16. Hukuk Dairesi 2017/6 E. , 2020/4374 K. "" MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 3 parsel sayılı 8263,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim v…
**16. Hukuk Dairesi 2017/6 E. , 2020/4374 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ KANUN YOLU: TEMYİZ Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 121 ada 3 parsel sayılı 8263,73 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın bir bölümünün devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, bu bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1590,24 metrekare yüzölçümündeki bölümünün Hazine adına tesciline, üzerinde bulunan ağaçların ...’na ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, geri kalan bölümün tespit malikleri adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümünün dere yatağı vasfında olmadığı, davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; tek jeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda taşınmaz bölümünün dere yatağı niteliğinde olup olmadığı yönünde ayrıntılı bir değerlendirme yer almadığı halde bu rapora itibar edilmiş, denetime elverişli olmayan gerekçesiz ve soyut nitelikteki zirai bilirkişi raporu hükme esas alınmış, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin kim tarafından, ne zamandan beri ve ne şekilde sürdürüldüğü belirlenmemiş ve bu husus dinlenen mahalli bilirkişi tarafından da açıklığa kavuşturulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.