TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2021 NUMARASI : 2016/397 Esas, 2021/493 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınır…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/3133 KARAR NO : 2025/1093 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/06/2021 NUMARASI : 2016/397 Esas, 2021/493 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 14/10/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; davacı ile davalılar arasında eser sözleşmeden kaynaklı ayıplı iş iddiasıyla açılan tazminat davası olup, davanın reddine dair verilen karara karşı davacı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili özetle, müvekkilinin davalılardan ... İnş. Yapı Taah. San. ve Tic. A. Ş arasında ... amaçlı paketleme ve depolama tesisi inşaatının yapımı için sözleşme düzenlendiğini, davalılardan ... ... San. ve Tic. A.Ş’nin ise çatı kaplama, cephe kaplama, sifonik yağmur suyu, duman bacası ve aksesuar işleri için ... İnş. A. Ş’nin alt yüklenicisi olduğunu, müvekkilinin yüklenici ve alt yüklenicilerin yaptığı işlerin kontrolü için davalılardan ... ... Yön. Dan. Müh. Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme yaptığını, bu sözleşme ile davaya konu olan inşaat yapım işinin idari ve teknik kontrollüğünün ... Projeye bırakıldığını, bu sözleşme imzalandığı zaman inşaatın %80'lik kısmının tamamlanmış olduğu ancak sözleşmede imza tarihinden önce yapılan işler için de kontrollük hizmetinin yapılacağının sözleşmede belirtildiğini, davalılar ... İnş. A.Ş ile ... ... A.Ş. arasındaki sözleşmenin davalı ... ... Ltd Şti’nin onayı ile gerçekleştiğini, dava dışı ... ... Hizmetleri A.Ş.’nin yapılan binada müvekkilinin kiracısı olduğunu, yapının kiracıya tesliminden sonra bir takım gizli ayıpların ortaya çıktığını, cephe kaplama panellerinde paslanma ve çürümelerin olduğunu gördüklerini, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesine başvurularak 2015/53 D. iş sayılı dosyası ile keşif yaptırılarak bilirkişi tespit raporu alındığını, bilirkişi raporunda "cephe panelleri arasındaki yatay ve düşey derz bölgelerinde sorunlar olduğunu, bu kısımlarda giren suyun panellere ve binaya zarar verdiğini, çürümeler, paslanmalar ve konfor dışı görüntüler ortaya çıktığını ve bu durumların binayı kullanılmaz hale getireceği ve binanın yapı ömrünü etkilediği" belirtilerek bu hasarların panellerin hatalı üretimi hatalı işçilik uygulamasından kaynaklandığının tespit edildiğini, panellerin davalılardan ... Tic. San. A.Ş. tarafından üretildiğini, davalılara ihtarname gönderilerek ayıpların giderilmesinin istendiğini, sonuç olarak ... İnş. A.Ş.’nin ve ... ... A.Ş.’nin ayıplı imalatı meydana getiren yüklenici ve alt yüklenici olması, ... ... Ltd Şti’nin kontrollük ve danışmanlık görevini gereği gibi yapmaması, ... Tic. San. A.Ş.’nin ise ayıplı ürünün üreticisi olması sebebiyle müteselsil sorumlu olduklarını, tüm sorumluların ağır kusurları nedeniyle ortaya çıkan gizli ayıplı ürünün ayıpsız ürünle değiştirilmesi ve ayıplı imalatın bir an önce giderilmesi için malzeme ve işçilik bedelinin taraflarca tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... ... San ve Tic A.