T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/373 KARAR NO : 2026/689 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :20/11/2024 NUMARASI :2023/176 Esas - 2024/624 Karar ASIL DAVA DAVACILAR :1-... :2-... :3-... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... D…
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/373 KARAR NO : 2026/689 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :20/11/2024 NUMARASI :2023/176 Esas - 2024/624 Karar ASIL DAVA DAVACILAR :1-... :2-... :3-... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ :04/04/2023 BİRLEŞEN DAVA :Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/177 Esas sayılı dosyası DAVACI :... VEKİLİ :Av. ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali DAVA TARİHİ :04/04/2023 KARAR TARİHİ :10/04/2026 KR. YAZIM TARİHİ :04/05/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; S.S. Sumotaş Lojistik Taşıma ve İşletme Kooperatifinin 12.03.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan ve kooperatife zarar verdiği iddia edilen eski yöneticilerden alacakların tahsiline yönelik kararların iptali için dava açıldığını, 12, 11, 16, 17 ve 18 numaralı gündem maddelerine karşı yazılı muhalefet şerhi koyan davacının, bu kararların Kooperatifler Kanununa ve kooperatif tüzüğüne aykırı olduğunu, genel kurul çağrısında şekil şartının ihlal edildiğini, zararın nasıl ve kim tarafından verildiğinin tespit edilmeden eski yöneticilerden tahsilat kararı alındığını ve müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı sürelerin ve sorumluluklarının göz ardı edildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. maddesine ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08.02.2017 tarihli kararına atıfta bulunularak genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kooperatif ortaklıklarının devam etmediğini ve bu nedenle aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığını, Kooperatif Bilgi Sisteminin (KOOPBİS) 6 aydır çalışmaması nedeniyle Hazirun Listesi'nin KOOPBİS üzerinden alınamadığını ancak yönetmeliğin sistem erişiminin mümkün olmadığı durumları düzenlediği ve toplantı çağrısının tüm şekil şartlarıyla yerine getirildiğini, eski yöneticiler hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu ve Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen soruşturma raporunda davacıların zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından tecziye edilmeleri gerektiğinin tespit edildiğini, bakanlık talimatları doğrultusunda yapılan genel kurul toplantısında, davacıların da aralarında bulunduğu eski yöneticilerin kooperatife verdikleri zararların tahsil edilip edilmeyeceğine dair karar verilmesi gerektiği ve alınan kararların tüm mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, yokluk, butlan ve iptal edilebilirlik hallerinin bulunmadığını ve mahkemelerin kooperatif organı gibi karar veremeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ortağı bulunduğu S.S. Sumotaş Lojistik Taşıma ve İşletme Kooperatifinin Genel Kurul Toplantısının 12.03.2023 tarihinde Suadiye Kültür Merkezi'nde yapıldığını, iptalini talep ettiklerini 11 ve 12 numaralı gündem maddelerine karşı davacının yazılı olarak muhalefet şerhi koyduğunu, genel kurulda oy çokluğu ile Kooperatifler Kanununa ve Kooperatif tüzüğüne aykırı olarak birçok karar alındığını, genel kurul çağrısının şekil şartının süre açısından ihlal edildiğini ve Hazirun listesinin KKOPBİS üzerinden alınmadığının tespit edildiğini, yapılan çağrıda 11 numaralı gündem maddesi olarak kasada tespit edilen açığın 27.06.2016 - 08.08.2020 tarihleri arasında görev yapan eski başkan ... ile eski yönetim kurulu üyelerinden tahsil edilip edilmeyeceğine dair konunu müzakereye açıldığını, davacının ve diğer