T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/846 - 2025/1880 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/846 KARAR NO : 2025/1880 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2023/561 Esas - 2023/1096 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... …
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/846 - 2025/1880 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/846 KARAR NO : 2025/1880 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/11/2023 NUMARASI : 2023/561 Esas - 2023/1096 Karar DAVACI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... DAVA TÜRÜ : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/07/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 26/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının alacaklıya borcu bulunmadığını, zira işbu dilekçe ekinde sunmuş oldukları beyandan da açıkça anlaşılacağı üzere davacı, senedin ön yüzünde alacaklı olarak belirtilen ...'a senette yazılı bulunan borç miktarını ödediğini, davacının ...'a senet bedeli ödediğine ilişkin yazı ek olarak sunulduğunu, hal böyle iken davacının, davalı alacaklıya borcu bulunmamakta olup bu hali ile Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2023/13417 E. sayılı takip haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ekte sundukları belge neticesinde davacının senetten kaynaklı borcu itfa sebebiyle sona erdiği açıkça görüldüğünü, davalıya borcu bulunmayan davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, bu nedenlerle, davanın kabulü ile davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu senetlerin iptaline, davalı tarafından alacağı olmadığı halde yaptığı Gebze İcra Müdürlüğünün 2023/13417 E. Esas sayılı dosyalı takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... 1-Davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE, -Davacının, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2023/13417 Esas sayılı takip dosyasına dayanak olan keşidecisi ..., lehtarı ..., cirantası ... olan, 36.680,00.-TL bedelli, 21/12/2022 düzenleme tarihli, 23/12/2022 vade tarihli bonodan kaynaklı olarak davalıya borçlu olmadığının tespitine, -Bononun iptali talebinin REDDİNE, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yargılama yapılarak karar verilmişse de dava dilekçesi ve tensip zaptının davalıya tebliğ edilmediğini, davacı tarafça icra takibinden sonra borçtan kurtulmaya yönelik düzenlenmiş olan adi yazılı belgeye dayanılarak menfi tespit kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bononun keşidecisinin ve lehtarının aynı gün hem bona hem de sözleşme düzenlediğinin kabulü halinde bononun iade alınmaması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 Tarih - 2023/561 Esas - 2023/1096 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davalı tarafından, davacı aleyhine Gebze İcra Dairesi'nin 2023/13417 esas sayılı dosyası ile keşidecisi ..., lehtarı ..., cirantası ... olan, 36.680,00.-TL bedelli, 21/12/2022 düzenleme tarihli, 23/12/2022 vade tarihli bonoya istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmasına üzerine, davacı tarafından eldeki davanın açıldığı ve açılan davada bono nedeniyle borçlu olmadığına karar verilmesinin talep edildiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Eldeki davada, davacı; kendisinin keşidecisi olduğu, davalı tarafından ciranta olarak imzalanmış bulunan bonodan dolayı davalı tarafından aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak kendisi tarafından senet bedelinin lehtara ödendiğini, bu sebeple davalının kendisinden yeniden alacak talebinde bulunamayacağını belirterek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının keşidecisi olduğu bonodan dolayı davalı cirantaya karşı borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı TMK m. 6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir (YHGK., 14.05.2014 tarih, 2013/19-1155 Esas, 2014/660 Karar; YHGK., 17.04.2015 tarih, 2013/19-1622 Esas, 2015/1238 Karar). İspat yükü bakımından 6100 sayılı HMK’nin 189/3. maddesinde “Kanunun belirli delillerle ispatını emrettiği hususlar, başka delillerle ispat olunamaz” hükmünü içermektedir. Yine Aynı Kanunun 200-(1) maddesinde; “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ….. Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ….. Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz” hükmü ile “senetle ispat zorunluluğu, 200. maddenin 2. fıkrasında ise “senetle ispat gereken hallerde karşı tarafın açık muvafakati ile tanık dinlenebileceği” hususları düzenlenmektedir. 203. maddesinde ise tanık dinlenebilecek haller sayılmıştır. Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, 200. maddedeki meblağdan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz. Ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. Hemen belirtmek gerekir ki, senede karşı senetle ispat zorunluluğuna ilişkin kuralın istisnaları da 203. maddede belirtilmiştir. Bunun yanında yazılı sözleşme ile ya da duruşma tutanağında usulüne uygun olarak belgelendirilmiş ikrar ile anlaşılan açık bir muvafakat bulunduğu takdirde sadece belli tanıklar dinlenebilir. İspat yüküne yönelik bu açıklamaların kambiyo senedi ve bononun hukuki niteliğine ile birlikte değerlendirildiğinde; senet metninden anlaşılan ve herkese karşı ileri sürülebilen def'iler dışında bir nedenle borçlu olmadığını ileri süren keşidecinin bono nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat etmesi gerekir. Somut olayda, davacı keşidecisi ..., lehtarı ..., cirantası ... olan, 36.680,00.-TL bedelli, 21/12/2022 düzenleme tarihli, 23/12/2022 vade tarihli bononun karşılığının, dava dilekçesi ekinde sunulan 21/2/2022 tarihli sözleşme ile ödenmiş olduğunu, borcun itfa ile sona erdiğini iddia etmektedir. Eldeki davada, dosya kapsamı, bono örneği ve icra takibi evrakı incelendiğinde; dava konusu bononun lehtar adına düzenlenip daha sonra usule uygun ciro silsilesiyle davalıya geçtiği, davalının bonoda meşru hamil sıfatını taşıdığı anlaşılmaktadır. Kambiyo senedinden doğan borç, ancak senedi elinde bulunduran meşru hamile karşı ödendiğinde borcu sona erdirir, lehtara yapılan ödeme, senet halen ciro yoluyla el değiştirmişse hamile karşı geçerli ifa niteliği taşımız. Davacı lehtara yaptığı ödemeye ilişkin 21/12/2022 tarihli sözleşmeyi sunmuş ise de, bu ödeme senedin ibrazı karşılığı yapılmadığından ve davacı ile lehtar arasında her zaman bu neviden belge düzenlenebileceğinden ayrıca senet hamile ciro ile devredildiğinden borcu sona erdirici etki doğurmaz. Davalı hamil, senedi ciro silsilesine uygun biçimde iktisap ettiğinden meşru hamil konumundadır ve davacıya karşı alacak talebinde bulunabilir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince davacının lehtara yaptığı ödemenin davalı hamile karşı hüküm ifade etmeyeceği gözetilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) madde gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 Tarih - 2023/561 Esas - 2023/1096 Karar Sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davanın REDDİ ile, b-Alınması gerekli maktu 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 896,26 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 280,86 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 36.680,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, e-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar Harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, c-Davalı tarafından yapılan 1.169,40-TL İstinaf Kanun yolu masrafı ile 178,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.347,40 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine, e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*