Ş. vekili özetle, müvekkili ile davacı arasında sözleşme ilişkisi olmadığını, müvekkilinin sadece yüklenici konumundaki ... ile sözleşme imzaladığını, bu sebeple davacının müvekkilinden her hangi bir talepte bulunamayacağını, davacını talebinin zaman aşımına uğradığını, hak düşürücü sürelerin geçtiğini, davacının ayıp ihbar süresine uymadığını, bu nedenle yapılan işi kabul etmiş anlamına geldiğini, ayrıca müvekkilinin yaptığı işte uygulama ve montaj hatası bulunmadığını, delil tespit raporlarının hükme esas alınamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... ... Ltd Şti vekili özetle, müvekkilinin dava konusu zararın oluşmasında hiçbir kusurunun olmadığını, davacı ile müvekkilinin 01.10.2008 tarihinde sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin 3. maddesine göre müvekkil firmanın kontrollük ve danışmanlık görevinin 01.10.2008 tarihinde başlanacağının kararlaştırıldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte işin %80’lik kısmının zaten bitmiş olduğunu, bu sebeple biten kısmın danışmanlık ve kontrollük işinden sorumlu olamayacağı gibi kusurunun da olmayacağını, tazminat konusu zararın işi yapan ana yüklenici ve alt yüklenici şirketlere ait olacağını, müvekkili firmanın zararla ilgili hiç bir sorumluluğu olmamasına rağmen sorunu çözmek amacı ile yapılan tüm işlemleri ve tamiratları bildirdiğini ve görevini fazlasıyla yerine getirdiğini, müvekkilinin görev süresinin bitiminden sonra 22.12.2009 tarihinde davacı şirketin inşaat müdürü tarafından ana yüklenici firma ve alt yüklenici firmaya tüm omega çıtaların sökülerek npl uygulaması yapıldığını bildiren yazı gönderdiğini, bu sebeple alt yüklenicinin kullandığı malzemeden müvekkilinin sorumlu olamayacağını, görev süresinin de bitmiş olduğunu, müvekkili firmanın görev süresinde tüm uyarı ve bildirimleri davacıya ve ana yüklenici davalıya bildirdiklerini, ayrıca görev süreleri boyunca 10.07.2009, 05.11.2009 tarihlerinde, görev süresi bitiminde ise 17.07.2009 ve 25.08.2010 tarihlerinde gerekli tespit raporları ile gerekli tüm bilgileri gönderdiklerini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Tic. San. A.Ş. vekili özetle, davacının 2010 yılında da delil tespiti yaptırdığını ve bu nedenle davacı tarafından ayıbın 2010 yılında yaptırılan bu tespit ile öğrenildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacıyla aralarında bir sözleşme bulunmadığını, herhangi bir kusurlu imalat olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Yargılama devam ederken davalı ... İnş. Yapı Taah. San.Tic. A.Ş'nin iflasına karar verildiği, mahkemece görülen davada davalıya karşı olan davanın kayıt kabul davasına dönüştüğü değerlendirilerek bu davalıya yönünden tefrik kararı verilmiştir. Davacı vekili 13.02.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava ikame edilirken belirtilen 10.000,00 TL tazminat miktarını 65.000,00 TL artırarak ... ... Yönetim Dan. Müh. Tic Ltd Şti ve ... ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden dava değerini 75.000,00 TL'ye çıkardıklarını, ... Tic. ve San. A.Ş. yönünden ise ıslah talebinde bulunmadıklarını ve davalı ... Tic. ve San. A.Ş. yönünden taleplerini atiye bıraktıklarını belirtmiştir.Mahkemece 29/06/2021tarihli karar ile özetle, yargılama aşamasında yapılan keşif ile dosyaya giren bilirkişi raporu ve dinlenen tanık anlatımlarına da atıf yapılmak suretiyle "…davacının 10.02.2010 günü müvekkili şirkete ait binanın ve/veya bina elemanlarının (perde, cephe ve çatı) su sızıntıları ve sudan etkilenmesiyle ilgili tüm kusur ve ayıpların tespitiyle, söz konusu kusur ve ayıpların giderilmesi için yapılması gereken çalışmaların belirlenmesi amacıyla yaptığı başvurusu üzerine Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 D.İş sayılı dosyasına sunulan 26.