmadığını, diğer davalı sigorta şirketleri (Bereket Sigorta A.Ş. ve Türkiye Sigorta A.Ş.) 'nin ihtiyari mali mesuliyet teminatları dahilinde poliçe limiti ile manevi zararı karşılamalarının gerektiğini, davalı şirketten tazminat talep edilmesinde korunmaya değer bir hukuki yarar olmadığını, yerel mahkemenin gerekçeli kararında delillerin tartışılmadığı gibi kaza ve ölüm arasında illiyet bağı olup olmadığı hususunun dahi irdelenmediğini, mahkemece kısmen kabul kararına istinaden gerekçeli kararda yargılama giderleri ile arabuluculuk ücreti kalemlerinin; kabul ve ret oranına uygun hesaplanmamış olmasının hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Somut olayda, 31.08.2022 tarihinde, davacılardan ... ve ....'un oğulları diğer davacıların kardeşi olan kaza tarihinde yaklaşık 11 yaşlarındaki yaya ....'a davalıların sürücüsü ve işleteni oldukları, davalı Bereket Sigorta tarafından Hafif Ticari Kasko Poliçesi ile Türkiye Sigorta A.ş tarafından Genişletilmiş Kasko Katılım Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın çarpması sonucu davacıların desteği .... vefat etmiştir. Kaza sonrası düzenlenen kaza tespit tutanağında hem davacıların desteği yayaya hemde davalı sürücüye kural ihlali verilmiştir. Kazaya dair yürütülen soruşturma dosyasında trafik bilirkişisinden alınan raporda davacıların desteği yayaya asli, davalı sürücüye tali kusur verilmiş, ceza mahkemesince keşfe binaen trafik bilirkişisinin düzenlediği raporda davalı sürücüye asli kusur, müteveffa yaya ise tali kusur verilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda ise davacıların desteği yayaya tali, davalı sürücüye asli kusur verilmiş, bu rapora göre davalı sürücü ceza almış ve istinaf aşamasından geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacıların desteğinin % 15 ,davalı sürücünün % 85 oranında kusur verilmiştir. Heyetimizce de kaza tespit tutanağı ve ceza dosyasında hükme esas alınana bilirkişi raporu ile uyumlu hükme esas alınan rapordaki kusur oranları kazanın oluşuna uygun bulunduğundaan, yine kazaya sebebiyet veren araç ticari amaçlı kamyonet olup ticari faaliyet sırasında zarara neden olduğu gözetilerek hüküm altına alınan tazminatlar için talep doğrultusunda ticari faizine hükmedilmesi doğru bulunmuş bu hususlara yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir. Ancak; 1- Mahkeme kararlarında hükmün nasıl oluşturulacağı 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde detaylıca belirtilmiştir. HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne göre; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. . Davacı vekilinin dava dilekçesinde davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, mahkemece talep hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. Şu durumda ilk derece mahkemesince ...'ın talebinin değerlendirilmesi gerekirken bu talebe ilişkin olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması HMK'nın 297/2. maddesi hükmüne uygun düşmediğinden kararın kaldırılması gerekmiştir. 2- Kabule göre de Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve tarafların kusur durumu da gözönünde tutularak, (818 sayılı BK'nun 47. Maddesi) 6098 sayılı B.K.’nun 56/2 maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Belirtilen hususlar dikkate alındığında davacılar için takdir olunan manevi tazminatın bir miktar az olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin bu hususa değinen istinaf talepleri yerinde görülmüştür. 3-Karayolları Trafik Kanunu'nun 96 maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır. Buna göre, olayda çoklu zarar olup poliçe limiti itibariyle, KTK.nun 96. maddesi uyarınca garame hesabı yapılması gerektiği de açıktır. 4-Yine kabule göre genel şartlar hükümlerine göre, zarar miktarının limiti geçmesi halinde ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur. Yargılama giderleri yönünden de bu hükümler gözetilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. İlk derece mahkemesinin yaptığı yargılama ve verdiği kararda tespit edilen ve yukarıda 1, 2, 3 ve 4 numaralı paragraflarda belirtilen eksiklik ve hatalar Dairemizce HMK'nın 353/1-a-6 maddesi kapsamında "uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması" olarak nitelendirildiğinden taraf vekillerinin istinaf taleplerinin hükmün diğer yönleri bu aşamada incelenmeksizin kabulü ile yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.06.2024 tarih ve 2023/554 Esas, 2024/483 sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 4-Tarafların istinaf başvurusu için yaptıkları giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine, 5-Harcanmayan istinaf gider avanslarının yatırana iadesine, 6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08.10.2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır *İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*