9. Hukuk Dairesi 2012/14213 E. , 2014/23303 K. MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2011 NUMARASI : 2010/742-2011/1140 DAVA :Davacı, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A …
**9. Hukuk Dairesi 2012/14213 E. , 2014/23303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. İŞ MAHKEMESİ TARİHİ : 22/12/2011 NUMARASI : 2010/742-2011/1140 DAVA :Davacı, manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili; Müvekkilinin 2007 yılına kadar söz konusu şirkette şoför olarak çalıştığını, 2007 yılı mayıs ayında şirket merkezinin yemekhanesinde polislerce kelepçelenerek şirket çalışanlarının önünde göz altına alındığını, Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonrasında müvekkili hakkında ek takipsizlik kararı verildiğini, davalı M.. G..'nün şirket yemekhanesinde ve imalathanesinde tüm çalışanlara müvekkiline yönelik " hırsızlar, sonları işte böyle olur" şeklinde ifadelerde bulunduğunu, soruşturma sırasında M.. G..'nün tanıdıkları ve çalışanlarına " ben onun suçsuz olduğunu biliyorum ama bir şey biliyorsa bana söylemediği için kızdım" şeklinde ifadeler kullandığını, çalışma süresince davacı ve şirket çalışanlarına karşı baskı ve küfür içeren " pezevenkler, hayvan herifler" gibi sözler sarf ettiğinin Mahkeme tutanaklarına geçtiğini, davacının eşi ve çocukları ile birlikte işyeri ile aynı semtte yaşadığını, haksız ithamlar nedeni ile müvekkilinin aile ve akrabaları ile komşuları karşısında oldukça güç duruma düştüğünü, davalıların tümünün Savcılıkça yürütülen soruşturma sırasında uydurma belgeler düzenleyerek birlikte hareket ettiklerini, davacının yaşadığı sıkıntılardan kurtulamadığını, uzun bir süre geçtikten sonra yeni bir işte çalışmaya başlayabildiğini, "hırsız" olarak tanımlanan suçlamadan yargı önünde aklanmış olsa da akraba ve çevresinde itibarının zedelendiğini iddia ederek uğradığı elem ve ızdırap nedeni ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. B) Davalılar Cevabının Özeti: Davalılar Mehmet S.. D.. ile Beraettin F.. G.. vekili; davacının manevi tazminat davasına esas tuttuğu olay ve iddialarının en yakınının dava tarihinden 1,5 sene öncesine dayandığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, iddiaları kabul etmediklerini, müvekkillerinin davacıya yönelik şahsiyet haklarına zarar verici herhangi bir eylemi olmadığını, istenilen tazminat miktarının fahiş olduğunu, işyerinde gerçekleşen gözaltının emniyet kuvvetlerinin inisiyatifi ile gerçekleştiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı M.. G.. vekili; müvekkilinin kendisine zarar verildiğine yönelik bilgiler alması karşısında bazı çalışanları hakkında aldığı duyumlar ve bilgiler ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bir takım çalışanlar hakkında kamu davası açıldığını, davacının soruşturmada ifadesinin şüpheli sıfatıyla alındığını, müvekkilinin olayı yetkili makamlara bildirmesi biçimdeki davranışının hak arama özgürlüğünün sınırları içinde kaldığını, davacı hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş olsa bile şikayeti haklı gösterecek bazı emare ve olguların, delil ve ifadelerin varlığının haklılıklarını doğruladığını, şikayet dilekçesinde kullanılan sözcüklerle şikayet sınırının aşılmadığını, kişilik haklarına saldırının düşünülmediğini, onur kırıcı, incitici beyanda bulunulmadığını, dava dilekçesinde müvekkili tarafından söylendiği iddia olunan ifadelerin müvekkili tarafından söylenmediğini, işveren sıfatı ile olay sonrası yapılan söylemin eleştiri, öğüt, nasihat ve tavsiye niteliğinde olduğunu, müvekkilinin hiç kimsenin şahsına yönelik ve kişilik haklarını zedeleyecek beyanı olmadığını, kastı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Davalı M.. G..’nün davacıya sarf ettiği sözler, BK 49. Madde anlamında kişilik haklarına saldırı niteliği taşımakta ve bu husus tanık anlatımlarından da anlaşılmaktadır. Dairemizin aynı nitelikteki 2011/20745 esas sayılı emsal dosyasında yerel mahkemece manevi tazminata hükmedilmiş, karar Dairemizce 26.06.2013 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Davacı lehine makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.