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda, perde, cephe ve çatıda su sızıntısının olduğunun ve sızan suların yarattığı sıkıntıların çözümlerinin tespit edildiği, dolayısıyla bu raporun sunulması ile davacının davamıza konu ayıplardan haberdar olduğu, ancak bu raporun alınmasından sonra davalılara ayıp ihbarında bulunulmadığı, kaldı ki davacının yapılan işin kontrolü için Kontrollük sözleşmesi imzaladığı ve işin uzmanından hizmet aldığı dikkate alındığında ayıbın gizli ayıp olarak da nitelenemeyeceği anlaşıldığı …” gerekçesiyle davalılar ... ... Ltd Şti ve ... ... A.Ş. yönünden davasının reddine, davalı ... A.Ş. yönünden ise davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair hüküm tesis edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesiyle özetle, yargılama aşamasında sözleşme hesap uzmanı bilirkişiden alınan raporun hukuka aykırı olduğunu, zira bilirkişi tarafından incelenmesi istenen "sözleşmeden kaynaklanan edim yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediği ve "ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı" hususlarının hukuki bilgiyle karar verilecek konular olduğunu, Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 D. İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu ile yapılan tespitlerin konusu ile işbu davadaki taleplerin konusunun birbirinden farklı olduğunu, zira 2010 yılında yapılan tespitte su sızıntılarının giderilmesi için gerekli maliyet tespitinin yapıldığını, cephe panellerinin çürüme ve paslanmasının tespitin konusu olmadığını, ilgili raporda cephe panellerine ilişkin tek tespitin kuzey cephesi zemin kat dış cephe panellerine ilişkin olup, aynı raporda onarım yapılarak sorun giderildiğinin belirtildiğini, dolayısıyla 2010 yılında yaptırılan tespit ile alınan raporun konusunun işbu davanın konusundan farklı olup, o tarihte alınan rapor nedeniyle müvekkil şirketin ayıptan haberdar olduğu fakat zamanında ayıp ihbarında bulunmadığı yönündeki gerekçeler kesinlikle kabul edilemeyeceğini, davalılardan ... ... Yönetim Dan. Müh. Tic Ltd. Şti.’nin müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu sözleşme uyarınca sözleşmenin imza tarihinden önceki dönemde yapılmış olan her türlü imalatın geçmişe yönelik kontrolünden de sorumlu olduğunu, ancak müvekkil şirketin sırf bu kapsamda bir hizmet almış olması nedeniyle sonradan ortaya çıkan gizli ayıpların gizli ayıp olarak nitelendirilemeyeceği ve açık ayıp olarak kabule edileceğine yönelik yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalılardan ... ... Ltd Şti vekili istinaf dilekçesiyle özetle, müvekkil lehine sadece maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, müvekkil lehine reddedilen miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtmiş ancak bu hususun yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle dosya üzerinden karar verilmesini talep etmiştir. DEĞERLENDİRME Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalılardan -hakkında tefrik kararı verilen- ... Yapı Taahhüt A.Ş. yüklenici, davalı ... ... A.Ş. alt yüklenici, davalı ... ... Ltd Şti davacıya hizmet veren, davalı ... ise imalatçıdır.Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmaktadır.Davacı vekili özetle, gizli ayıp iddiasına dayalı olarak gizli ayıplı ürünün ayıpsız ürünle değiştirilmesi ve ayıplı imalatın giderilmesi için malzeme ve işçilik bedelinin taraflarca tazmin edilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/35 D.