T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/900 - 2025/1889 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/900 KARAR NO : 2025/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2021/707 Esas - 2023/610 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AYGAZ A…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/900 - 2025/1889 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/900 KARAR NO : 2025/1889 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2023 NUMARASI : 2021/707 Esas - 2023/610 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : AYGAZ ANONİM ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : Av. ... İHBAR OLUNAN : ANADOLU ANONİM TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ - ... DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 30/12/2021 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KR. YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/07/2019 tarihinde müvekkiline ait Dürüm Trabzon isimli işyerinde meydana gelen tüp patlaması nedeniyle işletmenin ağır hasar gördüğünü, patlamanın tüplerdeki gaz sızıntısı nedeniyle meydana geldiğini, davalının Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası nedeniyle sorumlu olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun müvekkiline 330.000,00 TL ödenmesine karar verdiğini, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2021/44766 sayılı dosya ile zararı sigorta şirketinden tahsil ettiklerini, ancak ortaya çıkan zararın tam olarak karşılanmadığını, işyerinin 26/07/2019-01/08/2021 arasında kapalı kaldığını, gelir kaybı yaşadıklarını beyan ederek; 26.07.2019 tarihinde yaşanan tüp patlaması nedeniyle ortaya çıkan maddi zararın, 6100 sayılı Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalı Aygaz A.Ş'den tahsilini ve olay tarihi olan 26.07.2019 tarihinden, 01.08.2021 tarihine kadar işletmesi kapalı kalan davacının yaşadığı gelir kaybının tespit edilerek işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olay neticesinde ortaya çıkan hasarın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğu veya kusurunun tespit edilemediğini, tüm kusurun davacıda olduğunu, tüpte ayıp veya kusur bulunması gerektiğini, doğan zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işletmede gerekli olan tüm önlemlerin alındığını, işletmede eğer bilirkişinin bahsetmiş olduğu önlemler alınmamış olsaydı işletmenin İtfaiye Uygunluk Raporunu alamayacağını ve faaliyete geçemeyeceklerini, bu sebeple sayın bilirkişinin işletme olarak kullanılan tırın kullanım amacına uygun olmadığı ve yangına bu sebeple sebebiyet verdiğine ilişkin görüşüne katılmadıklarını, bilirkişinin tüp patlamasının kullanım hatasından kaynaklandığını, yangın ortasında ateş içerisinde kaldığı şeklindeki görüşüne katılmadıklarını, davalı Aygaz şirketinin resmi internet sitesinde bulunan kullanım şartlarında tüplere bağlanacak hortumun 1.5 metreyi geçmemesi gerektiği konusunda tavsiye verildiğini, davalı şirketin sadece bu tavsiyesine bakarak bile tüplerin işletme içerisinde bulunmasında bir sakınca olmadığı ve hatta içeride bulunması gerektiğinin anlaşıldığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, davalı şirketi sadece taraf olarak davalı kısmında belirttiklerini ancak davalı şirketin kusurlu olduklarına ilişkin hiçbir iddiada bulunamadıklarını ve dilekçe ekinde herhangi bir belge de sunamadıklarını, mahkeme kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporununda davalı şirkete atfedilecek herhangi bir kusurun bulunamadığını, davacının zararının sigorta şirketi tarafından ödendiğini belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih, 2021/707 Esas - 2023/610 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacının davalının ürünlerini sattığı dava dışı bayiden satın almış olduğu tüplerin patlaması nedeni/ayıplı olması nedeniyle davacının uğramış olduğu müsbet zarar ve gelir kaybı zararının tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile; 26/07/2019 tarihinde müvekkiline ait Dürüm Trabzon isimli iş yerinde meydana gelen tüp patlaması nedeniyle işletmenin ağır hasar gördüğünü, patlamanın tüplerdeki gaz sızıntısı nedeniyle meydana geldiğini, davalının Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası nedeniyle sorumlu olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonunun müvekkiline 330.000,00 TL ödenmesine karar verdiğini, Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2021/44766 sayılı dosya ile zararı sigorta şirketinden tahsil ettiklerini, ancak ortaya çıkan zararın tam olarak karşılanmadığını, işyerinin 26/07/2019-01/08/2021 arasında kapalı kaldığını, gelir kaybı yaşadıklarını beyan ederek olay tarihi olan 26.07.2019 tarihinden, 01.08.2021 tarihine kadar işletmesi kapalı kalan davacının yaşadığı gelir kaybının tespit edilerek işletilecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu olay neticesinde ortaya çıkan hasarın oluşumunda müvekkilinin sorumluluğu veya kusurunun tespit edilemediğini, tüm kusurun davacıda olduğunu, tüpte ayıp veya kusur bulunması gerektiğini, doğan zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağı bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın reddine karar verildiği, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, iki yangın uzmanı ve bir makine mühendisi bilirkişiden alınan 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; meydana gelen yangın hasarından davacının sorumlu olduğu, tüp patlamasının kullanım hatasından kaynaklandığı, tüpün yangın ortamında ateş içinde kaldığı, patlamanın dolum tesisi ve yetkili bayi dışında gerçekleştiğinden tüpün ayıplı mal sayılamayacağı, davaca tarafın, Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigorta Poliçesi gereği 330,000,00 TL tazminat aldığı, yangının elektriksel bir arıza sonucu çıkmış olması nedeni ile davalı Aygaz A.Ş.'nin yangının başlamasında, büyümesinde ve maddi zararın artmasında teknik olarak herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun olmadığı belirtilmiştir. 11/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda; davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan tahkim dosyasına ibraz edilen bilirkişi raporunda da yangının elektrik panosundan çıktığı tespiti yapılmıştır. Ancak bu raporda davalıdan satın alınan tüplerin emniyet valflerinin kapalı ortama gaz boşaltmaları nedeni ile yangının etkisini arttırdığı belirtilmiş ise de bu görüşe 24/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun 10. Sayfasında; "Teknik bir realite olarak söylenebilecek şey emniyet ventili olmayan 2 kg lık piknik tüplerinin dolu olması halinde tüp içerisine oksijen girememesi nedeniyle patlamanın/yarılmanın mümkün olamayacağı gerçeğidir. Kısaca işyerinde bulunan piknik tüpünün tamamen boşalarak kullanımdan çıkarıldığı, ancak çok az hacimsel miktarda gaz bulunan piknik tüpünün yangında oluşan yüksek ısı nedeniyle tüp içerisinde genleşerek tüpün atladığı/yarıldığı kanaatine varıldığına ve yangın olayında piknik tüpünün patlaması/yarılması nedeniyle işyerinde yangın meydana geldiği görüşüne katılmamızın mümkün olmadığı, " gerekçesi ile bilirkişi heyeti tarafından iştirak edilmemiştir. Somut olayda; Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere ve özellikle de yangının elektriksel bir arıza sonucu çıkmış olması nedeni ile, davalı Aygaz A.Ş. firmasının yangının başlamasında, büyümesinde ve maddi zararın artmasında teknik olarak herhangi bir sorumluluğu ve kusurunun olmadığı tespit edilmiş olup Mahkemenin raporları/delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre somut olayda davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilince yapılan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Gerekçeli karar başlığında; taraf vekillerinin adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile kalan 187,8-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*