Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılara ait Rusya’da bulunan şantiyede çalıştığını, ayrıca işveren tarafından 3 öğün yemek ve barınma imkânı sağlandığını, müvekkiline Rus dilinde yazılmış evraklar zorla imzalatılarak ve müvekkiline bilgi verilmeksizin iş sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkilinin ulusal bayram ve genel tatil günleri de dâhil olmak üzere haftanın 7 günü haftanın 7 günü 05.00-21.00 saatleri arasında çalıştığını ve çalıştığı süre boyunca hiç yıl…
Uyuşmazlık, davacının alacaklarından davalıların birlikte sorumlu olup olmadıkları ile yargılama giderlerine ilişkindir. 1. Davaya konu işçilik alacaklarından ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ'nin sorumlu olup olmadığı uyuşmazlık konusudur. Grup şirketleri veya holdingler bünyesinde yer alan çalışmalar açısından; çalışma hayatında işçinin sigorta kayıtlarında yer alan işverenin dışında grubun başka şirketlerine hizmet verdiği, yine işçinin bilgisi dışında birbiri ile bağlantısı olan bu şirketler tarafından sürekli giriş çıkışlarının yapıldığı sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Sadece şirketler arasında organik bağdan söz edilerek işçilik alacaklarından aralarında bağlantı bulunan işverenlerin birlikte sorumluluğuna gidilmesi veya birden fazla şirkette geçen çalışmalar için sadece bir şirketin sorumluluğunun yeterli görülmesi mümkün değildir. Belirtmek gerekir ki aynı gruba ait olan şirketlerin aralarında organik bağ bulunması olağandır. İşçilik alacaklarının belirlenmesi noktasında, kural olarak aynı gruba ya da holdinge bağlı farklı tüzel kişiliği haiz şirketlerde geçen hizmetlerin birleştirilmesi mümkün olmaz. Bu gibi durumlarda işçilik alacaklarının hesabında, hizmetlerin değerlendirilmesi ve işverenlerin sorumluluklarının belirlenmesi için şirketler/işverenler arasında işyeri devri, iş sözleşmesi devri, asıl işveren alt işveren ilişkisi veya birlikte istihdam olgularının bulunup bulunmadığının somut olarak belirlenmesi gerekir. Tüzel kişiler arasında sadece organik bağ bulunması, çalışma döneminin tamamına ilişkin alacaklardan işçinin çalışmış olduğu her bir tüzel kişinin müteselsilen sorumlu olması sonucunu doğurmaz. Zira sadece organik bağın varlığı tüzel kişilik perdesinin kaldırılması için yeterli değildir. Türk uyruklu kişilerin yabancı ülkelerde o ülke vatandaşları ya da şirketleriyle birlikte kurdukları şirketler aracılığıyla aldıkları işler kapsamında çalıştırdıkları Türk işçilerinin alacaklarından yabancı kişinin şirketteki pay durumuna göre Türk firmasının sorumluluğunun irdelenmesi gerekir. Yabancı kişinin ortaklığı; gerçek bir ortaklık olmayıp o ülkede iş yapabilmek amacıyla salt bir formalitenin yerine getirilmesinden ibaret ise işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilir. Bu durumda Türk firmasının sorumluluğu söz konusu olur. Somut olayda; davalılar ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ ile diğer davalının ayrı tüzel kişiliklerinin bulunduğu ve bu davalıların işçilik alacaklarına karşı tüzel kişilik perdesinin arkasına sığınmak amacıyla kurulmadığı anlaşılmaktadır. Aksi davacı tarafından da ispat edilememiştir. Davalı ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ'ye yönelik davanın bu gerekçe ile reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta, Yargıtayın daha önceki görüşüne güvenerek dava açanlar yönünden hukuki güvenlik, belirlilik, hukuki öngörülebilirlik ilkelerinin ihlaline yol açmamak amacıyla davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği kabul edilmiştir. Ancak eldeki dava 27.07.2021 tarihinde açılmış olup dava tarihi dikkate alındığında davacının, Dairemizin önceki uygulamasına güvenerek dava açtığından bahsetmek mümkün değildir. Yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda bu husus gözetilmeden karar verilmesi de hatalıdır.