T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1252 Esas KARAR NO : 2025/1366 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/07/2025 NUMARASI : 2025/45 Esas, 2025/792 Karar DAVA: Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1252 Esas KARAR NO : 2025/1366 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/07/2025 NUMARASI : 2025/45 Esas, 2025/792 Karar DAVA: Doğrudan Alacaklı Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 177) KARAR TARİHİ: 23/10/2025 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketten olan bir kısım alacakları nedeniyle İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, bunun üzerine itirazın iptali davası ile takip dışında kalan diğer alacaklarının tahsili için alacak davası açtıklarını, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/503 E. 2024/655 K. sayılı ve 14/11/2024 tarihli ilamında davalı şirketin İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile takibin devamına ve diğer bir kısım alacakların da davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, daha sonra İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında davalı borçluya mahkeme ilamına göre icra emri gönderildiğini, 23.12.2024 tarihinde icra emri davalı şirkete tebliğ edilmesine rağmen dosyaya ödeme yapılmadığını, ayrıca davalı şirket tarafından karar, tehiri icra talepli olarak istinaf edilmişse de mehil vesikasına esas olmak üzere icra dosyasına nakit teminat yatırılmadığı gibi teminat mektubunun da sunulmadığını, ilam alacağı icra takibine konu edildiği halde davalı borçlu tarafından süresinde icra dosya borcunun ödenmediğini, bu şekliyle İcra ve İflas Kanunun 177/4 maddesindeki şartların gerçekleştiğini belirterek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacının alacağını tahsil etmek yerine doğrudan müvekkilinin iflasını istemesinin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğunu, davacının iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığını, icra takibine dayanak ilamın henüz kesinleşmediğini, ilamın kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması gerektiğini, ilamlı icra takibine ilama aykırı şekilde başlatıldığını, bu hususta İstanbul 23. İHM 2025/58 E. Sayılı dosya üzerinden ilama aykırılık nedeniyle takibin iptali davasını açtıklarını, açtıklanı davada tensip zaptıyla birlikte takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu davanın da bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ve kendileri tarafından açılan iflas ve alacak davalarının henüz derdest olmaları nedeniyle davaların da bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkili hakkında açılan başkaca iflas davaları olup olmadığı araştırılarak bu dosyalarında bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde ödemelerini tatil etmediğini, müvekkilinin geçici karakterli ödeme kesintilerinin iflas sebebi olamayacağını, uluslararası tahkim komisyonu nezdinde davacıdan alacağı nedeniyle yargılamanın devam ettiğini, iflasın koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacının sözleşmeye aykırılık nedeniyle oluşan zarar miktarının takibe konu edilen alacak miktarından çok daha fazla olduğunu, alacakları nedeniyle davacıya takas mahsup talebinde bulunduklarını, kesinleşmiş bir alacak bulunmadığından muhafaza tedbiri alınması talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; iflas talebine konu İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... E sayılı dosyasında davacı tarafından sunulan ilk takip talebinde ve icra dairesince düzenlenen ilk ödeme emrinde takibe konu döviz alacağının TL karşılığının gösterilmediği, bu durumun kamu düzenine ilişkin olduğu ve resen gözetilmesi gerektiği, bu suretle itirazın iptaline ve iş bu iflas talebine konu icra takibinin usul ve yasaya uygun olmadığı, emredici kamu düzeni hükümlerine aykırı olduğu, nitekim davalı tarafından İstanbul 6. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına karşı açılan icra memur muamelesine karşı şikayet davasında da; İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/58 E. Sayılı dosyasında bu husus gözetilerek takibin iptaline karar verildiği, bu doğrultuda davacı tarafından başlatılmış usulüne uygun bir takibin mevcut olmadığı ve itirazın iptali davalarında usulüne uygun başlatılmış bir takibin bulunmasının özel dava şartlarından olduğu, davacının iflas talebine konu ettiği icra takip dosyasının ve iflas talebine konu itirazın iptali davasının kamu düzenine aykırı icra takip dosyasına dayandığı ve bu durumun iflas davasında Mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkemece hükmedilen vekâlet ücretinin, iflas davasının konusu olan alacak miktarı esas alınarak nispi tarifeye göre hükmedilmesi gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılarak nispi vekalet ücreti üzerinden hüküm kurulmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nun 177/1-4 maddesi uyarınca açılan doğrudan iflas istemine ilişkindir. İzmir 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, hakedişler, fatura ve senet nedeniyle 75.000,00 Euro asıl alacak ve 50,00 işlemiş faiz olmak üzere 75.050,00 Euro'nun tahsili için ilamsız icra takibi başlattığı, itirazın iptali ve icra takibindeki alacakların tahsili amacıyla açılan dava neticesinde İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/11/2024 tarihli 2022/503 E. 2024/655 K. sayılı ilamıyla davanın kabulü ile itirazın iptaline ve diğer alacakların tahsiline karar verildiği, Mahkemece hükmedilen alacak kalemleri, işlemiş faiz, vekalet ücreti ve yargılama giderinin ödenmesi amacıyla aynı takip dosyası üzerinden 18/12/2024 tarihinde düzenlenen icra emrinin davalı borçlu şirket vekiline e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle istinaf edilmiştir.Uyuşmazlık, İİK'nun 177/4 maddesi kapsamında iflas şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK'nun 177. maddesinde, "Doğrudan Doğruya İflas Halleri" üst başlığı altında, "Evvelce takibe hacet kalmaksızın İflas, Alacaklının talebi" düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen 4 bent ise sırasıyla "1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa, 2-Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa, 3-308 inci maddede ki hal varsa, 4-İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,.." şeklinde sayılmıştır.Bu maddedeki ilam kavramından her türlü ilamı değil, para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamları anlamak gerekir. İİK'nun 177/4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak ilamın kesinleşmesine gerek yoktur. Ancak, takibin dayanağı ilam için istinaf mahkemesinden ya da Yargıtay'dan "icranın geri bırakılması" kararı alınması halinde ticaret mahkemesi, ilamın kesinleşmesini "bekletici mesele" yapmalıdır.Somut olayda, İİK'nun 177/1-4 maddesi gereğince doğrudan doğruya iflas davası açmak için kural olarak kararın kesinleşmiş olmasına gerek olmadığı, icranın geri bırakılması yönünde bir kararın bulunmadığı, davalının da aksini iddia etmediği anlaşılmakla mahkeme kararında hükmedilen vekalet ücreti yönünden ileri sürülen istinaf sebebinin incelenmesine geçilmiştir. İlk derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş olup iş bu karar aleyhine davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurularak vekalet ücretinin nispi hesaplanması gerektiği iddia edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, iflas davalarında ticaret mahkemesinin yargılama gideri olarak tayin edeceği vekalet ücreti maktu vekalet ücretidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 14.12.2006 tarihli 2006/8922 E. 2006/12014 K. Sayılı ilamında da açıkça, iflas davalarında maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalı lehine tarife uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/45 Esas, 2025/792 Karar sayılı ve 10/07/2025 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, İİK'nun 164. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2025