itirazlara ait dilekçelerin genel kurula okunduğunu ve oy çokluğu ile kabul edildiğini, gündemin 11 numaralı maddesine göre kooperatif kasasında 50 aylık süre içerisinde oluşan 700.040,85-TL'nin davacı ve diğer eski yöneticilerden tahsil edilmesi için karar alındığını, davacının 2017 yılında yapılan genel kurulda kooperatif yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, 05.09.2017 tarihinde de istifa ettiğini, 4-5 ay yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını, kendisinin yönetim kurulu üyesi olarak 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre sorumlu olduğunu, 1163 sayılı Kanunun 62 maddesine göre sorumlulukların ne şekilde doğacağının belirtildiğini, 11 ve 12 numaralı maddelerde davacının kusurunun ne olduğunun hiçbir şekilde ortaya konulmadığını, zararın doğduğunun iddia edilip zararın ne zaman, kimin hangi işlemi ile ne kadar zarar doğduğunun tespitinin edilmeyip bu şekilde eksik paranın yöneticiden tahsiline karar verilmesinin kanuna, hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, söz konusu olan eksik paradan dolayı meydana gelen paranın kim tarafından verildiğini, bunların hepsinin muhasebe kayıtlarında belli olacağını, bu şekilde uzun zaman aralığında zararın doğduğunu iddia etmek, gerçek sorumluların ortaya çıkmasına engel olmak dışında bir amaca hizmet edemeyeceğini, genel kurul da alınan kararların oy çokluğu ile alındığını, davacının da bu kararlara karşı ret oyu verdiğini, muhalefet şerhi koyduğunu, yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı, meydana gelen zararın hangi işlem ile ve kim tarafından meydana geldiğini belirtmeden eski yöneticilerden bir olması nedeniyle davacıdan kooperatif zararının tahsili için alınmış kararların iptali için davanın açılmasının mecburi olduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan 11 ve 12 numaralı kararların iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde genel kurul çağrısının şekil şartlarını taşımadığı ve Hazirun Listesi'nin KOOPBİS üzerinden alınmadığı beyan edildiğini, Kooperatif Bilgi Sistemi Yönetmeliği 14.01.2022 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiğini, anılan yönetmeliğin 11. maddesinin c bendinde "c) Genel kurul toplantısına katılmaya hak kazanmış olan ortakları gösteren listeyi KOOPBİS üzerinden almak" hükmünün yer aldığını, aynı yönetmeliğin 16. maddesinin 1. bendinin "Diğer hükümler MADDE 16 – (1) KOOPBİS’e erişimin fiilen mümkün olmadığı hallerde Genel Müdürlük veya İl Müdürlüğü durumu tutanak altına alarak daha sonra elektronik ortama aktarmak üzere işlemleri fiziki ortamda gerçekleştirir." şeklinde düzenlendiğini, KOOPBİS siteminin 6 aydır çalıştığını, sisteme erişimin mümkün olmadığını, bu nedenle Hazirun Listesi KOOPBİS üzerinden alınamadığını, yönetmeliğin erişimin mümkün bulunmaması halini de düzenlediğini, listenin KOOPBİS üzerinden temin edilememiş olmasının iptal nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini, toplantıya çağrı prosedürünün tüm şekil şartları ile yerine getirildiğini, çağrı prosedüründeki usulsüzlük kararın iptalini gerektirmediği gibi toplantıya katılan ortak çağrı usulsüzlüğüne dayanamayacağını, davalının kooperatif tarafından 2020 yılının Şubat ayında eski yöneticileri hakkında eski yöneticilerin muhtelif suç teşkil eden eylemleri nedeniyle Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, anılan soruşturma dosyası 2020/7602 soruşturma numarası ile halen soruşturma aşamasında olduğunu, iş bu soruşturma dosyası ile Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca 05.08.2022 tarih, 334-C/01 sayılı soruşturma raporu düzenlenmek suretiyle Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7602 soruşturma sayılı dosyasına