İş sayılı dosyasına sunulan 26.02.2010 tarihli bilirkişi raporunda özetle, 4-4 cephesi, 2. bodrum kattaki dilatasyon derzlerinden su girdiğinden dolayı dilatasyon derzinde su yalıtımının yapılmadığı veya yapılmış ise performansının yeterli olmadığı, 4-4 (kuzey cephesi) cephesinde onarım yapılarak sorunun giderildiğinin ifade edildiği, güney cephesinde de benzer çalışmaların devam ettiği, yapılan çalışmaların projeye uygun olarak yapıldığı, ancak dış cephelerdeki sorunun giderilip giderilmediğinin belli bir yağış periyodundan sonra anlaşılabileceği, mazgal ve direnaj borularındaki sorunun giderilmesi için mazgalların üzerine gelen malzemelerin her yağıştan sonra temizlenmesi ve sürekli açık tutulması gerektiği, beton döşeme ile mazgal kovası arasında bulunan su ... örtüsünün betona yapıştırılması ve örtüyle beton arasındaki su sızıntının engellenmesinin gerektiği, döner rampa dış betonarme duvarından gelen su için zemin altına su sızdırmazlık yalıtımı mevcut olmadığından veya olsa bile performansı yeterli olmadığından ve dış kısımda drenaj kanalı bulunmadığından, zemin içine biriken su sızıntıları meydana geldiği, 1-1 ve 4-4 cephelerinin ikinci bodrum kat seviyesindeki dış duvarlarından daha önce meydana gelen sızıntıların giderildiği, sorun olmadığının ifade edildiği, kusur ve ayıpların giderilmesi için ortalama piyasa fiyatları kapsamında 34.890,00 TL ile 40.630,00 TL arasında bir maliyet oluşacağı belirtilmiştir.Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/53 ve 2015/54 D.İş sayılı dosyalarına sunulan 23.07.2015 tarihli bilirkişi raporlarında özetle, binanın 2008 yılında inşa edilip kullanıma açıldığı, bina cephelerinde dar ve uzun cephe panelleri kullanıldığı, mineral taş yünü dolgulu cephe panellerinin her iki yüzeyinde boyalı galvaniz saç bulunduğu, dış tabakada uzun kenar boyunca yivler oluşturulduğu, cephe panelleri arasında yatay ve düşey derz bileşim bölgelerinde sorunlar oluştuğu, bu bölgelerden giren suların panellere ve binaya zarar verdiği, çürümeler ve paslanmalar ortaya çıktığı, bu durumun binayı kullanılamaz hale getirdiği, binanın kullanım ömrünü etkilediği, binanın cephe panellerinde oluşan hasarların paneller arasındaki düşey (derz) bölgelerindeki detayın hatalı uygulanmasından, yatay birleşen derz bölgelerindeki detayların ise panelin hatalı tasarlanmasından (üretimsel hatadan) kaynaklandığı belirtilmiştir.Yargılama aşamasında bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle, cephe kaplaması olarak yapılan panel kaplama işinde montaj uygulamasının hatalı olduğu, hatanın uygulanan malzemeden kaynaklanmadığı, uygulayıcı tarafından yapılan işin fen ve sanat kurallarına uygun şekilde yapılmayışından ve işçilik hatasından kaynaklandığı, yapılan bu cephe kaplama işinde uygulayıcının yaptığı montaj ve işçilik hataları nedeniyle paslanmalar ve çürümelerin olduğu ve kontrolün gereğince yapılmadığı, yapılan iş gizli ayıp niteliğinde olduğu, yapının betonarme sistemine ve yapı ömrüne zarar vermemesi için bu ayıplı kısımlardan giren suyun engellenmesi bu sebeple ayıplı cephe kaplama uygulamasının bir an önce sökülüp yeniden fenni şartlara uygun biçimde cephe kaplamasının yapılması gerektiği, mevcut cephe kaplamalarının kısım kısım sökülerek yeniden ara malzemeler kullanılarak montajının yapılması gerektiği, yapılacak işin maliyetinin serbest piyasa rayiçlerine göre malzeme ve işçilik dahil olmak üzere: 9.000,00m2 x 55,00TL/m2 = 495.000,00 TL+KDV olduğu tespit edilmiştir. