16. Hukuk Dairesi 2016/3501 E. , 2020/1655 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan soruşturma ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı belirtilerek; davalının dayandığı tapu kaydın…
**16. Hukuk Dairesi 2016/3501 E. , 2020/1655 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL KANUN YOLU : TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Yargıtay bozma ilamında özetle; "yapılan soruşturma ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı belirtilerek; davalının dayandığı tapu kaydının sınırları içinde kaldığı bildirilen parseller ile komşu parsellerin tespit tutanakları ve varsa dayanak kayıtları getirtildikten sonra mahallinde yaşlı ve yansız 3 yerel bilirkişi eşliğinde yöntemine uygun şekilde keşif yapılması, uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, infazı sağlamaya yeterli rapor ve kroki alınması, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmaza aynen uyduğu, tapu kaydının sınırlarının sabit hudut niteliğinde olup, hukuki geçerliliğini koruduğu, diğer taraftan taşınmazın mütegayyip şahıslardan intikal ettiği iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davalı tarafın dayandığı ve taşınmazın tespitine esas olan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavüllleri ile getirtilmemiş, tespite esas bu tapu kayıtlarından davalıların murisi ...’nın payını ihtiva eden K.sani 1937 tarih 5 sıra numaralı tapu kaydının geldi kayıtlarından T. evvel 1329 tarih 47 sıra numaralı tapu kaydı “1200 dönüm” yüzölçümlü olmakla beraber, bu kaydın geldisi olarak gösterilen K.sani 1313 tarih 15 sıra numaralı tapu kaydının “500 dönüm” miktarında olduğu, diğer taraftan K.sani 1313 tarih 15 sıra numaralı kaydın tedavülü olarak T. evvel 1329 tarih 47 sıra numaralı kaydın gösterilmediği, ayrıca sınırları itibari ile de farklılık arzettikleri halde bu çelişkiler üzerinde durulmamış, tapu kayıtlarının tesislerinden itibaren tedavüllerinin ne olduğu, miktar ve sınır değişikliklerinin hangi nedenlerden ileri geldiği somut olarak ortaya konulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.