sunulduğunu, Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen soruşturma raporunun 64-65 sayfalarında yer alan "Değerlendirme ve Sonuç" başlıklı bölümünün 5 numaralı bendi ile; davacıların görev yaptıkları dönemler itibariyle kooperatifte oluşan kasa açıklarından sorumlu olduklarını, dolayısı ile zimmet suçu gereğince tecziye edilmeleri gerektiğini, raporun 67-69. sayfalarında yer alan 6 numaralı bendi ile; değerlendirilen eylemlerden ötürü davacıların görevi kötüye kullanma suçu kapsamında tecziye edilmeleri gerektiğine dair tespitlerde bulunulduğunu, T.C Kocaeli Valiliği Ticaret İl Müdürlüğü 21.12.2022 tarih ve ... sayılı yazıları ile davalı kooperatife Ticaret Bakanlığının 19.12.2022 tarih, ... sayılı yazıları ile bakanlık talimatlarını içerir yazısının tebliğ edildiğini anılan bakanlık talimatları ile müfettişlikçe yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 05.08.2022 tarih ve 334-C/01 sayılı soruşturma raporu çerçevesinde işlem yapılmasını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin bakanlık talimatlarına uymaları gerektiği aksi halde cezai sorumluluklarının doğacağı bildirildiğini, 05.08.2022 tarih ve 334-C/01 sayılı soruşturma raporunun "Değerlendirme ve Sonuç" bölümünde davacının da aralarında bulunduğu bir kısım eski başkan ve yöneticiler ile ilgili tespit edilen usulsüzlükler nedeniyle kooperatifin zarara uğratıldığını ve zarara uğratılan miktarların bu kişilerden tahsil edilip edilmeyeceğine dair yapılacak ilk genel kurulca karar verilmesi gerektiği talimatlarının bulunduğunu, gerek bakanlık talimatları ve gerekse yasal mevzuat hükümleri çerçevesinde genel kurul yapılmasına dair karar alınmak suretiyle bakanlık talimatlarını da içeren gündem oluşturulmuş ve 12.03.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısının gerçekleştirildiğini, Genel Kurul Toplantısı ile alınan kararlar tüm mevzuat hükümlerine uygun olduğunu, 12.03.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısı ile alınan tüm kararların kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7602 soruşturma sayılı soruşturma dosyası ile dosya içerisinde mevcut tüm belgeler, 12.03.2023 tarihli genel kurul toplantı tutanakları ile ekleri, hazirun cetveli, yönetim kurulu kararları, Ticaret Bakanlığı 05.08.2022 tarih ve 334-C/01 sayılı soruşturma raporu ile ekleri, ticaret sicil kayıtları, Ticaret İl Müdürlüğü kayıtları, kooperatif nezdinde bulunan tüm kayıt ve belgelerin delilleri arasında bulunduğunu, arz ve izah edilen nedenlerden ötürü; öncelikle ortaklık sıfatı bulunmayan davacılardan ... ve ... ile ilgili hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine, hukuka ve mevzuata uygun dava konusu genel kurul kararlarının iptaline ilişkin açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... 1-Asıl dava yönünden; -Davacılar Adnan Bilaloğul ve ...'ın davalarının aktif husumet dava şartı yokluğundan HMK 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, - Davacı ... ...'ün davasının REDDİNE, 2-Birleşen Mahkememizin 2023/177 Esas sayılı davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl ve birleşen dava davacıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; düzenlenen bilirkişi raporlarının yalnızca toplantı ve karar nisaplarına ilişkin yapılmış olup 29.08.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda “hazirun listesinin Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) üzerinden alınmadığı tespit edilmiştir.” şeklinde tespite yer verildiğini, bunun yanı sıra Bakanlık Temsilcisi Raporunun genel kurul toplantısıyla ilgili belirtilmesi istenilen hususlar ve temsilci görüşü kısmında “Çağrı konusunda en az otuz (30) gün şartına uyulmadığı görülmüştür. Hazirun listesinin KOOPBİS üzerinden alınmadığı görülmüştür.” şeklinde görüşün mevcut olduğunu, tüm bu durumların varlığı sebebiyle çağrının usulsüz biçimde yapıldığının açıkça ortada olduğunu, davacılar ... ve ...'