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları üzerine alınan ek raporda da kök rapordakine benzer tespitler yapılmıştır. Yargılama aşamasında sözleşme hesap uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle, binanın hangi tarihte teslim edildiğinin dosyada sübuta ermediği, davalılardan ... İnşaatın 01.10.2008 tarihi itibariyle inşaatın denetim ve danışmanlık işini üstlendiği, dolayısıyla davacının işin denetiminde uzman kullanması nedeniyle ilk bakışta görülemese bile sonucu itibariyle ilk 1 -2 yıl içinde yağışlar sonunda varsa bir izolasyon hatasının ortaya çıkması gerektiği, 7 yıl sonra ortaya çıkmasının kasten saklanan gizli ayıp olarak nitelenmesinin mümkün olup olmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının 2010 yılında da tespit yaptırdığı, bu tespitte dış cephedeki izolasyon sorunlarının giderildiği yönünde anlatımın yer aldığı, eğer giderilmemis ise bu tarihte yaptığı bir ihbar bulunmadığı, 2015 yılındaki tespitte teknik bilirkişilerin ayıbı gizli ayıp olarak nitelediği, 2010 yılında yapılan tespitte bile gizli bir ayıp varsa tespit edilemediği, teslim tarihi olan 2008 yılı ile 2015 tespit tarihi arasında 7 yılı aşkın süre bulunduğu, teknik raporda temel hatanın malzeme ile ilişkili olmayıp, dikey yapılması yerine yatay yapılması olduğunun vurgulandığı, eğer davacı yatay uygulama istememiş ise bunun da açık ayıp olduğu ve derhal ihbarı gerektiği, yine ayıbın 2015 yılında ortaya çıktığı, mahkemece bu yönde gizli ayıp oluştuğu kanısına varılması halinde ayıbın ortaya çıktığı tarihteki rayiç bedellere göre hesaplama yapılması gerektiği, teknik raporda hangi tarihteki verilerin esas alındığının anlaşılamadığı, birim fiyatın ve alanın kendisi tarafından denetlenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.Yapılan yargılama sonunda;Davalılardan ... Tic. ve San. A.Ş hakkında pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddi doğru olmakla birlikte, diğer davalılardan ... ... A.Ş.’nin alt yüklenici olduğu ve davacı şirket ile aralarında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı göz önüne alındığında bu davalı yönünden de pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esastan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.Diğer taraftan davalılardan ... ... Ltd Şti hakkında kurulan hükmün incelenmesinde, her ne kadar ilk derece mahkemesince bilirkişi raporlarıyla tespit edilen ayıbın gizli ayıp olması ve ayrıca bu ayıbın daha önceden Gebze 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/53 ve 2015/54 D.İş sayılı dosyalarına sunulan bilirkişi raporuyla ortaya çıktığından bahisle davanın reddine karar vermiş ise de, davacı ile davalı ... ... Ltd Şti arasındaki ilişkisi eser sözleşmesindenkaynaklanmamaktadır. Taraflar arasında yüklenici ve alt yüklenicilerin yaptığı işlerin kontrolü amacıyla sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Bu durum karşısında mahkemece öncelikle davacı ile davalı ... ... Ltd Şti arasındaki ilişkinin sözleşme kapsamı değerlendirilerek hizmet sözleşmesi veya vekalet sözleşmesinden hangisine girdiğinin tespiti ve sonrasında davalı ... ... Ltd Şti’nin yargılama konusu olayda “tespit edilen sözleşmenin niteliğine göre” zararın meydana gelmesinde kusurunun ve zararı giderme yükümlülüğünün olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye yanlış anlam verilmek suretiyle eser sözleşmesine göre davalının durumunun ele alınması usul ve yasaya aykırı görülmüştür. Bu nedenle davacı ile davalılardan ... ... Ltd Şti vekillerinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 29/06/2021 tarih ve 2016/397 Esas, 2021/493 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.