ın, belirtilen dönemlerde yönetim kurulu üyesi olmaları sebebiyle söz konusu zararlardan sorumlu tutulduklarını, davacıların yönetim kurulu üyesi olduğu dönem sebebiyle aleyhe alınmış olan genel kurul kararına karşı davacıların aktif husumet dava şartı olmamasının, gerek TTK'nın 446/1-d maddesine, gerek ise de hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, yönetim kurulu üyelerince açılmış olan işbu davada mahkemenin, davacıların dava açma şartlarının mevcut olup olmadığını, ilgili kararın uygulanmasının yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumluluğuna neden olup olmadığını resen araştıracağını, belirtilen dönemlerde yönetim kurulu üyesi olan davacıların, dava açma amacının, şirket menfaatlerini korumaktan ziyade haksız yere kendi sorumluluklarının doğmasına engel olmak olduğunu, iptali istenen genel kurul kararında işlem dayanakları belirlenmeden, yalnızca kasa açığı oluştuğu sebebiyle söz konusu açığın davacılara yükletilmeye çalışıldığını, kaldı ki oluşan açıkların kaynağının belirlenmediğini, ilgililerin değerlendirilmediğini, davalının, taşıma kooperatifi niteliği gereği sürekli olarak kasasında para giriş ve çıkışları bulunan, gelir ve gider kalemlerinin detaylı olarak kayda alındığı, işlem yetkisini haiz kişilerce kasadan belirsiz bir paranın çıkamayacağı ciddi bir kooperatif olduğunu, kasa açığının hangi yetkililerin, hangi işlemleri yapmak suretiyle oluştuğunun belirlenmemesinin abesle iştigal olduğunu, bunun yanı sıra 2017 yılında yapılan genel kurulda bilançonun onaylanmış olmasına rağmen kasa açığının davacılar tarafından oluştuğunun iddia edilmesinin mümkün olmadığını, bilanço onaylandıktan sonra açığın davcılar tarafından oluştuğunun iddia edilemeyeceğini, şirket kasasına giren ve çıkan paraların, yetkililerce imzalı belgeler ile sabit olduğunu, 48 ayı aşkın bir süre zarfınca oluşan para giriş ve çıkışlarında işlem tarafları incelenmeden tüm zarardan eski yönetici olan davacıların sorumlu tutulmasının hukuka ve kooperatifin genel ilkelerine aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin 12.03.2023 tarihinde Genel Kurul Toplantısını ifa ettiğini, söz konusu genel kurul toplantısına çağrının usulüne uygun yapıldığını ve hazirun listesinin KOOPBİS sisteminin söz konusu tarihlerde 6 ay boyunca çalışmadığı için fiziki şekilde alındığını, KOOPBİS Yönetmeliğinin 16. maddesinin 1. bendinin "Diğer hükümler Madde 16 – (1) KOOPBİS’e erişimin fiilen mümkün olmadığı hallerde Genel Müdürlük veya İl Müdürlüğü durumu tutanak altına alarak daha sonra elektronik ortama aktarmak üzere işlemleri fiziki ortamda gerçekleştirir." şeklinde düzenlendiğini, anılan bu maddeye göre hazirun listesinin özellikle KOOPBİS üzerinden alınmasına gerek bulunmadığını, kaldı ki toplantıya çağrı usullerinde bir eksiklik bulunmasının başlı başına bir iptal nedeni olarak kabul edilemeyeceğini, aynı zamanda toplantıya katılım sağlamış ortakların herhangi bir çağrı usulsüzlüğüne dayanamayacağını, Bakanlık talimatlarını da içeren gündem oluşturularak dosyaya konu olan Genel Kurul Toplantısı 12.03.2023 tarihinde yapılmış olup bu toplantıda alınan tüm kararların kanuna, ana sözleşmeye, iyi niyet kurallarına uygun olduğunu, bu bağlamda iptali istenen kararların iptal edilebilirlik hallerinin mevcut olmadığını, Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına göre de mahkemelerin kooperatif organı gibi ortaklar yararına inceleme ve değerlendirme yaparak karar veremeyeceğini belirterek; davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/11/2024 tarih, 2023/176 Esas - 2024/624 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen davalar; kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş karara karşı asıl ve birleşen dava davacıları vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; asıl dosyada davacılar ..., ... ve ... vekili dava dilekçesi ile; S.S. Sumotaş Lojistik Taşıma ve İşletme Kooperatifinin 12.03.2023 tarihli Genel Kurul Toplantısında alınan ve kooperatife zarar verdiği iddia edilen eski yöneticilerden alacakların tahsiline yönelik kararların iptali için dava açıldığını, 11, 12, 16, 17 ve 18 numaralı gündem maddelerine karşı yazılı muhalefet şerhi koyan müvekkillerinin, bu kararların Kooperatifler Kanununa ve kooperatif tüzüğüne aykırı olduğunu, genel kurul çağrısında şekil şartının ihlal edildiğini, zararın nasıl ve kim tarafından verildiğinin tespit edilmeden eski yöneticilerden tahsilat kararı alındığını ve müvekkillerinin yönetim kurulu üyeliği yaptığı sürelerin ve sorumluluklarının göz ardı edildiğini, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. maddesine ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08.02.2017 tarihli kararına atıfta bulunularak genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava ettiği, davalı vekilince davacıların aktif dava ehliyetlerinin olmadığını, genel kurul kararlarının kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, birleşen Mahkemenin 2023/177 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ortağı bulunduğu S.S. Sumotaş Lojistik Taşıma ve İşletme Kooperatifinin Genel Kurul Toplantısının 12/03/2023 tarihinde Suadiye Kültür Merkezinde yapıldığını, iptalini talep ettiklerini, 11 ve 12 numaralı gündem maddelerine karşı müvekkilinin yazılı olarak muhalefet şerhi koyduğunu, genel kurul çağrısının şekil şartının süre açısından ihlal edildiğini ve Hazirun listesinin KKOPBİS üzerinden alınmadığının tespit edildiğini, 11 ve 12 numaralı maddelerde müvekkilinin kusurunun ne olduğunun hiçbir şekilde ortaya konulmadığını, zararın doğduğunun iddia edilip zararın ne zaman, kimin hangi işlemi ile ne kadar zarar doğduğunun tespitinin edilmeyip bu şekilde eksik paranın yöneticiden tahsiline karar verilmesinin kanuna, hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, müvekkilinin de bu kararlara karşı ret oyu verdiğini, muhalefet şerhi koyduğunu, kooperatif genel kurulunda alınan 11 ve 12 numaralı kararların iptalini talep ve dava ettiği, davalı vekilince Genel Kurul Toplantısı ile alınan kararlar tüm mevzuat hükümlerine uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece asıl dava yönünden; davacılar ... ve ...'ın davalarının aktif husumet dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca usulden reddine, davacı ... ...'ün davasının reddine, birleşen Mahkemenin 2023/177 Esas sayılı davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın, asıl dosyada 12/03/2023 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda alınan 11, 16, 17 ve 18 numaralı kararların ana sözleşme ve yasalara aykırı olup olmadığı, birleşen dosyada 12/03/2023 tarihinde yapılan kooperatif genel kurulunda alınan 11 ve 12 numaralı kararların ana sözleşme ve yasalara aykırı olup olmadığı, iptal şartlarının bulunup bulunmadığı, asıl dava dosyasındaki davacılar ... ve ...'ın aktif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 45/2. ve anasözleşmenin 25. maddesi emredici nitelikte ise de, aynı Yasanın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verildiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini yokluk olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır. Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da yokluğu sonucunu doğurmamaktadır. Öte yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri halinde, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın yok sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Somut olayda; Genel Kurul çağrısının 189 ortağa 11.02.2023 tarihinde Çağdaş Kocaeli Gazetesinde ilan edilerek genel kurula çağrının 30 günlük çağrı süresine de uygun şekilde yapılmış olduğu, 80 ortağın asaleten 2 ortağın vekaleten olmak üzere toplam 82 ortağın toplantıya bizzat veya temsilen katıldığı tespit edildiği, toplantının açılması için gerekli çoğunluğun mevcut olduğu, genel kurulun KOPSİS kayıtlarına, yerel gazetede yapılan ilana, hazirun listesine ve davacıların genel kurula katılım göstermelerine göre yerini bulan çağrı üzerine toplantının usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, çağrının usulsüz olduğuna ilişkin bir delil bulunmadığından davacılar vekilinin çağrıda usulsüzlük olduğuna dair istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kooperatifler Kanununun 53. maddesinde "Aşağıda yazılı kimseler kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler. 1.Toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmıyan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahipleri; 2.Yönetim Kurulu; 3.Kararların yerine getirilmesi Yönetim Kurulu üyeleri ile denetçilerin şahsi sorumluluklarını mucip olduğu takdirde bunların her biri; Bozma davasının açıldığı ve duruşmanın yapılacağı gün, Yönetim Kurulu tarafından usulen ilan olunur. Birinci fıkrada yazılı bir aylık hak düşüren sürenin sona ermesinden önce duruşmaya başlanılamaz. Birden fazla bozma davası açıldığı takdirde, davalar birleştirilerek görülür. Mahkeme, kooperatifin isteği üzerine muhtemel zararlarına karşı davacıların teminat göstermesine karar verebilir. Teminatın mahiyet ve miktarını belirtmek mahkemeye aittir. Bir kararın bozulması bütün ortaklar için hüküm ifade eder." düzenlemesinin bulunmaktadır. Somut olayda: söz konusu düzenleme doğrultusunda genel kurul kararının iptali davasının kooperatif ortakları tarafından açılabileceği, davacılardan ... ve ...'ın genel kurul tarihinde kooperatifin ortağı, yönetim ve denetim kurulunun üyesi olmadığı 10/06/2021 ve 29/12/2022 tarihli kooperatife sunulan devir bilgilendirme dilekçelerinden anlaşılmış olduğundan, ilgili davacılar bakımından aktif husumet dava şartı yokluğundan HMK'nın 114/1-d ve 115. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. İptali talep edilen 12/03/2023 tarihli genel kurulun 11. maddesinde kasada fiilen bulunan para ile kayıtlarda yer alan paranın aynı olmaması nedeniyle yöneticilere rücu edilmesine, 12. maddesinde sigorta şirketine aktarılan para nedeniyle yöneticilere rücu edilmesine, 16. maddesinde petrol piyasası mevzuatına aykırı olarak gerçekleştirilen yakıt alımı dolayısıyla kesilen EPDK cezası nedeniyle yöneticilere rücu edilmesine, 17. maddesinde dışarıdan alınan akaryakıtın Turpak'tan alınan verilerle uyuşmaması üzerine fatura bedellerinin gerçeğe aykırı olması nedeniyle yöneticilere rücu edilmesine karar verildiği, verilen kararlarda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/7602 sayılı soruşturma dosyası ve Ticaret Bakanlığı Ticaret Müfettişliğinin 05/08/2022 tarih ve 334-C/01 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda karar verildiği gibi bu kararların kanuna, ana sözleşmeye ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı herhangi bir husus bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece davacılar ... ve ...'nun açmış oldukları davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 1.464,00-TL istinaf karar harcının, istinafa gelirken peşin alınan 2.0860-TL'den mahsubu ile fazla yatırılan 622,00-TL istinaf karar harcının karar kesinleşince talep halinde ilk derece mahkemesince davacılara iadesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*